<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saadet Kadın &#187; islam</title>
	<atom:link href="http://saadetkadin.org/tag/islam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://saadetkadin.org</link>
	<description>Saadet Kadın</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 20:50:11 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Eşler arasında kavgalar kaçınılmaz mı? 2</title>
		<link>http://saadetkadin.org/2010/09/esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2/</link>
		<comments>http://saadetkadin.org/2010/09/esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:47:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kubra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Eş]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saadetkadin.org/?p=4357</guid>
		<description><![CDATA[Eşler, ayrı görüş ve düşünce içinde olduklarını kabullenerek evlenmelidirler. Bu nedenle zaman zaman olabilecek &#8216;farklılıkları&#8217; kabullenmek zorundadırlar. Hayat, hiçbir zaman güllük gülistanlık değildir. Evlilikler de öyledir.
* Tartışmalarda kişiliğinizi değil, problemleri tartışın. Ses tonunuzu alçaltarak konuşun.
* Telefonda tartışmaya kalkmayın. Yüz yüze olmadığınızdan telefon kavgayı körükler.
* Tartışırken birbirinizin sözünü kesmeyin. Karşılık verme yerine soru sorarak karşınızdakinden açıklama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşler, ayrı görüş ve düşünce içinde olduklarını kabullenerek evlenmelidirler. Bu nedenle zaman zaman olabilecek &#8216;farklılıkları&#8217; kabullenmek zorundadırlar. Hayat, hiçbir zaman güllük gülistanlık değildir. Evlilikler de öyledir.</p>
<p><a href="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/09/esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2-medium-0.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4358" title="esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2-medium-0" src="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/09/esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2-medium-0.jpg" alt="esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2-medium-0" width="254" height="171" /></a>* Tartışmalarda kişiliğinizi değil, problemleri tartışın. Ses tonunuzu alçaltarak konuşun.</p>
<p>* Telefonda tartışmaya kalkmayın. Yüz yüze olmadığınızdan telefon kavgayı körükler.</p>
<p>* Tartışırken birbirinizin sözünü kesmeyin. Karşılık verme yerine soru sorarak karşınızdakinden açıklama bekleyin.</p>
<p>* Dürüst, seviyeli ve bilinçli tartışmaların size yararlar sağlayacağını bilin.</p>
<p>* Asıl korkulması gerekenin, iletişimsizlik olduğunu hiçbir zaman unutmayın.</p>
<p>* Eşiniz kızgınken, siz sakin olun. Biriniz ateşken diğeriniz su olun.</p>
<p>* Tartışmalarda ne denli ısrarcı olursanız, eşiniz de o denli ısrar eder ve size karşı çıkar.</p>
<p>Mizahın birçok evliliği kurtardığını bilin!<br />
* Her konuda savunmaya geçmeyin. Hayatî olmayan sorunları kabul edin.</p>
<p>* Karı-koca ilişkilerinde &#8216;mizah&#8217;ın birçok evliliği kurtardığını bilin. Gülümseten sözler, işi kavgadan çıkarır; tartışmanıza yapıcı yaklaşım sağlar.</p>
<p>* Evliliğinize ve normal tartışmalarınıza ailelerinizi karıştırmayın.</p>
<p>* Karı-koca ilişkilerinde sorunlar tek taraflı olmaz. Sorunlar tartışılırken kimse kendini haklı görmesin.</p>
<p>* Tartışmalarınızı, öfkenizi tatmin edip üstünlük sağlamak için değil, sorunlarınızı çözmek için yapın.</p>
<p>* Sorunlarınızı kendiniz çözemiyorsanız; sözü dinlenir, objektif, ehil birinden yardım isteyin.</p>
<p><strong>Sorunlarınızı biriktirmeyin!</strong><br />
* Sorunlarınızı içinize atıp biriktirmeyin. Sakin zamanda çay ve meşrubat gibi ikramlardan sonra konuşun. Çözümlenmeyen sorunlar, zamanın geçmesiyle beslenerek büyürler.</p>
<p>* Her tartışmanın altında bastırılmış bir istek vardır. Bu gizli duygunun ne olduğunu öğrenin.</p>
<p>* En ciddi problemin konuşmamak ve sorunları devamlı içe atmak olduğunu bilin.</p>
<p>* Konuşabilmek ve seviyeli tartışabilmek için özel bir çaba gösterin.</p>
<p>* Kendinizi eşinizin yerine koyarak &#8220;empati&#8221; yapın. Birbirinizi yargılayıp suçlamadan önce, anlaşmazlık konusuna bir de eşinizin penceresinden bakmayı deneyin.</p>
<p>* Tartışırken kelimeler üzerinde durmayın. Konunun dışına çıkmayın, genelleme yapmayın. Tartışmalarınız münakaşaya dönüşüyorsa, bir bahane bulup kesin.</p>
<p>* Eşinizin yerine konuşmayın. Bırakın, kendi düşüncesini kendisi söylesin.</p>
<p>* Duygularınızı, kızgınlıklarınızı konuşarak dile getirin; ters davranışlarda bulunmayın. Davranışlarınızı kaş çatarak, surat asarak, elinizdekini atarak, kapı çarparak sergilemeyin.</p>
<p><strong>Yalnız erkeklerin dikkat edeceği ilkeler<br />
</strong>* Hanımınızın en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında, dertleşme ve paylaşmanın geldiğini unutmayın.</p>
<p>* İş yerinizdeki sorunlarınızı evinize getirmeyin. Ancak, normal olayları ve güncel meseleleri eşinizle konuşun.</p>
<p>* Yanlış bir söz ve davranış sergilediğinizde &#8220;özür dilemeyi&#8221; gurur meselesi yapmayın.</p>
<p>* Sorunlarınızı tartışmak için güzel mekânlar seçin ve dışarıda yemek yemeyi deneyin.</p>
<p>* Sürekli kaba kuvvet kullanmanın bir &#8216;kişilik bozukluğu&#8217; olduğunu bilin.</p>
<p>* Talimat vermeyin. &#8216;Dediğim dedik, çaldığım düdük&#8217; anlayışına girmeyin.</p>
<p>* İsteklerinizi &#8216;lütfen ve rica&#8217; ile yapın. Alçakgönüllülük, kimseyi alçaltmaz.</p>
<p>- Kadınlara karşı anlayışlı ve hoşgörülü olmanın, tartışmaları asgariye indirdiğini bilin.</p>
<p>* Hakarete uğramak istemiyorsanız, siz de hakaret etmeyin. Kibar ve nazik davranışlardan kimse zarar görmemiştir.</p>
<p>* Asla, &#8220;ben söylemiştim&#8221; cümlesini kullanmayın.</p>
<p>* Hanımınızı, annenizle kıyaslamayın.</p>
<p><strong>Özellikle hanımların dikkat edeceği ilkeler</strong><br />
* Çiftler arasında, &#8217;saygı ve sevgi&#8217; anlayışı karşılıklıdır. Ancak uygulamada &#8220;kadın sevginin, erkek de saygının timsali&#8221; olduğundan, kadın saygısını, erkek de sevgisini göstermeli. Bu ilkeye riayet eden eşler gerçek sevgi ve saygıyı yakalamış olurlar.</p>
<p>* Ev ortamında erkekler, içlerine kapanıktırlar. Dışarıdan geldiklerinde de sessiz ve gerilim içinde olurlar. Bu durumu hanımlar kabullenmeli ve ona göre ne yapacaklarını bilmeli, zaman geçtikçe yavaş yavaş kendi alanına çekmesini başarmalıdır.</p>
<p>* Eşinizin davranışlarını abartmayın, hoşlanmadığınız davranışların üzerine gitmeyin. Üstüne gittikçe daha fazlasını yapacağını bilip alttan almayı deneyin.</p>
<p>* Eşinizin bir sözü veya davranışı sizi yaralamışsa sabredin. Yarayı kaşımakla, hiçbir yara iyileşmez. Yaptığını uygun zamanını bulduğunuzda, hatırlatın.</p>
<p>* Eşinize karşı güler yüzlü ve sakin halinizi gösterin. Bu tavrınızla istediğinizi her zaman elde edebilirsiniz. İnatlaşmakla hiçbir şey kazanamazsınız. Sonunda iki taraf da kaybeder ama en çok zararı kadın görür.</p>
<p>* Tartışmalarda, &#8216;babamın evine giderim&#8217; sözünü hiçbir zaman söylemeyin.</p>
<p>* Sürekli eleştiren, söylenen, tüketen ve başkalarıyla kendini mukayese eden biri olmayın.</p>
<p>* Beyiniz, bir şeye sıkıldığında ona hak verin ve ondan yana olun.</p>
<p>* Kocanızı, babanızla mukayese edip karşılaştırmayın.</p>
<p><strong>Öfkeliyken tartışmayın!</strong><br />
* Çok öfkelendiğiniz zaman tartışmayın, yüzünüzü yıkayın, aynanın karşısına geçip yüzünüzün aldığı şekle dikkatle bakın.</p>
<p>* Ufak tefek sorunlar yüzünden tartışmayın. Sabırlı ve rahat olun. Küçük tartışmaların, büyük kavgalara yol açtığını bilin.</p>
<p>* Kendinizi sürekli haklı görme ve zeytinyağı gibi üste çıkma kompleksinde olmayın.</p>
<p>* Tartışmanız münakaşaya dönüşüp gerilim oluşturuyorsa &#8220;bu durumun, birbirinizi kırmaya değer olup olmadığını&#8221; kendinize sorun.</p>
<p>Milli Gazete</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saadetkadin.org/2010/09/esler-arasinda-kavgalar-kacinilmaz-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mümin gencin ahlakı nasıl olmalı?</title>
		<link>http://saadetkadin.org/2010/09/mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali/</link>
		<comments>http://saadetkadin.org/2010/09/mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:41:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kubra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Mümin]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saadetkadin.org/?p=4351</guid>
		<description><![CDATA[Müslüman kardeşlerine saygı göstermeli! Müslüman kardeşlerine saygı göstermek ve onlar için bir şeyler yapmak konusunda Vasile İbn Hattâb e&#8217;l-Kuraşi&#8217;nîn şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (sav) Efendimiz&#8217;in mescîdde yalnız bulundukları sırada bir adam mescide girdi, onu gören Peygamber (sav) yerinden kımıldadı.
Bunun üzerine yanındakiler tarafından: &#8220;Ey Allah&#8217;ın elçisi! Yer geniş, denildi. Bunu işiten Peygamber (sav) Efendimiz: &#8220;Mü&#8217;minin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/09/mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali-medium-0.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4352" title="mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali-medium-0" src="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/09/mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali-medium-0.jpg" alt="mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali-medium-0" width="254" height="171" /></a>Müslüman kardeşlerine saygı göstermeli! Müslüman kardeşlerine saygı göstermek ve onlar için bir şeyler yapmak konusunda Vasile İbn Hattâb e&#8217;l-Kuraşi&#8217;nîn şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (sav) Efendimiz&#8217;in mescîdde yalnız bulundukları sırada bir adam mescide girdi, onu gören Peygamber (sav) yerinden kımıldadı.</p>
<p>Bunun üzerine yanındakiler tarafından: &#8220;Ey Allah&#8217;ın elçisi! Yer geniş, denildi. Bunu işiten Peygamber (sav) Efendimiz: &#8220;Mü&#8217;minin hakkı vardır.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Her durum ve pozisyonda doğruluktan ayrılmamalı<br />
Davranıştan gözden geçirerek yanlışlar varsa düzeltmeye çalışıp doğruluktan ayrılmamak konusunda Urve&#8217;den nakledildiğine göre o şöyle anlatır: Süfyan ibn Abdillah e&#8217;s-Sakafi Peygamber sallallahu aleyhi veselleme şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Bana İslâm&#8217;da öyle bir söz söyle ki, onu senden sonra hiç kimseye sormayayım. Sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz de kendisine şu tavsiyede bulundu:</p>
<p>&#8220;Allah&#8217;a inandım de, sonra dosdoğru ol.&#8221; [Müslim, Tirmizi, Nesai]</p>
<p>Müslüman, kardeşlerine şefkat göstermeli<br />
Bu konuda Ebû Saîd e&#8217;l-Hudrî şöyle anlatır: Bir ara Peygamber sallallahu aleyhi vesellem efendimizle birlikte bir yolculukta bulunuyorduk, ansızın Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem&#8217;in huzuruna bineği üzerinde bir adam çıkageldi. Gözlerini sağa sola gezdiriyordu. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:</p>
<p>&#8220;Kimin fazla bi-neği varsa bineği olmayana, kimin fazla azığı varsa azığı olmayana versin.&#8221; [Müslim, Ebu Davud]</p>
<p>Ebû Saîd e&#8217;l-Hudrî der ki: Resulullah sallallahu aleyhi vesellem, bu şekilde malları art arda sıraladı, öyle ki fazlalıklarda hiç birimizin hakkı yok sanmıştık.</p>
<p>Kimsesizleri sevmeli ve yoksulları kollamalı<br />
Kimsesizleri sevmek ve onları güzelce kollamak konusunda Abdullah İbn Amr&#8217;in rivayet ettiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz şöyle buyurmuştur: &#8220;Allah Teâlâ&#8217;nın en sevdiği şey, kimsesizlerdir.&#8221; Oradakiler dediler ki: &#8220;Ey Allah&#8217;ın elçisi onlar kimlerdir?&#8221;</p>
<p>Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki: &#8220;Dinleriyle kaçanlardır. Kıyamet gününde onlar, Meryem oğlu İsâ aleyhisselâm&#8217;a gö-türüleceklerdir.&#8221; [Tirmizi]</p>
<p>Yemeği arkadaşlardan sonra yemek!<br />
Arkadaşlardan sonra yemek konusunda Ca&#8217;fer İbn Muhammed&#8217;in babasından rivayet ettiğine göre o şöyle der: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem efendimiz bir toplulukla yemek yedikleri zaman en son yiyen kendileri olurlardı.</p>
<p>Dostların hatalarını affedebilmeli!<br />
Dostların hatalarını affetmek, kusurlarını yüzlerine vurmamak ve günah işlediklerinde onlar için af dilemek konusunda Ebü&#8217;l-Ferec es-Sâiğ, Hüseyin İbn Sehl, Ahmed İbn Ömer er-Râzi, Ali İbn Salih kanalıyla İmran İbn Musa ed-Debili, babasının şöyle dediğini işitmiştir. Yusuf İbn Hüseyin Ebâ Yezid-i Bistâmi&#8217;ye gelerek: &#8220;Kiminle sohbet etmemi emredersin?&#8221; diye sordu. O da şöyle cevap verdi:</p>
<p>&#8220;Hastalandığın zaman seni kim ziyaret ediyor ve günah işlediğin zaman senin için kim tevbe ediyorsa onunla sohbet et.&#8221;</p>
<p>[Not: Bu metin, Ebu Abdurrahman Es-Sülemi'nin 'Gençlik Ahlakı ve Fütüvvet' adlı kitabından derlenmiştir]</p>
<p>Malın kalıcı olanı elde tutulanı değil, Allah yolunda harcanılanıdır!</p>
<p>Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin bu görüşte olduğu konusunda Amr İbn Şürahbil&#8217;in Hz. Âişe (ra)&#8217;dan rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Resulullah sallallahu aleyhi vesellem&#8217;e bir koyun hediye edildi, o da koyunu çevre-sindekilere bölüştürdü. Dedim ki: &#8220;Sadece boynu kaldı&#8221;</p>
<p>Bunun üzerine buyurdu ki: &#8220;Her tarafı kaldı ancak boynu kalmadı.&#8221;</p>
<p>Doğru sözlü ve emin olmalı<br />
Doğru sözlülük ve emaneti yerine vermek konusunda yine Abdullah İbn Amr&#8217;ın rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem efendimiz şöyle buyurmuşlardır: &#8220;Dört şey vardır ki, bunlar sende olursa dünyadan kaybettiklerinin hiçbir önemi olmaz. Bunlar: Emaneti korumak, doğru sözlülük, güzel ahlâk ve helal lokmadır.&#8221; [Müsned, Taberani]</p>
<p>Tevbeyi sürdürmek ve tevbede sebat etmek!<br />
Tevbeyi sürdürmek ve tevbe edilen yanlışı tekrarlamama kararlılığı göstermek konusunda Mansur İbn Abdullah el Hirevi&#8217;den Ebu&#8217;l-Hüseyin el Müzeyyin&#8217;in şöyle dediğini İşittim:</p>
<p>&#8220;Tevbenin geçerliliği üç şeye bağlıdır. Bunlar: Geçmişten pişmanlık duymak, tevbe edilen yanlışa geri dönmeme konusunda azimli olmak ve işlenen günah yakından bilindiği ama yapılan tevbenin kabul mü edileceği yoksa yüzüne mi çarpılacağı kesin bilinmediği için bu yanlış hatırlandığında kalbin ürpermesidir.</p>
<p>Milli Gazete</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saadetkadin.org/2010/09/mumin-gencin-ahlaki-nasil-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diğer medeniyetlerin kadına bakışı</title>
		<link>http://saadetkadin.org/2010/02/diger-medeniyetlerin-kadina-bakisi/</link>
		<comments>http://saadetkadin.org/2010/02/diger-medeniyetlerin-kadina-bakisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 16:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kubra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saadetkadin.org/?p=2173</guid>
		<description><![CDATA[İslam&#8217;da kadını, hakları ve vazifeleriyle geniş olarak incelemeden önce kadının diğer milletler ve diğer medeniyetlerdeki durumlarına kısaca işaret etmemiz gerekecektir. İslam&#8217;ın hanımlara verdiği değer ve ehemmiyetin daha iyi anlaşılması için bu gereklidir.

İslam&#8217;a dil uzatan kendi medeniyetine baksın
İslam&#8217;da kadının ötelendiğini ve ezildiğini iddia edenler, büyük oranda ya kasıtlı hareket etmişler ya da cehaletlerinin kurbanı olmuşlardır. Bugüne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslam&#8217;da kadını, hakları ve vazifeleriyle geniş olarak incelemeden önce kadının diğer milletler ve diğer medeniyetlerdeki durumlarına kısaca işaret etmemiz gerekecektir. İslam&#8217;ın hanımlara verdiği değer ve ehemmiyetin daha iyi anlaşılması için bu gereklidir.</p>
<p><a href="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/02/14.jpg"><img class="size-full wp-image-2174 alignleft" src="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/02/14.jpg" alt="" width="148" height="210" /></a></p>
<h4>İslam&#8217;a dil uzatan kendi medeniyetine baksın</h4>
<p>İslam&#8217;da kadının ötelendiğini ve ezildiğini iddia edenler, büyük oranda ya kasıtlı hareket etmişler ya da cehaletlerinin kurbanı olmuşlardır. Bugüne kadar İslam&#8217;ın kadına yaklaşımı ile ilgili yanlış değerlendirmelerde bulunula gelinmiştir. İlmi gerçekler ve doğru uygulamalar unutturulmuştur.</p>
<p>Kendi dinlerine ve medeniyetlerine bakmadıkları bilinen bir gerçek olmasına rağmen İslam dininin, hanımlara önem vermediğini, ellerindeki imkânlarla büyük kitlelere ulaşıp onları aldatmaktadırlar. Hâlbuki kendileri kadınların hakları konusunda nasıl bir tutum izledikleri bilinmektedir. İslam&#8217;a haksızlık isnat edenlerin, kendi tarihlerine ve bugünlerine baktığımızda mesele daha da açığa çıkacaktır. Bu vesileyle, İslam ve kadın hakları ilişkisine kasıtlı değil ilmi sahada yaklaşanlara hakikat kendini gösterecektir.</p>
<p>Şu gerçeğe de işaret etmek de fayda vardır. İlmi ortak faydalar, insaflı anlayış ve görüşler yaşadığımız dünyada hâkim unsur olursa, insanın yaratılış değeri bir kat daha önem kazanacaktır.</p>
<h4>Eski Yunan ve Roma&#8217;da kadın</h4>
<p>Bu başlığı aslında, Hıristiyanlıkta kadın olarak da okumak mümkündür. Eski Yunan ve Roma&#8217;da evlenmek, kadından istifade etmek, çocuk dünyaya getirmekten (bilhassa erkek çocuk) ibaretti. Ayrıca, kadının en önemli yaşam vazifesi, erkeği rahatlatmak şeklinde anlaşılıyordu. Kadınlar, evde eşyayı korur ve malzemenin değerlenmesine gözcülük ederlerdi. Kadınlar için evi korumak mecbur tutulur, yanlış yapıldığında ise kendilerinden hesap sorulurdu.</p>
<p>Eski Isparta&#8217;da kadın cinsi, isteriklikte çok ileri olduğu için eşinden başka erkeklerin de serbest istifadesine açık tutuluyordu. Hatta kadın, eşinden başka erkeklerle birlikte olması ve onlara bedeni hizmet etmesi için zorlanmaktaydı. [İlahiyat Dergisi, 1961, sayfa 70]</p>
<p>Burada bir başka uygulamaya da işaret etmek gerekir. Bozulmuş Hıristiyanlıkta, kadını, erkeğe karşı rağbet edilecek bir duruma getirmek kız babaları için hem bir gelenek hem de bir vazife idi. Babası tarafından rağbet edilecek bir duruma sokulmayan, şartların hazırlanmadığı bir kıza rağbet edilmezdi. Bu uygulamanın adı, &#8216;dot&#8217; diye isimlendirilmiştir. Yahudilerde ise draha ismi ile (çeyiz gibi) anılırdı zorunlu idi.</p>
<h4>İsrail&#8217;de kadın</h4>
<p>Şimdi de bozulmuş Yahudilikte kadının yerine bakalım. İsrail hukukunda, erkek mutlak hâkimdi. Baba kızlarını satabilir, kızları hakkında istediği tasarrufta bulunma hakkına sahip idi. İsrail&#8217;de kadınlar, babalarının evlerinde bile hizmetçi kabul edilirlerdi.</p>
<p>Bugün bile Yahudi (İsrail) kadını, en çok çalışan ve mecbur olan bir durumdadır. Miras hukukunda ise, ancak erkek kardeşi yoksa mirasa sahip olabilmektedir. Erkek kardeşleri olan bir Yahudi kadın, mirasa sahip olamamaktadır.</p>
<p>İsrail&#8217;de bugün de buna benzer uygulamalar devam etmektedir.</p>
<h4>İngiltere&#8217;de kadın</h4>
<p>M.S. 6-10. asırlar arasında hukuk ve tarih kitaplarının tespiti ve örfletin uygulamalarına göre, İngiltere&#8217;de erkekler, eşlerini menfaat temini maksadıyla satabilir ve pazarlayabilirlerdi. Bu uygulamada herhangi bir engelle karşılaşmazlardı. Kadınlar, ticaret malı gibi uygulamalara tabi idi.</p>
<p>Hıristiyan inancı ve uygulamasına göre, ilk günahı işleyen ve işlenmesine sebep olanı bir kadın olduğundan, kadınlar necis olmaları iddialarıyla İncil&#8217;e bile el süremezlerdi. Hatta bu uygulama ve inanç, İngiltere&#8217;de 1545 tarihine kadar sürmüştür.</p>
<p>Kadınlara karşı olumsuz tutumlarının sebebinde, Hz. Havva yüzünden cennetten atılmalarını göstermektedirler. 15. yüzyıla kadar kadına böyle davranan milletler, kendi uygulamalarına bakmadan İslam&#8217;ın kadınları ezdiği yalanını utanmadan sarf edebilmektedirler.</p>
<p>1545 tarihinde çıkarılan bir kanunla, kadınların İncil&#8217;e dokunması ve İncil&#8217;i okumalarına izin verilmiştir. Ne ilginçtir ki, hem kadından arzu nesnesi olarak istifade peşinde koşmuşlar hem de kadınları böylesi muamelelere maruz bırakmışlardır. [M. Raif Doğan, İslam Hukuku, sayfa 70]</p>
<p>İslam ise annelik kutsiyetini gündeme taşıyarak, hanımların değerli oluşlarına ve azizliklerine işaret etmiştir. Hz. Muhammed (sav) &#8220;Cennet annelerin ayakları altındadır&#8221; buyurmuştur.</p>
<p>Bir sonraki yazımızda, İslam&#8217;da kadını bütün yönleriyle açıklamaya başlayacağız.</p>
<p><a href="http://www.milligazete.com.tr/haber/diger-medeniyetlerin-kadina-bakisi-ii-153100.htm">Haber kaynağını görüntüle</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saadetkadin.org/2010/02/diger-medeniyetlerin-kadina-bakisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tabip odasında Peygamberimiz (S.A.V) hakaret!</title>
		<link>http://saadetkadin.org/2010/02/tabip-odasinda-peygamberimiz-s-a-v-hakaret/</link>
		<comments>http://saadetkadin.org/2010/02/tabip-odasinda-peygamberimiz-s-a-v-hakaret/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 21:39:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kubra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Ersin Çağırgan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed (SAV)]]></category>
		<category><![CDATA[Ilımlı İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Ilımlı İslam ve Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İTO]]></category>
		<category><![CDATA[Mümin Sekman]]></category>
		<category><![CDATA[Nazmi Algan]]></category>
		<category><![CDATA[Özdemir Aktan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saadetkadin.org/?p=1921</guid>
		<description><![CDATA[
Denizli Tabip Odası&#8217;nın düzenlediği &#8220;Ilımlı İslam ve Bilim&#8221; konulu konferansta, İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı.
Bazı doktorlar, Tabip Odası&#8217;nın kendi alanının dışında toplantı yaptığı gerekçesiyle odadan istifa etti. İTO Başkanı Prof. Dr. A. Özdemir Aktan&#8217;ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı, Denizli Tabip Odası Başkanı Ersin Çağırgan&#8217;la birlikte 42 doktor izledi.
İslam&#8217;ın ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/02/tabip-odasinda-peygamberimize-hakaret-spot-0.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1922" title="tabip-odasinda-peygamberimize-hakaret-spot-0" src="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2010/02/tabip-odasinda-peygamberimize-hakaret-spot-0.jpg" alt="tabip-odasinda-peygamberimize-hakaret-spot-0" width="547" height="253" /></a></p>
<p>Denizli Tabip Odası&#8217;nın düzenlediği &#8220;Ilımlı İslam ve Bilim&#8221; konulu konferansta, İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı.</p>
<p>Bazı doktorlar, Tabip Odası&#8217;nın kendi alanının dışında toplantı yaptığı gerekçesiyle odadan istifa etti. İTO Başkanı Prof. Dr. A. Özdemir Aktan&#8217;ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı, Denizli Tabip Odası Başkanı Ersin Çağırgan&#8217;la birlikte 42 doktor izledi.</p>
<p>İslam&#8217;ın ve dinin soru sormayı zorlaştırdığını ileri süren Aktan, İslam dininde domuz eti yemenin haram olmasının tartışmaya açılmasını istedi. Prof. Dr. A. Özdemir Aktan, &#8220;Biz hâlâ &#8216;domuz eti yemek günahtır&#8217;da kaldık. Bunu tartışamıyoruz. Niçin günahtır? Acaba değiştirsek mi? Bunu kimse söylemeye bile cesaret edemiyor. Bunu yapmalı mıyız? Bence evet yapmalıyız&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Denizli Tabip Odası&#8217;nın düzenlediği &#8220;Ilımlı İslam ve Bilim&#8221; konulu konferansta, İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı. Bazı doktorlar, Tabip Odası&#8217;nın kendi alanının dışında toplantı yaptığı gerekçesiyle odadan istifa etti. İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. A. Özdemir Aktan&#8217;ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı, Denizli Tabip Odası Başkanı Ersin Çağırgan&#8217;la birlikte 42 doktor izledi.</p>
<p>Prof. Dr. Aktan, Denizli Tabip Odası&#8217;nda verdiği konferansta din ve bilimin yıllarca çatıştığını, bu çatışmaların hepsinin Hıristiyanlıkta olmasının ilginç olduğunu, İslam&#8217;da çatışma yaşanmadığını, bunu nasıl yorumlayacağını bilmediği söyledi.</p>
<p>Dinin toplumları idare etmek ve uyutabilmek için kullanılan iyi bir silah olduğunu ifade eden Aktan, &#8220;Din bir şekilde toplumları sürükleyebilmek, idare edebilmek, hatta biraz daha uyutabilmek için iyi bir silah. Ama bunu kullandığımız zaman bilimden de gittikçe uzaklaştığımızı görüyoruz aslında.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Domuz etinin haram olması tartışmaya açılmalı</strong><br />
İslam&#8217;ın ve dinin soru sormayı zorlaştırdığını ileri süren Aktan, İslam dininde domuz eti yemenin haram olmasının tartışmaya açılmasını istedi. Prof. Dr. A. Özdemir Aktan, &#8220;Biz hâlâ &#8216;domuz eti yemek günahtır&#8217;da kaldık. Bunu tartışamıyoruz. Niçin günahtır? Acaba değiştirsek mi? Bunu kimse söylemeye bile cesaret edemiyor. Bunu yapmalı mıyız? Bence evet yapmalıyız.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Aktan, Doğu-Batı kültürü tarifini vermek için kişisel gelişim uzmanı diye açıkladığı yazar Mümin Sekman&#8217;ın görüşlerini aktarmaya çalışırken, izleyicilerin arasında bulunan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nazmi Algan, &#8220;Onun aslı nereden geliyor.&#8221; diye sordu. Aktan, &#8220;Aslına bakarsan eğitimini bulamadım.&#8221; diye cevap vermesi üzerine bir izleyici &#8220;Hükümet yanlıları bunun kitabını bedava dağıtıyor.&#8221; iddiasında bulundu.</p>
<p><a href="http://www.milligazete.com.tr/haber/tabip-odasinda-peygamberimize-hakaret-151679.htm">Haber kaynağını görüntüle</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saadetkadin.org/2010/02/tabip-odasinda-peygamberimiz-s-a-v-hakaret/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saadet gençliği Aksa&#8217;ya sahip çıktı</title>
		<link>http://saadetkadin.org/2009/10/saadet-gencligi-aksaya-sahip-cikti/</link>
		<comments>http://saadetkadin.org/2009/10/saadet-gencligi-aksaya-sahip-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 20:27:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kubra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kıble]]></category>
		<category><![CDATA[mabed]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Aksa]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saadetkadin.org/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[İslam dünyasının kanayan yarası Filistin’den yine yüreğimizi kanatan haberler gelmektedir. Siyonist İsrail ordusunun Mescid-i Aksa’yı kuşatması ve Filistinli kardeşlerimizin bu kuşatmaya karşı direnmesi sonucunda, İsrail askerleri tarafından başlatılan çatışmalarda birçok Filistinli Müslüman yaralanmış ve mukaddes mabedimiz Mescid-i Aksa kana bulanmıştır.
 
Gelinen bu noktada, herkes bilmelidir ki, tüm bu saldırılar ve yıkım planlarına rağmen, tüm Müslümanlar ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><a href="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2009/07/ve-artık-vakit-tamamdır.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-93" title="ve artık vakit tamamdır" src="http://saadetkadin.org/wp-content/uploads/2009/07/ve-artık-vakit-tamamdır.jpg" alt="ve artık vakit tamamdır" width="590" height="400" /></a>İslam dünyasının kanayan yarası Filistin’den yine yüreğimizi kanatan haberler gelmektedir. Siyonist İsrail ordusunun Mescid-i Aksa’yı kuşatması ve Filistinli kardeşlerimizin bu kuşatmaya karşı direnmesi sonucunda, İsrail askerleri tarafından başlatılan çatışmalarda birçok Filistinli Müslüman yaralanmış ve mukaddes mabedimiz Mescid-i Aksa kana bulanmıştır.</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Gelinen bu noktada, herkes bilmelidir ki, tüm bu saldırılar ve yıkım planlarına rağmen, tüm Müslümanlar ilk kıbleleri olan Mescid-i Aksa’yı gerektiğinde canları pahasına koruyacaklardır ve Mescid-i Aksa kıyamete kadar varlığını devam ettirecektir.</span></p>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Bununla birlikte kalbi Harem-i Şerif’te direnen Filistinli kardeşlerimizle birlikte atan aziz milletimizi bu saldırı karşısında hassasiyet göstermeye, eylem ve dualarıyla Filistinli kardeşlerimize destek olmaya çağırıyoruz.     <br />
</span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Saadet Partisi Gençlik Kolları </span></div>
<div><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Genel Merkezi<br />
Haber5.com</span></div>
</div>
<p>Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak bizler, bu alçak saldırı karşısında Türkiye’yi yönetenleri, boş lafları ve cılız tepkileri bir yana bırakarak tüm İslam alemine örnek olacak somut bir tepki ortaya koymaya davet ediyoruz.</p></div>
<p>İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya karşı yapılan bu saldırı, siyonist İsrail devletinin Mescid-i Aksa’yı yıkma planının bir parçasıdır. İsrail, İslam’ın ilk kıblegahına karşı yıllardır yaptığı yıkım çalışmaları karşısında, Müslüman devletlerin tepkisizliğinden cesaret alarak, bu gün ne yazık ki Harem-i Şerif ‘i kana bulayacak pervasızlığı gösterebilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saadetkadin.org/2009/10/saadet-gencligi-aksaya-sahip-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

