South Park’ta Hz.Muhammed saygısızlığı

16 Nisan 2010 Yazan  
Kategori Gündem

Politik, sosyal ve güncel olayları eleştirel şekilde ele alan Amerikan yapımı South Park animasyon dizisi, dün yayınlanan 200. bölümünde İslam peygamberini’ni yüzünü göstermemek için ayı kostümü giymiş olarak tasvir edildi Hz. Muhammed’in yüzünün gösterilmemesiyle alakalı olarak İslam dünyasının hassasiyetiyle dalga geçilen dizide, Hz. Muhammed oyuncak ayı kostümü giydirilmiş şekilde yansıtıldı.

hz-peygambere-buyuk-saygisizlik-medium-0Sert tepkileri üzerine çekmesi beklenen konu, animasyon dizinin 14. sezonunun 5. bölümünde gerçekleşti. Bölümün hikayesi ise kısaca şöyle: Amerikalı ünlü oyuncu Tom Cruise, South Park kasabasında hakarete uğradığını iddia edip beraberindeki 200 ünlüyle dizi karakterlerine dava açar. Bunun üzerine Stan isimli karakter, Tom Cruise’dan özür diler. Ancak Cruise, tek bir şartının olduğunu, Müslümanların peygamberini görmek istediğini, aksi takdirde davadan vazgeçmeyeceğini söyler. Tom Cruise, ünlü arkadaşlarına, “Dünyada dalga geçilemeyecek tek kişi var, o da Muhammed, onun bu gücünü elinden almalıyız” der. Kasaba halkının, dava açılmaması için sözde Hz. Muhammed’i kasabaya getirdikleri görülür. Ancak yüzünün görünmemesi gerektiğini, yoksa bombalanacaklarını iddia ederler. Bu nedenle Hz. Muhammed, oyuncak ayı kostümü içerisinde tasvir edilir.

Dizinin bir sonraki bölümünde de bu konuya devam edileceği belirtiliyor. Dizinin 200. bölümünü yayınlayan yerli ve yabancı video paylaşım sitelerinde, konuyla ilgili çok sayıda eleştirel yorum yapıldı.

Hz. Muhammed, daha önce de South Park’ta resmedilmişt Danimarka’yı sarsan ‘karikatür krizi’nin bir benzeri 2006′da South Park’ta yaşanmıştı. Dizide yer alan Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed karakterleri, Müslüman seyircilerin tepkisini çekmişti.

Haber kaynağını görüntüle

Onbinlerce kişi facebook’unu kapatıyor!!

09 Nisan 2010 Yazan  
Kategori Gündem

Allah’a hakaret içeren sayfalar nedeniyle Facebook’ta bir grup kuruldu. 10 -13 Nisan arasında hesap kapatma eylemi yapacak grubun üyeleri hızla artıyor. Grubun üye sayısı şimdiden 23 bini geçti.

Allah’a ve Hz. Muhammed’e hakeret içeren sayfaları ısrarla kaldırmayan Facebook10-13 Nisan tarihleri arasında müslüman kullanıcılar tarafından protesto edilecek.

Türkler’in yoğun olarak katıldığı sosyal iletişim ağı Facebook’ta bir süredir Allah’a ve Hz. Muhammed’e karşı hakaret ve küfür içeren sayfalar nedeniyle ciddi tartışmalar yaşanıyordu. En son bir kullanıcının Allah ismiyle sayfa açıp, Allah adıyla yanıtlar vermesi nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir kullanıcının internet özgürlüğü bile elinden alınmıştı. İnternethaber.com’un haberine göre, Allah ve Hz. Muhammed’e ilişkin hakaret içeren ve küfürlü sayfaların Facebook tarafından tüm uyarılara rağmen kapatılmadığını veya kapatmak için çok yavaş davrandığını iddia eden bir grup, harekete geçerek Facebook’ta kendi grubunu kurdu.

Bu duyarsızlıktan rahatsız olan Müslüman Türkler “10-13 Nisan arasında profilleri kapatıyoruz! Katıl Destek Ol!” diye bir grup kurdular. Grubun şu anda 23 bin üyesi bulunuyor.

3 gün boyunca hesaplar pasife alınacak

Gruba destek olanlar 3 gün boyunca Facebook hesaplarını pasif ederek tepkilerini gösterecek ve o sitelerin kapanması için eylem yapacak. Grubun protestosuna destek olanların sayısı ise çığ gibi büyüyor. Bu sayının protesto gününe kadar yüz binleri bulacağı tahmin ediliyor.

Hz. Peygamber’in sofra adabı

24 Mart 2010 Yazan  
Kategori Kadınca

Allah’ın Resulü, yemeğe dua ile başlardı

Hz. Peygamber sofrası kurulduğu zaman şöyle derdi: ‘Allah’ın ismiyle başlarım! Ey Allah’ım! Bu nimeti şükrü yapılmış ve cennet nimetinin verilmesine vesile yapacağın bir nimet kıl.

hz-peygamberin-sofra-adabi-medium-0

Dizlerinin üzerine otururdu!
Yemek için oturduğunda, çoğu zaman, dizlerinin üzerine otururdu. Namaz kılan bir kimsenin oturduğu gibi otururdu. Ancak şu farkla ki sağ ayağını diker, sol ayağının üzerine otururdu. ‘Ben sadece bir kulum! Kulun yediği gibi yer, kulun oturduğu gibi otururum’ derdi.

‘Çok sıcak yemekte bereket yoktur’
Hz. Peygamber (sav) sıcak yemeği yemezdi. ‘Çok sıcak yemekte bereket yoktur. Allah Teâlâ bize ateşi yedirmemiştir. Bu bakımdan yemeği soğutunuz da yiyiniz’ derdi.

Sağ eliyle ve önünden yerdi
Tabağın kendi tarafına düşen kısmından yerdi. Üç parmağı ile yerdi. Çoğu zaman dördüncü parmağını da yardımcı yapardı. Hiçbir zaman iki parmakla yemezdi. ‘İki parmakla yemek, şeytanın yiyişidir’ derdi.

Elenmemiş arpa ekmeği yerdi
Hz. Peygamber (sav) elenmemiş arpa ekmeği yerdi. Hz. Peygamber bazen salatalıkları yaş hurma ile bazen de tuzlayarak yerdi.
Hz. Peygamber’in nezdinde yaş meyvelerin en sevimlisi kavun (veya karpuz) ve üzümdü. Kavunu bazen ekmek ve şekerle yerdi. Çoğu zaman da yaş hurmalarla beraber yerdi.
Çoğu zaman üzüm salkımını ağzına götürür, ağzıyla taneleri kopararak yerdi. Ağzına götürdüğü salkımın taneleri sakalının üzerinde ipe dizilmiş inci taneleri gibi görünürdü.

Yemeğinin çoğu; su ile hurma idi

Yemeğinin çoğu su ile hurmaydı. Hurma ile sütü bir arada yer ve onlara ‘en güzel iki yemek’ diye isim verirdi.

Onun nezdinde yemeklerin en sevimlisi et yemeği idi
Yemeklerin en sevimlisi, onun nezdinde et yemeğiydi. Et yemeği hususunda şöyle demiştir: ‘Bu yemek duyma hassasını geliştirir. Dünya ve ahirette yemeklerin efendisi bu yemektir. Eğer ben Rabbimden her gün bana bu yemeği yedirmesini niyaz etseydim, rabbim bana muhakkak yedirirdi’
Hz. Peygamber tiridi et ve kabak ile birlikte yerdi. Kabağı severdi. ‘Bu benim Yunus kardeşimin bitkisidir’ derdi.
Hz. Peygamber (sav) kendisi için avlanan kuşun etini yerdi. Fakat bizzat avlanmazdı.
Hz. Peygamber et yediği zaman başını etin üzerine eğmezdi. Eti ağzına götürür, sonra ön dişleriyle parçalar yerdi. Kesilen koyunun budunu ve gerdanını severdi. Çömlekte pişirilen yemeklerden kabak yemeğini, katıklardan da sirkeyi severdi.

Sirkede, hurmada ve sütte bereket vardır [İbn Mace]

Bu hurma cennettendir

Hurmadan da Ucve denilen Medine hurmasını severdi. Ucve hurması için bereket duası etmiştir: ‘Bu hurma cennettendir. Zehir ve sihir için şifadır’
Hoşuna gideni yer hoşuna gitmeyeni yemezdi

Hz. Peygamber (sav) sarımsak, soğan yemeyi kerih görürdü. Hiçbir yemeği kötülemezdi. Ancak hoşuna gideni yer, gitmeyeni terk ederdi. Eğer midesi bir yemeği almazsa, o yemeği başkasına kötülemezdi.

Suyu üç yudumda içerdi

Hz. Peygamber suyu üç nefeste içerdi ve her nefesin başında bir besmele çekmek üzere üç defa besmele çekmiş olurdu ve her içişin sonunda ‘Elhamdülillah’ demek suretiyle üç defa hamdederdi. Suyu eme eme ve tada tada içerdi.

Önce sağındakine ikram ederdi
Hz. Peygamber (sav) içtiği sudan arta kalanı sağında bulunan kimseye verirdi.
Gerek yemek kabına, gerekse su kabına nefesini alıp vermezdi. Ağzını kaptan çekerek nefesini verirdi.

Çoğu zaman yiyeceğini kendi hazırlardı
Hz. Peygamber (sav) evinde, azat edilmiş köleden daha utangaçtı. Aile efradından yemek istemezdi. Onlara ‘Benim canım filan yemeği istiyor’ diye telkinde bulunmazdı. Eğer yedirirlerse yerdi. Kendisine ne verirlerse, kabul ederdi. Hz. Peygamber’e hangi sudan içirseler içerdi. Çoğu zaman bizzat kalkar, yiyecek ve içeceğini hazırlardı.

Yemekten sonra şöyle dua ederdi

Yemekten doyduğu zaman şöyle derdi: ‘Hamd Allah’a mahsustur. Ey Allah’ım! Senin içindir hamd. Yedirdin ve doyurdun. İçirdin hem de doya doya içirdin. Ancak senin içindir hamd… Nimetini inkâr etmediğimiz, şükrünü terk etmediğimiz ve nimetinden müstağni olmadığımız halde, bu ikrar ve itiraflarda bulunuyoruz’

Yemekten sonra elini yıkar yüzünü mesh ederdi
Hz. Peygamber (sav) özel olarak et ve yemek yediği zaman iki elini güzelce yıkar, sonra kalan su ile yüzünü mesh ederdi.

“Yemeği toplu olarak yemek berekettir” [İbn Mace]

Kabak, üzülenin kalbini takviye eder

Hz. Âişe´nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber kendisine şöyle demiştir: ‘Ey Âişe! Bir çömlekte yemek pişirdiğiniz zaman o çömleğe kabağı çokça koyunuz. Çünkü kabak üzülenin kalbini takviye eder’

Kaynağı Görüntüle

Tabip odasında Peygamberimiz (S.A.V) hakaret!

01 Şubat 2010 Yazan  
Kategori Gündem

tabip-odasinda-peygamberimize-hakaret-spot-0

Denizli Tabip Odası’nın düzenlediği “Ilımlı İslam ve Bilim” konulu konferansta, İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı.

Bazı doktorlar, Tabip Odası’nın kendi alanının dışında toplantı yaptığı gerekçesiyle odadan istifa etti. İTO Başkanı Prof. Dr. A. Özdemir Aktan’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı, Denizli Tabip Odası Başkanı Ersin Çağırgan’la birlikte 42 doktor izledi.

İslam’ın ve dinin soru sormayı zorlaştırdığını ileri süren Aktan, İslam dininde domuz eti yemenin haram olmasının tartışmaya açılmasını istedi. Prof. Dr. A. Özdemir Aktan, “Biz hâlâ ‘domuz eti yemek günahtır’da kaldık. Bunu tartışamıyoruz. Niçin günahtır? Acaba değiştirsek mi? Bunu kimse söylemeye bile cesaret edemiyor. Bunu yapmalı mıyız? Bence evet yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Denizli Tabip Odası’nın düzenlediği “Ilımlı İslam ve Bilim” konulu konferansta, İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı. Bazı doktorlar, Tabip Odası’nın kendi alanının dışında toplantı yaptığı gerekçesiyle odadan istifa etti. İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. A. Özdemir Aktan’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı, Denizli Tabip Odası Başkanı Ersin Çağırgan’la birlikte 42 doktor izledi.

Prof. Dr. Aktan, Denizli Tabip Odası’nda verdiği konferansta din ve bilimin yıllarca çatıştığını, bu çatışmaların hepsinin Hıristiyanlıkta olmasının ilginç olduğunu, İslam’da çatışma yaşanmadığını, bunu nasıl yorumlayacağını bilmediği söyledi.

Dinin toplumları idare etmek ve uyutabilmek için kullanılan iyi bir silah olduğunu ifade eden Aktan, “Din bir şekilde toplumları sürükleyebilmek, idare edebilmek, hatta biraz daha uyutabilmek için iyi bir silah. Ama bunu kullandığımız zaman bilimden de gittikçe uzaklaştığımızı görüyoruz aslında.” dedi.

Domuz etinin haram olması tartışmaya açılmalı
İslam’ın ve dinin soru sormayı zorlaştırdığını ileri süren Aktan, İslam dininde domuz eti yemenin haram olmasının tartışmaya açılmasını istedi. Prof. Dr. A. Özdemir Aktan, “Biz hâlâ ‘domuz eti yemek günahtır’da kaldık. Bunu tartışamıyoruz. Niçin günahtır? Acaba değiştirsek mi? Bunu kimse söylemeye bile cesaret edemiyor. Bunu yapmalı mıyız? Bence evet yapmalıyız.” şeklinde konuştu.

Aktan, Doğu-Batı kültürü tarifini vermek için kişisel gelişim uzmanı diye açıkladığı yazar Mümin Sekman’ın görüşlerini aktarmaya çalışırken, izleyicilerin arasında bulunan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nazmi Algan, “Onun aslı nereden geliyor.” diye sordu. Aktan, “Aslına bakarsan eğitimini bulamadım.” diye cevap vermesi üzerine bir izleyici “Hükümet yanlıları bunun kitabını bedava dağıtıyor.” iddiasında bulundu.

Haber kaynağını görüntüle