Saadet’in Kadın Milletvekili Adylarından ÖNDER Ziyareti

09 Haziran 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi Kadın Milletvekili Adayları tarafından ÖNDER’e ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarette Başkan Yasemin Erenci ile bir araya gelindi.

Adaylara derneğin faaliyet alanlarından bahseden Erenci, Hadis dersleri, kitap okumaları, kültürel etkinlikler, okullar arası yarışmalar gibi aktivitelerin olduğunu söyledi. Ayrıca İmam Hatip Okulları’ndaki ablalık sorumluluklarını yerine getirdiklerini ifade eden Erenci, kesintisiz sistemin yarasını yakından yaşadıklarını vurguladı.

Saadet Partisi Milletvekillerinin ise meclise girip bu sorunu çözmesini gönülden istediğini belirtti.

Amaçlarının her ilçede 1 İmam Hatip Okulu’nun olduğunu dile getiren Erenci, “İmam Hatip’li neslin bu kimliği, elbet hayatının bir yerinde suyun yüzeyine çıkar” dedi ve kat sayı adaletsizliği konusunda hükümetin yetersiz kaldığını da ekledi. 

Saadet iktidarında Osmanlıca dersinin eğitimin her kademesine seçmeli ders olarak konacağını ifade eden Milletvekili Adayı Fatma Nevin Gökçe, “Milli Görüş’ün Partisi olan MSP döneminde, nasıl ki imam hatip okullarının orta kısımları açıldıysa, nasıl yüzlerce imam hatip okulu açıldıysa, yine bunu yapmaya muktedir tek partinin bugün Saadet Partisi olduğunu söyledi. Mesut Yılmaz’ın “siyasi hayatıma mal olsa da çıkartacağım” diyerek çıkardığı kesintisiz eğitimin sonucu imam hatiplerin orta kısımlarının kapatıldığını belirten Gökçe, bir İmam Hatip Okulu ziyaretlerinde müdürün “ağaç yaşken eğilir fakat bize odun olarak geliyor” şeklindeki üzüntülerini de aktardı. Gidişatın da 13 yıl kesintisiz eğitime doğru olduğunun altın çizdi.

 programlar_ve_stklar_027

 Milletvekili Adayı Pakize Yüzbaşıoğlu, velilerin de çocuklarını sadece toplumun pisliğine bulaşmasın diye gönderdikleri İmam Hatip Okulları’na aslında mütefekkir yetiştirmek gibi üstün niyetlerle gönderilmesinin esas olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Yüzbaşıoğlu, İlahiyat ve İmam Hatip Dernekleri’nin, gidişatın ne yönde olduğunun farkında olduklarını belirtti. “Bir takım ilim adamları dahi bugün Saadet Partisi’nin net üslubunu eleştiriyor. Toplum düzeni açısından ilahi mesaj açıktır. Faiz Dünya’nın gerçeği deniyorsa orada büyük problem vardır. Ilımlaştırarak bir yere gelinecek olsaydı 1400 yıldır bu yapılırdı” dedi.

Seçimlerde Saadet Partisi’nin 2 puanlık artışının bile AKP’ye çeki düzen vereceğini savunan Yüzbaşıoğlu, “O, ensesinde kimin olduğunu çok iyi biliyor” dedi.

Milletvekili Adayı Zeynep Şule Rıdvanoğlu ise, Tayyip Erdoğan konuşmalarında yalancılık yapmıyor, bakıyoruz başörtüsü, İmam Hatipler gibi sözler vermiyor” şeklinde konuştu. Yarın “niye çözmedin” diye sormanın yersiz olacağını belirterek, oy verirken dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. “AKP’nin Beyannamesini kaç kişi okumuştur? Hemen hemen hiç kimse” diyen Rıdvanoğlu rakamların büyültülüp küçültülmesi aldatmacası olduğunu hatırlatarak, Erdoğan’ın, paradan sıfır atılmasını anlatırken 1 milyonun 1 lira olmasıyla övündüğünü fakat öte yandan hükümetin devraldığı borcu katrilyon olarak aktardığını ifade etti. Kişi Başı Milli Gelir’in de dolar milyarderleriyle asgari ücretlinin gelirlerinin toplanıp ülke nüfusuna bölünerek hesaplandığını, böylece 4 kişilik bir aileye 5 Bin Lira düşmesi gerektiğini ama seçmene sorduğunuzda ceplere böyle yansımadığını belirtti.

 Birbirimizi uyardığımız sürece iyi günler göreceğimizi dile getiren dernek başkanı Erenci, başarı dileklerini ileterek Milletvekili Adayları’nı uğurladı.

Eğitim ‘açılımı’ da olsun!

23 Mart 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Başörtülü ve Meslek liseli olduğu için resmen “ikinci sınıf” vatandaş muamelesi gören milyonlarca genç de “sınıf” atlamak istiyor!

egitim-acilimi-da-olsun-medium-0

Kamuoyu, başörtüsü ve Katsayı adaletsizliği söz konusu olduğunda sürekli geri adım atan hükümetten, eğitim özgürlüğü konusunda da bir açılım bekliyor.

Önceki sene başörtüsü sorunun çözmek için harekete geçen Meclis’in aldığı kararın, yüksek yargı tarafından iptal edilmesi ve son iki yıldır Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) katsayı adaletsizliğine çözüm için getirdiği tüm önerilerin Danıştay tarafından reddedilmesi, hasretle netice bekleyen milyonlarca öğrenciyi ve ebeveynlerini perişan etti. Başörtüsü konusunda olduğu gibi katsayı konusunda da geri adım atan hükümetin, yüz binlerce meslek liseli ve İmam Hatip Liseliyi mağdur eden son katsayı kararını da rafa kaldıracağı belirtiliyor.

Katsayı Çilesi

İstanbul Barosu’nun açtığı davalar üzerine Danıştay önce YÖK’ün ‘eşit katsayı’sını, daha sonra 2-10 puanlık fark getiren 0,13-0,15′lik katsayıları durdurmuştu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, YÖK’ün itirazını 14′e karşı 15 oyla reddetmişti. 10 puanlık katsayı farkını ’sembolik’ bulan Kurul, bu farkın yeterli olmadığını belirterek farkın daha da açılmasını istemişti. Danıştay’ın iki defa reddettiği YÖK’ün ise 3. defa yeniden düzenlediği ve geçen hafta kamuoyuna açıkladığı katsayı oranları, öğrenci ve velileri hayal kırıklığına uğrattı. Meslek liseleri ve İmam Hatip Liselerinin 11 yıldır mağdur olduğu katsayı oranlarını 0.15-0.12 olarak belirleyen YÖK, alan içi ve alın dışı tercihler arasındaki makası da 0,01 oranında açarak, eşitsizliğin derinleşmesini isteyen Danıştay’ın dediğini yaptı. Böylece, genel liseli ile meslek liselinin puanları arasındaki katsayı çarpanı arasındaki fark, 0,03′e yükseldi.

Fark 15 puana çıktı

YÖK, kararın gerekçesinde yeni düzenlemenin, “yargı kararları doğrultusunda oldukça zorlaştırıcı etki yaratan bir oran” olduğu açıklamasını yaptı. Son düzenleme ile alan dışı tercihlerde aynı soruları cevaplayan adayların puanlarında 15 puanlık bir fark ortaya çıkacak. Bir puanlık farkın bile üniversiteye girişte on binlerce öğrencinin sıralamasını değiştirdiği göz önüne alındığında eşitsizliğin aynen devam edeceği ortaya çıkıyor. Yeni düzenlemeye göre, meslek liseli ve imam hatipli bir öğrenci alan dışında tercih yapmak isterse, sayısalda 6 ve sözelde 10 soru daha fazla çözmek zorunda kalacak.  Danıştay’ın son olarak iptal ettiği düzenlemede katsayı oranları 0.15-0.13 idi. Yeni düzenlemede ‘alan içi’ 0,15 oranı aynen kalırken, alan dışı tercihler için 0,13 oranı bir puan düşürülerek 0,12′a indirildi. Alan içi ve alan dışına uygulanacak bu 0,03′lük fark AOBP’si düşük öğrenciyi 3 puan, yüksek olan öğrenciyi ise 15 puan etkileyecek.

ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut:

Açılımlar, eğitimi de kuşatmalı

Üniversite sınavlarında uygulanan katsayı problemi ve başörtülü öğrencilerin yasal zeminde sorunu hala çözülemedi. Hükümetin uyguladığı bütün bu açılım süreçleri çerçevesine bir eğitim açılımı da eklenmeli. Açılım ve anayasa çalışmalarının eğitimi de kuşatması lazım. Hükümetin bu meselede hassasiyet göstermesini aksi durumda da seçmenin tepki vereceğini bilmesini istiyoruz. Ayrıca din eğitiminin anaokulundan üniversiteye kadar formasyon eğitimi görmüş kişiler tarafından en azından seçmeli olarak verilmesini talep ediyoruz. İHL’lerde okuyan gençlerimiz mevcut öğrencilerin yüzde 2’sini teşkil ediyor. Yani Yüzde 98 oranındaki gençler temel dini eğitimden yoksun.

Sosyal Güvenlİk Kurumu Başmüfettişi Resul Kurt:

Meslek liseliye SGK darbesi

Ülkemİzde işletmelerin en büyük sıkıntısının meslek eğitimi almış ara eleman olduğu bilinmektedir. Bugüne kadar çıraklar iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası kapsamında (SGK) sağlık ve sigorta yardımlarından faydalanmaktaydı. Hiç bir sorun da yaşanmamaktaydı. Ancak SGK, 27 Nisan 2009 tarihli ve 5620196 yazısında çıraklık eğitim merkezlerine devam eden çıraklar için gereğince bu kapsamdaki sigortalılar için genel sağlık sigortası primine tabi olmadıkları için sağlık yardımı yapılmaması gerektiği yönünde SGK müdürlüklerine talimat vermiştir. Peki, bu yavrular sağlık yardımlarını nerden alacaklar? Hani herkes sağlık güvencesine girecekti. Bırakın herkesin sağlık güvencesine girmesini, sağlık güvencesi olanları da kapsam dışına çıkarıyoruz.

Gençlerin yüzde 98′i din eğitiminden yoksun

28 Şubat sürecinden bu yana toplumun karşısında birçok problem var ve bu problemlerin çözümü için adım atılmadı. Gerekçesi her ne olursa olsun bu sorunların çözülememesi milyonlarca insanı hak gaspına uğratıyor. Özellikle 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması ve üniversite sınavlarında uygulanan katsayı bu problemlerin başında bulunuyor. Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut, çoğumuzun gündeme getirmediği ancak bugün toplumsal boyutta yaşadığımız sorunlara da kaynaklık ettiğini düşüneceğimiz aynı eksende düşünülebilecek bir probleme dikkat çekti. Din eğitiminin anaokulundan üniversiteye kadar formasyon eğitimi görmüş kişiler tarafından en azından seçmeli olarak verilmesini talep ettiklerini ifade eden Korkut, İmam Hatiplerde okuyan gençlerin mevcut öğrencilerin yüzde 2’sini teşkil etiğini belirterek; “Yani yüzde 98 oranındaki gençler temel dini eğitimden yoksun. Çok önemli sorunların da temeli aslında bu” diye konuşuyor.

Yurtdışında okuyanlarda da geri adım

YÖK’ün geri adımları katsayı konusu ile sınırlı değil. Önceki hafta, liseyi yurtdışında okuyan Türk öğrencilerin üniversiteye daha kolay bir prosedürle giriş hakkı konusunda aldığı kararı da YÖK “tepkiler” üzerine geri çekti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), lisenin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin, yabancılar gibi Türkiye’deki üniversitelere girebilmesine yönelik kararından da geri adım atarak, ‘kamuoyunda konunun ’sınavsız üniversite’ şeklinde yanlış anlaşılmalara neden olduğu ve yapılan bazı açıklamaların Türkiye’de ortaöğretimini tamamlayan adaylar üzerinde olumsuz etki yaparak motivasyonlarını bozabileceği’ gerekçesiyle uygulamadan vazgeçtiklerini duyurdu. Kaldırılan sistemde liseyi yurtdışında okuyan Türk öğrenciler yabancı öğrenciler gibi; uluslararası sınavlar, kendi ülkelerinin sınavları, Türk üniversitelerinin yapacağı sınavlar veya Türk üniversitelerinin belirleyip YÖK’ün uygun bulacağı kurallara göre ve üniversitelerin belirleyeceği kontenjanlar dâhilinde Türk üniversitelerine alınacaktı. “Sınavsız üniversite” ise tamamen bir medya yalanından ibaretti.

Haber Kaynağını görüntüle

ÖNDER Derneği iade-i ziyarette bulundu

05 Mart 2010 Yazan kubra  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri, İstanbul

ÖNDER’ den Kadın Kolları Başkanlığımıza iade-i ziyaret  gerçekleştirildi.

Yine Siyasi gündem değerlendirilirken önemli tesbitler yapıldı. Katsayı meselesinde ciddi adımlar atmayan hükümete her kurum ve kuruluştan baskı yapılması gerektiği dile getirildi.

 Katsayı probleminin giderilmesiyle alakalı Siyasi Parti ve ilgili kurumlara görüşmeler gerçekleştiren ÖNDER’e, Başkanımız Nagehan Gül Asiltürk tarafından tam destek verilerek kesin ve kalıcı çözümün Genel Başkanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un açıklamalarında yer aldığı özellikle not düşüldü.

Bu zulüm bitecek!

06 Aralık 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem, Manşet

bu-zulum-bitecek-spot-0

İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği ÖNDER, üniversite sınavlarında katsayı eşitliği getiren YÖK kararının Danıştay 8. Dairesi’nce iptal edilmesi çerçevesinde bir basın istişare toplantısı gerçekleştirdi.

ÖNDER Genel Merkezi’nde yapılan toplantıya, STK temsilcileri, gazeteciler ve ÖNDER yönetim kurulu üyeleri katıldı. ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut’un başkanlığında yapılan toplantıda söz alan ÖNDER Onursal Başkanı İbrahim Solmaz, Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) 1999 yılında kanuni hiçbir değişiklik yapılmadan katsayı kararı getirdiğini hatırlatarak, “Biz öğrencilerimizin eşit şartlarla bu yarışın içinde bulunmasını istiyoruz. Başarılı olmayanlar zaten üniversite okuma şansını elde edemiyor. Ama başarılı olan öğrencileri önüne engel olunmasın” dedi. Toplumdaki bütün özgürlüklerin yeni bir anayasayla güvence altına alınması gerekliliğini ifade eden Solmaz anayasanın halkoylamasına sunulmasını istedi.

Sadece eşitlik istiyoruz.

Ensar Vakfı Genel Başkanı Ahmet Şişman ise yaptığı konuşmada “Yıllardan beri bu konular hakkında konuşuyoruz. Tam düzeldi derken birileri bir taş koyuyor. İnsanın aklının almayacağı insan hakları ihlalleri var. Bizim İmam-Hatipli öğrencilere ayrı bir muamele yapılsın diye bir talebimiz yok, sadece eşitlik istiyoruz. Bu konuda insaflı, kalabalık bir topluluk oluşmalı” ifadelerini kullandı. Memur-Sen İstanbul İl Başkanı Ahmet Yurtman ise bu konuda öğretmenler kadar öğrencilerin de mağdur olduğunu belirterek, “Öğretmenler emeklerinin karşılığını almak ister. Öğretmenler öğrencilerini iyi yerlerde görmek için yetiştiriyor, emek veriyor. Bu katsayı uygulaması öğretmenlerimizin emeklerinin karşılığını engelliyor” dedi. Yurtman da Türkiye’nin demokratik bir Anayasaya ihtiyacı olduğunu söyleyerek toplumun bu konu hakkında ses yükseltmesi gerektiği belirtti.

Yasaktan sanayi de büyük zarar gördü

İstişare toplantısına katılan, Milli Gazete Yayın Danışmanı Ekrem Kızıltaş da görüşlerini katılımcılara aktardı. ‘Bu düzenleme YÖK tarafından yapılırken Danıştay’ın bahane bulup durduramayacağı şekilde mi yapıldı’ diye soran Kızıltaş, kanuni düzenleme konusundaki çekincelerini ileterek, “Kanuni düzenleme yapılacaksa çok dikkatli olunmalı. Gücü elinde bulunduranlar yine Meslek ve İmam-Hatip Liseliler aleyhine kararlar alabilir” dedi. “1999 yılından bu yana süren oyunda sanayi de zarar gördü. Sanayiciler büyük ölçüde ara elaman açığı yaşıyorlar ama nedendir bilinmez ses çıkaramıyorlar” dedi.

İzmir, Danıştay’a haykırdı:

Eşitlik, adalet, özgürlük istiyoruz

Sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Adalet ve Özgürlük Platformu, İzmir’de Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)’nun meslek liselerinin üniversiteye girişindeki katsayı uygulamasına ilişkin kararıyla yürütmeyi durduran Danıştay’ı protesto eylemi düzenledi. Adalet ve Özgürlük Platformu’nun çağrısıyla Basmane Garı önünde toplanan konuya duyarlı vatandaşlar, Fevzipaşa Bulvarı üzerinden Konak Meydanı’na kadar protesto yürüyüşü yaparken, yolda seyir halinde olan araçlardan da destek geldi. Ellerinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla Danıştay’ın katsayı kararına tepki yürüyüşü düzenleyen vatandaşlar, “Halkın düşmanı darbeci yargı’ ‘Darbeci Baro,’ ‘Darbeci Danıştay” şeklinde sloganlar atarak Konak Meydanı’na kadar ulaştı.

Çok sayıda STK destek verdi

Bildiriye imza koyarak Adalet ve Özgürlük Platformu’nun protesto eylemine destek veren sivil toplum kuruluşları şunlar: İMHAD, Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği (Özgün-Der), Çağrı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Çağrı-Der), Karşıyaka İmam Hatip Mezunları Derneği (KİM-Der), İzmir Yardımlaşma Derneği (İZYAD), İnsan Eğitim Kültür Yardımlaşma Derneği (İnsan-Der), İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Den), Tire İmam Hatip Mezunları Derneği (TİM-Der), Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der), Memur Sendikaları (Memur-Sen), Hayat Çevre ve Kültür Derneği (Hayat-Der), Aksiyoner Hukukçular Derneği (AHUD).

ÖĞDER Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz:

Katsayı, işsizliği artırdı

Şuurlu Öğretmenler Derneği Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz yaptıkları aylık şube başkanları toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Akkiraz, katsayı uygulamasının bir darbe zihniyeti uygulaması olduğunun altını çizerek, bu gün genç nüfusun işsiz olmasının arkasında da bu zihniyetin olduğunu dile getirdi.

Akkiraz, 28 Şubat sonrası bir yıkım süreci yaşandığının altını çizerek, “Bu yıkım sürecinde, özellikle 28 Şubat operasyonu ile ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ doğrultusunda büyük bir gelişme gösteren eğitim ve öğretim yapımıza büyük saldırılarda bulunulmuş, eğitimde fırsat eşitliği keyfi uygulamalarla ortadan kaldırılmıştır. Kur’an eğitimine getirilen kısıtlamalar, 8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitime geçiş, katsayı düzenlemesi gibi uygulamalarla sistem olabildiğine yozlaştırılmıştır. Bu yozlaştırmalar Millet iradesine rağmen yapılmıştır. Meslek liselerinin önü kesilmiş, ülkenin iş gücü ihtiyacı karşılanamaz hale gelmiştir. Bundan dolayıdır ki genç nüfusun yüzde 30 ‘u işsiz ve vasıfsız konuma gelmiştir” diyerek eleştirilerde bulundu.

“Ülkenin değerli ve geleceği gören müspet aydınlarının katkılarıyla YÖK, doğan mağduriyeti kısmen de olsa ortadan kaldıracak bir düzenlemeye imza atmıştır. YÖK yönetimini bu müspet kararından dolayı millet olarak takdir ettik” diyen Akkiraz, Danıştay’ın aldığı kararın millet vicdanında derin yaralar açtığını söyledi. Akkiraz, “Yıllardır milletten kopuk bazı etkin çevreler İstanbul Barosu’nu devreye sokarak Danıştay’a dava açtırmaları sonucu Danıştay’ın Anayasa ve yasaları zorlayarak YÖK’ün aldığı katsayı kararının yürütmesini durdurması, millet vicdanında derin yaralar açmıştır. Hukukçular ve konunun uzmanları bu kararın ideolojik bir karar olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir” dedi.

Onbinlerce öğrenci mağdur oldu

Kütahya’da, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) üyelerinden oluşan grup, Danıştay’ın, YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini durdurmasını protesto etti. Katsayı farkı nedeniyle her yıl yüzlerce öğrencinin üniversiteye giremediğini ifade eden Dernek Şube Başkanı Lütfiye Özkul, şöyle konuştu: “Bu karar, meslek liselerinde 11 yıldır uygulanan, on binlerce öğrencinin mağduriyetine, kalifiye ara eleman sıkıntısı sebebiyle ülkenin milyonlarca dolar kaybına, binlerce meslek lisesi mezununun küskünlüğüne ve beyin göçüne neden olmuştur.”

Çocuklarımız ne zaman okuyabilecek

ÖĞDER Genel Başkanı Akkiraz, Türkiye’de vatandaşın çocuğunun özgürce istediği okulda ne zaman okuyabileceğini sorarak,  “Bu ülkede Müslümanlığın hem şekline hem de ruhuna uymak isteyen biz velilerin çocukları inancını yaşayarak ne zaman bu ülkede okuyabilme hakkına kavuşacak.Bizim çocuklarımız inancının gereği olarak taktığı başörtüsü ile okuma imkanına, bir insan hakkı olan başörtüsü hakkını kullanarak, anayasal hakkı olan okuma hakkını adil bir şekilde kullanarak ne zaman okuyacak. Bizim çocuklarımız hangi ülkede özgürce okuyabilecekler.Danıştay´ın çocuklarımızın eğitim hakkını ellerinden alma hakkı var mı? Bu ayıbı kimler ortadan kaldıracak” diye konuştu.

Akimder Akyazı Şube Başkan Yardımcısı Hasan Engin Eroğlu:

“Kafalarına göre adalet dağıtıyorlar”

Üniversitelerde yaşanan başörtüsü zulmü ve katsayı adaletsizliği çeşitli kentlerde yuğun katılımlarla protesto edildi. Bunlardan biri de Sakarya Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu’nun düzenlediği protesto gösterisiydi. Duyarlı vatandaşların katıldığı gösteride grup adına bir konuşma yapan Akimder Akyazı Şube Başkan Yardımcısı Hasan Engin Eroğlu planlı, sistemli bir sindirme ve özgürlüklerimizi yok etme kararları alınıyor diyerek, “Kafalarına göre bir düzen kurmak istiyorlar. 4 sene önce bu karar YÖK’ündür dediler de şimdi kendileri karar verdiler. Art niyetli düşünmeyelim ama nedenlerin cevabını aradığımızda kasıt ortaya çıkıyor. Bu karar YÖK’ündür derken o zaman YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’ti ve Teziç nasıl olsa katsayıyı ortadan kaldıracak karar almayacaktı. Bugün katsayı problemini ortadan kaldıracak kişi olduğu için kara değiştirildi. Burası kafalarına göre kararlar alan muz cumhuriyetleri hiç değildir” ifadelerini kullandı.

www.milligazete.com.tr