Saadet Partisi’nden Nato’ya ve Üslerine Hayır Protestosu!
19 Şubat 2012 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Türkiye’nin Nato’ya girişinin 60. yıldönümünde Nato’ya Hayır! Nato Üslerine Hayır! Nato’nun Füze Kalkanına Hayır demek için Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde biraraya geldi.
İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk yaptığı basın açıklamasında kamuoyuna şu sözlerle seslendi.
Sovyetler Birliği tehdidine karşı kurulduğu belirtilen sözde savunma paktı NATO, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, varlığını meşrulaştırmak için yeni düşman, yeni tehdit olarak İngiltere eski Başbakan’ı Margaret Thatcher’in ifadesiyle kendisine yeni düşman olarak İslam dünyasını belirlemiştir. “Irkçı emperyalizmin araçlarından biri haline gelen, kılıfına uydurarak planlı bir şekilde darbeler, suikastlar, işgaller, katliamlar gerçekleştiren NATO’nun, 21. Yüzyılda tehdit algısı kırmızıdan yeşile dönüşmüştür” dedi.
Ak Parti iktidarının yükselen tepkilere rağmen füze kalkanı projesiyle Türkiye’yi kanlı bir maceraya sürüklediğini ileri süren Asiltürk, “ NATO Genel Sekreteri Rasmussen’e göre Türkiye adına talep eden AKP iktidarı dost ve düşman algısını Amerikan ve İsrail çıkarlarına göre belirleme gafletini sürdürmektedir” diye konuştu.
Necip milletimize sesleniyoruz; “Çanakkale geçilmez” dedirten ecdadın torunları olarak Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Avrasya bölgesinde güvenirliliğini yitirmiş, yalnızlaştırılmış, medeniyet değerlerinden kopartılmış, sadece ABD, NATO, AB politikalarına bağımlı bırakılmış, hatta bölünmüş parçalanmış bir Türkiye istemiyorsak, semalarında nükleer başlıklı füzelerin çarpıştığı can ve mal güvenliğinin kalmadığı, ağır tahribata uğramış bir ülke istemiyorsak, bu gidişata hep birlikte dur diyelim, itirazlarımızı yükseltelim… Bu bağlamda Saadet Partisi olarak, pek çok il ve ilçe teşkilatlarımızda daha ilk günden başlatılan “Füze Kalkanına Hayır” imza kampanyamızı biz Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak sürdürüyor ve imzalarınızla destek istiyoruz diyerek sözlerini noktaladı.
Basın Açıklamasının Tam Metni Şu Şekildedir
Sayın Basın Mensupları, Değerli Katılımcılar
Bugün 18 Şubat 2012
Türkiye’nin NATO’ya girişinin 60. Yıldönümünde NATO’YA HAYIR! NATO ÜSLERİNE HAYIR! NATO’NUN FÜZE KALKANINA HAYIR! demek için buraya toplanmış bulunuyoruz.
Sovyetler Birliği tehdidine karşı kurulduğu belirtilen sözde savunma paktı NATO, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, varlığını meşrulaştırmak için yeni düşman, yeni tehdit olarak İngiltere eski Başbakan’ı Margaret Thatcher’in ifadesiyle kendisine yeni düşman olarak İslam dünyasını belirlemiştir. Irkçı emperyalizmin araçlarından biri haline gelen, kılıfına uydurarak planlı bir şekilde darbeler, suikastlar, işgaller, katliamlar gerçekleştiren NATO’nun, 21. Yüzyılda tehdit algısı kırmızıdan yeşile dönüşmüştür. NATO “Uluslar arası Terörle Mücadele” adı altında aslında İslam dünyası ile mücadele etmektedir. Bunun kararını 1990’da İskoçya’daki toplantısında alan NATO, bir savunma paktı değil saldırı kuruluşudur. Önümüzde ki 10 yıl için uygulanması kararlaştırılan “Stratejik Konsept” ile NATO acaba daha hangi kanlı değişimleri planlıyor asıl bu merak konusudur. Yeni demokrasi! projelerini daha doğrusu yeni savaş projelerini hangi bölgelerde uygulamaya koyacaklar, kaç milyon insanın kanı üzerinden demokrasi! pazarlayacaklar dikkat edilmesi gereken nokta burasıdır.
Acziyet ve aymazlık içerisinde “NATO’nun misyon, ilke ve itibarının korunmasının öncelikli” olduğunu belirten idarecilerimize asli görevlerinin NATO’nun değil Türkiye’nin itibarının ve güvenliğinin korunması olduğunu hatırlatırız.
Türkiye’yi kanlı bir maceraya sürükleyecek olan füze kalkanının, ülkemiz topraklarına yerleştirilmesini kamuoyundan yükselen tepkilere rağmen kabul eden, hatta NATO Genel Sekreteri Rasmussen’e göre Türkiye adına talep eden AKP iktidarı, dost ve düşman algısını Amerikan ve İsrail çıkarlarına göre belirleme gafletini sürdürmektedir. İdarecilerimizin, Irkçı emperyalizmin Truvatı olarak gördüğü Türkiye’nin yalnızlaştırıldığını, açık hedef haline getirildiğini görmeleri için gözlerinin önündeki sis perdelerini kaldırmaları gerekmektedir.
Darbeleri, suikastları, derin devlet bilmecesini masaya yatırıyormuş gibi yapan hükümet, fotoğrafın bütününe iyice bakmalı gerçeklerle yüzleşme cesaretini göstermelidir. Çünkü çözülmesi gereken düğümün ucu, üyesi olduğu ülkelerde “gizli özel harekât daireleri” oluşturan, “Gladio” adı ile anılan birimler kuran, Siyonizm’in güdümündeki NATO’ya kadar uzanmaktadır. Brüksel NATO karargâhında “Denizlerin Güvenliği” konulu basına kapalı gerçekleştirilen Askeri Komite toplantısına, NATO üyesi olmayan İsrail’in Genel Kurmay Başkanı Gabi Aşkanazi’nin de katılmış olması, NATO’nun aslında kime hizmet etmek maksadıyla kurulduğunun ispatıdır.
Hükümete soruyoruz; Türkiye olarak, askeri tesislerine casus Heronlar gönderen, insani yardım gemisi Mavi Marmara’ya saldırarak 9 insanımızı şehit eden sabıkalı İsrail ile strateji belirleyen NATO üyeliğinde kalmayı ve hizmetkârlığı sürdürecek miyiz?
Malatya Kürecik’te kurulan Füze Kalkanı Radar Üssünden elde edilecek istihbaratın NATO üyesi olmayan İsrail ile paylaşacağının resmen ilan edilmesine rağmen Füze Savunma Sisteminin faaliyetleri hala sürdürülecek mi?
Necip milletimize sesleniyoruz; “Çanakkale geçilmez” dedirten ecdadın torunları olarak Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Avrasya bölgesinde güvenirliliğini yitirmiş, yalnızlaştırılmış, medeniyet değerlerinden kopartılmış, sadece ABD, NATO, AB politikalarına bağımlı bırakılmış, hatta bölünmüş parçalanmış bir Türkiye istemiyorsak, semalarında nükleer başlıklı füzelerin çarpıştığı can ve mal güvenliğinin kalmadığı, ağır tahribata uğramış bir ülke istemiyorsak, bu gidişata hep birlikte dur diyelim, itirazlarımızı yükseltelim… Bu bağlamda Saadet Partisi olarak, pek çok il ve ilçe teşkilatlarımızda daha ilk günden başlatılan “Füze Kalkanına Hayır” imza kampanyamızı biz Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak sürdürüyor ve imzalarınızla destek istiyoruz.
Büyük Strateji Hocası, 54. Hükümetin Başbakanı Prof Dr Necmettin Erbakan’ın “Dünyanın geleceği Batıya bırakılmayacak kadar hayati öneme sahiptir anlayışı ile 15 Haziran 1997’de 8 ülke devlet başkanlarının imzaları ile Çırağan Sarayında kurduğu “D-8”, bugün dünkünden çok daha fazla hayati öneme sahiptir.
“One Minute” diyerek sempati kazanana fakat gereğini yerine getirmeyen Başbakanımıza, iktidarı ve muhalefeti ile milletvekillerimize çağrıda bulunuyoruz. Siyasi, ekonomik, teknolojik, kültürel bağımsızlık anlamına gelen, ırkçı emperyalist yayılmaya karşı tüm dünyada barış ve adaleti sağlayarak, yardımlaşma ve dayanışma ortamı hazırlayacak olan büyük oluşum D-8 derhal amacına uygun bir şekilde harekete geçirilmelidir. Biz bu çağrımızı 1997’den itibaren iktidara gelen hükümetlerin tamamına özellikle 2002’den bu yana iktidarda olan AKP hükümetine defalarca ilettik. Görünen odur ki Milli Görüş kadrolarından yani Saadet Partisi’nden başkası bağımsızlık ve bağlantısız bir yol izleyemiyor. Hayra motor şerre fren olamıyor.
Yapılacak ilk seçimlerde iktidara gelme hedefine kilitlenmiş Saadet Partisi’nin Genel Başkanı ve teşkilatları ile ürkütücü gerçekleri milletimizle paylaşmaya devam ediyor uyarılarımızı yapıyoruz. Her ne pahasına olursa olsun, Merhum Liderimizden aldığımız “Yaşanabilir bir Türkiye” “Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” ideallerini gerçekleştirmeye söz veriyor, Saadetli Yarınlar diliyoruz.
Saadet Partisi İstanbul Divan’ında ERBAKAN Coşkusu
17 Şubat 2012 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları 107.düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nda buluştu. Coşkulu ve yoğun gündemle geçen toplantıya il yönetim kurulu üyeleri, ilçe ve mahalle yönetim kurulu üyeleri, gençlik komisyonlarının da hazır bulunduğu toplantıya İl Başkanı Selman Esmerer, Kadın Kolları Sorumlusu Köksal Şenel, Genel Merkez Bölge Sorumluları ve Kadın Kolları Genel Başkanı Zeynep Erbakan hanım iştirak etti.
Milli Görüş Lideri Prof.Dr. Necmeddin Erbakan’a ithaf edilen toplantının açılış konuşmasını İl Başkanı Nagehan Gül Asiltürk yaptı. Liderimizi ebedi istrahgahına uğurlayalı bir yıl oldu, O’na duyduğumuz özlemi her geçen gün daha çok hissediyoruz. Bizler bu davaya öyle inandık ki, herşeyimizi ortaya koyduk aynı Liderimiz gibi… Saçımız kadar başımız olsa bu uğurda feda etmeyi O’ndan öğrendik. Bizler inancımızı, aşkımızı, azmimizi yaptığımız çalışmalarla diri tutuyoruz ve hep böyle olacaktır dedi.
Siyasi gelişmelere değinen Asiltürk, kendince yeryüzü cennetini oluşturacağını zanneden Siyonizme geçit vermeyeceğiz. Büyük İsrail Projesini gerçekleştirmenin bir adımı olan Füze Kalkanı Radar Sistemi ülkemizde konuşlandırılmak isteniyor bana ne İsrail’in güvenliğinden dedi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun şu günlerde Amerika da temaslarda bulunduğuna dikkat çekti.
Toplantının siyasi konuşmalar gündem maddesinde Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer, ülke gündemindeki olayları değerlendirirken Whitney Houston’un ölümü ile alakalı statları, salonları dolduran binlerce gencin rol modelleri olan, her yaptıkları haber olan, paparazzileri peşlerinden koşturan, dünyanın en mutlu insanları olduğu zannedilen bu şahısların, aslında ne kadar acınacak bir durumda olduklarını, bu yaşadıkları ibretlik sonlar açık bir şekilde gösteriyor dedi. MİT ve Müsteşarı üzerindeki tartışmaları da değerlendiren Esmerer, devletin içinde oluşan güç odaklarının, birbirleriyle olan mücadeleleri şeklinde yansıtılmasının, ilerleyen süreçte milli güvenliğimiz açısından çok tehlikeli boyutları olabileceğini düşünüyoruz dedi.
Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Zeynep Erbakan salonu dolduran hanımların alkışları eşliğinde sözlerine başladı. Sözlerine salonu hınca hınç dolduran teşkilatımızın kıymetli hanımefendileri ile buluşmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek başladı. Milli Görüş Lideri Merhum Necmeddin Erbakan’ı hayırlarla yad eden bu toplululuğa baktığımda O’nun sergilediği dik duruş olmasaydı sevenlerine örnek olamazdı. Konya’nın ikinci Şems’i gibi sevilen bir hayat yaşadı ve bu davayı yürütmeye and içmiş sizlerle bu mücadele bundan sonarda devam edecektir dedi. Özgürlük ve kardeşlik için gerekli olan anayasa daha da geciktirilemez diyerek anayasa hazırlık çalışmalarını değerlendirdi.
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları İstanbul Eczacılar Odası’nı Ziyaret Etti
10 Şubat 2012 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları İstanbul Eczacılar Odasını ziyaret etti. İl Başkan Danışmanı Meral Avşar,Tanıtma Birim Başkanı Goncanur Aslan, Stk Birim Başkanı Özlem Gerek Serenli ve il yönetim kurulu üyesi Pakizen Yüzbaşıoğlu’dan oluşan heyeti Başkan Semih Güngör ve yönetim kurulu üyesi Ayşe Coşkun karşıladı.
Eczacıların son yıllardaki sıkıntılarına, geri dönüşü olmayan bir ilaç krizine girildiğini belirten Güngör, birçok eczanenin de bu sebeple kapanacağını söyledi. Hükümet tarafından yapılan son düzenlemelerin de sorunları düzenlemek yerine sistemin mali yükünü vatandaşa, eczacıya ve ilaç firmalarına yıktığını bu yüzden birçok insanın zarar göreceğini ifade etti.İl Başkan Danışmanı Meral Avşar,tekelleşme günden güne özelleştirme adı altında ilerleyerek esnafı bitiriyor diyerek yaşanılan sıkıntıya şahit olduklarını belirtti.
İl Yönetim Kurulu üyesi Pakizen Yüzbaşıoğlu yerli ilaç firmalarının yok denecek kadar az olması bu sıkıntıların en başlıca sebebidir. Arjantin, İran gibi ülkeler bütçe oluşturarak kendi ilaç firmalarını kurmuştur fakat Türkiye son 15 yıldır hiçbir yatırıma imza atamamıştır dedi. Semih Güngör savaş politikaları ülke gündeminden düşmüyor ama Türkiye aşı bile üretemiyor.Bu ve bunun gibi sıkıntılarımızı dile getirmek için geçtiğimiz hafta 3500 kişinin katılımıyla bir miting gerçekleştirdik, lakin medyada yeteri kadar yer almadı diyerek üzüntülerini belirtti. Pakizen Yüzbaşıoğlu ise siyasi iradenin ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz, her şeyin başı ve çözüm noktası olarak görüyoruz. Şu an karşımızda boyalı bir basın ve sermayenin gücünü elinde bulunduran bir medya var. Toplumdaki her birey, kurumlar, siyasi partiler özellikle şu sıkıntılı günlerde üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmelidir dedi.
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları GİKAP’ı Ziyaret Etti
26 Ocak 2012 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Gökkuşağı Kadın Platformunu ziyaret etti. İl Başkan Yardımcılarından Nevin Gökçe, Goncanur Arslan, Stk Birim Başkanı Özlem Gerek Serenli, İl Sekreteri Reyhan Kaya ve yönetim kurulu üyesi Pakizen Yüzbaşıoğlu’nun içinde bulunduğu heyeti GİKAP Başkanı Dr.Gülsen Ataseven karşıladı.
İKADDER ve GİKAP Koordinasyon Başkanı Funda Akyol ve platforma destek veren çeşitli kadın oluşumlarına üye hanımlarında bulunduğı toplantıda İl Siyasi İşler Birim Başkanı Nevin Gökçe Saadet Partisi hanım kollarının yapmış olduğu çalışmalar ve yeni Anayasa çalışmasına partinin teklif ve önerileri ile alakalı sunum yapmıştır.
Kadının ülkemizdeki konumu ve siyasetteki yeri ile alakalı istişarelerde gerçekleştirilmiştir.
Milli Gazete’ye Teşekkür Ziyareti
27 Aralık 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk, Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Mahalli İdareler Başkanı Nazmiye Turan ve STK Birim Başkanı Özlem Gerek Serenli de hazır bulundu.
Milli Gazete bize ışık tuttu
Milli Gazetenin yeni yüzüne hayırlı olsun dileklerinde bulunan Nagehan Gül Asiltürk şöyle konuştu: “Her sene İstanbul İl Kadın Kolları olarak ajanda çalışmaları yapıyoruz. Bu senede hocamızın vefat yıl dönümü vesilesiyle hocamızı anlatan bir ajanda yaptık. Resimleriyle ve yazılarıyla hocamıza layık bir ajanda yapmaya çalıştık.
Aynı zamanda ajandamızdan size de takdim etmek istedik. Çünkü ajanda yapım sürecimizde Milli Gazete olarak bize çok büyük katkı sağladınız. En önemlisi bize arşivlerinizi açarak ışık tuttunuz.” dedi.
Camiamızın bu ajandaya sahip çıkacağını düşünüyorum
İstanbul İl Kadın Kollarının yapmış olduğu ajanda çalışmalarına hayırlı olsun dileklerinde bulunan Mustafa Kurdaş ise, “Özenle hazırlanmış, Erbakan hocamıza yakışan özel bir ajanda olduğunu düşünüyorum. Ahşap bir kapağa hocamızın imzasının kazılması da ajandaya oldukça bir güzellik katmış. Milli Gazete okuyucularımız da, camiamız da bu ajandaya sahip olmak isteyeceklerdir diye düşünüyorum. Çok büyük bir incelikle yapmışsınız ve ayrıca belki bir hatıra olarak saklayacakları için tarih de koymamışsınız. Ben zannediyorum bu ajandaya kimse yazı yazmayacak, evlerinde bir hatıra olarak saklayacaklar. Ya da bir yazı yazmak gerekirse herkes Erbakan Hocamızla ilgili duygu ve düşüncelerini yazacaktır. Çünkü bu ajandaya hocamızdan başka bir şey yazılmaz.” diye konuştu.
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kollarından Diş Hekimleri Odası Ziyareti
18 Kasım 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları 16.11.2011 Çarşamba günü Diş Hekimleri Haftası sebebi ile Diş Hekimleri Odasını ziyaret etti.
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Danışmanı Meral Afşar, STK Birim Başkanı Özlem Gerek Serenli, yönetim kurulu üyesi Pakizen Yüzbaşıoğlu, Zehra Durmuş ve İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ali İhsan Gündoğdu ile birlikte, Diş Hekimleri Odası Genel Başkanı Prof. Dr. Serdar Çintan, Kurucu Başkanı Prof. Dr. Turhan Atalay, Genel Başkan Vekili Ender Kazazoğlu, yönetim kurulu üyeleri Diş Hekimi Ayten Yıldırım (Genel Sekreter) Diş Hekimi Berna Aytaç (Salman) Diş Hekimi Güler Gültekin Diş Hekimi Reyhan Oytun Öğün makamlarında kabul ettiler.
Görüşmede Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ender Kazazoğlu İstanbul’da Diş Hekimleri Odasına bağlı 6500 üyelerinin olduğunu ama hükümetin yanlış politikaları sebebiyle Diş Hekimleri Odasının ve diğer Odaların kapatılmakla tehdit edildiğini ifade etti. Sağlık Bakanı ile görüşme taleplerinin sert bir ifadeyle geri çevrildiğini belirten Kazazoğlu ” şuan hükümet bedava sağlık hizmeti adı altında basit ucuz malzemelerle hastaları tedavi ettiklerini, bu kötü malzemeler sebebiyle çoğu diş teknisyeninin Karaciğer, Akciğer kanserine maruz kaldığını” belirtti. Pakizen Yüzbaşıoğlu; bu malzemeler ülkemizde çok daha yüksek kalitede üretilebilir ve yeni iş sahası açılabilir. Maalesef hükümet üretim yapamak şöyle dursun üretim yapan fabrikalarımızı da her geçen gün özelleştirme adı altında satmaktadır.
Ali İhsan Gündoğdu; Biz Saadet Partisi Olarak hükümetin yanlış kararlarına tek başına miting ve basın açıklamalarıyla çözüm ve önerileriyle karşı çıkan tek partiyiz. Diş Hekimleri Sektörünün kamulaştırılması ve özelde mesleklerini icra edememeleri en büyük sorun. Prof. Dr. Turhan Atalay; Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak’ı takip ettiklerini Erbakan Hocanın 20 yaş daha genç olsaydı siyasette çok şeyin farklı olacağını dile getirdi. Mecliste çoğunluk sebebiyle muhalefet partilerinin çıkışlarının sonuçsuz kaldığını ifade etti. Dr. Ender Kazazoğlu ve yönetim kurulu sıkıntıları şöyle dile getirdi. Diş tedavisinde kaynaktan çok sonuca yönelik bir çalışma var 0-18 yaş grubuna koruyucu tedavilerin yapılmadığını ve bilgide verilmediğini üstelik şuan hükümetin karar hükmündeki kararnameyle yönetildiğini çoğunluğun sağlandığı avantajla odaları meslek kuruluşlarını bakanlık altına bir kuruma bağlıyor ki buda odaların By-pass etmenin bir yoludur. Fakat ülkemiz bugün atılan sağlık temellerinin zararını 10 sene sonra görecektir. Prof. Dr. Serdar Çintan; şuan muhalefet olan her partinin desteğine ihtiyacımız var.
Saadet Partisinden bu desteği bekliyoruz sözlerinden sonra teşkilat mensuplarımız diş hekimlerinin bu özel günlerini kutlayarak görüşmeyi tamamladılar.
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kollarından Tüketiciler Birliği Ziyareti
22 Ekim 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcılarından Fatma Nevin Gökçe, Gonca Nur Aslan, Seval Gedikoğlu ve İl Yönetim Kurulu Üyelerinden Pakizen Yüzbaşıoğlu, Sevinç Durmuş, Dış İlişkiler Birim Başkanı Mustafa Kaya, Mahalli İdareler Birim Başkanı Sebahattin Yiğit’in katılmıyla Tüketiciler Birliği ziyareti gerçekleştirildi.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya ve Yönetim Kurulu üyelerininde hazır bulunduğu ziyarette birliğin yapmış olduğu faaliyetlerle ilgili bilgi veren Kaya; Cesaretle Hükümet’in yanlış politikalarını söylemekten çekinmediklerini çünkü kadrolarının gönüllü çalışanlardan oluştuğunu belirtti. Akaryakıt zamları, bilinçsizce kredi kartı kullanımları gibi ülkemize ve topluma çok ciddi zarar veren konuların üzerine gittiklerini ise ayrıca dile getirdi. Türkiye de hayırlı işlerle uğraşarak faaliyet gösteren birçok STK’nın temellerinin Milli Görüş hareketinden gelen insanlardan oluştuğunun farkındayız diyen Kaya;üstlendikleri misyonun çok önemli olduğuna vurgu yaptı.
SP İstanbul İl Kadın Kolları da yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdikten sonra ortak yapılabilecek çalışmalar hakkında istişare yaparak Tüketiciler Birliği’nden ayrıldı.
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları 102.İl Divan Toplantısını Yaptı
02 Ekim 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları 102.İl Divan Toplantısını İl ve ilçe teşkilatı üyelerinin yanı sıra İl Başkanı Selman Esmerer, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Açılış konuşmasını yapan İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk yaşanan terör olaylarına dikkat çekerek belirlenen planın adım adım ilerlediğini bunun neticesinde özerklik talebinin açıkca ifade edildiğini belirtti. Son günlerde yaşananlar olaylar terörün dağdan şehire indiğinin apaçık örneğidir diyerek bu millet için Milli Görüş iktidarına acil ihtiyaç vardır. Yeni bir döneme başladık ve bunun gereğini hep beraber yapacağız çünkü biz gücü direk kaynağından alıyoruz ifadelerini kullandı.

Toplantının siyasi konuşmalar gündem maddesinde İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer, Somali’de yaşanan insanlık dramıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Siyonist sömürüye dikkat çeken Esmerer, Somali’de insanlar açlıkla boğuşurken emperyalist ülkeler Somali’nin tüm yeraltı zenginliklerine göz diktiğini hatırlattı. Esmerer, “Bugün Somali ölümle karşı karşıya kalmıştır. İşte Milli Görüş Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan sömürüye dayalı bu dünya sistemini, bu Siyonizm’i çözmüş, deşifre etmiştir. Dünya, sömürgeci ABD ve İsrail’e teslim edilemez. Öncelikle İslam ülkelerinin bir araya gelip İslam Birleşmiş Milletleri, İslam Ortak Pazarı, İslam Kültür Birliği ve en önemlisi İslam Barış Gücü’nü kurması gerekmektedir. Merhum Liderimiz D-8′le birlikte yeni bir dünya kurma yolunda ilk adımını attı. İnşallah yeniden iktidar olacağız ve İslam ülkelerine de liderlik yapacağız” dedi.

Türkiye’nin İslam dünyasında çok önemli bir ülke olduğunu dile getiren Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Ortadoğudaki son gelişmelerle birlikte Arap Baharı ve Türkiye’ye biçilen rolü değerlendirdi.
Kırk yıllık bir dönemde Türkiye’de ve dünyada bir Erbakan Devrimi yaşandığını anlatan Kurdaş, “O Erbakan’ca duruşla hem Türkiye’de çok şeyi değiştirdi hem de İslam ülkelerine yön verdi. İslam dünyasının gerçek anlamdaki baharı O’ydu. Ve O’nun fikirleriyle oluşan bahar hep devam edecek” dedi.
“Dünyadaki son gelişmeler çerçevesinde söylenebilecek en gerçekçi yorum Siyonizmin kadro değiştirdi olabilir” diyerek sözlerine devam eden Mustafa Kurdaş, Arap Baharı adı verilen sürecin Türkiye’ye biçilen rolle birlikte Batı’nın kontrolüne girdiğini söyledi. Kurdaş, Başbakan’ın ‘Neo Laik’ tavsiyelerini de eleştirirken, medyanın gerçekleri sümen altı ettiğini kaydetti. Kurdaş, “”Küreselleşme dediğimiz şey sadece limanlarımızın, fabrikalarımızın, madenlerimizin satılması değildir. Küreselleşmede en büyük tehdit fikriyatımızın, düşünce iklimimizin ve reflekslerimizin de elimizden alınmasıdır. Bu da medya eliyle yapılmaktadır. Milli Gazete bu süreçte yine üzerine düşen önemli bir fonksiyonu en iyi şekilde yerine getirmektedir. Milli Gazete penceresini kapatan kendisine gerçekleri de kapatmış demektir” şeklinde konuştu.
İl Divan toplantısı aylık çalışmaların değerlendirilmesi ve önümüzdeki ayın çalışma programının görüşülmesi ile sona erdi.
Saadet Partisi İl Kadın Kollarından Ziyaret
18 Eylül 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
“Birleşmiş Milletler Bütün Dünyaya “ Somali” Vadediyor”
26 Ağustos 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak gündeme dair yapmış olduğumuz basın açıklaması aşağıdaki gibidir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BÜTÜN DÜNYAYA “ SOMALİ” VADEDİYOR..
Basın açıklamamıza, sözümüze, düne göre bu gün çok daha güvendiğimizi söyleyerek başlıyoruz. Peşinen bunu yapıyoruz çünkü Milli görüşçüler olarak hep sağlam cümleler kurduk ve kuracağız inşaAllah.
Batı emperyalizminin elinden hayır namına hiçbir şey çıkmadığını geçirdiğimiz her gün bize ispatlıyor. Her geçen gün bu bilgiyi pekiştirmekten öteye geçemiyor maalesef. Tunus’ta başlayan “demokrasi şöleni”ile ateşlenen fitilin herkes farkında ve bu fitilin nerede patlayacağı ile ilgili tahminler dile getirilmekten bile çekiniliyor. Bu farkındalık mutlaka tedbir almayı gerektirir. Bu farkındalığı en yüksek düzeyde hissetmesi icap edenler ise ülkelerin hükümetleridir.
Ülkemizin gündemi Suriye, PKK, Somali başlıkları ile meşgul. Bu gündemler ayrı gündemler olarak takdim edilse de asıl itibariyle aynı gündemdir. Bu gündemlerin arkasında Siyonist-emperyalist emellerin yattığını bilmeden veya inkâr ederek siyaset yapmak, bu siyaset sahipleri eliyle toplumları ancak felakete götürebilir.
Somali’de yaşanan büyük dram karşısında Aziz Milletimizin duyarlılığı bütün dünyada şaşkınlıkla karşılanıyor. Bu aziz millet, dün olduğu gibi bu günde yarım ekmeğini paylaşmayı bilmiştir.
“Bu açlığın müsebbibi değiliz, sebep olanlar davransın” deyip kenara çekilmemiştir. İmanının gereğini yapmış, dünyaya bir kez daha insanlık dersi vermiştir. Bizlerin asil duyguları ve davranışları Somali’nin neden bu hale geldiğini sorgulamaktan alıkoymamalı. Bilakis bu sorunun üzerine gidilmelidir.
Afrika’nın en uzun kıyı şeridine sahip olan Somali, Osmanlı’nın bölgeden çekilişiyle makûs tarihini yaşamaya başladı. İngiltere, İtalya ve Fransa’nın sömürgesi altında, zenginlikleri, işbirlikçi hükümetlerinde katkısıyla bu ülkelerin hükmü altına girdi. Somali’nin getirildiği nokta Siyonist emperyalizmin dünyaya vaadidir. Dünyanın en büyük teşkilatı olan BM, dünyaya sözde “barış”,”demokrasi”, “istikrar”, “ yardım” taşıdığı iddiasında. BM kuruluşundan itibaren sadece güçlünün yanında olmuş, güçlünün hukukunu savunmuştur. Kuruluş felsefesi itibariyle BM’den başka bir şey beklemekte en hafif ifadesiyle cehalettir. Birleşmiş Milletler’in çirkin yüzünü bir kez daha Somali’de de ayan beyan görmekteyiz; 1992’de BM’ye bağlı, Butross Ghali sorumluluğundaki UNOSAM’ın bölgede yaptığı katliam, BM’ye bağlı Dünya Gıda Formunun (WFP)2009 da güvenlik gerekçesiyle bölgeyi terk edişi, Cenevre’de BM üye ülkelerinin katıldığı toplantıda 1.61 milyar dolarlık yardım paketinin akıbeti, UNiCEF himayesinde dünya starlarınca verilen konserlerde toplanan milyar dolarların akıbeti, bölgede BM depolarında dağıtılmayan yardım paketleri ve liste uzayıp gidiyor…
Bu basın toplantısı, aziz milletimizin en büyük takdirlerin üzerindeki diyergamlığını dile getirip, BM’nin çirkinliklerinin tesbit edildiği bir basın toplantısından ibaret olmayacak elbette. Bütün bunları görmek bizlere Hükümetimizin Somali’de ki aynı insani gerekçelerle daha bir yıl önce bırakınız başbakan desteğiyle girmeyi bir sivil toplum kuruluşumuzu bile Gazze’ye neden sokamadığı sorusunu sormaktan alıkoymamalı. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla kalmayıp devlet gücünü hissettirecek şekilde Somali’nin kapılarını ardına kadar açan unsur nedir? Veya soruyu tersinden soralım Somali’de açılan kapılar Gazze’de niçin açılmıyor. Libya’da “sivil halk kıyımı”na müdehale eden nato Neden İsrail ‘e müdahale etmiyor. İsrail neden uluslar arası toplum tarafından cezalandırılmıyor.
Milli Görüş camiası olarak İslam ülkeleri ve dünyadaki bütün zulümlerin son bulması için mutlak suretle Türkiye’nin öncülüğünde İslam Birliği’nin kurulmasının bir keyfiyet değil kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu belirtiyoruz. Ortadoğu halkları, diktatörler ve Siyonist emperyalizm arasında tercihe mecbur bırakılmamalı. Türkiye kendini, zahiren “güçlü” zanneden birtakım ülkelerin uzun soluklu planlarını hayata geçirmekte aracı rolü üslenmek, önemli pozisyonlar kapmak, getir götür işlerini yapmak yerine İslam birliğini kurmak için bütün Müslüman ülkeleri ikna etme çalışmaları yapmalı, bölgenin ve dünya barışının bu birliği sağlamakla olacağını idrak etmelidir. Halihazırda bu amacın ilk adımı olan ,15 Haziran 1997 de kurulan D-8 e can verilmeli,sahip çıkılmalıdır.Aksi halde yara bantları ,ambulanslar,taziye ve içi boş kınama mesajlarıyla kendi kendimizi aşağılamaya devam edeceğiz.
Sözün başında da belirttiğimiz gibi Saadet Partisi kırk yıldır söylediği Sözüne bu gün dünden daha çok güveniyor ve sarılıyor. Kimsenin şüphesi olamasın Adil bir düzen Yeni bir dünya mutlaka kurulacak Saadet Partisi her hal ve şartta bu amaç için çalışmaya devam edecektir.
Bu önemli basın açıklamamıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı siz değerli basın mensuplarımıza da şükranlarımızı ifade ediyoruz.
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı
Nagehan Gül Asiltürk


.jpg)















