Saadet Partisi Kadın Kolları Sadaka Taşı Derneğini Ziyaret Etti‏

23 Aralık 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları gerçekleştirdikleri vakıf,dernek ziyaretlerine bir yenisini daha ekledi.Her iyilik bir sadakadır diyerek yola çıkan Sadaka Taşı Derneğini ziyaret eden heyette Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Nevin Gökce,Seval Gedikoğlu ve Stk Birim Başkanı Özlem Gerek Serenli bulunuyordu.Derneğin Başkanı Kemal Özdal ve Genel Sekreter Sait Demir makamlarında karşıladı.

STK 009

Genel Başkan Özdal,ecdadımız tarafından yaygın bir şekilde kullanılmış olan “Sadaka Taşları”ndan ilham alarak 2010 yılı Ocak ayında yola çıkan derneklerininin “Alan eli hicaptan,veren eli gurur ve riyadan koruma”ilkesiyle sadaka kültürünü en geniş ve derinlikli manasıyla toplumumuza yaymayı görev edindiklerini belirtti.

STK 014

Örneğin İnfak kart projemiz ile yardıma muhtaç aileleri tespit ederek kardeş aile kültürünü canlandırıp maaş bağlamayı hedefimize aldık.Mescid-i Aksaya gölgelik projesinin izinlerini aldık ve tamamlanamsına gayret ediyoruz.Merhum Erbakan Hocamızında hedefi olan Mescid-i Aksanın kurtuluşu bizlerinde en öncelikli vazifesidir.

Somali’ye açtığımız ilk kuyuya Hocamız Prof.Dr.Necmeddin Erbakan’ın adı verilmiştir.

SP Kadın Milletvekili Adayları Hanımlar Eğitim ve Kültür Vakfı’nda

06 Haziran 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul Kadın Milletvekili Adayları Hanımlar Eğitim ve Kültür Vakfına gerçekleştirdikleri ziyarette vakıf yetkilileriyle bir araya geldiler.  

 Saadet Partisi Milletekili Adayları, bugün bir takım insanlarda bireysel kurtuluş amacının söz konusu olduğunu söylerken, samimiyet testinden geçirildiğimizin ve Ayasofya, Mescid-i Aksa gibi müslümanlar için, İslam için önemli değerlerin derdimiz olmaktan çıktığının altını çizdiler. Milli Görüş iktidarında bu değerlerin ve hassasiyetlerin gençlere, tüm insanlara yeniden kazandırılacağı sözünü de verdiler.  

 hanımlar eğitim ve kültür vakfıyeni 002

  Müslümanların algılama şeklinin değiştiğini savunan Saadet Partisi Milletvekili Adayı Pakizen Yüzbaşıoğlu, “faizci kapitalist sistemi kabul etmek siyonizmin çarkında dönmektir” dedi. Ayrıca “yürüdüğümüz yol zor bir imtihan da olsa, o doğru yolda sebat ederek yürümek zorundayız; ama maalesef İslami kesimde kendi kurulu düzenini bozmama kaygısı var” ifadelerini de ekledi.

hanımlar eğitim ve kültür vakfı yeni 003

 Adaylar, hiçbir peygamber metodunda önce zamana uyalım sonra tebliğmizi gerçekleştirelim diye bir örnek olmadığını, sayıca çok değil aksine seçkin topluluklarla yeryüzünde kurtuluşa erildiğini hatırlatırken, vakıf yetkilileri ise 1 kaşık mayanın koca bir sütü yoğurda çevirdiğini söylediler.

 Ziyaretin sonunda adaylara ve partiye başarı dileklerini ileten vakıf yetkilileri, münasebetlerin artarak devam etmesini temenni ettiler.

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa yıkıldı

05 Nisan 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Mescid-i Aksa, İsrail’in kazılarından dolayı yıkıldı.

Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa bugün yıllardır altında yapılan kazılardan dolayı yıkıldı. 

Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa yıllardır altında yapılan kazılardan dolayı bugün  yıkıldı. Öğle saatlerinde Aksa’nın altında duyulan küçük bir patlama sesinden sonra  Mescidi Aksa yerle bir oldu. İşgalci İsrail yetkilileri konuyla ilgili yaptıkları açıklamada Mescid-i Aksa’nın nemden dolayı güçsüz hale geldiğini ve bu yüzden yıkılmış olabileceğini söylediler.

Filistin İslami Hareketi Lideri Raid Salah ise yaptığı açıklamada “İslam ümmeti efendimizin emanetini koruyamadı. Mescid-i Aksa’nın yıkılması İslam ümmetinin alnında kıyamete kadar kara bir leke olarak kalacaktır.” dedi. Ayrıca Raid Salah İsrail’in bunu çok önceden planladığını ancak bunu bütün dünyanın bilmesine rağmen sessiz kaldığını söyledi.

Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa yaptığı açıklamada İsrail’in yaptığının Dünya Kültür Mirası’na ihanet olduğunu söyledi ve Birleşmiş Milletler’i göreve çağırdı…

DİKKAT
Haber-Yorum

Tabi ki  bu haber doğru değil.

Ancak bu habere şaşıran takipçilerimizin aslında çok şaşırmasına gerek yok.

Çünkü böyle bir haberi görmemiz an meselesi.

İsrail, yıllardan beri Aksa’nın altına yaptığı kazı çalışmaları ve son olarak Kudüs’te Aksa’nın çok yakınına açtığı Sinagog ile Mescid-i Aksa’yı yıkma yolunda gayet ilerlemiş durumda.Yani yarın alacağımız bir haber bunun aynısı olacaktır. Yarın gelecek böyle bir haber karşısında yapılacak açıklamalar bu derecede olacaktır ve birkaç protesto eylemi ve İsrail’i kınayan birkaç bildiriden sonra olay unutulmaya başlayacaktır.

Yapılması gereken ne varsa bugün yapılmalıdır. Elimizden Kudüs ve Mescid-i Aksa için ne geliyorsa bugün  gelmelidir. Bu haber zihinlerimizi biraz geleceğe götürmek ve uyandırmak için yapılmıştır.

İslamiGündem’in HABERİ 

‘Müslüman Kadının Şahsiyeti Sempozyumu’ gerçekleştirildi

21 Mart 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Milli ve manevi değerlerine bağlı  köklü bir sivil toplum kuruluşu olan Anadolu Gençlik Derneği, Müslüman Kadının Şahsiyeti programının ikincisini gerçekleştirdi.

musluman-kadinin-sahsiyeti-sempozyumu-gerceklestirildi-medium-0

Eminönü Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından Hanımlar Komisyonu Başkanı Zeynep Anıl Eren açılış konuşmasını yaptı. Eren konukları selamladıktan sonra konuşmasında Müslüman kimliğine sahip bir kadında olması gereken erdemlere yaşanmış olaylardan örnekler vererek değindi.

“Günümüzde Müslüman Kadının Ortaya Koyması Gereken Kimlik Ne Olmalıdır?” sorusuna cevap aranan panelin oturum başkanlığını Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş yaptı. Kurtulmuş sorunun cevabını hep geçmişte aradığımızı ama aslında aradığımız cevapları günümüzde de bulabileceğimizin örneğini verdi. Filistin’de Mescid-i Aksa’ya komşu olan ve evleri İsrailliler tarafından işgal edilen bir kadın ve ailesinin yaşadıklarını anlattıktan sonra sırayla konuşmacılara söz verdi. İlk olarak Nuray Canan Bezirgan Müslüman kadının bürünmesi gereken kimliğin nasıl olması gerektiğine değindi. Ardından Müzeyyen Taşçı modernizm ve sekülerizmin Müslüman kadında oluşturduğu zaafları ve bu zaaflardan kurtulmak için sahip olunması gereken erdemleri kısa başlıklar halinde anlattı. Hz. Fatıma’nın hayatından anektodlar anlatan Necla Saydam vahyin evinde yetişen Hz Fatıma’nın Müslüman kadın kimliğine en temel örnekliği teşkil ettiğini belirtti. Son olarak da New York’ta yaşayan İsveçli bir balerin olan Rabia Cristina Brodbeck nasıl ihtida ettiğini, o kültürde yaşamış biri olarak batının ve modern dünyanın İslama, olan düşmanlığını anlattı.

Haber Kaynağını görüntüle

Saadet Partisi’nin gündemi; KUDÜS

02 Kasım 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul Başkanı Erol Erdoğan

Saadet Partisi İstanbul Başkanı Erol Erdoğan

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı “Kudüs Nöbeti” tutmaya hazırlanıyor. Mescid-i Aksa ve Kudüs’le ilgili duyarlılığın kalıcı ve etkili hale getirilebilmesi amacıyla tutulacak olan Kudüs Nöbeti BM, İKÖ ve TBMM’nin son durumlarla ilgili işe yarar bir kararlılık ortaya koyuncaya kadar sürdürülmesi planlanıyor.
Kudüs Nöbetiyle ilgili Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan’ın açıklaması şöyle:

“Yüzlerce yıl huzurun ve ortak yaşamın mekânı olan Kudüs, son 50 – 60 yıldır maalesef bir kargaşa ve soykırım mekânı olmaya başlamıştır. Bu süreçte, BM’nin işe yaramaz kararları, İKÖ’nün çaresizliği, Arap Dünyasının nemelazımcılığı ve Türkiye’nin insicamsız tutumları da İsrail’in işini kolaylaştırmıştır. Kudüs önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde tekrar güvenin, birlikte yaşamanın ve selametin şehri olmalıdır.”

“Bu konuda yüzlerce yıllık bir tecrübeye sahibiz; henüz 638 yılında bizzat Kudüs sakinleri, Ebu Ubeyde b. Cerrah’a ilettikleri mesajda kendilerinin Hz. Ömer’in yönetimine girmek istediklerini belirtmişler; bu doğrultuda Kudüs’ü teslim etmeye hazır olduklarını söylemişlerdi. Ve o tarihte Patrik Sophronios kendi yazdığı anlaşmayla şehri Hz. Ömer’e teslim etmişti. Sonrasında Emeviler, Abbasiler, Tolunoğulları, Fatımiler, Selçuklular ve en sonunda da Osmanlılar döneminde Kudüs bereketli topraklar olarak kalmış, aynı zamanda ilmin, ticaretin ve mimarinin de merkezi olmuştu.”

“Ancak Haçlı seferleri başta olmak üzere zaman zaman bu bölge, istilacılarla karşılaşmış, huzur bozulmuş, yakıp yıkılmıştır. Her defasında da şehri imar etmek, huzuru sağlamak Müslüman yöneticilere düşmüştür.”

“Maalesef 1940 sonrası bu bölge başlangıç İngiltere sonrasında da ABD desteğiyle işgal ve soykırımlara şahit oldu. İsrail’in Batı Kudüs’ü işgali 1948 yılındadır. O tarihten bu yana BM, İsrail aleyhine onlarca karar aldı; ancak bunlar uygulanmadı. 1948’de Kudüs’te 600 bin Arap – Müslüman varken sadece 100 bin Yahudi vardı. Şu anki nüfus dağılımını söylemek bize utanç verici geliyor… Bu rakamlar bile, 60 yıllık süreçte soykırımın ve işgalin geldiği boyutu anlatmaya yetecektir.”

“196o’larda İsrail’in Kudüs’ü başşehir ilan etmesi durumunda bunu savaş sebebi olacağını ilan eden, 1980’de de İsrail’le gereksiz ilişkiler kurdu diye Dışişleri Bakanını gensoruyla görevden düşüren Türkiye ise maalesef son yıllarda İsrail politikasında “mış” gibi davranmakta ve sonuç alıcı hiçbir strateji yürütmemektedir. Arap Birliği, İKÖ ve BM zaten çekimserlikleriyle Siyonizmin işini kolaylaştırmaktadır. Geçtiğimiz yıl Gazze işgali sonrası Saadet Partisi öncülüğünde İstanbul’da yapılan mitigte genel başkanımız Numan Kurtulmuş’un önerdiği 11 maddelik eylem planını uygulanmış olsaydı Kudüs daha güvende olacaktı.”

“Kudüs meselesi sadece bir Arap sorunu veya Müslüman sorunu değildir. Bu bölge tüm dünyanın ilgilenmesi ve çözmesi gereken orunlar yumağıyla karşı karşıyadır. Onun için herkes sürece katkıda bulunmalı; Türkiye ve İslam dünyası ise tarihi bir yükümlülük olarak bu konuda öncülük yapmalıdır.”

“İstanbul’da tutacağımız Kudüs Nöbeti bu konuda duyarlılık oluşturmak ve dünyanın ilgisini Kudüs’e çevirmek amacına dayanıyor. Saadet Partisi İstanbul İl Yönetimi olarak hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Konuya duyarlı derneklerle de görüşeceğiz. Nöbetin ne zaman başlayacağı, nerde tutulacağı, ne kadar süreceği ve neleri içereceğini yakında ilan edeceğiz.
haber5.com

Numan Kurtulmuş: İsrail’e Haddini Bildirelim!

28 Ekim 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem

 numan kurtulmusSaadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş; “Bir kez daha uyarıyoruz. İsrail’in bu yaptığı devlet terörüdür. İnsanlık suçudur. İsrail bu saldırgan ve provakatif tutumuyla sadece Mescid-i Aksa’yı tahrip etmemekte, bütün İslam dünyasını tahrik etmektedir. Çünkü Mescid-i Aksa Müslümanların namusudur. İsrail mescid-i Aksa’ya yönelik bu tahripkar ve tahrikkar tutumuna derhal son vermeli, Mescid-i aksa çevresindeki kuşatmayı kaldırmalıdır” dedi.

Mescid-i Aksa’da yaşanan son olaylar üzerine yazılı bir açıklama yapan Numan Kurtulmuş şunları söyledi:

“İşgalci İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırgan tutumunu her geçen gün pervasızca arttırmaktadır. Nitekim bugün İsrail askeri güçlerinin bazı fanatik Yahudi grupları ile işbirliği içerisinde Mescid-i Aksa’ya girme girişiminde bulunduğu, caminin içine zehirli gaz bombası attığı, çıkan olaylar onlarca Filistinlinin yaralandığı, İsrail askerlerinin yaralı Filistinlilere tıbbi müdahaleyi engellediği, hatta ezan okunmasını önlemek için Mescid-i Aksa’nın ses düzenini tahrip ettiği yönünde bilgiler gelmektedir.

İsrail’in bu yaptığı devlet terörüdür. İnsanlık suçudur. İsrail bu saldırgan ve provakatif tutumuyla sadece Mescid-i Aksa’yı tahrip etmekle kalmayıp, bütün İslam dünyasını da tahrik etmektedir. Çünkü Mescid-i Aksa Müslümanların namusudur. İsrail Mescid-i Aksa’ya yönelik bu tahripkar ve tahrikkar tutumuna derhal son vermeli, Mescir-i aksa çevresindeki kuşatmayı kaldırmalıdır. Aksi takdirde, bundan zarar gören sadece Filistin-İsrail barışı değil tüm bölge ve dünya barışı olacaktır.

Son olaylar, gerekli uluslararası kararlılık ortaya konmadığı sürece İsrail askeri güçlerinin ve fanatik Yahudilerin saldırganlıkta ve pervasızlıkta ne kadar ileriye gidebileceğini açıkça göstermektedir.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi maalesef işgalci İsrail yönetiminin en büyük cesaret kaynağı, tüm bu yaşananlara rağmen dünya kamuoyunun sergilediği duyarsızlık, büründüğü sessizliktir.

Bu nedenle; başta İslam Konferansı Örgütü olmak üzere İslam ülkelerinin yöneticilerine, Arap Birliği’ne sesleniyorum;

Her fırsatta insan haklarından, demokrasiden, özgürlükten bahseden gelişmiş batılı ülkelere sesleniyorum.

Daha geçen hafta birleşmiş millet insan haklari konseyi tarafından hazırlanan rapor; Gazze’de fosfor bombası kullanan İsrail’in insanlık suçlu işlediğini açıkça ortaya koymuştur.

Bu nedenle Birleşmiş Milletlere sesleniyorum.

İsrail’in bütün dünyanın gözleri önünde sergilediği bu insanlık dışı saldırılara daha fazla suskun kalınamaz.

Son raporda dahil olmak üzere BM kararlarını hiçe sayan, hiçbir ahlak, adalet, kural tanımayan, zulmü ile abad olmaya çalışan İsrail’e karşı acil ve etkili müeyyideler ortaya konmalıdır.

İsrail’e haddi bildirilmelidir.

Bu yapılmadığı takdirde başta Birleşmiş milletler olmak üzere tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar sadece itibarını kaybetmekle kalmayacak, varlık nedenleri sorgulanır hale gelecektir.

Buna ilaveten, barıştan, adaletten, özgürlükten yana olan tüm insanlığın vicdanında mahkum olacaktır.

Milletimizin Mecsid-i Aksa ve Filistin konusundaki hassasiyeti ortadadır. Bu hassasiyetini daha önce defalarca büyük bir asaletle ortaya koymuştur. Bu çerçevede İktidardan gelişen olaylar çerçevesinde milletimizin hassasiyetine uygun, acil ve etkili bir tavır ortaya koymasını bekliyoruz.

Kamuoyuna saygılarımla…”

PROF. DR. NUMAN KURTULMUŞ

SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI

isra haber

Çek elini kıblemizden!

27 Ekim 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Haftalardır Kudüs’te, içinde Mescid-i Aksa’nın da bulunduğu Haremüşşerif saldırı ve provokasyonlarda bulunan terörist İsrail, tüm dünyanın nefretini çekiyor. Aşırı dinci Yahudilerin Mescid’i Aksa’yı basma girişimlerine destek

veren İsrail askerleri, cami cemaatine ateş açıp Mescid-i Aksa’ya gaz bombalarıyla saldırdı. İslâm dünyasını tahrik etmeyi amaçlayan İsrail önceki gün, ilk kez Mescid-i Aksa’nin elektriğini keserek ezan okunmasını da engelledi

www.milligazete.com

Aksa’ya saldırılar aralıksız sürüyor

06 Ekim 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem, Manşet

 

israilin kuşatması

İsrail’in Mescid-i Aksa’yı hedef alan saldırıları aralıksız sürüyor.

İsrail’in Mescid-i Aksa’yı yıkmak için yeni bir tünel daha kazdığı açığa çıktı. Aksa Vakıf ve Kültür Müessesesi’nin haberine göre, Mescid-i Aksa’nın batı duvarı istikametindeki büyük tüneller kapsamına bir yenisi daha ekleniyor.

Aksa Müessesi’nin İsrail basınına dayanarak bildirdiğine göre yeni tünel, yerin altı metre derinliğinde. Bu yeni tünelin açılışı, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve diğer üst düzey liderlerin de katılımıyla yapılacak.

Aksa Müessesi, yeni kazıların Mescid-i Aksa’dan sadece onlarca metre uzaklıkta olan Hammam al Ayn’da devam ettiğini kaydetti.

Bu kazıları gözönünde bulunduran Aksa Müessesi, İsrail’in Kudüs’teki taş ve canlı adına ne varsa herşeyi hedef almaya devam ettiğini belirtti.

İki Hafta Önce Başka Bir Tünel Gündeme Gelmişti

Aksa Vakıf ve Kültür Müessesesi, Kudüs’ün Silvan mahallesinin altında el-Meğaribe kapısıyla Burak alanına açılan 200 m uzunluğunda yeni bir tünelin varlığını gündeme getirmişti.

Aksa Müessesi, İsrail’in Mescid-i Aksa civarında ve altına kazdığı tüm tünelleri birbirine bağlamaya başladığını belirtmişti.

Filistin Alimler Birliği Uyarıyor

Filistin Alimler Birliği, bir süre önce yaptığı basın açıklamasında fanatik Yahudi grupların Mescidi Aksa’nın altında ve çevresinde yaptığı kazıların Mescidi Aksa’yı ciddi şekilde tehdit ettiğini dile getirmişti. Birlik, dünyanın sessizliğinin, İsrail’i daha fazla kazılar yapmaya cesaretlendirdiğini söylemişti.

Uluslararası Kudüs Müessesesi’nin Gazze şubesi başkanı olan Dr. Ahmed Ebu Halebiyye, tehdit altındaki Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın kurtarılması için Kudüs’teki kuruluşların desteklenmesi çağrısında bulunmuştu.

İsra haber

Saadet gençliği Aksa’ya sahip çıktı

05 Ekim 2009 Yazan kubra  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri, İstanbul

ve artık vakit tamamdırİslam dünyasının kanayan yarası Filistin’den yine yüreğimizi kanatan haberler gelmektedir. Siyonist İsrail ordusunun Mescid-i Aksa’yı kuşatması ve Filistinli kardeşlerimizin bu kuşatmaya karşı direnmesi sonucunda, İsrail askerleri tarafından başlatılan çatışmalarda birçok Filistinli Müslüman yaralanmış ve mukaddes mabedimiz Mescid-i Aksa kana bulanmıştır.

 
Gelinen bu noktada, herkes bilmelidir ki, tüm bu saldırılar ve yıkım planlarına rağmen, tüm Müslümanlar ilk kıbleleri olan Mescid-i Aksa’yı gerektiğinde canları pahasına koruyacaklardır ve Mescid-i Aksa kıyamete kadar varlığını devam ettirecektir.

 
Bununla birlikte kalbi Harem-i Şerif’te direnen Filistinli kardeşlerimizle birlikte atan aziz milletimizi bu saldırı karşısında hassasiyet göstermeye, eylem ve dualarıyla Filistinli kardeşlerimize destek olmaya çağırıyoruz.     
 
Saadet Partisi Gençlik Kolları
Genel Merkezi
Haber5.com

Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak bizler, bu alçak saldırı karşısında Türkiye’yi yönetenleri, boş lafları ve cılız tepkileri bir yana bırakarak tüm İslam alemine örnek olacak somut bir tepki ortaya koymaya davet ediyoruz.

İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya karşı yapılan bu saldırı, siyonist İsrail devletinin Mescid-i Aksa’yı yıkma planının bir parçasıdır. İsrail, İslam’ın ilk kıblegahına karşı yıllardır yaptığı yıkım çalışmaları karşısında, Müslüman devletlerin tepkisizliğinden cesaret alarak, bu gün ne yazık ki Harem-i Şerif ‘i kana bulayacak pervasızlığı gösterebilmiştir.

Fevziye Cabir “Topraklarımızı asla terketmeyeceğiz”

21 Ağustos 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem, Manşet

fevziye cabir ihh filistinEvi İsrail askerleri tarafından yakıldı. Bu saldırılarda kocasını kaybetti. Yıkılan evinin yanına kurduğu çadırı 7 defa söküldü, eşyaları alındı. Her defasında para cezasına çarptırıldı. Ancak o yılmadı ve her defasında yeni bir çadır dikerek direnişine devam etti. Fevziye Cabir (52), Kudüs’te İsrail askerleri tarafından evleri yıkılan 8 bin Filistinli aileden sadece biri. Cabir, tek kişilik direnişine kurduğu çadırda devam ediyor. Filistinliler tarafından Kudüs’ün kadın muhafızı olarak görülen Fevziye Cabir (Ümmü Kamil) yaşadıklarını İHH İnsani Yardım Vakfı genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında anlattı. Mescid-i Aksa’nın yakılmasının 40. yıldönümünde İstanbul Barış Platformu’nun davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Fevziye Cabir, sözlerine “Ben İsrail tarafından evleri yıkılan binlerce Filistinliden sadece biriyim” şeklinde başladı.

İsrail askerlerinin 2 yaşlı insana gece yarısı operasyonu

fevziye cabir ihh filistinEvinin 9 Kasım 2008 tarihinde İsrail askerleri tarafından bir gece yarısı operasyonuyla yakıldığını söyleyen Cabir, o geceyi şöyle anlattı: “İsrail yetkilileri evimi terk etmem için bana her türlü baskıyı yaptılar. İsrail turizm bakanı evime gelerek evimi terk etmem karşılığında bana para teklifinde bulundu.

Evimi terk etmemem üzerine gece yarısı silahlı 50 İsrail askeri evimi bastı. İki bayan asker, beni kollarımdan tutarak evimden dışarı çıkardı. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren kocamı da kollarından sürükleyerek yere attılar. Kocam kalp krizi geçirdi. İsrail askerleri gelen ambulansın eşimi hastaneye götürmesine müdahale ettiler. Evimizin gasp edilmesi üzerine kocamla evimizin yayına kurduğumuz çadırda yaşamaya başladık. Bu çadırı da 7 defa söküp, içindeki her şeyi aldılar. Ancak ben her defasında çadırı yeniden dikerek, topraklarımı terk etmeyeceğimi söyledim. Mart ayında çadırım söküldüğünde hava çok soğuktu, buna rağmen şemsiyemi açıp, bir sandalyede oturdum.

Bu saldırıların birinde kocam yine kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. Çünkü ilacını İsrail askerleri alıp götürmüştü. İsrail çadırı yıktığı gibi her defasında bana para cezası verdi. Ama ben yılmayacağım. Baskılara boyun eğemeyeceğim. Sonuna kadar mücadele edeceğim.”

Biz kimseye düşmanlık beslemiyoruz

İsrail’in Filistin halkına yaptıklarını anlatmak için Türkiye’ye geldiğini ifade eden Fevziye Cabir, “Biz hiçbir dine ve Yahudilere düşmanlık beslemiyoruz. Ancak karşı karşıya kaldığımız insan hakları ihlallerini dünyaya göstermek istiyoruz. Bizim dinimiz barış içerisinde yaşamayı emreder. Başka aileler de benimle aynı kaderi paylaştı. İsrail şimdi de 28 binayı yıkmak istiyor. İsrail’in amacı 2020 yılına kadar Kudüs’teki bütün İslam eserlerini yok etmek ve Kudüs’ü tamamen Müslüman nüfusundan tecrit etmek. Ayrımcı duvarı da bunun için inşa ettiler. Maalesef bu duvarın inşası devam ediyor” dedi.  İHH Başkanı Bülent Yıldırım ise “Mescid-i Aksa ve Kudüs sadece Filistin halkının değil bütün Müslümanların davasıdır. Bu davaya sahip çıkarsak İsrail amacına ulaşamayacaktır” dedi.

MilliGazete