Danıştay önünde katsayı eylemi
Danıştay’ın, YÖK’ün daha önce düzenleme getirdiği katsayı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına karşı Başkent’te eylemler sürüyor.
Memur-Sen Ankara Şubesi tarafından Danıştay binası önünde düzenlenen eylemde Sendika Başkanı Mustafa Kır, yaptığı açıklamada Danıştay kararını eleştirdi. Kır, Hükümet ve TBMM’yi bu konuda göreve çağırdıklarını söyleyerek, “Sorumluluğu YÖK’e yükleyip yanlış yapanları sadece kınamakla yetinmeyiniz” dedi.
Danıştay YÖK’ün daha önce düzenleme getirdiği katsayı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına karşı Başkent’te eylemler sürüyor. Memur-Sen Ankara Şubesi tarafından düzenlenen eylemde Sendika Başkanı Mustafa Kır, yaptığı açıklamada Danıştay kararını eleştirdi. Kır, Hükümet ve TBMM’yi bu konuda göreve çağırdıklarını söyleyerek, “Bunun önüne geçiniz. Bu tehlikeli oyuna dur deyiniz. Sorumluluğu YÖK’e yükleyip yanlış yapanları sadece kınamakla yetinmeyiniz” dedi. Danıştay önünde toplanan yüzlerce kişi eylem yaptı. İmam Hatip Lisesi ve Meslek Lisesi öğrencilerinin de katıldığı eylemde, Danıştay’ın almış olduğu karar bir kez daha kınandı. Memur-Sen Ankara Şube Başkanı Mustafa Kır, Danıştay’ın farklı katsayı zulmünü hukuk kılıfı ile yasallaştırmak istediğini söyleyerek, “Alınan bu karar meslek liseleri ile üniversiteler arasına aşılması güç bir zulüm duvarı örmeyi hedeflemiştir. Yargıçların inadına aldıkları bu karar siyasi, ideolojik ve hukuk dışı bir karardır” dedi.
Kır, “haksızlığa uğrarsanız, yargıya sığınırsınız. Haksızlık bizzat yargı tarafından yapılırsa kime sığınacaksınız” diyerek Danıştay’ın daha önce bu konuda YÖK’ü adres gösterdiğini söyledi. Meslek liseli öğrencilerin adaletten torpil değil adalet istediğini da belirten Kır, “Meslek liseli öğrenciler yargıdan torpil istemiyor. Ayrıcalık istemiyor. Ulufe istemiyor. Eşitlik ve adalet istiyor” diyerek eleştirdi. TBMM ve Hükümet’e seslenen Kır, “Bu olayı kınamanız sorunu çözmüyor. Biz sizden kınama ve şikayet değil sorunu çözmenizi yargı bağımsızlığını keyfilik, sayanlara gerekli cevabı vermenizi bekliyoruz. Katsayı adaletsizliğini acilen çözecek, başörtüsü yasağına son verecek, Kur’an eğitim önündeki yaş sınırının kaldırılmasına yönelik yasayı değiştirecek yasal ve anayasal düzenlemeleri derhal hayata geçirecek eylemleri bekliyoruz” dedi.
Meslek lisesi öğrencileri katsayı kararını Danıştay önünde protesto etti
Başkent’te bir grup meslek lisesi öğrenci ile Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen üyeleri, katsayı farkının yürütmesinin durdurulmasına tepki göstererek Danıştay önünde eylem yaptı.
Grup üyeleri, “Bu karar yargıya güveni sarsmıştır”, “Eğitim hakkımız engellenemez”, “Katsayı adaletsizliğine hayır” dövizleri taşırken, “Danıştay şaşırma sabrımızı taşırma”, “Vur vur inlesin Danıştay dinlesin” sloganları attı.
Grup adına açıklama yapan Memur-Sen Ankara İl Başkanı Mustafa Kır, 1999 yılında YÖK tarafından uygulamaya konulan farklı katsayı uygulaması kararının ne yazık sadece imam hatip liselerini değil tüm meslek liselerini kapanma noktasına getirdiğini belirtti. Kır, bu haksızlığa son vermek amacıyla katsayı adaletsizliğini ortadan kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli YÖK kararının yürürlüğünün İstanbul Barosu’nun itirazı üzerine Danıştay 8. Dairesi tarafından durdurulduğunu hatırlattı. Katsayı kararının durdurulmasının anayasal eşitliğe aykırı olduğunu vurgulayan Kır, Danıştay’ın katsayı kararının yürütmesini sallama bir gerekçe ile durdurduğunu kaydetti.
Kır, “Danıştay 8. Dairesi oy birliği ile aldığı bu kararla meslek liseleri ile üniversiteler arasında aşılması güç bir zulüm duvarı örmeyi hedeflemiştir. Üniversiteler arasında örülen bu zulüm duvarı mutlaka yıkılacaktır. Bu çocukların ahı da bu kararın altında imza atanları mutlaka tutacak gözyaşları da onları boğacaktır.” dedi. Eyleme katılan Mamak İmam Hatip Lisesi öğrencisi Yasin Ada, alınan kararla sadece kendilerinin mağdur edildiğini belirtti. Lise 4. sınıf öğrencisi olduğunu ifade eden Ada, “Bu ülkede ezan sesi duymayalım diye mi böyle yapıyorsunuz? Danıştay ikinci kez yetkisinin dışına çıkıyor. Demek birileri bu işi etkiliyor” şeklinde tepki gösterdi. Açıklamanın ardından grup üyeleri, “Katsayı kalkacak bu zulüm bitecek” şeklinde slogan atarak dağıldı.
Eğitim hakkımız engellenemez
Danıştay 8. Dairesi’nin, üniversitelerde uygulanan katsayı farkını kaldıran YÖK kararını iptal etmesine İstanbul Beyazıt Meydanı’ndan tepki yağdı. Cuma namazı sonrası meydanda toplanan binlerce Meslek ve İHL’li öğrencinin katıldığı gösteriye Mazlum-Der, Hukukçular Birliği, Anadolu Aydınlar Ocağı. Öğrenci Platformu gibi birçok STK destek verdi. İstanbul genelinde faaliyet gösteren birçok Meslek ve İmam-Hatip Lisesi’nden öğrencilerin katıldığı eylemde “Eğitim hakkımız engellenemez, uyan diren özgürleş, Hükümet uyuma öğrenciye sahip çık” şeklinde sloganlar atan öğrenciler, “Darbeci baro hesap verecek, Katsayı zulmünü lanetliyoruz, Danıştay zulmüne hayır” yazılı dövizler taşıdı.
Eylemde bir konuşma yapan gazeteci- yazar Abdurrahman Dilipak, “Danıştay’ın verdiği karar organize bir iştir. Danıştay defalarca bu konudaki yetkinin YÖK’te olduğunu söylemiştir. Ama şimdi kendi kazdığı kuyuya düştü. Verdiği bu ideolojik kararla kendini yalanladı. Bunlar basit meseleler değil. Milletin bekası tehlikededir. Şu anda bir yargıçlar cuntasıyla karşı karşıyayız. Bu karar alenen adaleti katletmiştir. Adalet yoksa barış da yoktur ” dedi. Katsayı uygulamasının mağdurlarından Abdulkerim Buğra Şimşek, ÖSS’de 4. Olduğunu ama istediği yere yerleşemediğini söyleyerek, “Bu hangi insanın vicdanında yer bulabilir. Danıştay kararının açıklamasında ‘eşit katsayı eşitliği bozar ‘ dedi. Danıştay’ın eşitlikten anladığı bu mu ” şeklinde konuştu.
Dilipak’ın ardından konuşan Güngören Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Şeymanur Berk ise ‘birilerinin gençleri ve geleceği yok etmek için uğraş verdiğini’ belirterek, “Bu karar yüksek yargının halkla kavgalı olduğunun bir göstergesidir. Eşitlik ve adalet duygusunu zedeleyen bu karara boyun eğmeyeceğiz. Siz set çekseniz de, biz okusak da okumasak da değerlerimizle dimdik ayakta durmayı öğrendik” ifadelerini kullandı.
Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi Abdullah Hendek, “İstanbul Barosu’nun başlattığı bu katsayı meselesi öğrencileri barajdaki sular gibi biriktiriyor. Bu baraj birikiyor ve duvarı yıkacak” şeklinde konuştu. Eyleme destek vermek için meydana gelen yazar Sibel Erarslan, kendisinin de bir avukat olduğunu hatırlatarak katsayı farkının geri getirilmesi için Danıştay’a itiraz eden İstanbul Barosu üyeleriyle meslektaş olduğu için utanç duyduğunu söyledi. Erarslan, “ÖSS Danıştay’ın yetkisi altında değildir. Daha önce Danıştay’ın verdiği karar gibi YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yetkisindedir.
Avukatların işi insan onurunu, insanlığı savunmaktır. Baronun görevi gençlerin eğitim hakkı için de çalışmaktır. Nasıl olur da gençlerin hayatını mahveden böyle bir yasağa taraf olur ” diye konuştu. Eylem sonrası öğrenciler olaysız bir şekilde dağıldı.
Katsayı kararı adaleti katletti
Kurtulmuş: “Bu kararı kimse savunamaz” İmam-Hatip ve meslek lisesi öğrencilerini bir kez daha mağdur eden Danıştay kararına da değinen Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bu kararı kimse savunamaz. Bu kararın insani hak duygusuyla bağdaşır bir tarafı yoktur. Bu kararın bütünüyle siyasi kaygılarla alındığı aşikârdır” şeklinde konuştu. Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’ndaki bayramlaşma törenine katıldı. Gündeme yönelik açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, “demokratik açılım paketi” çerçevesinde yapılan konuşmalara atıfta bulunarak, “Türkiye’nin hiçbir döneminde, bu kadar ciddi bir konu, bu kadar usulsüz ve üslupsuz bir şekilde konuşulmamıştır” dedi. Eşitliği bozdu İmam Hatip Lisesi ilk mezunlarından Avukat Ali Tanrıverdi, “Bu karar davacı ve davaya bakanın ilgisi ve yetkisinde değildir. Ufak bir heyecan uğruna hukuk çiğnenmiş, eşitlik bozulmuştur” dedi. Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin de, Danıştay’ın kararı ile fırsat eşitliğinin ortadan kalktığını dile getirdi. Adalet katledildi BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, 28 Şubat kalıntısı bir uygulamanın ortaya konulduğunu belirtti. Topçu, yüzde 8 öğrencinin engellenmesi amacıyla yüzde 92′nin katledildiğini, buna mukabil iktidar ile muhalefetin Meclis’te sadece birbirini yediğini kaydetti. Yüzbinler mağdur olacak İzmir Üniversitesi Mütevelli heyeti başkanı Necdet Doğanata, verilen kararla yüzbinlerce öğrencinin mağdur olacağını söyledi. Bursa Girişimci İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Canlılar ise “Sanayici yetişmiş eleman konusunda büyük sıkıntı çekiyordu. Alınan bu yanlış kararla sıkıntının devam etmesine yol açılıyor. Meslek Liseleri yıkılmış oluyor” dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İstanbul İl Başkanlığı’ndaki bayramlaşmada partililerle bir araya geldi. Bayramlaşma töreninde bir konuşma yapan Kurtulmuş, “Terörün sona erdirilmesi, terör siyasetinin nihayetlendirilmesi ve barış ortamının sağlanması gibi çok önemli bir konuda, iktidar ve muhalefetin karşılıklı görüşmeyi başaramadığını ifade etti. Kurtulmuş, parlamentoda yapılan oturumun, ”görüşme oturumu” olarak gerçekleştirilemediğini kaydederek, ”Birileri pankart açmış, oraları miting alanına çevirmiş. Bu kadar yıldır siyasetin içerisindeyim, böyle ciddi bir konunun bu kadar üslupsuz bir şekilde konuşulduğuna şahit olmadım. Türkiye’nin hiçbir döneminde, bu kadar ciddi bir konu, bu kadar usulsüz ve üslupsuz bir şekilde konuşulmamıştır” dedi. Meslek Lisesi öğrencilerine üniversite yolunu açan yönetmeliği iptal eden Danıştay kararına değinen Kurtulmuş, Danıştay kararının hak duygusu açısından yanlış bir karar olduğunu belirtti. Adaletli davranmanın, bir yarışın içine sokulan insanları eşit şekilde yarıştırmayı gerektirdiğini dile getiren Kurtulmuş, şunları söyledi: “Siz gençleri yarışlara sokuyorsunuz, ama bu yarışa sokarken birilerinin ayağına prangaları bağlıyorsunuz. Ayağında ağırlıklarla koşmasını istiyorsunuz. Buna rağmen, bazı yavrularımızın ne kadar başarılı olduğunu görüyorsunuz. Şimdi bu kararı kimse savunamaz. Bu kararın insani hak duygusuyla bağdaşır bir tarafı yoktur. Bu kararın bütünüyle siyasi kaygılarla alındığı aşikârdır. 28 Şubat sürecinden önce böyle bir karar var mıydı? Türkiye’de 28 Şubatın antidemokratik yapısı, maalesef varlıklarını sürdürüyor. Bu olağanüstü bir insan hakları ihlalidir. Eşitsizlik sağlayan bir durumdur. Hiçbir şekilde, evrensel bir değer olan, insanlara eşit davranma ilkesi açısından ele alınamaz bir konudur.” Saadet Lideri Kurtulmuş, siyasi iradenin katsayı sorunu ile ilgili görüşlerini, bir daha mahkemelerden dönmeyecek şekilde ortaya koyması ve milletin isteklerine uyması gerektiğini sözlerine ekledi. Konuşması sık sık tezahüratlarla kesilen Kurtulmuş, AKP hükümetinin ekonomi politikasını eleştirdi. Bayramın ilk günü ajanslara yansıyan, Dubai’nin borçlarının ertelenmesi talebi ile ilgili haberleri anımsatarak şöyle konuştu: “IMF protokolleri Türkiye’nin sadece ekonomik değil siyaset anlamında da dönüm noktasıdır. Bu model Dubai modelidir. Dubai dediğiniz yer, çokuluslu şirketlerin gökdelenlerini, otellerini ve suni adalarını çıkartınca ortada kalan 2 balıkçı köyü. Bu model Türkiye üretmesin, reel ekonomisi olmasın, ihracat olmasın modelidir. Bu modelle Türkiye’nin hangi noktaya gittiği çok açık. AKP Hükümetinin bu gelişmelerden sonra hangi modeli Türkiye’ye uygulamaya çalışacağını hep beraber göreceğiz” Kurtulmuş, Mekke’de Osmanlılar tarafından yapılmış Ecyad Kalesi’nin yıkılıp yerine otel yapılmasının ardından kentte kalan tek Osmanlı eseri olan Kâbe’deki revakların yıkılması ile ilgili şunları söyledi: “Peygamberimiz’in Mescid’ine hem de Kabe-i Muazzama’ya ecdadımızın gösterdiği saygı çok yüksektir ve ecdadımız hiçbir zaman Hakim-ul Harameyn sıfatını kullanmamıştır. Hadim-ül Haremeyn sıfatını kullanmıştır yani Mekke ve Medine’nin hizmetçileri sıfatını kullanmıştır. Mekke ve Medine’nin hizmetçileri olan bir milletin torunları olarak bu tarihi eserin alınıp korunmasını sağlamak, teklif etmek, Türkiye’nin hakkıdır, bu milletin hakkıdır. Bu yüzden hükümeti hiç vakit kaybetmeden, akıbet Ecyad Kalesi’nin akıbetine dönmeden diğer yok olan Osmanlı Miraslar’ının akıbetine dönmeden bu konuda gerekli girişimlerde bulunmaya davet ediyorum. Eğer bunu yapmış olurlarsa, kalıcı bir Osmanlı eserini Türkiye’de korumuş ve sergilemiş oluruz ve bir hak bir kere daha yerini bulmuş olur. Ankara ve İstanbul’da bu eserlerin sergilenebileceği alanlar mevcut. Bunun Suudi Arabistan yetkililerine de makul bir şekilde anlatılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Hatta bu konuda Suudi Arabistan üzerinde Türkiye’nin siyasi nüfusunun da kullanılması gerektiğini kanaatindeyim. Bu yapıldığı takdirde, bunu tebrik edeceğimizi ve bunun için teşekkür edeceğimizi şimdiden ifade etmek istiyorum.” Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İstanbul İl Başkalığı’ndaki bayramlaşma konuşmasına şöyle son verdi: “Değerli Kardeşlerim, bayramınızı tekrar tebrik ediyorum. Allah’tan nice bayramlara hepinizi, hepimizi birlik beraberlik içersinde, sevdiklerimizle hep beraber yaşamayı ve nice bayramlara bu şekilde erişmemizi temenni ediyorum. Başta ülkemiz olmak üzere, İslam Coğrafyası ve bütün dünyanın da barış ve esenlik yurdu haline gelmesinde bu milletin büyük katkıları olmasını, Milli Görüş Camiasının büyük katkıları olmasını da Cenab-ı Allah’tan temenni ediyorum. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum, bayramınız mübarek olsun.” Kurtulmuş, program sonrasında salondakilerle tek tek bayramlaştı. Yüzbinler mağdur olacak Danıştay 8. Dairesi’nin üniversiteye girişte katsayı eşitsizliğini kaldıran düzenlemeyi iptal etmesi büyük bir tepkiyle karşılandı. Yurdun dört bir yanında yapılan protesto gösterileriyle karar protesto edildi. Akademik çevreler, sayisi partiler, hukuk ve iş dünyası ile STK’lar, Danıştay kararının hukuksuzluğuna dikkat çekiyor. Rize Barosu eski Başkanı Avukat Harun Mertoğlu, kararın hukuki değil tamamen siyasi amaçla verilmiş bir karar olduğunu söyledi. Mertoğlu, Danıştay’ın kararıyla öğrenciler arasındaki eşitsizliğin yasal hale getirilmek istendiğine vurgu yaptı. Trabzon Barosu Başkanı Avukat Mehmet Şentürk ise kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğunun altını çizerek, Danıştay’ın konuyla ilgili iki farklı karar vermesinin de çelişki olduğunu dikkat çekti. İzmir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Necdet Doğanata, verilen kararla yüzbinlerce öğrencinin mağdur olacağını söyledi. Türk Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Fikret Başar, eşitlik ilkesine aykırı olan uygulamaya baştan beri karşı olduklarını kaydederek, katsayı uygulamasının büyük bir adaletsizlik olduğunu belirtti. Eğitim Bir Sen Van Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Davut Okçu, katsayı farkının kaldırılmasından sonra, üniversite hayali kuran binlerce meslek lisesi mezununun dershanelere giderek sınavlara hazırlanmaya başladığını belirtti. Okçu, kimsenin keyfi kararlarla insanların hayatını karartmaya yetkisi olmadığını vurguladı. Bursa Girişimci İşadamları Derneği (BUGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Canlılar, YÖK tarafından alınan katsayı uygulamasını çok yerinde bir uygulama olarak gördüklerini belirterek, “Kararla meslek liselerinin önü açılmıştı, tekrar geriye dönüş olursa sanayici yetişmiş eleman konusunda sıkıntı çekmeye devam edecek. Ben bu kararı çok yanlış olarak düşünüyorum. Bu zamana kadar meslek liselerini seçen insanların veya bu şekilde yapılan sınavların durumu ne olacak? Bence hükümetin burada işe el atması gerekiyor. Ben bu kararın tamamen kasıtlı alındığı kanaatindeyim. Meslek liseleri yakılmış oluyor.” dedi. İHL mezunlarından tepki Adana İHL, 1958 mezunu Ali Tanrıverdi, Danıştay’ın aldığı karara tepki gösterdi. Kendisinin ilk defa Adnan Menderes hükümeti zamanında 7 tane açılan bir tanesi de Adana’da bulunan İHL’den mezun olduğunu anlatan Tanrıverdi, “Bazıları İHL’lerin önünü kesersek değişik fakültelere gitmezse Başbakan ya da Sağlık Bakanı olamaz, diye düşünüyor. Maalesef bu düşüncelerle hukuk ihlal ediliyor. Şu an bir 367 garabeti daha çıkmıştır. Bu karar davacı ve davaya bakanın ilgilisi ve yetkilisinde değildir. Ufak bir heyecan uğruna hukuk çiğnenmiştir eşitlik bozulmuştur.” dedi. Millet iradesi hiçe sayıldı Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin, katsayı farkını kaldıran kararın yürütmesini durdurduğunu belirterek, Danıştay kararının Anayasa’da yeralan eğitim hakkı ile fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığını söyledi. Danıştay’ın almış olduğu katsayı ile ilgili kararın milletin iradesini hiçe sayan, onları esaret ve cehalet kafeslerine koymak isteyen darbeci ve despot zihniyetin ekmeğine yağ sürdüğünü bildiren Karahüseyin, “En temel insan hakkı olan eğitim hakkı, keyfi ve hukuka aykırı kararlarla engellenmektedir. Yıllardır kamuoyunun vicdanını yaralayan katsayı uygulamasını düzelten YÖK kararına karşı, Danıştay tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı binlerce öğrenciyi yine mağdur edecektir” dedi. Adalet katledildi Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Yalçın Topçu, Danıştay’ın, katsayı kararı ile adaleti katlettiğini söyledi. Danıştay’ın kararıyla ilgili muhalefet ve iktidarı da suçlayan Topçu, “Danıştay 28 Şubat kalıntısı uygulamayı ortaya koyuyor. ‘İmam hatip liselerinde okuyan yüzde 8 öğrenciyi engelleyeceğiz’ diye yüzde 92′yi katlediyor, iktidar ile muhalefet böyle devasa memleket meseleleri karşısında Meclis’te sadece birbirini yiyor.” dedi. BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, İstanbul’da partililerle bayramlaştı. Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde düzenlen bayramlaşma programında, helikopter kazasında hayatını kaybeden merhum Muhsin Yazıcıoğlu da unutulmadı. Salonda “Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu aramızda” anonsu yapıldığı sırada partililer alkışlayarak ayağa kalktı. Salonun en ön sırasında Genel Başkan Yalçın Topçu’nun oturduğu kutluğun yanındaki koltuğa Muhsin Yazıcıoğlu’nun fotoğrafı konuldu. Kur’an-ı Kerim ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra konuşmalara geçildi. Partililerin alkışları arasında kürsüye gelen Yalçın Topçu, partililere Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiğini helikopter kazasıyla ilgili süren soruşturmada gelinen noktayı ve yetkililerle yaptığı görüşmeleri anlattı. Daha sonra gündemdeki konulara değinen Topçu, Danıştay’ın katsayı uygulamasına ilişkin verdiği kararı sert bir dille eleştirdi. Bu konuda eleştiri oklarını iktidar ve muhalefet partilerine yönelten Topçu, “Aileleri şu bayrama kara girdilerse bunun müsebbibi hem iktidardır hem de bugüne kadar ülkeyi yönetmiş ancak şu an muhalefet olan partilerdir.” diye konuştu. Topçu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Danıştay kendi içinde çelişkiye düşüyor. Hukuk katliamı yapıyor. 28 Şubat kalıntıları uygulamaları ortaya koyuyor. Meslek lisesinde okuyan öğrencileri katlediyor. Bugün meslek liselerine mensup onbirlerce öğrencimiz var. ‘İmam hatip liselerinde okuyan yüzde 8 öğrenciyi engelleyeceğiz’ diye yüzde 92′yi katlediyor. İktidar ile muhalefet Meclis’te birbirini yiyor.” dedi. Danıştay gençleri yaktı Türk Eğitim-Sen Kayseri Şubesi, Danıştay 8. Dairesi’nin katsayı ile ilgili aldığı karara karşı olduklarını duyurarak, Türkiye’de kat sayı uygulaması mesleki eğitim ve teknik eğitime büyük darbe vurdu açıklamasında bulundu. Türk Eğitim-Sen Kayseri Şubesi, Danıştay 8. Dairesi’nin katsayı ile ilgili aldığı karara karşı olduklarını belirterek, “Katsayı uygulaması mesleki eğitim ve teknik eğitime büyük darbe vurdu.” açıklamasında bulundu. Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, Danıştay 8. Dairesi, YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurduğunu hatırlatarak, Türk Eğitim-Sen olarak bu kararı yanlış bulduklarını söyledi. Ali İhsan Öztürk, “Bilindiği üzere tüm dünyada mesleki ve teknik eğitim oldukça revaçtadır. Ancak ülkemizde katsayı uygulaması nedeniyle mesleki ve teknik eğitime büyük bir darbe vurulmuştur. Öğrencilerimizin mesleki ve teknik eğitime ilgisi azalmış, eğitim kalitesi düşmüş, vasıflı iş gücü bulmak imkânsız hale gelmiştir.” dedi. YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldırması mesleki ve teknik eğitimi canlandırdığını hatırlatan Öztürk, şöyle konuştu: “Mesleki ve teknik eğitim öğrencilerine üniversite umudu doğmuş, öğrenciler bu yarışta şansını denemek için oldukça heveslenmiştir. Üniversite sınavına aylar kala, Danıştay’ın böyle bir karar alması, tüm mesleki ve teknik eğitim öğrencilerini mağdur edecek ve eğitim sistemi felç olacaktır. Üniversite sınavı için çalışan, özel ders alan, dershanelere giden mesleki ve teknik eğitim öğrencileri bulunmaktadır. Tüm bu öğrencilerin maddi ve manevi zararını kim telafi edecektir? Üstelik bu karar, Türkiye’yi teknoloji yarışında dünyadan uzaklaştıracak, mesleki ve teknik eğitimin istenilen düzeye ulaşmasına engel olacaktır.” Ali İhsan Öztürk, meslek ve teknik eğitim öğrencileri şu anda ne yapacaklarını bilemez durumda olduklarını anlatarak, “Yüz binlerce öğrencinin üniversite okuma hakkının gasp edilmesi ve eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açılması hak ve hukukla bağdaşmamaktadır. Ayrıca Danıştay’ın bu kararı Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen maddelerine aykırı olduğu gibi, önceden aynı daire tarafından verilmiş kararlara da aykırıdır. Hukuk gereği ve mahkeme kararlarındaki bağlayıcılık Danıştay’ın bu kararı ile çiğnenmiştir. Meslek lisesi öğrencilerine yıllardır ciddi bir haksızlık yapılmaktadır. Bu haksızlıktan ne yazık ki siyasi partiler nemalanmaktadır. Katsayı probleminin devam etmesi bundan nemalanan siyasi partilerin iştahını kabartacaktır.” diye konuştu. Tüm bunlar göz önüne alındığında katsayı konusunun pedagoji ilmi çerçevesinde ele alınmasını isteyen Öztürk, siyasi tartışmaların bu konuya malzeme yapılmamasını da istedi. Aksi takdirde bundan gençlerin zarar göreceğini ileri sürdü. YÖK’ün itirazı üzerine esastan görüşülmeye devam edileceğini aktaran Öztürk, “Türk Eğitim-Sen olarak, katsayı ile ilgili esas karar verilirken, yukarıda anlattığımız gerekçelerin göz önüne alınacağına inanıyoruz. Ülkemizde eğitim-öğretimi kaosa sürükleyecek kararlar alınmamalıdır.” çağrısında bulundu.


.jpg)

