Mebrure Kutan dualarla uğurlandı…
Bir süredir tedavi gördüğü hastanede önceki gün vefat eden Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi ve Saadet Partisi Eski Genel Başkanı Recai Kutan’ın 55 yıllık hayat arkadaşı Mebrure Suna Kutan’ın cenazesi defnedildi. Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilen merhumenin cenaze törenine binlerce seveni iştirak etti.
Karşıyaka Mezarlığı Cami’inde Cuma Namazı sonrası cenaze namazı kılınan Merhume Kutan daha sonra ise Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedildi. Cenaze namazına eski siyasetçiler ile Milli Görüş camiasından birçok kişi de bir araya geldi. Cenaze Namazı’na Recai Kutan ve oğulları İsmail, Murat, Ahmet Kutan ile torunları ile yakın akrabaları katıldı.
Kılınan cenaze namazına Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yanı sıra Hükümeti temsilen Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Hilmi Güler, AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu, BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, ANAP Eski Genel Başkanı Erkan Mumcu, Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’de katıldı. Cenaze Töreni’ne Eski bakanlar ve milletvekilleri, Milli Görüş camiasının önde gelen simaları, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları, GİK üyeleri, Kadın ve Gençlik Kolları üyeleri, il ve ilçe başkanları ile çok sayıda vatandaş iştirak etti.
Başta Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun genel başkanları ile yönetim kurulu üyeleri de cenaze namazına iştirak etti.
Dualarla defnedildi
Cenaze törenine gelen merhumenin eşi ESAM Genel Başkanı Recai Kutan ve oğulları Cuma Namazı öncesi cenazesin başına gelerek dua okudu. Cuman namazı sonrası saf tutan binlerce kişi merhume Mebrure Kutan için önce cenaze namazı kıldı, ardından da hep bir ağızdan ‘Hakkımızı helal ediyoruz’ dedi. Cenaze Namazı sonrası yaklaşık yarım saat taziyeleri kabul eden Kutan ailesi sonrasında cenazenin defnedileceği bölgeye gitti. Taziyelerin kabulünden sonra alınan cenaze araca bindirilerek, defnedileceği bölgeye götürülerek dualarla defnedildi.
Cenaze Namazı sonrası taziyeleri kabul eden Kutan ailesine Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un eşi Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş ile Saadet Partisi Kadın Kolları üyeleri ile birçok bayan da taziyede bulundu. Cenaze törenine CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile daha birçok kişi kurum ve kuruluşta çiçek gönderdi. Kutan ailesinin Malatyalı olmasından ötürü Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Mehmet Asiltürk ile yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda Malatyalı da törene geldi.
Başbakan Erdoğan, Arınç ve Çiçek evinde taziyede bulundu
Önceki gün eşi vefat eden Recai Kutan taziyeleri evinde kabul etti. Öğleden sonra evine geçen Kutan’a ilk başsağlığı dileğinde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş oldu. Daha sonra ise Milli Görüş Lideri Prof. Dr Necmettin Erbakan, oğlu Fatih Erbakan ve kızları ile taziye ziyaretinde bulundu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile Başbakan Yardımcıları ve Devlet Bakanları Bülent Arınç ile Cemil Çiçek, AKP Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz da Kutan’ı evinde ziyaret ederek taziyelerini ilettiler.
Numan Kurtulmuş: İsrail’e Haddini Bildirelim!
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş; “Bir kez daha uyarıyoruz. İsrail’in bu yaptığı devlet terörüdür. İnsanlık suçudur. İsrail bu saldırgan ve provakatif tutumuyla sadece Mescid-i Aksa’yı tahrip etmemekte, bütün İslam dünyasını tahrik etmektedir. Çünkü Mescid-i Aksa Müslümanların namusudur. İsrail mescid-i Aksa’ya yönelik bu tahripkar ve tahrikkar tutumuna derhal son vermeli, Mescid-i aksa çevresindeki kuşatmayı kaldırmalıdır” dedi.
Mescid-i Aksa’da yaşanan son olaylar üzerine yazılı bir açıklama yapan Numan Kurtulmuş şunları söyledi:
“İşgalci İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırgan tutumunu her geçen gün pervasızca arttırmaktadır. Nitekim bugün İsrail askeri güçlerinin bazı fanatik Yahudi grupları ile işbirliği içerisinde Mescid-i Aksa’ya girme girişiminde bulunduğu, caminin içine zehirli gaz bombası attığı, çıkan olaylar onlarca Filistinlinin yaralandığı, İsrail askerlerinin yaralı Filistinlilere tıbbi müdahaleyi engellediği, hatta ezan okunmasını önlemek için Mescid-i Aksa’nın ses düzenini tahrip ettiği yönünde bilgiler gelmektedir.
İsrail’in bu yaptığı devlet terörüdür. İnsanlık suçudur. İsrail bu saldırgan ve provakatif tutumuyla sadece Mescid-i Aksa’yı tahrip etmekle kalmayıp, bütün İslam dünyasını da tahrik etmektedir. Çünkü Mescid-i Aksa Müslümanların namusudur. İsrail Mescid-i Aksa’ya yönelik bu tahripkar ve tahrikkar tutumuna derhal son vermeli, Mescir-i aksa çevresindeki kuşatmayı kaldırmalıdır. Aksi takdirde, bundan zarar gören sadece Filistin-İsrail barışı değil tüm bölge ve dünya barışı olacaktır.
Son olaylar, gerekli uluslararası kararlılık ortaya konmadığı sürece İsrail askeri güçlerinin ve fanatik Yahudilerin saldırganlıkta ve pervasızlıkta ne kadar ileriye gidebileceğini açıkça göstermektedir.
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi maalesef işgalci İsrail yönetiminin en büyük cesaret kaynağı, tüm bu yaşananlara rağmen dünya kamuoyunun sergilediği duyarsızlık, büründüğü sessizliktir.
Bu nedenle; başta İslam Konferansı Örgütü olmak üzere İslam ülkelerinin yöneticilerine, Arap Birliği’ne sesleniyorum;
Her fırsatta insan haklarından, demokrasiden, özgürlükten bahseden gelişmiş batılı ülkelere sesleniyorum.
Daha geçen hafta birleşmiş millet insan haklari konseyi tarafından hazırlanan rapor; Gazze’de fosfor bombası kullanan İsrail’in insanlık suçlu işlediğini açıkça ortaya koymuştur.
Bu nedenle Birleşmiş Milletlere sesleniyorum.
İsrail’in bütün dünyanın gözleri önünde sergilediği bu insanlık dışı saldırılara daha fazla suskun kalınamaz.
Son raporda dahil olmak üzere BM kararlarını hiçe sayan, hiçbir ahlak, adalet, kural tanımayan, zulmü ile abad olmaya çalışan İsrail’e karşı acil ve etkili müeyyideler ortaya konmalıdır.
İsrail’e haddi bildirilmelidir.
Bu yapılmadığı takdirde başta Birleşmiş milletler olmak üzere tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar sadece itibarını kaybetmekle kalmayacak, varlık nedenleri sorgulanır hale gelecektir.
Buna ilaveten, barıştan, adaletten, özgürlükten yana olan tüm insanlığın vicdanında mahkum olacaktır.
Milletimizin Mecsid-i Aksa ve Filistin konusundaki hassasiyeti ortadadır. Bu hassasiyetini daha önce defalarca büyük bir asaletle ortaya koymuştur. Bu çerçevede İktidardan gelişen olaylar çerçevesinde milletimizin hassasiyetine uygun, acil ve etkili bir tavır ortaya koymasını bekliyoruz.
Kamuoyuna saygılarımla…”
PROF. DR. NUMAN KURTULMUŞ
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI
isra haber


.jpg)







