Askerlikte YENİ SÜRELER belli oldu!

12 Ekim 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

TSK’nın “tek tip askerlik” ve “bedelli askerlik” üzerine yaptığı çalışma..

Hükümet ve TSK’nın yeni askerlik sistemi üzerinde yaptığı çalışmalar kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor “tek tip askerlik” ve “bedelli askerlik” nasıl olacakcak hergün tartışma konusu olurken Fikret Bila bugünkü yazısında TSK’nın yeni askerlik taslağı çalışmasına yer verdi

İşte Bilaya göre TSK’nın üzerinde çalıştığı yeni sistem…

TSK’nın yeni askerlik taslağı

Bir süredir kamuoyunda “tek tip askerlik” ve “bedelli askerlik” tartışılıyor. Tek tip askerlik kavramı, herkesin aynı sürede askerlik yapacağı anlamında kullanılıyor. Bedelli askerlik de belli bir para ödenerek 1 ay veya daha kısa süre askerlik olarak algılanıyor. Ancak TSK’da tek bir askerlik süresi veya isteyenin belli bir bedel ödeyerek 1 ay veya daha kısa askerlik yapmasını öngören bir çalışma ve düşünce yok.

Erdoğan’a sunuş
Genelkurmay Başkanlığı, yeni askerlik sistemi üzerinde çalışıyor. Çalışma henüz taslak aşamasında. Sonuçlandırılmış değil.
Bu çalışma hakkında önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir sunuş yapılacak. Bu sunuş yapıldıktan sonra çalışma bir süre daha devam edecek.
Genelkurmay’ın yapacağı sunuşta, Türkiye’nin tehdit algısı, TSK’nın ihtiyaçları ve düşünülen yeni askerlik sistemi hakkında detaylı bilgi verilecek. Başbakan ve hükümetin önerileri alınacak. Bu aşamadan sonra çalışmaya son şekli verilecek.

Tek tip değilTSK’nın, kamuoyunda algılandığı gibi herkese tek sürede askerlik yaptırılması gibi bir düşüncesi yok. Bu anlamda “tek tip askerlik” kavramı yanlış kullanılıyor.
TSK’nın düşündüğü yeni sistemde yine farklı askerlik süreleri olacak. Çalışmanın temel amacı ise “aynı koşullarda olanların eşit süre” askerlik yapması. Bu bağlamda halen uygulanan farklı askerlik sürelerinin birbirine yaklaştırılması düşünülüyor.

Normal askerlik kısalacak
Halen dört farklı askerlik süresi uygulanıyor. Üniversite mezunu olmayanlar 15 ay (uzun dönem), yedek subaylar 12 ay, üniversite mezunu olan ancak yedek subaylığa ayrılmamış olanlar (kısa dönem) 6 ay askerlik yapıyorlar. Bir de, süresi 1 ay olan dövizli askerlik uygulaması var.
TSK, uzun ve kısa dönem askerlik sürelerini yedek subaylık süresine, yani 1 yıl civarına yaklaştırmayı düşünüyor. TSK’nın yürüttüğü taslak çalışmada 15 aylık normal askerlik süresinin düşürülmesi öngörülüyor.

Kısa dönem uzayacak
6 ay olan kısa dönem askerlik süresinin ise uzatılması planlanıyor. Böylece, yedek subaylık için uygulanan veya yeniden belirlenecek yedek subaylık süresi esas alınacak ve uzun dönemler ile kısa dönemler bir-iki aylık farklarla bu süreye yaklaştırılacak. 15 ay olan uzun dönem normal askerlik süresi kısalırken, 6 ay olan kısa dönem askerlik süresi uzayacak. Bu sürenin de 8 ay civarında olması düşünülüyor.

Yedek subaylık kalkmıyor

Yeni sistemde yedek subaylık uygulamasının kaldırılması düşünülmüyor. Başta doktorlar olmak üzere, TSK’nın her zaman ihtiyaç duyduğu meslek gruplarından yedek subay alımı devam edecek.

Dövizli de devam
Yurtdışında çalışanlara uygulanan dövizli askerlik uygulaması da sürecek. Yurtdışında çalışan ve koşulları yasada belirlenen kurallara uyanlar dövizli askerlik uygulamasından yararlanmayı sürdürecekler.

Askerde olanlar yararlanacak
Yeni askerlik yasası yürürlüğe girdiğinde silah altında olanlar lehte olan hükümlerden yararlanacaklar. Örneğin 15 ay için askere gitmiş olanlar, yeni belirlenecek askerlik süresinden yararlanacak ve erken terhis olacaklar. Kısa dönem olarak 6 aylığına askere gidenlerin askerliği ise uzamayacak. 6 ay dolduğunda terhis olacaklar. Uzayacak olan kısa dönem askerlik süresi, yasadan sonra askere gideceklere uygulanacak.

Bedelli konusu

TSK’nın kamuoyunda tartışıldığı gibi bir “bedelli askerlik” planlaması yok. Askerlik yükümlülüğü yaşına gelmiş olanlardan isteyenlerin, belli bir bedel ödeyerek 1 ay gibi bir süre askerlik yapmalarına olanak sağlayacak bir düzenleme düşünülmüyor.

Yaşı çok geçkin olanlar
Bedelli askerlik Gölcük depremi sırasında bir defaya mahsus olmak üzere uygulanmıştı. Deprem için mali katkı sağlanması için, askerlik yaşını çok geçmiş, 35-40 yaşına geldiği halde askerlik yapmamışları bir defada eritmek amacıyla bu uygulama yapılmıştı. Askerlik için yaşı çok geçkin olanlar için bir kez daha böyle bir yönteme başvurulup vurulmayacağı henüz belli değil. Ancak isteyenin bedel ödeyerek 1 aylık askerlik yapması anlamında bir “bedelli askerlik” çalışması yok.

Haber5

Ak Parti İsrail’i Veto etmedi

13 Mayıs 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İsrail’in OECD üyeliğine karşı çıkmayan Ak Parti Hükümeti’ni sert bir dille eleştirdi. Kurtulmuş, üyeliğin kabul edilmesini büyük bir tutarsızlık ve çelişki olarak niteleyerek, “Ne kendilerine, ne millete, ne tarihe, ne de İslam dünyasına izah edebilirler. O zaman niye ‘one minute’ çıkışını yaptınız. Esas marifet otel lobilerinde ‘one minute’ demek değil, BM salonlarında, OECD salonlarında ‘one minute’ demektir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İsrail’in OECD üyeliğinin Türkiye tarafından veto edilmesi için temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Avrupalı heyeti Parti Genel Merkezi’nde kabul etti. Kurtulmuş, Avrupa’da belli çevrelerce İslamafobiya’nın pompalandığını vurgulayarak, bunun bütün Müslümanları zan altında bıraktığını ifade etti. Kurtulmuş, “Gelişen İslamofobya’ya karşı Müslümanların üzerine nasıl bir görev düşüyorsa, aynı şekilde demokratik ve insan haklarına uygun davranışları geliştirmek de bütün Avrupalı siyasetçilere düşmektedir. Müslüman dünyasının siyasi hassasiyetlerinin en başında Filistin sorunu gelmektedir. Filistin sorunu sadece Müslümanların değil, demokrasiden bahseden bütün Batı dünyasının da en temel sınavıdır” dedi.

İSRAİL’İN KARŞISINDA DİPLOMATİK GÜÇ YOK
Filistin sorunun belli yerlerde dile getirilmesinin çözümü için katkı sağlamadığını da vurgulayan Kurtulmuş, “Filistin sorununu belli platformlarda dile getirmek, haksızlıkları söylemek meselenin çözümü için kafi değildir. Yapılması gereken husus İsrail’in bu saldırgan tavırlarının Filistin halkı üzerine yoğunlaşan baskılarını diplomatik yollardan önleyecek çabanın ortaya konması gerekir. İsrail’in en büyük gücü sanıldığı gibi askeri gücü değil, karşısında uluslar arası bir diplomatik bariyerin çıkartılamaması olduğunu her zaman dile getiriyoruz” dedi.

BU DAVOS’UN GERİ ADIMIDIR
Kurtulmuş, yapılacak diplomatik çabaların en önemlilerinden birinin İsrail’in OECD üyeliğine karşı gelinmesi olduğunu söyleyerek, “Maalesef bu gün geç kalındı. Çünkü dün OECD tarafından yapılan açıklamada, 1961 yılından itibaren OECD üyesi olan Türkiye’nin İsrail’in OECD üyeliğini kabul ettiği açıklanmıştır. OECD kurallarına göre herhangi bir üye eğer aday üyeyi veto ederse bu ülke üye olamamaktadır. Türkiye hükümeti 3 yıl öncede İsrail’in aday olması halinde bir çekince koymayacağını deklare etmiştir. 26 Mayıs tarihinde Paris’te yapılacak olan toplantıda Türkiye hükümetinin onayıyla ve oluruyla İsrail OECD üyeliğine kabul edilecektir” diye eleştirdi.

BU VEBALİ ÖDEYEMEZSİNİZ
Hükümetin almış olduğu bu kararla tarihi bir vebal altına girdiğini de vurgulayan Saadet Lideri, “Bütün İslam dünyasının meselesi olan İsrail’in saldırganlığının durdurulması konusunda Türkiye tarihi bir vebal altına girmiştir. Hükümet bu kararla millet ve tarih karşısında, Allah indinde asla hesabını veremeyeceği bir büyük sorumluluğa imza atmıştır. Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki çıkışı bütün Müslümanların gönlüne su serpmiştir. Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’na karşı ‘one minute’ diyenler, İsrail’in nükleer faaliyetleri konusunda BM’de çekimser kalanlar, şimdi de İsrail’in OECD üyeliği konusunda olur vermiştir. Davos’ta gösterilen ‘one minute’ tavrını fiili olarak diplomatik olarak tamamiyle geri aldığımızı icraatlarımızla ortaya koyduk. Böylesine büyük bir çıkıştan sonra tamamen İsrail’in lehine olacak bir mekanizmaya onay vermek, Davos’ta söylenen sözlerin tamamının geri aldım demektir” açıklamasında bulundu.

Ak Parti Hükümeti’nin İsrail konusunda çelişkili davranmasını da eleştiren Kurtulmuş, “Davos sonrası Türkiye’nin bu adımı atmış olması karşısında İsrail yöneticileri ellerini ovuşturuyorlar. Ve diyorlar ki, ‘Bize İslam dünyasının yöneticileri ne söylerlerse söylesinler. Biz bildiğimiz yoldan gidiyoruz. Her türlü tavizi alıyoruz’ diye bir sevincin içerisindedirler” dedi.

KİŞİSEL KARARIDIR, SAYGI DUYUYORUZ
Bir basın mensubunun ‘CHP Lideri Baykal’ın istifasını nasıl değerlendiriyorsunuz’ sorusuna da yanıt veren Kurtulmuş, “Baykal’ın tamamen kendi şahsi tercihidir. Yakın çevresiyle danışarak bu tercihi yaptı. Tercihine saygı duyarız. Bütün Türkiye’nin de bu tercihe saygı duyması gerekir. Böyle bir atmosferde kendisini ve partisini sıkıntıya sokmadan istifa etmek erdemini göstermesi olumlu ve sorumlu bir davranıştır” dedi.

Avrupa İnsan Hakları örgütü olan IHRC adına açıklamayı örgütün genel başkanı yaptı. IHRC Genel Başkanı Massoud Shadjareh, Avrupalı Müslümanların Türkiye ile olan ilişkilerinin gelişmesinden yana olduklarını ifade ederek, “Türkiye geçtiğimiz döneme göre ekonomik ve insan hakları adına büyük gelişmeler kaydetti. Avrupa’daki Müslümanların sorunlarının çözülmesi için Türkiye ile ilişkilerin sağlıklı olarak gelişmesinden yanayız. Bu işbirliği sonrası Müslümanların en önemli sorunu olan Filistin sorununun çözümünün sağlanması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Danıştay önünde katsayı eylemi

16 Şubat 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Danıştay’ın, YÖK’ün daha önce düzenleme getirdiği katsayı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına karşı Başkent’te eylemler sürüyor.

danistay-onunde-katsayi-eylemi-medium-0 Memur-Sen Ankara Şubesi tarafından Danıştay binası önünde düzenlenen eylemde Sendika Başkanı Mustafa Kır, yaptığı açıklamada Danıştay kararını eleştirdi. Kır, Hükümet ve TBMM’yi bu konuda göreve çağırdıklarını söyleyerek, “Sorumluluğu YÖK’e yükleyip yanlış yapanları sadece kınamakla yetinmeyiniz” dedi.

Danıştay YÖK’ün daha önce düzenleme getirdiği katsayı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına karşı Başkent’te eylemler sürüyor. Memur-Sen Ankara Şubesi tarafından düzenlenen eylemde Sendika Başkanı Mustafa Kır, yaptığı açıklamada Danıştay kararını eleştirdi. Kır, Hükümet ve TBMM’yi bu konuda göreve çağırdıklarını söyleyerek, “Bunun önüne geçiniz. Bu tehlikeli oyuna dur deyiniz. Sorumluluğu YÖK’e yükleyip yanlış yapanları sadece kınamakla yetinmeyiniz” dedi. Danıştay önünde toplanan yüzlerce kişi eylem yaptı. İmam Hatip Lisesi ve Meslek Lisesi öğrencilerinin de katıldığı eylemde, Danıştay’ın almış olduğu karar bir kez daha kınandı. Memur-Sen Ankara Şube Başkanı Mustafa Kır, Danıştay’ın farklı katsayı zulmünü hukuk kılıfı ile yasallaştırmak istediğini söyleyerek, “Alınan bu karar meslek liseleri ile üniversiteler arasına aşılması güç bir zulüm duvarı örmeyi hedeflemiştir. Yargıçların inadına aldıkları bu karar siyasi, ideolojik ve hukuk dışı bir karardır” dedi.

Kır, “haksızlığa uğrarsanız, yargıya sığınırsınız. Haksızlık bizzat yargı tarafından yapılırsa kime sığınacaksınız” diyerek Danıştay’ın daha önce bu konuda YÖK’ü adres gösterdiğini söyledi. Meslek liseli öğrencilerin adaletten torpil değil adalet istediğini da belirten Kır, “Meslek liseli öğrenciler yargıdan torpil istemiyor. Ayrıcalık istemiyor. Ulufe istemiyor. Eşitlik ve adalet istiyor” diyerek eleştirdi. TBMM ve Hükümet’e seslenen Kır, “Bu olayı kınamanız sorunu çözmüyor. Biz sizden kınama ve şikayet değil sorunu çözmenizi yargı bağımsızlığını keyfilik, sayanlara gerekli cevabı vermenizi bekliyoruz. Katsayı adaletsizliğini acilen çözecek, başörtüsü yasağına son verecek, Kur’an eğitim önündeki yaş sınırının kaldırılmasına yönelik yasayı değiştirecek yasal ve anayasal düzenlemeleri derhal hayata geçirecek eylemleri bekliyoruz” dedi.

Meslek lisesi öğrencileri katsayı kararını Danıştay önünde protesto etti

Başkent’te bir grup meslek lisesi öğrenci ile Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen üyeleri, katsayı farkının yürütmesinin durdurulmasına tepki göstererek Danıştay önünde eylem yaptı.

Grup üyeleri, “Bu karar yargıya güveni sarsmıştır”, “Eğitim hakkımız engellenemez”, “Katsayı adaletsizliğine hayır” dövizleri taşırken, “Danıştay şaşırma sabrımızı taşırma”, “Vur vur inlesin Danıştay dinlesin” sloganları attı.

Grup adına açıklama yapan Memur-Sen Ankara İl Başkanı Mustafa Kır, 1999 yılında YÖK tarafından uygulamaya konulan farklı katsayı uygulaması kararının ne yazık sadece imam hatip liselerini değil tüm meslek liselerini kapanma noktasına getirdiğini belirtti. Kır, bu haksızlığa son vermek amacıyla katsayı adaletsizliğini ortadan kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli YÖK kararının yürürlüğünün İstanbul Barosu’nun itirazı üzerine Danıştay 8. Dairesi tarafından durdurulduğunu hatırlattı. Katsayı kararının durdurulmasının anayasal eşitliğe aykırı olduğunu vurgulayan Kır, Danıştay’ın katsayı kararının yürütmesini sallama bir gerekçe ile durdurduğunu kaydetti.

Kır, “Danıştay 8. Dairesi oy birliği ile aldığı bu kararla meslek liseleri ile üniversiteler arasında aşılması güç bir zulüm duvarı örmeyi hedeflemiştir. Üniversiteler arasında örülen bu zulüm duvarı mutlaka yıkılacaktır. Bu çocukların ahı da bu kararın altında imza atanları mutlaka tutacak gözyaşları da onları boğacaktır.” dedi. Eyleme katılan Mamak İmam Hatip Lisesi öğrencisi Yasin Ada, alınan kararla sadece kendilerinin mağdur edildiğini belirtti. Lise 4. sınıf öğrencisi olduğunu ifade eden Ada, “Bu ülkede ezan sesi duymayalım diye mi böyle yapıyorsunuz? Danıştay ikinci kez yetkisinin dışına çıkıyor. Demek birileri bu işi etkiliyor” şeklinde tepki gösterdi. Açıklamanın ardından grup üyeleri, “Katsayı kalkacak bu zulüm bitecek” şeklinde slogan atarak dağıldı.

Kurtulmuş: Kesileceğimizi de Bilseydik Amerika’ya İncirlik’i Kullandırmazdık!

28 Ekim 2009 Yazan kubra  
Kategori Gündem, Manşet


kesileceğimizibilsekteincirkikullandırmayıızSP Genel Başkanı Prof. Numan Kurtulmuş, Kanal D’de yayınlanan Genç Bakış programına katılarak, Sakarya Üniversitesi’ndeki gençlerle buluştu.

Gençlerle hasbihal eden Kurtulmuş, hükümete sert eleştirilerde bulundu.

Gençlere sık sık tavsiyelerde bulunan Kurtulmuş, “Nasıl Roma imparatorluğu yıkılışına yakın çok ciddi bir saldırganlığın içerisine girdiyse bugün kü modern batı da böyle bir saldırganlığın içerisinde.Bir abi nasihatı olarak söylüyorum. Ne korkarak dizleriniz titreyecek ne de teslim olarak “ne yapalım efendim. Reel politik budur” demeyeceksiniz. Bu ülkenin, bu coğrafyanın çocukları olarak kendi cevabınızı kendi geleceğinizi kendiniz hazırlayacaksınız!” dedi.

Kesileceğimizi de Bilsek İncirlik’i Kullandırmayız!

Kurtulmuş, Irak işgalinin kendi dönemlerinde gerçekleşmesi halinde, Amerika uçaklarına Türkiye’nin hava sahasını kullanmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini şöyle ifade etti: Ortadoğu politikalarında, bölge politikalarında Ak Parti iktidarı maalesef “Büyük Ortadoğu Projesi”nin eş başkanlığını bilerek ve isteyerek yaptı.

Türkiye, 1 Mart tezkeresinde Amerika uçaklarına Türkiye sahasının kullanılmaması kararını verdi. Millet iradesi bu şekilde gerçekleşti. Bir Muhalif milletvekili, Savunma bakanına “İncirlik hava üssünden” kaç tane savaş uçağı kalktı?” şeklinde bir soru önergesi verdi. Cevap olarak “131 bin savaş uçağının kalktığı, 6 bin tanesinin de ne yaptığını nereye gittiğini bilmiyoruz” denildi. Arkadaşlar bu uçaklar, Irak’ı bombaladı. Bu uçaklar, turist taşımadı. Biz, çok açık söylüyoruz. İktidarda olsaydık. Değil iktidardan düşmeyi, Bizi keseceklerini bilseydik incirlik üssünü asla kullandırmazdık.”

Zillet İçerisinde AB Sürecini Kabul Etmezdik

AB’yi bir medeniyet projesi olarak algılayan Başbakan Erdoğan’a sert eleştirilerde bulunan Kurtulmuş, “Avrupa Birliği’ni Medeniyet projesi olarak kabul ettiğiniz için adam da size “al kardeşim şu ev ödevini ve geç şu salona. Bu ev ödevlkerini yap. Eğer medenileşme yönünde mesafe katettiğine kanaat getirirsem seni 2014 yılında AB’ye almayı düşünüyorum” diyor. 17 Aralık’ın cevabı budur. Biz, iktidarda olsak böylesine zillet içerisinde yürütülen bir AB sürecini asla sürdürmezdik” dedi.

Kurtulmuş, iktidara gelmeleri halinde IMF ile ilişkilerini sürdürmeyeceklerini de sözlerine ekledi.

isra haber