‘Müslüman Kadının Şahsiyeti Sempozyumu’ gerçekleştirildi
Milli ve manevi değerlerine bağlı köklü bir sivil toplum kuruluşu olan Anadolu Gençlik Derneği, Müslüman Kadının Şahsiyeti programının ikincisini gerçekleştirdi.
Eminönü Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından Hanımlar Komisyonu Başkanı Zeynep Anıl Eren açılış konuşmasını yaptı. Eren konukları selamladıktan sonra konuşmasında Müslüman kimliğine sahip bir kadında olması gereken erdemlere yaşanmış olaylardan örnekler vererek değindi.
“Günümüzde Müslüman Kadının Ortaya Koyması Gereken Kimlik Ne Olmalıdır?” sorusuna cevap aranan panelin oturum başkanlığını Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş yaptı. Kurtulmuş sorunun cevabını hep geçmişte aradığımızı ama aslında aradığımız cevapları günümüzde de bulabileceğimizin örneğini verdi. Filistin’de Mescid-i Aksa’ya komşu olan ve evleri İsrailliler tarafından işgal edilen bir kadın ve ailesinin yaşadıklarını anlattıktan sonra sırayla konuşmacılara söz verdi. İlk olarak Nuray Canan Bezirgan Müslüman kadının bürünmesi gereken kimliğin nasıl olması gerektiğine değindi. Ardından Müzeyyen Taşçı modernizm ve sekülerizmin Müslüman kadında oluşturduğu zaafları ve bu zaaflardan kurtulmak için sahip olunması gereken erdemleri kısa başlıklar halinde anlattı. Hz. Fatıma’nın hayatından anektodlar anlatan Necla Saydam vahyin evinde yetişen Hz Fatıma’nın Müslüman kadın kimliğine en temel örnekliği teşkil ettiğini belirtti. Son olarak da New York’ta yaşayan İsveçli bir balerin olan Rabia Cristina Brodbeck nasıl ihtida ettiğini, o kültürde yaşamış biri olarak batının ve modern dünyanın İslama, olan düşmanlığını anlattı.
Ayşenur Tekdal’dan Kadınlar Günü mesajı
Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşenur Tekdal, ” Kadınların toplumda hak ettiği şartlara sahip olup olmadığının sorgulanmasına dönüştürülmeli ve kadının maddi ve manevi gelişmişlik seviyesinin iyileştirilmesine çalışılmalıdır” dedi.
Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşenur Tekdal, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada bugünün uzun yıllardır dünyanın her yerinde kutlana gelen bir gün olduğuna işarete ederek, ” Kadınlar, insanlığın varlığı ve devamı için vazgeçilmez bir unsurdur. Ailenin, dolayısıyla toplumun temel taşıdır. Çocuklarına hakkı, hukuku, adaleti, dürüstlüğü, çalışkanlığı, sevgiyi, saygı ve hoşgörüyü öğütleyen ve onları bu doğrultuda yetiştiren annelerin bulunduğu toplumlar, büyük medeniyetler inşa etmiştir” dedi. Tekdal, bu perspektiften bakıldığında, toplumun maddi ve manevi açıdan ilerlemesi, dünya hayatının istikrarlı ve adil bir düzene girmesinin kadınların katkıları ile mümkün olduğunu vurguladı.
8 Martlar’ın, sadece bir kutlama günü olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ayşenur Tekdal, ” Kadınların toplumda hak ettiği şartlara sahip olup olmadığının sorgulanmasına dönüştürülmeli ve kadının maddi ve manevi gelişmişlik seviyesinin iyileştirilmesine çalışılmalıdır. Ne yazık ki bu gün hâlâla kadınlar reklâm ve sömürü aracı olarak kullanılmakta, sosyal hayatta hak ettiği şartlara sahip olamamakta, manevi açıdan bir boşluğa sürüklenmektedir. Aile mefhumunun zaafa uğraması ve tüketim çılgınlığı sebebiyle de bu boşluk derinleşmektedir. Bu durum kadının ailesinde ve toplumda derin yaralar açmaktadır” dedi.
Gelişmekte olan ya da gelişmemiş toplumlarda kadının geçim sıkıntısı çektiğini, hak ve adaletten uzak, ağır koşullarda çalışmaya mecbur bırakıldığını, adeta bir ticari meta olarak görülüp, sömürüldüğünü söyleyen Tekdal, ” Ayrıca yörelerin törelerinden kaynaklanan ağır baskılara maruz bırakılan kadın büyük acılar çekmektedir. Kadınların aile ve toplum üzerindeki rolü hakkıyla idrak edilerek buna uygun şartların oluşturulması, öncelikli meselemizdir” şeklinde konuştu.
Dünyanın hiçbir yerinde kadınların zulüm ve işkenceye maruz kalmaması gerektiğine işaret eden Tekdal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Savaşta ve barışta, her türlü ortamda, onur ve saygınlıkları zedelenmemeli, yaratılıştan özlerinde bulunan letafete uygun bir yaşama kavuşturulmalıdır. Aydınlık bir gelecek için kendilerinden, milli ve manevi değerlerine sahip ahlaklı ve bilinçli nesiller yetiştirmesini beklediğimiz kadınlarımızı, örtüsü ve giysisinden dolayı aşağılamayı ve sahip oldukları ihlali marifet sayan zihniyetleri kınıyor, hakkı üstün tutan anlayışa sahip vefakâr ve fedakâr tüm kadınlarımızın hak ettikleri huzur ve saadete kavuşmaları için çalışmayı vazife sayan Saadet Partisinin saflarında, haksızlığa ve ezilmeye karşı birlikte mücadeleye ve işbirliğine katılmaya davet ediyorum”


.jpg)


