SP İstanbul İl Kadın Kolları 101. Divan Toplantısını Yaptı

21 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları 101. Divan Toplantısı’nı, 12 haziran seçimlerinden 3 gün sonra büyük bir katılımla gerçekleştirildi. İl Kadın Kolları ve

İlçe Kadın Kolları Teşkilatları’ndan, ayrıca Gençlik Kolları Teşkilatları’ndan toplam 615 kişinin katıldığı toplantıda önemli protokol konukları yer aldı.

Plaket töreninin de gerçekleştiği toplantının açış konuşmasını İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk yaptı. Konuşmasına il divan toplantısına yoğun katılım için ilçe teşkilatlarına teşekkür ederek başlayan Nagehan Gül Asiltürk, kararlı ve inançlı milli görüş topluluğunun, üzerindeki vazifenin farkında olarak yürüdüğü yoldan asla vazgeçmeyeceğini ifade etti. “Aziz milletimize değerlerini hatırlatıp gittiği yanlış yoldan çekip kurtaracak değerler milli görüştedir, Saadet Partisi’ndedir” cümlelerini vurgulayan Asiltürk, “er yada geç bu gerçekle milletimiz yüzleşecektir” dedi. Ayrıca “Milli Görüş camiası hiçbir zaman seçim sonuçları ile hareket etmedi,bizler eksiklerimizi gidereceğiz ve yolumuzu yürümeye devam edeceğiz. Cansiperane varını yoğunu ortaya koyarak büyük bir çalışma çıkaran Saadet Partisi İstanbul Kadın Kollarımızın bütün çalışanlarını tebrik ediyorum.inanan herzaman kazanır” ifadelerini kullandı.

 101. il divan 4

Siyasi konuşmalar bölümünde söz alan SKM Başkanı Mustafa Hasan Öz, seçim değerlendirmesinde “hedefli, planlı, programlı, takipli çalışmayı kadın kolları yapmıştır” dedi. “Saadet Partisi teşkilatları olarak biz direnç gösterenlerden olduk. Bir işin gecikmesi gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez. Sonuç ne olursa olsun odaklanmamız gereken ahiretimiz ve başkalarına olacak faydamızdır. Sonuç Hakk’a aittir. Allah nurunu tamamlayacaktır. Gelecek müminlerindir, gelecek bizimdir” cümlelerini kaydetti.

 101. il divan 5

Protokol konuğu olarak toplantıda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak’ın eşi Zübeyde Kamalak ise İstanbul Kadın Kolları Teşkilatları’na seslenerek, “hepimiz aslında bu seçimlerin tek galibiyiz. Çünkü ilkelerimiz aynı, hedeflerimiz aynı, bu seçimlere bir Saadet Partisi bir de diğerleri girmiştir. Kemhiyet mi önemli, keyfiyet mi önemli? Allah’ın takdirine boynumuz kıldan incedir. Türkiye için hayırlı olsun” dedi. Hukukçu kimliğiyle, seçimlerin adil ve eşit şartlarda yapılması gerektiğini fakat böyle yapılmadığını ifade etti. Ayrıca ekonomik yıkım değerlendirmesinde “açlık esirler doğurur” diyen Kamalak, ekonominin çökmek üzere olduğunu ve yastık altı paralarının da tükendiğini belirtti.

 101. il divan 6

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer seçimlere yönelik değerlendirme konuşmasında, “medya hariç her yerde biz vardık. Biz, bu çalışmaların hak davanın bir parçası olduğunu bildiğimiz için hiç ye’se düşmedik” dedi. Ayrıca Esmerer AKP’nin, devlet imkanlarını sonuna kadar pervasızca kullandığını, 1 katrilyona yakın para harcadığını, seçim yasaklarını da gereğince uygulamadıklarını dile getirdi. Seçim çalışmalarında zinanın suç olmaktan çıkarılması, domuz etinin kasaplık et kapsamına alınması gibi konulara karşı insanların tepkisel olarak zayıfladığını gördüklerini söyleyen Esmerer, toplumun götürülmek istendiği noktaya dikkat çekti. Ayrıca, “biz bir taşı sökersek hepsi buraya gelecek, korku bu” ifadelerini de ekledi.

 101. il divan 7

İstanbul İl Sorumlusu Elif Erbakan Altınöz, “neticenin üzerinden 3 gün sonra insanların ayakta kaldığı bir toplantı gerçekleştiriliyor, Allah’a hamdolsun” diyerek sözlerine başladı. İstanbul’un 27 kez kuşatıldığını hatırlatan Erbakan, “bu, kuşatanların bir eksikliğinin olduğunu veya yanlışlığını göstermez” sözlerini dile getirdi. “Meclise büyük bir yüzdeyle girsekte hedefimiz insanımızın saadetiydi, bu netice ile de yine hdefimiz insanımızın saadeti” dedi. Maneviyatın çok tahrip edildiğini söyleyen Ebrakan, sadece “100 kişiden 1,5 kişi zinaya ve domuza serbestliğe üzülmüş, Türkiye’nin İsrail’e vilayet olmamasına çabalamış. Bu ülke insanının doğruları anlaması için daha çok çalışmamız gerekiyormuş” ifadelerini kullandı. “Babam olabileceklerin en hayırlısı olandır derdi. Biz de çıkacak neticelerin en hayırlısı budur deriz. Herkes nasibince çalışmıştır, ecrini ve mükafatını almıştır. Babam, her an seçim varmış gibi çalışmalıyız derdi.

 101. il divan 2

 Önümüzdeki dönem sözümüzün geçerli olduğu bir oranla mecliste olacağız inşallah. Babam Refah’ın birinci parti çıktığı seçimde, “görüyormusunuz Cenab-ı Hakk nelere kadir, bizi dördüncü sıradan alıp en başa koyuverdi” demişti. Biz de önümüzdeki seçim böyle olacağına inanıyoruz” cümlelerini kullandı. İl il yaptıkları seçim çalışmalarından örnekler veren Erbakan, Elazığ’da kaldıkları evin sahibinin “hocam ilk Elazığ’a geldiğinde dedemin kahvesine gelmiş” dediğini aktararak, dün dedeleri davanın yılmaz savunucularıydı bugün torunları öyle” dedi ve gayretleriniz, samimiyetiniz, niyetleriniz için, sizi Allah için çok seviyorum diyerek sözlerini tamamladı. 

Seçim çalışmalarından oluşan video gösteriminin de olduğu toplantı, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın yemini tüm teşkilatlarca tekrarlanarak büyük bir duygu yoğunluğuyla son buldu.

 DİVAN TOPLANTISI

 Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar kadar sağlam Milli Görüşçüler, Saadet Partililer; ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesilmeyecektir. Tarihe bakın, inancınıza sarılın, Milli Görüşe sarılın. Zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Olanları ve olacakları bilmek sadece entrikaların nasıl döndüğüne anlamaya yarar. Bu da önümüzde aydınlatıcı ışık olur. Bilginiz arttıkça daha iyi nasıl mücadele edeceğimizi de daha iyi biliriz. İnsan bastığı zemini tanırsa kaymadan nasıl duracağını da bilir. Onun için bu gerçekleri dile getirdik. Şimdi hep beraber, bütün gücümüzle çalışacağımıza söz vererek bu tarihi toplantımızı noktalıyoruz. Hazır olun, ellerinizi kaldırın, canınızla, yüreğinizle,

 gerçek Milli Görüşçüler olarak haykıralım. Hep beraber tekrar ediyoruz, Allah’ın izniyle yer yüzündeki zulümlara son vereceğiz. Bu yolda, yer yüzünde adil bir düzenin kurulması için, vahşetin durdurulması, adaletin, barış ve huzurun temini için bütün gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz. Gazanız mübarek olsun. Zafer inanlarındır, zafer yakındır.

 Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN

Cemile Sultan’da Muhteşem İkindi Çayı

24 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları tarafından Cemile Sultan korususunun o nezih ortamında onlarca kişinin katılımıyla bir ikindi çayı tertip edildi

Programa Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk Hanımefendi ve İl Kadın Kolları üyeleri ve İstanbul Kadın Milletvekili adayları Fatma Nevin Gökçe, Pakize Yüzbaşıoğlu, Ebrar Bezci,Zeynep Şule Rıdvanoğlu, Dicle Şit , Emine Öztürk, Neşe Saraçbaşı, ve Fatma Alkan  hanım katıldılar.

Programda Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk bir hoş geldiniz konuşması yaptılar. Konuşmasında İl Kadın Kolları Başkanı Asiltürk Türkiye ve Dünya çok önemli bir süreçten geçmektedir. Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya‘nın kurulması hedefi doğrultusunda inançla ve azimle çalışmalarının devam ettiğini ilettiler.

Cemile Sultan2011 002

Programda milletvekilleri adına 1.Bölge 5. Sıra Milletvekili adayı Fatma Nevin Gökçe de bir konuşma yaptılar. Konuşmalarında yeni bir anayasa yapılması dönemine geçildiğini Milli Görüş’ün bunu halkı ile birlikte mutlaka yapacağını, Daha kötü bir borç batağına saplanmamak için borçlarımızın ödenmesi ve ülke zenginliklerimizin insanlarımızın hizmetine sunulması ve ekonomik bunalımdan kurtulmak için , haçlı seferlerini ülkemize uğratmamak için mutlaka saadet partisine oy verilmesi gerektiğini söyledi. Program konukların adaylara soru sorması ile sona erdi..

Milli Görüş’ün Olmaması Ülkemiz ve İslam Âlemi İçin Büyük Kayıplara Sebep

01 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

12 Haziran Genel Seçimlerinde İstanbul’dan aday gösterilen Hanım Milletvekili Adayları Uluslararası İnsani Yardım Vakfını ziyaret ettiler.

İl Kadın Kolları

Görüşmede İHH adına başkan Bülent Yıldırım, İHH yönetim kurulu üyesi Gülden Sönmez ve İHH Kadın Kolları Başkanı Fatma Nur Kutay hazır bulundular. Saadet Partisi’nin İstanbul’dan gösterdiği yedi adaydan beşinin hazır bulunduğu görüşmede 12 Haziran seçimlerinin ehemmiyeti üzerinde durularak son sekiz yıldır yüce meclisimizde Milli Görüş’ün olmayışının ülkemiz ve İslam âlemi için büyük kayıplara sebep olduğu dile getirilerek önümüzdeki dönem Saadet Partisi’nin mutlaka meclise girmesi gerektiği üzerinde duruldu.

İHH’nın ülkemizde ve dünyada büyük hizmetlere imza attığını ifade eden Saadet Partisi İstanbul birinci bölge milletvekili adayı Nevin Gökçe, Mavi Marmara gemisi organizasyonunun büyük mana taşıdığını ifade etti. Türkiye’de İsrail aleyhine hala bir dava açılmış olmamasının da mevcut hükümet için bir utanç kaynağı olduğunu dile getirdi. Görüşmede “van minıt” meselesinin gündeme gelmesi üzerine İHH Başkanı Bülent Yıldırım, bu cümle kuruldu fakat İsrail ile Türkiye arasında ticaretin  %30 arttığını ifade etti. Yıldırım Türkiye’nin ciddi tehditlerle karşıkarşıya olduğunu belirterek bugün Kıbrıs ta Filistin’de satılan topraklardan çok daha büyük bir arazi ve mülk satışı söz konusu. Kıbrıs arz-ı mevud sınırlarına giriyor, siyonizmin burada da ciddi emelleri olduğunu ifade etti.

İl Kadın Kolları

Görüşmede milletvekili adaylarımız Merhum hocamız Necmeddin Erbakan Beyefendinin planlarının mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak D-8 topluluğunun canlı bir halde faaliyet sürdürmesi halinde bugün Afrika ve birçok Arap ülkesinde cereyan eden olayların yaşanmayacağını dile getirdiler. Saadet Partisinin iktidarı ile ülkemizin ve bütün İslam âlemini ve de dünyanın huzur ve sükûna kavuşacağını belittiler.

İHH başkanı Yıldırım Saadet Partisi ve Milli Görüş camiasının hizmetlerini yakinen bildiklerini ifade ederek desteklerinin devam edeceğini belittiler.

ÖĞ-DER’den “Modernizm Ahlakı ve Değerlerimiz” konferansı

30 Mart 2011 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

26 Mart 2011 tarihinde ÖĞ-DER (Şuurlu Öğretmenler Derneği) tarafından tertip edilen konferansta “Modernizm Ahlakı ve Değerlerimiz” konu başlığında Prof. Dr. Azra Kianinejad konuşurken , “Emperyalizmin Kıskacında Eğitim” konu başlığında ise Prof. Dr. Yusuf Progler konuştu. Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları’nı temsilen STK ile İlişkiler Birim Başkanlığı toplantıya iştirak etti. Ülkemizde ve dünyadaki mevcut eğitim sistemi irdelenirken konferansta önemli notlar kaydedildi. Prof. Dr. Azra Kianinejad kendi konu başlığında şu bilgi ve tespitleri aktardı.

Çocuklarımızın çoğu vakti okullarda geçiyor. Biz onların ahlaki açıdan bir şeyler öğrenmesini istiyoruz. Okullarda işlenen suçlarda baktığımız ilk şey ahlaki eğitimin eksikliğidir. Modern toplumlarda her şey eğitim sisteminden beklenmektedir. Modern eğitim hiçbir zaman ahlaklı bireyler oluşturulması için kurulmamıştır, bu amaç sadece İslam’da vardır. Beklediğimiz şey Peygamberimizin (sav) yapmak için geldiği şeydir. “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”. Modern eğitime başlamamızın nedeni teknolojik açıdan batıdan geri kaldığımız düşüncesidir. Modern eğitim istediğimizde biz teknoloji istedik, ahlak gelişimi değil. O zaten bizim eğitim sistemimizde vardı. Bireyler çocuklarını okula gönderirken, iyi bir iş sahibi olup, iyi kazanç elde etsin diye düşünürler. Eğitime “ değer eğitimi” başlıklı bir konu eklenmeli. Öğrencilerin öncelikli hedefi rakiplerinin önüne geçerek birey olmaya çalışmaktır. Modern eğitimde, bizim eğitimden beklediklerimizin tam tersi çıkar. Üniversite sınavında başarılı olmak için önemsenen dersler, matematik, fen bilimleri vs. gibi derslerdir. Öğrencinin gelecekteki önceliğini ve din dersine bakış açısını buradan saptayabiliriz. Herkes doktor ve mühendis olmak istiyorsa bu mümkün mü? Peki geri kalanlar ne olacak. Okumuş olupta işe girememiş bir bireyden ilerde ne bekleyebiliriz. Sorumluluğu ve çözümü bu sistemden beklememeliyiz. (yurt dışından getirilecek İngilizce öğretmenleri hakkındaki soruya cevap): Alttan kültürünü empoze etmeden dil eğitimi verilemez. Öğrencilerin kendi dil ve kültürüne hâkim olmaları gerek ki etkilenmesinler.

 

Prof. Dr. Yusuf Progler ise “Emperyalizmin Kıskacında Eğitim” konu başlığında şu bilgi ve tespitleri sundu.

Öncelikle bizi bu noktaya getiren tarihi ve sosyal etkenleri göz önünden geçirmeliyiz. Önemli olan sınırlardır ama sitemdeki başarısızlığı nasıl ölçebiliriz? Bu soyut bir kavramdır. Neye göre başarı? Bu kavramları politikacılar kullanır. Ama boştur temsil ettiği şey tam olarak anlaşılmaz. Yüz yıl önce ulus devlet çağına girdik. Modern okulların amacı milliyetçilik ve ekonomileşme uyandırmak. Bu konuda başarılıdır. Modern eğitim sistemi aslında, elit kesimi eğitmek ve önemli görevlere getirmek için kurulmuştur. Emperyalizm bir hükümdarlık sistemidir. Bir şeyin bir şeyden üstün olduğu sistemidir. Eskiden silah ve para yoluyla yapılıyordu. Bugünde ara ara silahlar çıkıyor. İç ve dış emperyalizm var. Zihnimizdeki emperyalizm fiziksel olandan bağımsız değildir. Eğitimin ekonomik refaha bağlı olduğu emperyalizmin fikridir. Tüm dinlerde mutlu eden şeyler arasında çok azı para der, ama biz para diyoruz. İnsanlar ekonomik refah için eğitim görüyorlar. Mesleki eğitim yaparsak her bireyin topluma katkısını görürüz. Müfredat, yapı ve ders kitapları, emperyalizmin elle tutulur hale geldiği bu üç alandır. Müfredat neyi okuduğumuzdur. Avrupalılar tarafından aldık bunları. Biz onların iyi olduğunu zannettik, bu müfredatları kendimiz kabul ettik, onlarla rekabet edebilmek için. Ya da zorla kabul ettirdiler. Çocuk psikolojisinde onların ünlülerini okuyoruz. Bugün Japon bir uzman sadece batıdan yaptığı çevirisiyle bir yerlere gelebilir. Peki nerede kaldı yerel bilgi. Tüm gücün para ve güçte olduğu sistemde etikten, ahlaktan bahsedemeyiz. Gelişen ülkelerde mesleki ve akademik eğitim arasında karşılaştırma vardır. Bunların arasında bir hiyerarşi oluşturuluyor. Daha zeki olanlar fen bilimlerine, daha aptal olanlar sosyal bilimlere eğilir gözüyle bakılıyor. Oysa hepsi lazımdır. Eğitim ticari işletmelerle aynı kurallara tabi olamaz. Eğitim insan çabasıdır. Saydığımız üç alandan “ders kitapları” konusunda ise geliyorlar size ekonomik yardım yapacağız diyorlar para kartını kullanıyorlar. Öğrenme sürecini kendi istedikleri gibi ortaya koyuyorlar. Ders kitabı oluşturmak çok fazla vakit ve emek harcanan bir şey, üniversite hocaları bunu yapmıyor. Amerikan dergilerindeki makalelerde yer edinmek yeterli geliyor onlara. Ders kitapları için batı seçenekleri sınırlı tutuyor, en sonunda onların dediği, dayattığı oluyor. Bu bir taktiktir. 600 sayfa biyoloji kitabını nasıl yazıyorsunuz diyorum, hepsi amerikan kitaplarından çeviri. Batıdan aldığımız kitaplarda hangisi faydalı hangisi zararlı, elenmesi gerekmektedir. En ucuz kitaplara, cd eki çok olanlara rağbet daha fazla, böyle olmamalı. Bir şey öğreneceksek batıya bakmamalıyız. Hindistan’a Çin’e bakalım mesela… Batı orucu, Amerika orucu tutalım. 1yıl yada 6 ay, hadi 3 ay, veya 1 ay, 1 gün, 1 gün bile dayanabilir miyiz Hollywood filmleri izlemeden, onların mallarını almadan? Ama yapmalıyız. Oruç kötü duygulardan gelmez. Nefret için değil tefekküre dalmak için yapın. Oruçtan sonra aileler, siyasiler, örgütler bir araya gelip çözüm tartışmalı. Hatta sonra uluslar arası platformda tartışılmalı. Ben şuan çözüm şudur diyemem ama en azından sorunu ve çıkış noktasını biliyoruz. Hükümetler değişimi pek sevmezler. Siz değişecek şeyleri, nasıl değişeceğini, çözümü iletin onlara” diyerek sözlerini bitirdi.

ÖĞ-DER

İstiklal Marsımızın 90. yıldönümü

12 Mart 2011 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Gençlik komisyonu İstiklal Marşımızın Kabulünün 90.  yıldönümü münasebetiyle Mehmet Akif Ersoy’un basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını Gençlik Komisyonu başkanı Sabriye Bilgili yaptı.

İl Gençlik Komisyonu

Değerli arkadaşlar, kıymetli basın mensupları, İstiklal Marsımızın Kabulünün 90. yıldönümünde milletimizin hissiyatına tercüman olan büyük dava adamı ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha anmak, anlamak ve anlatmak için toplanmış bulunuyoruz

Mehmet Akif Ersoy’un milletimize ve onun kahraman ordumuza ithafen yazdığı şiir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, defalarca ayakta ve alkışlar eşliğinde okunarak Milli Marş olarak kabul edilmiştir. İstiklal Marşı, milletimizin tarih boyunca yaşattığı ve sıkı sıkıya bağlandığı değerlerin şiire dökülmüş halidir.

İstiklal Marşı’nın, özlü ifadesi ve derin anlamı ile şanlı tarihe ışık tutan, milli birliği ve mücadele ruhunu güçlendiren, kahraman ecdadımızın dizelere dökülmüş bir diriliş abidesi ve tarihi bir vesikasıdır.

Büyük dava adamı, mütefekkir ve şair Mehmet Akif Ersoy’un, milletimize ve onun kahraman ordusuna ithafen yazdığı ve diğer şiirlerini topladığı Safahat’ına da almadığı İstiklâl Marşı, gerçekten milletin malı olmuş, millete mâl olmuştur. İstiklal Marşı, gerek muhtevası bakımından, gerek hissiyatındaki duyuş ve duyarlılık bakımından, o gün olduğu gibi bugün de gerçek bir “milli mutabakat metni” konumundadır.

Bilindiği gibi, İstiklâl Marşı, tüm Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Balkan halklarının; Dünya Müslümanlarının son büyük siyasi ve askeri gücü demek olan Osmanlı Devleti’nin düşman saldırılarıyla parçalandığı, bütün topraklarının işgal altında olduğu bir dönemde yazılmıştır. Bu dönemde Kudüs, Şam, Bağdat, Kahire, Cezayir ve hatta İstanbul dâhil bütün ana merkez konumundaki şehirlerimiz işgal edilmişti. Padişahımız ve sarayı İngiliz birlikleriyle ayrı, Fransız birlikleriyle ayrı kuşatma altında tutuluyordu. Ordumuz terhis ettirilmiş, silahlarına el konulmuştu. Hindistan ve Orta Asya Müslümanları daha önceden esir düşmüş, sömürgeleştirilmişlerdi. Başını İngiltere ile Fransa’nın çektiği düşman devletler topluluğu, Anadolu topraklarını da sömürgeleştirmek, milletimizin burada kalmış olanlarını da esir etmek istiyorlardı. Henüz, milli mücadelenin devam ettiği bir tarihte kaleme alınan bu mısralar, bir taraftan inancımızı yükselterek zaferi müjdelemiş, diğer taraftan Türk milletinin tüm dünyaya cesaretle haykırdığı bir bağımsızlık beyannamesi olmuştur. 

Mehmet Akif Ersoy ve milletimizin Kurtuluş savasının kazanılacağına olan sarsılmaz inançları MİLLİ GÖRÜŞÜN, ‘inanç varsa her şey var’ ilkesiyle pekişmiştir. Bundan dolayı İstiklal Marşı’da, esaret ve sömürgeleşme baskısına karşı MİLLİ GÖRÜŞ haykırışıdır. Şanlı ecdadımızın vatan ve millet sevgisini, hürriyet ve istiklal tutkusunu, başarma azim ve iradesini vurgulayan bu kutlu eser, mısralarla örülmüş bir al bayrak gibi gönüllerde dalgalanmaktadır.

Birlik ve beraberliğin, 1500 yıllık kardeşliğin, dirlik ve düzenin büyük risklerle karşı karşıya kaldığı günümüzde, İstiklal Marşı’nın yazıldığı yılların ve bu derin mısraların anlamı daha da önem kazanmaktadır.

Malumunuz Siyonizm tarafından, İslam Coğrafyası ve ülkemiz son yıllarda yine, o korkunç işgal yıllarını andırır bir kıskaç altına alınmak istenmekte ve bütün bölge ülkelerinin parçalanmasıyla sonuçlanacak bir büyük saldırı yürütülmektedir. Bu sebeple de AKP hükümeti, ülkemizi yeniden bir milli mücadele ortamına sürükleyici tutum ve politikalardan şiddetle kaçınılması gerekmektedir. Merhum Mehmet Âkif Ersoy’un duasının bir endişeyi de yansıttığı şimdi daha iyi anlaşılıyor. Âkif, “Allah, bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” diye dua etmişti. Bugün bu duanın daha çok yapılması gereken bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir zamanda “Bu ezanlar ki şahâdetleri dinin temeli / Ebedî yurdumun üstünde benim, inlemeli” diyen Mehmet Âkiflere ve İstiklâl Marşımıza daha bir dikkatle kulak vermeli, Siyonist ve Haçlı karakterli emperyalist saldırılara karşı uyanık durmalıyız.

Bundan dolayı Milli Görüşün tek temsilcisi olan Saadet Partisinin Kadın Kolları Gençlik Komisyonu olarak İstiklal Marş’ımızın millî marş olarak kabul edilişinin yıldönümü olan bugünü en kalbi duygularımızla kutluyoruz. ”Allah, bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmaması için ülkemizin en köklü ve en büyük Kadın Kolları Gençlik Siyasi Teşkilatı olarak var gücümüzle çalışmaya 41 yıldır olduğu gibi devam ediyoruz.

İL KADIN KOLLARI GENÇLİK KOMİSYONUNDAN BÜYÜK ZİYARET

06 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri

Milli Görüş’ün Şuurlu genç hanımları Ecdadının itibarını zedelemek için kampanyaların yapıldığı şu dönemde “Üç kıtaya hükmetmiş bir ecdadın torunları olarak bize yakışan karalamak değil nesilden nesil’e anlatmak ve dualarla yâd etmektir” diyerek 5 şubat cumartesi günü Süleymaniye ’de Büyük Osmanlı Devletinin 10. Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Hanın Kabrini ziyaret etti.

Ziyarette hazır bulunan İl ve ilçe Kadın Kolları Gençlik Komisyon üyeleri ikindi namazlarını Süleymaniye’ de kılmalarının ardından teşkilat mensupları avluda yoğun bir kalabalık oluşturdu. Halkında katılım gösterdiği bu anlamlı ziyarette okunan hatmi şeriflerin duası yapıldı.

Yapılan duanın ardından ziyarete katılan halka ikramda bulunuldu ve ziyaret sonlandırıldı.

İl Kadın Kolları Gençlik Komisyonu

hatim duası

Saadet Partili Hanımlardan Anlamlı Ziyaret

30 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları, Öğretmenler günü dolayısıyla Şuurlu Öğretmenler Derneği ÖĞDER’i ziyaret etti. Derneğin İl  Başkanı Celal Çoban ve Bşk. Yardımıcısı İsmail Temur bu anlamlı günde hatırlanmaktan dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdiler.

ogretmenler gunu

Dernek mensuplarını tebrik eden hanımlar öğretmenliğin ulvi bir meslek olduğunu söylerken, nesillerin şekillenmesinde öğretmenlerin büyük paylarının olduğunu vurguladılar. Karşılıklı paylaşılan düşüncelerde, günümüzde bilinci, şuuru, idealleri, yüksek olan nesiller yerine, sistemli bir şekilde içi boşaltılmaya çalışılan bir neslin olduğu yer aldı. Bununla beraber “Milli Eğitimin içi boşalmıştır” diyen Çoban “Türkiye’nin sadece öğretmen problemi yok, eğitim problemi var. Problemin bütününü görmemiz lazım. Bu sistemde öğrencilerin de, velilerin de problemleri var. Öğretmenler milyonlarca çocuğu idare eden gardiyanlara döndü, oysa öğrenciler velilerden emanettir bizlere” cümlelerini de ekledi.

 Ayrıca batı hayranlığı hakkında, batının sanal bir güç olduğunu, aslında şehirlerinin de okullarının da iflas ettiğini savunan dernek başkanı “Türk Devleti, nasıl bir Türk Genci yetiştirmeli bunun tanımını yapmalı. Okullar insan yetiştiren fabrikalar gibidir. Çocuklarımızın kalbi boş. Beden gücü, beyin gücü, gönül gücü, ilim, kültür, doğru bilgi, hikmet, ahlak, haya değerleriyle donanımlı olmalılar. Bir araba düşünün, beden gücü kaportası, beyin gücü motoru, gönül gücü ise direksiyonudur. Gönül gücü haya, ahlak, maneviyattır. Kaportası ve motoru düzgün olsa da arabanın direksiyonu sağlam değilse araba kontrolden çıkar.

Öğretmenlerin ekonomik sıkıntıdan dolayı şuurlu gençlik yetiştirme ideallerinden asla vazgeçmemeleri gerektiğini de” söyledi. Partili hanımlar ziyaretin sonunda Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın İslam ve İlim kitabını hediye ederken günün anlam ve önemine istinaden, bu milletin iki kişiye hoca sıfatını verdiğini hatırlatan dernek mensupları, “biri Hoca Ahmet Yesevi diğer ise Erbakan Hocamız’dır” dediler. Çağın bize en büyük hediyesinin Milli Görüş olduğunu da vurguladılar.

Saadet İstanbul’da hanımlar kongreye hazır!

14 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Gündem, İstanbul

hanım komisyonuSaadet Partisi İstanbul İl Hanım Komisyonları bugün gerçekleştirilen İl Divan toplantısı ile kongre startını verdi. Tam kadro görevde olan İl Hanım kolları teşkilatında coşku hat safhadaydı.

Saadet Partisi İstanbul İl Hanımlar Komisyonu bugün Fatih Mihrimah Sultan Salonlarında gerçekleştirilen İl Divanı ile bir araya geldi. Divan’da tam kadro ile göreve hazırız mesajı veren hanımlar komisyonu, kongreye hazırlık çalışmalarını masaya yatırdı.

Saadet Partisi İstanbul Hanımlar Komisyonu Başkanı, Nagehan Gül Asiltürk bir konuşma yaparken, Genel Merkez Kad.Kol.Bölge Sorumlusu Zehra Öz’de kısa bir selamlama konuşması yaptı.

Asiltürk, konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparken, yaşanan süreçte hanımlar komisyonunda herhangi bir yılgınlığın ve moralsizliğin olmadığınıa dikkatçekerken, 17 Ekim’de yapılacak olan Olağanüstü Genel Kongrede İstanbul Hanımları olarak olağanüstü bir katılım sağlamak istediklerini ifade eden Asiltük, ‘İstanbul Hanımlar Komisyonu Liderinin izinde davasında kararlı birşekilde çalışmalarına devam ediyor.’dedi.

Asiltürk’ten sonra kısa bir selamlama yapan Saadet Partisi Genel Merkez Kad.Kol.Bölge SorumlusuZehra Öz ise, 17 Ekim’de yapılacak kongrenin öneminden bahsetti.

Milli Görüş Teşkilatları Eğitim Koordinatörü Muhittin Yıldırım ise yaptığı konuşmada yapılacak kongreyi değerlendirdi ve süreç hakkında önemli detaylar verdi. Yıldırım, Tarihte ilk defa bir genel başkan kendi düzenlediği bir kongrede seçilerek yaklaşık 3 ay sonra kendi partisinden istifa etmiştir. Esasen Saadet Patimizin 2010 yılının Ekim ayından sonra normal olağan kongresini yapabilecekken 11 Temmuz’da gereksiz yere iyi niyet mahsulü olmayan zorlama bir kongre yapılmıştır.’dedi.

İşte Muhittin Yıldırım’ın konuşmasının tam metni:

Kıymetli Hanım Kardeşlerim;

Bugün 13 Ekim 2010 Çarşamba. Saadet Partimizin İstanbul Kadın Kolları İl Divan Toplantısını yapmaktayız. Hayırlı olsun.

Malumunuz olduğu üzere 11 Temmuz 2010 olağanüstü kongresinden bu yana geçen 3 aylık dönemde yaşanan olaylar hepimizi derinden üzmüştür.

Bilindiği gibi 28 Şubat sürecinden sonra 2002’de dış güçlerin desteği ile yıllarca ümit beslediğimiz bir kısım kardeşlerimiz iktidar hırsı ile “Biz Milli Görüş Gömleği’ni” çıkardık diyerek camiamızdan ayrılmışlardı.

Aradan geçen bunca zamanda görüldü ki milletimizin esas beklentilerinden hiç biri gerçekleşmedi. Tam bir aldatma ve oyalama politikası ile zaman harcandı.

Tam bu sıralarda solcu görüşün argümanları çökmüşken Ak Parti’de milletimizin nezdinde ümit olmaktan çıkmışken sıra Milli Görüş’e Saadet Partisi’ne gelmişken; yıllarca birlikte çalıştığımız bir kısım arkadaşlarımız Milli Görüş’ten ve onun muhterem liderinden ayrılmışlardır. Bu durum bizi hakikaten üzmüştür.

Tarihte ilk defa bir genel başkan kendi düzenlediği bir kongrede seçilerek yaklaşık 3 ay sonra kendi partisinden istifa etmiştir. Esasen Saadet Patimizin 2010 yılının Ekim ayından sonra normal olağan kongresini yapabilecekken 11 Temmuz’da gereksiz yere iyi niyet mahsulü olmayan zorlama bir kongre yapılmıştır.

Daha önce sebepsiz ve istişaresiz birçok il teşkilatında yönetiminin değiştirilmesi yıllarca bu davaya emek vermiş olan insanların tasfiyelerine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

2 yıllık tatbikat göstermiştir ki 11 Temmuz kongresini alelacele hiçbir olağanüstü durum yokken yapma kararının alınması Milli Görüş’ün esaslarından saptırmak maksadına matuf olduğunu şu son gelişmeler ortaya koymuştur.

Milli Görüş’ü ve Saadet Partisi’ni esas rayından çıkarmak ve silinmeye yüz tutmuş olan bazı partilerin devşirme kişileriyle bütünleşerek belki de mevcut iktidarla ittifak ederek içlerinde besledikleri iktidar hırsını kısa yoldan tatmin etme gayesi ile bütün bu yanlışlıklar yapılmıştır.

17 Ekim’de yapacak olduğumuz kongre gösterecektir ki öteden beri Milli Görüş karşıtları ve çıkarcı basının körüklemesiyle estirilen fesat rüzgârları Saadet camiasına gönül vermiş bu insanları asla sarsamamıştır.

İşte biz buradayız. Kadın Kollarımız buradadır. Hiç bir yere gitmedik. Yolumuza devam ediyoruz. Etmeye de kararlıyız.

Geçtiğimiz hafta 3 Ekim günü Ankara’da muhterem hocamızın il başkanları ve delegelerimizle yaptığı istişare toplantısı çok muhteşem olmuştur.

10-11 Ekim Cumartesi ve Pazar günleri bütün vilayetlerimizde çok geniş katılımlı İl Divan toplantıları yapılmış ve camiamız çok büyük bir heyecan içinde yeni yapacağımız kongreye hazırlandığı görülmüştür.

Geçirdiğimiz bu kırk yıllık dönemde emperyalizmin ve siyonizmin içeriden ve dışarıdan oynadığı her türlü oyun Milli Görüş’ün fikriyat genetiğini asla değiştiremeyeceğini göstermiştir.

İnşaallah 17 Ekim 2010’da Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapacağımız olağanüstü büyük kongremiz 3. Şahlanışımızın başlangıç vesilesi olacaktır.
Herkes şunu bilmelidir ki “Köpük gider, kum kalır” .

Ajans5.com / Özel Haber

İstanbul İl kadın Kolları Kahvaltı Programı düzenledi

17 Haziran 2010 Yazan  
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet partisi İstanbul İl Kadın Kolları Ekonomik mali İşler Birim Başkanlığınca Çemberlitaş’ta bulunan Rast Otel’in icrasında 50 kişilik  Brunch kahvaltı programı gerçekleştirdiler.

Kahvaltı programında İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk, katılımcılara yönelik bir konuşma yaptı. İl Başkanı Asiltürk,  İstanbul’un tarihi mekanında bulunmanın güzelliği ve bu güzel buluşmanın sevincini dile getirerek misafirlerine teşekkürlerini iletti. Daha sonra katılımcılarla birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.Programın kahvaltı sonrasında misafirlerle müze gezisi gerçekleştirildi.

Sosyal Konular Birim Başkanı öncülüğünde Sultan Abdülhamit han’ın kabrine ziyaret gerçekleştirildi. Ardından Türk İslam eserleri müzesi, Ayosofya Camii, Sultan Ahmet Camii ziyaretleri gerçekleştirilerek programa son verildi. Katılan davetliler memuuniyetlerini bildirerek, bu tür organizasyonların devamını talep ettiler.

 

Akif’in Gençliği, Asım’ın şiirlerini Andı

28 Mart 2010 Yazan  
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri

27 mart 2010 istiklal marsimizin kabul yildonumu 73

Fotoğraflar İçin Tıklayınız

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Gençlik komisyonu tarafından İstiklal Marşı’nın kabulü münasebetiyle 13 Mart cumartesi günü İstanbul İl Başkanlığında yapılan “Asım’ın nesli Akif’i şiirleriyle anıyor” konulu şiir okuma yarışmasının ödül töreni Mecidiyeköy Kültür Merkezinde Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları başkanı Nagehan Gül ASİLTÜRK’ün katılımıyla gerçekleşti.49 yarışmacının heyacanlı bekleyişi sonunda ödüller sahiplerini buldu.Yarışmamızın 1.si Melike AYDIN Bülbül şiiriyle , 2.si Nebiye Şeyma GÜNER Çanakkale Şehitlerine şiiriyle , 3.sü Meryem Büşra DAĞ Ey Nebi şiiriyle ödülleri almaya hak kazandılar.Ödül töreninden sonra yazar Ali NAR Mehmet Akif ERSOY’n İstiklal Marşını yazış süreci ve İstiklal Marşının edebi yönü hakkında konferans verdi.

« Önceki YazılarSonraki Yazılar »