Milletvekili Adaylarımızdan Anlam Dolu FİDDER Ziyareti
26 Mayıs 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Saadet Partisi Milletvekili Kadın Adayları tarafından FİDDER (Filistinliler Dayanışma Derneği)’ne ziyaret gerçekleştirildi. Dernek Başkanı Tahsin Mısırlı’nın yanısıra, Ürdün’den Kudüs Masası Şefi Ebu Suud el-Mahfuz ile de görüşme fırsatı bulundu. Yoğun seçim çalışmalarından bahseden adaylar, Saadet Partisi ve mensupları için Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nin, Filistin’in özgürleşmesinin öncelikli gayelerinden biri olduğunu söylediler. Hepsinin çocuklarının odalarında filistin bayrağı taşıdığını dile getirirken, Filistin’in sadece Filistinlilerin değil, tüm ümmetin sorumluluğunda olduğunun altını çizdiler. Türk Hükümeti’nin İsrail’e karşı önce çıkış yapıp ardından çeşitli anlaşmalara imza atmak noktasında zaafları olduğunu belirten adaylar, Milli Görüş Lideri Necmeddin Erbakan’ın siyasetteki duruşu olarak, “dünya üzerinde başka bir lider yok ki tek başına siyonizmi hedef alsın” dediler. Bu noktada yıllardır duruşunu en net ortaya koyan ve bedeller ödeyen tek partinin Saadet Partisi olduğunu söyleyen adaylarımız, ayrıca “biliyoruz ki siyonizmin oyunu bozulmadığı sürece tüm mazlumların maduriyeti devam edecek” ifadeleri kullanıldı. “Liderimizin bize, siyonizmin ne olduğunu çok iyi bir şekilde işlemesinin sonucu, bugün siyasilerin hareketleri ve konuşmalarından doğru tespitler elde edebiliyoruz” cümlelerini de eklediler.
Kudüs Masası Şefi Ebu Suud’a, adaylar tarafından Hamas-El-Fetih birleşmesi soruldu. O ise cevabında, farklı görüşte olduklarını fakat bu birleşmenin Filistin için hayırlara vesile olmasını dilediğini’ söyledi. Adaylardan Pakize Yüzbaşıoğlu, tüm Müslüman toplulukların uyanık olması gerektiğini, siyonizmin Müslümanlar üzerinde planlar yapıp, vaatlerle kandırıp, akıllarını çelebildiğini belirtirken, Milli Görüş camiası’nın 11 yıl önce bunları canlı yaşadığını ifade etti.
Türk milletinin Filistin davasına gösterdiği hassasiyeti dile getirerek “Gerçekte Türkler Mescid-i Aksa’ya 1000 sene sahip oldular. 400 sene Osmanlı, 200 sene Memruklular, önceden de Selçuklular, Abbasiler aynı şekilde sahiplerdi” dedi. Osmanlı Padişahları’nın orada bıraktıkları eserlerden bahseden Ebu Suud el-Mahfuz Filistin’in bir Osmanlı şehri olduğunu söyledi.Türkiye demek Saadet Partisi demektir. Erbakan Hocamız bizim babamızdı. Milyonluk mitinglerini, siyonizme karşı duruşunu, net tavırlarını, “fikir mimarı olduğu” Mavi Marmara Gemisi’ni her zaman takip ettik. Saadet Partisi iktidarı demek Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu demektir” dedi.
Netanyahu Kudüs için bakın ne dedi
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, “Yahudi halkı Kudüs’ü 3 bin yıl önce inşa ediyordu, bugün de inşa ediyor. Kudüs, bir yerleşim yeri değil, o bizim başkentimiz” dedi.
İsrail’in, Doğu Kudüs’te yeni yerleşim inşası projesi nedeniyle ABD’nin eleştirilerine maruz kaldığı bir dönemde Washington’ı ziyaret eden Netanyahu, İsrail yanlısı etkin lobi grubu Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesinin (AIPAC) toplantısında yüzlerce Kongre üyesi ve senatörün de aralarında bulunduğu yaklaşık 8 bin kişiye seslendi.
Kudüs İsrail’in tapulu malı mı ?
İsrail’in Doğu Kudüs’te inşa ettiği mahallelerin kentin “ayrılmaz” bir parçası olduğunu savunan Netanyahu, buraların herhangi bir barış anlaşmasında da İsrail’in parçası olmaya devam edeceğini söyledi. Buralardaki inşaat faaliyetlerinin iki devletli bir çözüm olasılığını hiçbir şekile engellemediğini iddia eden Netanyahu, Kudüs’ün herhangi bir bölgesinde inşaat yapmaya hakları olduğunu savundu.
Clinton’dan İsrail’i koruma sözü
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Yahudilerin Amerika’daki en güçlü lobilerinden birinde yaptığı konuşmada İsrail devletine hem dostluk güvencesi hem de Filistinliler ile barışın “zor ancak gerekli” olduğu mesajını verdi. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Amerika’nın İsrail’in güvenliği ve geleceğini korumada kararlı olduğunu söyledi.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun geçtiğimiz Pazar kabinesine yaptığı konuşmada “Bizim için Kudüs’te inşaat yapmanın Tel Aviv’de yapmaktan farkı yok.” Demişti.
Erbakan’ı haklı çıkaracak açıklama
Beraberinde 8 bakanla birlikte üç günlük resmi bir ziyaret için İsrail’e gelen Berlusconi, ”siyasette öncü biri olarak en büyük arzum, İsrail’in AB üyeliğini sağlamak” dedi.
Berlusconi için düzenlenen karşılama töreninde konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ziyaretin tarihsel önemde olduğuna dikkati çekerek, Berlusconi’nin barışın coşkulu bir destekçisi olduğunu belirtti. Netanyahu, ziyaret sırasında tarafların enerji, çevre ve sağlık alanları da dahil olmak üzere çeşitli konularda anlaşmalar imzalayacaklarını kaydetti.
Netanyahu, ”Batı kültürünün temelinin Kudüs ve Roma’da atıldığını” ifade ederken, Berlusconi de ”Yahudi-Hristiyan kültürünün, Batı medeniyetinin temelini oluşturduğunu” söyledi.
Kabinenin önde gelen bakanları Berlusconi’ye eşlik ediyor. İsrail ve İtalya kabineleri ziyaret sırasında ortak toplantı yapacak.
Erbakan haklı çıkıyor
54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, hükümetin AB politikasını eleştirirken, AB’nin Türkiye’yi İsrail’e vilayet yapmak istediğini söylemişti. Erbakan, “Türkiye AB’ye girerse, İsrail de arkadan girecek. İsrail ile tek devlet olacağız. Efendim bu birlik çok büyüdü, bunu bölgelere ayıralım, Ortadoğu’yu Türkiye ile İsrail beraber yönetsinler dedikleri zaman biz İsrail’in vilayeti olmaktan başka ne olmuş olacağız?” diye konuşmuştu.
İsrail’in ölüye de saygısı yok
İsrail’in, Yafa’da bulunan eski İslami Kışla mezarlıkları üzerinde beş yıldızlı oteller inşa etmeye hazırlandığı bildirildi.
El Cezire televizyonunun internet sitesinde yer alan habere göre, İsrail, Kudüs’ten sonra ikinci tarihi kent olan Yafa’daki Müslüman mezarlığına ve Yafa’nın Ulu Cami bitişiğindeki alana otel inşa edecek.
Haberde, Memluk devleti dönemindeki tarihi mezarların yer aldığı alanda ve 1948 yılında Filistin’den göç eden Filistinlilere ait onlarca dönüm arazi üzerinde beş yıldızlı otellerin inşaata başlanacağı ifade edildi.
Söz konusu alanlarda vakıf arazilerinin de olduğunu söyleyen kent sakinleri, İsrail’in, Yafa Ulu Cami çevresindeki alanlarda otel inşa etme hakkını nereden aldığını merak ettiklerini belirtiyorlar.
El Kuds Vakfı yetkilisi Abdülmecid İğberiyet, Yafa’daki Hilton otelinin de yıllar önce Abd Nebi mezarlığının bulunduğu yerde kurulduğunu söyledi.
İğberiyet, İsrail’in Kudüs, Hayfa ve diğer kentlerin mezarlıkları üzerinde binalar ve otoparklar inşa ettiğini belirtti.
İsrail’in başkenti Tel Aviv de bulunan Tel Aviv Üniversitesi de bir Müslüman mezarlığı üzerinde kurulmuştu.
Üsküdar İlçemiz Kudüs çadırını ziyaret etti
31 Aralık 2009 Yazan kubra
Kategori Teşkilat Haberleri, Üsküdar
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Kadın Kolları Eyüp Sultan da açılan Kudüs Çadırını ziyaret etti. Orada açılan deftere duygu ve düşüncelerini aktardılar.
Kudüs nöbeti başladı
15 Aralık 2009 Yazan Saadet Kadın
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi tarafından organize edilen Kudüs Nöbeti, İstanbul Eyüp’te başladı. Nöbet için kurulan çadırda Filistin’le ilgili video gösterileri, seminerler, fotoğraf sergileri vb etkinlikler düzenleniyor. İngiltere’den yola çıkan FİLİSTİN KONVOYU da Kudüs Nöbeti Çadırına uğrayacak. Kudüs Nöbeti, kaydını yaptıran herkes tutabilecek.
Kudüs Nöbeti’ne Belediye Engeli
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, Filistin ve Mescid-i Aksa’ya destek vermek amacıyla Eyüp Meydanı’nda kurdukları “Kudüs Nöbeti” çadırının, belediye zabıta ekiplerince yıkılmak istediğini söyledi.
SAADETLİ KADINLAR FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİNİ MİLLİ GÜNLERİNDE YALNIZ BIRAKMADILAR
19 Kasım 2009 Yazan kubra
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet partisi İstanbul İl kadın kolları başkanı Sn. Nagehan Gül ASİLTÜRK ve Halkla ilişkiler Bşk. Yardımcıları. Sevinç DURMUŞ, Seval GEDİKOĞLU ve SADER Eğitim Başkanı Müzeyyen TAŞÇI katılımıyla birlikte ziyaretler gerçekleştirildi.
İlk ziyaret Filistin; İstanbul konsolosluğu Abdel Kerim ALKHATİP ile Türkiye Cumhuriyeti bir yer tahsis edemediği için İHH genel merkezinde yapıldı. Görüşmede Konsolos Abdel Kerim ALKHATİP söze şükranlarını sunarak başladı ve “Siz Türk insanı bizden daha Filistinlisiniz” dedi. İl Başkanı Nagehan Gül ASİLTÜRK “Filistin, ümmetin yetimi olduğu için ve Kudüs’te bizim ilk kıblemiz, namusumuz, onurumuz, şerefimiz olduğu için ona sahip çıkıyoruz. 1,5 milyarlık İslam âlemi beraber ama halk olarak sizinle, maalesef hükümetler bazında değil! siz bunu bizden daha iyi biliyorsunuz.” dedi.
“Filistin davasın da devletler bazında birlik beraberlik olsaydı, bu zulüm çoktan biterdi. Zaten bu zulüm Osmanlının yıkılmasıyla başladı”, tespitini dile getiren Abdel Kerim “Bizim topraklarımız kutsal topraklar ama yahudilere ait kutsal topraklar değil. Hz. İbrahim AS ve ailesi Halil kentimde yatmaktadır. Kudüs’ten sonraki hedefleri burasıdır. İsrail’in 2010′yılına kadar ülkemizdeki insanların %80′inin yahudi olmasını hedefliyorlar. Arap ülkeleri ikiye bölündü; bir kısmı bizi destekliyorlar bir kısmı desteklemiyor” dedi.
“Ülkemde kış geldi ve halkımız sokaklarda kalıyor evleri yok!!! Hiç bir şeyleri yok! bağırıyorlar seslerini kimse duymuyor” diyerek sözlerine son verdi.
Ardından Filistin dayanışma derneğine aynı heyetle birlikte ikinci bir ziyaret gerçekleştirildi. Dernek Başkanı Tahseen METWALLİ ziyaretten dolayı teşekkür etti memnuniyetlerini bildirdi. Sözlerinin devamında “Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız Filistin davası hakkında konuşan ilk liderdir” dedi.
İl Başkanı Nagehan Gül ASİLTÜRK “Türkiye’de Milli Görüşün iktidara gelmesi ile ortadoğuda ve tüm dünyada kan, gözyaşı ve zulmün biteceğini” belirti.
Tahseen METWALLİ sözlerine şöyle devam etti, “Biz burada kendimizi gurbette hissetmiyoruz, derneğimiz daha çok kültürel faaliyetlerde bulunuyor. En son Kudüs gecesi düzenledik. Ülkenizdeki yardım derneklerinin, Filistin’e yaptıkları yardımları yönlendiriyoruz. Buraya gelen kardeşlerimizin resmi işlemlerinde yardımcı oluyoruz. Davamıza sahip çıkma konusunda siz Türkler daha cesaretlisiniz. Diğer devletler (Arap ülkeleri) sindirilmiş halklar ve milis kuvvetleriyle yönetiliyor” dedi. Ziyaret iyi dileklerle son buldu.
Saadet Partisi’nin gündemi; KUDÜS
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı “Kudüs Nöbeti” tutmaya hazırlanıyor. Mescid-i Aksa ve Kudüs’le ilgili duyarlılığın kalıcı ve etkili hale getirilebilmesi amacıyla tutulacak olan Kudüs Nöbeti BM, İKÖ ve TBMM’nin son durumlarla ilgili işe yarar bir kararlılık ortaya koyuncaya kadar sürdürülmesi planlanıyor.
Kudüs Nöbetiyle ilgili Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan’ın açıklaması şöyle:
“Yüzlerce yıl huzurun ve ortak yaşamın mekânı olan Kudüs, son 50 – 60 yıldır maalesef bir kargaşa ve soykırım mekânı olmaya başlamıştır. Bu süreçte, BM’nin işe yaramaz kararları, İKÖ’nün çaresizliği, Arap Dünyasının nemelazımcılığı ve Türkiye’nin insicamsız tutumları da İsrail’in işini kolaylaştırmıştır. Kudüs önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde tekrar güvenin, birlikte yaşamanın ve selametin şehri olmalıdır.”
“Bu konuda yüzlerce yıllık bir tecrübeye sahibiz; henüz 638 yılında bizzat Kudüs sakinleri, Ebu Ubeyde b. Cerrah’a ilettikleri mesajda kendilerinin Hz. Ömer’in yönetimine girmek istediklerini belirtmişler; bu doğrultuda Kudüs’ü teslim etmeye hazır olduklarını söylemişlerdi. Ve o tarihte Patrik Sophronios kendi yazdığı anlaşmayla şehri Hz. Ömer’e teslim etmişti. Sonrasında Emeviler, Abbasiler, Tolunoğulları, Fatımiler, Selçuklular ve en sonunda da Osmanlılar döneminde Kudüs bereketli topraklar olarak kalmış, aynı zamanda ilmin, ticaretin ve mimarinin de merkezi olmuştu.”
“Ancak Haçlı seferleri başta olmak üzere zaman zaman bu bölge, istilacılarla karşılaşmış, huzur bozulmuş, yakıp yıkılmıştır. Her defasında da şehri imar etmek, huzuru sağlamak Müslüman yöneticilere düşmüştür.”
“Maalesef 1940 sonrası bu bölge başlangıç İngiltere sonrasında da ABD desteğiyle işgal ve soykırımlara şahit oldu. İsrail’in Batı Kudüs’ü işgali 1948 yılındadır. O tarihten bu yana BM, İsrail aleyhine onlarca karar aldı; ancak bunlar uygulanmadı. 1948’de Kudüs’te 600 bin Arap – Müslüman varken sadece 100 bin Yahudi vardı. Şu anki nüfus dağılımını söylemek bize utanç verici geliyor… Bu rakamlar bile, 60 yıllık süreçte soykırımın ve işgalin geldiği boyutu anlatmaya yetecektir.”
“196o’larda İsrail’in Kudüs’ü başşehir ilan etmesi durumunda bunu savaş sebebi olacağını ilan eden, 1980’de de İsrail’le gereksiz ilişkiler kurdu diye Dışişleri Bakanını gensoruyla görevden düşüren Türkiye ise maalesef son yıllarda İsrail politikasında “mış” gibi davranmakta ve sonuç alıcı hiçbir strateji yürütmemektedir. Arap Birliği, İKÖ ve BM zaten çekimserlikleriyle Siyonizmin işini kolaylaştırmaktadır. Geçtiğimiz yıl Gazze işgali sonrası Saadet Partisi öncülüğünde İstanbul’da yapılan mitigte genel başkanımız Numan Kurtulmuş’un önerdiği 11 maddelik eylem planını uygulanmış olsaydı Kudüs daha güvende olacaktı.”
“Kudüs meselesi sadece bir Arap sorunu veya Müslüman sorunu değildir. Bu bölge tüm dünyanın ilgilenmesi ve çözmesi gereken orunlar yumağıyla karşı karşıyadır. Onun için herkes sürece katkıda bulunmalı; Türkiye ve İslam dünyası ise tarihi bir yükümlülük olarak bu konuda öncülük yapmalıdır.”
“İstanbul’da tutacağımız Kudüs Nöbeti bu konuda duyarlılık oluşturmak ve dünyanın ilgisini Kudüs’e çevirmek amacına dayanıyor. Saadet Partisi İstanbul İl Yönetimi olarak hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Konuya duyarlı derneklerle de görüşeceğiz. Nöbetin ne zaman başlayacağı, nerde tutulacağı, ne kadar süreceği ve neleri içereceğini yakında ilan edeceğiz.
haber5.com
Çek elini kıblemizden!
Haftalardır Kudüs’te, içinde Mescid-i Aksa’nın da bulunduğu Haremüşşerif saldırı ve provokasyonlarda bulunan terörist İsrail, tüm dünyanın nefretini çekiyor. Aşırı dinci Yahudilerin Mescid’i Aksa’yı basma girişimlerine destek
veren İsrail askerleri, cami cemaatine ateş açıp Mescid-i Aksa’ya gaz bombalarıyla saldırdı. İslâm dünyasını tahrik etmeyi amaçlayan İsrail önceki gün, ilk kez Mescid-i Aksa’nin elektriğini keserek ezan okunmasını da engelledi
Fevziye Cabir “Topraklarımızı asla terketmeyeceğiz”
Evi İsrail askerleri tarafından yakıldı. Bu saldırılarda kocasını kaybetti. Yıkılan evinin yanına kurduğu çadırı 7 defa söküldü, eşyaları alındı. Her defasında para cezasına çarptırıldı. Ancak o yılmadı ve her defasında yeni bir çadır dikerek direnişine devam etti. Fevziye Cabir (52), Kudüs’te İsrail askerleri tarafından evleri yıkılan 8 bin Filistinli aileden sadece biri. Cabir, tek kişilik direnişine kurduğu çadırda devam ediyor. Filistinliler tarafından Kudüs’ün kadın muhafızı olarak görülen Fevziye Cabir (Ümmü Kamil) yaşadıklarını İHH İnsani Yardım Vakfı genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında anlattı. Mescid-i Aksa’nın yakılmasının 40. yıldönümünde İstanbul Barış Platformu’nun davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Fevziye Cabir, sözlerine “Ben İsrail tarafından evleri yıkılan binlerce Filistinliden sadece biriyim” şeklinde başladı.
İsrail askerlerinin 2 yaşlı insana gece yarısı operasyonu
Evinin 9 Kasım 2008 tarihinde İsrail askerleri tarafından bir gece yarısı operasyonuyla yakıldığını söyleyen Cabir, o geceyi şöyle anlattı: “İsrail yetkilileri evimi terk etmem için bana her türlü baskıyı yaptılar. İsrail turizm bakanı evime gelerek evimi terk etmem karşılığında bana para teklifinde bulundu.
Evimi terk etmemem üzerine gece yarısı silahlı 50 İsrail askeri evimi bastı. İki bayan asker, beni kollarımdan tutarak evimden dışarı çıkardı. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren kocamı da kollarından sürükleyerek yere attılar. Kocam kalp krizi geçirdi. İsrail askerleri gelen ambulansın eşimi hastaneye götürmesine müdahale ettiler. Evimizin gasp edilmesi üzerine kocamla evimizin yayına kurduğumuz çadırda yaşamaya başladık. Bu çadırı da 7 defa söküp, içindeki her şeyi aldılar. Ancak ben her defasında çadırı yeniden dikerek, topraklarımı terk etmeyeceğimi söyledim. Mart ayında çadırım söküldüğünde hava çok soğuktu, buna rağmen şemsiyemi açıp, bir sandalyede oturdum.
Bu saldırıların birinde kocam yine kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. Çünkü ilacını İsrail askerleri alıp götürmüştü. İsrail çadırı yıktığı gibi her defasında bana para cezası verdi. Ama ben yılmayacağım. Baskılara boyun eğemeyeceğim. Sonuna kadar mücadele edeceğim.”
Biz kimseye düşmanlık beslemiyoruz
İsrail’in Filistin halkına yaptıklarını anlatmak için Türkiye’ye geldiğini ifade eden Fevziye Cabir, “Biz hiçbir dine ve Yahudilere düşmanlık beslemiyoruz. Ancak karşı karşıya kaldığımız insan hakları ihlallerini dünyaya göstermek istiyoruz. Bizim dinimiz barış içerisinde yaşamayı emreder. Başka aileler de benimle aynı kaderi paylaştı. İsrail şimdi de 28 binayı yıkmak istiyor. İsrail’in amacı 2020 yılına kadar Kudüs’teki bütün İslam eserlerini yok etmek ve Kudüs’ü tamamen Müslüman nüfusundan tecrit etmek. Ayrımcı duvarı da bunun için inşa ettiler. Maalesef bu duvarın inşası devam ediyor” dedi. İHH Başkanı Bülent Yıldırım ise “Mescid-i Aksa ve Kudüs sadece Filistin halkının değil bütün Müslümanların davasıdır. Bu davaya sahip çıkarsak İsrail amacına ulaşamayacaktır” dedi.
MilliGazete


.jpg)








