‘Müslüman Kadının Şahsiyeti Sempozyumu’ gerçekleştirildi

21 Mart 2010 Yazan  
Kategori Gündem

Milli ve manevi değerlerine bağlı  köklü bir sivil toplum kuruluşu olan Anadolu Gençlik Derneği, Müslüman Kadının Şahsiyeti programının ikincisini gerçekleştirdi.

musluman-kadinin-sahsiyeti-sempozyumu-gerceklestirildi-medium-0

Eminönü Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından Hanımlar Komisyonu Başkanı Zeynep Anıl Eren açılış konuşmasını yaptı. Eren konukları selamladıktan sonra konuşmasında Müslüman kimliğine sahip bir kadında olması gereken erdemlere yaşanmış olaylardan örnekler vererek değindi.

“Günümüzde Müslüman Kadının Ortaya Koyması Gereken Kimlik Ne Olmalıdır?” sorusuna cevap aranan panelin oturum başkanlığını Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş yaptı. Kurtulmuş sorunun cevabını hep geçmişte aradığımızı ama aslında aradığımız cevapları günümüzde de bulabileceğimizin örneğini verdi. Filistin’de Mescid-i Aksa’ya komşu olan ve evleri İsrailliler tarafından işgal edilen bir kadın ve ailesinin yaşadıklarını anlattıktan sonra sırayla konuşmacılara söz verdi. İlk olarak Nuray Canan Bezirgan Müslüman kadının bürünmesi gereken kimliğin nasıl olması gerektiğine değindi. Ardından Müzeyyen Taşçı modernizm ve sekülerizmin Müslüman kadında oluşturduğu zaafları ve bu zaaflardan kurtulmak için sahip olunması gereken erdemleri kısa başlıklar halinde anlattı. Hz. Fatıma’nın hayatından anektodlar anlatan Necla Saydam vahyin evinde yetişen Hz Fatıma’nın Müslüman kadın kimliğine en temel örnekliği teşkil ettiğini belirtti. Son olarak da New York’ta yaşayan İsveçli bir balerin olan Rabia Cristina Brodbeck nasıl ihtida ettiğini, o kültürde yaşamış biri olarak batının ve modern dünyanın İslama, olan düşmanlığını anlattı.

Haber Kaynağını görüntüle

RACHEL CORRIE’Yİ UNUTMADIK

15 Mart 2010 Yazan  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Saadet Partisi GİK Üyesi ve İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan’ın Rachel Corrie’nin öldürüşünün yıldönümü münasebetiyle CORRIE ailesine yazdığı mektupla ilgili basın açıklaması:

rachel-corrie

Değerli Basın Mensupları, Değerli İstanbullular.

Rachel’in ailesine yazdığımız mektubu merkeze alarak, temeline insanlığı koyduğumuz basın açıklamamızı sizlerle paylaşıyorum.

Biz Saadet Partisi olarak, ülkemizde ve dünyada yaşanan acıların bir sembol tarihi haline gelen 16 Mart’ı zulme meydan okuma fırsatı sayıp burada toplandık.

Farklı yıllarda, farklı ülkelerde, ama aynı gün yaşanmış iki ayrı olaydan bahsetmek istiyorum sizlere.

İlk Katliam 16 Mart 1988… Halepçe
Dönemin Irak diktatörü Saddam, Kuzey bölgesinde yaşayan Irak vatandaşı Kürtlere düzenlediği saldırıda kimyasal bombalarla Halepçe’de onulmaz yaralar açmıştır. 5 bin insanın öldüğü bu saldırıda 7 bin insan da yaralanmış, bununla da kalmayıp, kullanılan kimyasal silahlar yüzünden gelecek nesillerin özürlü doğmasına yol açmıştır.

İkinci katliamın tarihi ise 16 Mart 2003 – Refah-Gazze
Amerikalı bir barış eylemcisi olan Rachel Corrie, bu amaçla Filistin’e gelmiş, İsrail’in evini yıkmak istediği bir Filistinli ailenin evinin önünde buldozere karşı elindeki megafonla canlı siper olmuştu. Evi ve aileyi korumak istiyordu. Ancak buldozerdeki katil, Rachel’in sesine de bedenine de tahammül edemedi. Üzerinden geçerek Rachel’i katletti.

Devleti soğuk bir makine olmaktan çıkarıp vicdanla, adaletle, yani insanla barışık hale getirmek zorundayız. Aksi takdirde dünya barışı bir hayalden ibaret olacaktır.

Rachel öldü, Ahmet Yasin öldü, Muhammed Durre öldü; öldürüldüler. Ama zaman gelecek Kudüs’te, Gazze’de, Filistin’de kimse ölmeyecek, çünkü biz galip geleceğiz, barış galip gelecek, sevgi ve uzlaşı üstün gelecek.

Bu vesileyle Saadet Partisi olarak 16 Mart’ta yaşanan bu katliamları kınıyor; barış, huzur ve adaletin dünyaya hakim kılınması için, var gücümüzle çalışacağımıza buradan bir kez daha söz veriyoruz.

rachel-corrie

Rachel’in ailesine yazdığımız mektup:

Sayın Craig Corrie ve Rachel’in tüm ailesine

Size bu mektubu Türkiye’den yazıyorum.
Bizler, haksızlığa ve zulme karşı siyasi mücadele veren ve barış dolu bir dünya ümidini çoğaltmayı hedef olarak belirlemiş Saadet Partisi’nin mensuplarıyız. Ben de bu partide İstanbul İl Başkanlığı görevini yürütmekteyim.

Size bu mektubu;
Rachel’i tanıyan binlerce Türkiyeli adına…
Dünyadaki milyonlarca seveni adına…
Tanıdığında ona kayıtsız kalamayacak insanlık ailesinin milyarlarca vicdanlı üyesi adına ve onlardan biri olarak yazıyorum.
Bu mektupla, evlat sahibi bir aile olarak acınızı paylaşmak ve onurlu mücadelenize destek olmak istiyorum.
Bir anne-baba için bu dünyada, evladından öte varlık yoktur. Bu bilinçle acınızı yürekten paylaşıyorum.
Kızınızla ilgili açtığınız davanın da sorumluların cezalandırılmasıyla nihayete ermesi için dua ediyorum.

RACHEL, YAŞADIĞI DÖNEMİN EN BÜYÜK AYDINIDIR!
Kızınız Rachel ortaya koyduğu eylemiyle demiştir ki, insanların inancı, rengi ve ırkı zulmün nedeni olamaz. Zalim zalimdir, mazlumsa mazlum! Vicdanlı insanların ölçüsü budur, kimlikleri değil!
Onun katilleri bu sese tahammül etmezlerdi, etmediler de.
Ne ironiktir ki, Rachel’in ölüm günü olan 16 Mart’ın önceki bir başka yıldönümünde (1988), Irak diktatörü Saddam kendi vatandaşı olan Kürtleri kimyasal silahla Halepçe’de katlediyordu. Bu katliamla 5.000 insan ölürken 7.000 insan da yaralanmıştı. Halepçe’de hala çocuklar özürlü doğuyor.
Doğuda da, Batıda da, Kuzeyde de, Güneyde de zulüm var, haksızlık var. Bu zulmü bazen ABD bazen Saddam ve onun gibi diktatörler, bazen İsrail bazen de Çin yaptı, maalesef yapmaya da devam ediyorlar. Ama biliyoruz ki her yerde de RACHELLER var. Her yerde barış için çalışanlar var. Biz RACHEL’in, barışseverlerin, adaletin, özgürlüğün galip geleceğine inanıyoruz.
Kızınız RACHEL’in açtığı yolda bugün George Galloway, Jomana Qaddour, Nada Issa, Haya Al-Shatti, Joti Brar, Mary Edwards gibi binlerce barışsever yürüyor.
Rachel’in hatıra bıraktığı özgürlük savaşı daha binlercesini doğuracaktır. İnanıyoruz ki Rachel hayatta olsaydı belki Gazze’de, belki Irak’ta belki Urumçi’de yine tankların önünde olacaktı.
İşte, bu tavrıdır Rachel’i döneminin en özgürlükçü insanı yapan.

RACHEL EVRENSEL İNSANDIR!
Evet, Rachel mücadelesiyle dünyada herkesin kendine paylar çıkaracağı bir evrensel insandır.
Bizler, insani değerlerimizle ve medeniyetimizin-İslam Medeniyeti’nin bize verdikleriyle inancımızın rehberliğinde zulme hep düşman olmuş bir geleneğin mensuplarıyız.
Ancak Rachel, kendi değerlerimizi bizleri sarsarak hatırlatmış, gönlümüzde derin bir sevgi ve saygı alanı açmıştır. “Mazlumun kim olduğuna bakmayın, mazlum olması yeter, yetmeli” demiştir!
İslam dünyası bu çığlığı duymuş ve Rachel’in yaptığını büyük bir saygıyla takdir etmiştir. Rachel, hepimizi de bildiğimiz bir konuda rahatlatmıştır: “Mazlumların hakkını aramak haktır ve ben mazlumun hakkını ararken ayrımsız herkes için ölebilirim.”
Rachel, mazlum Filistinli çocuklar, babalar, anneler için tankın önüne dikildi.
Dünya Barışı için önemli bir eşiktir bu. Bu davranışıyla sevgili kızınız, barış sağlanana kadar ışık olmaya, barışı insanlara anlatmaya devam edecektir.

Sayın Craig Corrie…
Özlediğiniz ama gurur duyduğunuza emin olduğumuz sevgili kızınız Rachel’i ölümünün yedinci yılında saygıyla bir kez daha anıyoruz.
Rachel’in katillerine açtığınız davada yanınızda olduğumuzu, bu konuda elimizden gelecek her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz.

Sayın Craig Corrie…
Son olarak, sizi ve eşinizi Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş adına ülkemize davet ediyoruz. Rachel dostları olarak sizi ağırlamaktan onur duyarız. Rachel’i yetiştiren sizleri tanımak, onun ideallerini, nasıl bir dünya özlediğini sizlerden dinlemek bizi çok memnun edecektir.
Saygılarımla

15 Mart 2010
İstanbul’dan binlerce Rachel dostu adına
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan

*

İngilizce Metni:

To Dear Craig Corrie and Rachel’s Family

I am writting this letter to you from Türkiye.
We are the members of Saadet Party, which politically struggles against injustice and persecution, and aims at raise the hope of a peaceful world. And I have been executing the duty of Istanbul Province Presidency of this party.
I am writting this letter to you;
On behalf of thousands of Turkish people who know Rachel…
On behalf of millions of lovers of her in the world…
On behalf of billions of conscientious members of humanity family who won’t be indifferent when they know her, and me as being one of them.
With this letter, I want to commiserate with you as a father having a child and support your proud fight.
For a mother and father, there is nothing more important than their child in the world. With this awareness, I am hearty commiserating with you.
I am praying to come to an end of the court case about your daughter with being punished of the responsibles, too.

RACHEL IS THE GREATEST SCHOLAR OF HER ERA!
Your daughter Rachel with her activity had said that; the belief, the colour and the race of people can not be the reason for persecution. The bloody is bloody, the oppressed is oppressed! It is the criteria of conscientious people, not their identities!
Her murderers could not abide this cry, and they did not.
Look at the irony of fate, on the another anniversary(1988) before March 16, which is the day of death of Rachel, the dictator of Iraq, Saddam, was murdering the Kurds ,who were his citizens, with chemical weapons in Halabja. On this massacre, while 7000 people were injured, 5000 people were killed. The children is still coming into the world as handicapped in Halabja.
There is cruelty and inequity in East, in West, in North, in South. The cruelty has been made sometimes by the USA, sometimes by Saddam and the dictators like him, sometimes by Israel and sometimes by China, and unfortunatelly they still contineu to make it. However, we know that there are RACHELS everywhere. There are peacemakers everwhere. We believe that RACHEL, peace-loving people, justice, freedom will win.
Today, on the way, which your daughter has created, thousands of peace-loving like George Galloway, Jomana Qaddour, Nada Issa, Haya Al-Shatti, Joti Brar, Mary Edwards is going.
The freedom fight, Rachel left us, will generate thousands else. We believe that if Rachel is alive, she again would be over against the tanks maybe in Gaza, maybe in Iraq and maybe in Ürümchi.
Behold, it is the behaviour which makes Rachel the biggest partisan of freedom of her era.

RACHEL IS A “UNIVERSAL MAN”!
Yes, Rachel with her movement is a universal man whom every people in the world take something from.
We are the members of a tradition has always been abhorrent of cruelty with our values and our civilization – given us by Islamic Civilization on the guidance of our belief.
However, Rachel reminded us our values by convulsing us, opened a deep love and respect area in our heart. She said; ”Do not look at who is the tyrannized, being tyrannized is enough, should be eough!”
Islamic World has heart this cry and consecrated what she did with its whole respect. Rachel, made us feel better about a case which all of us has known. ”It is right to seek justice of tyrannizeds and I can die for everyone without any discrimination while seeking their remedy.”
Rachel resisted on the tank for cruelty Palestinian children, fathers, mothers.
It is which a step for World Peace. With her behaviour your dear daughter will continue to be a light until the peace is established, illuminate the peace to people.

Dear Craig Corrie…
On the seveth deathday of your dear daughter Rachel, whom you miss but we sure you feel proud of, we are upbearing her.
We want you to know that we are with you on the court case you processed to Rachel’s murderers, on this matter we are ready to do everything whatever we can.

Dear Craig Corrie…
Lastly, in the name of our President Prof. Dr. Numan Kurtulmuş we want to invite you and your spouse to our country. We feel proud of accommodate you as Rachel lovers. Meeting with you growing Rachel, listening her ideas and how a world she desire from you will content us.
Respectfully yours,

March 15,2010
On behalf of thousands of Rachel lovers
Saadet Party Istanbul Province President Erol Erdoğan

Haber kaynağını görüntüle

Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük

15 Mart 2010 Yazan  
Kategori Gündem

IHH 20-21 Mart tarihlerinde Doğu Türkistan’daki zulme dikkatleri çekmek için uluslar arası bir sempozyum düzenliyor. Bunun yanı sıra Nisan ayının 20′sinde ise ‘Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük’ sloganıyla Gazze ambargosunu denizden delmek için 20 gemi ile yola çıkacak…

 rotamiz-filistin-yukumuz-ozgurluk-medium-0

İnsani Yardım Vakfı (IHH) Ankara Şubesi önümüzdeki dönemde Gazze’ye yapılacak yolculuk ve önümüzdeki günlerde düzenlenecek olan Doğu Türkistan Sempozyumu hakkında duyuru da bulundu. IHH Ankara Şubesi’nde düzenlenen kahvaltılı basın toplantısına basın mensupları ile sivil toplum kuruluşları iştirak etti. IHH Ankara şube Başkanı Hanifi Sinan yaptığı konuşmada bilgiler verdi. Sinan, IHH’nın geçtiğimiz dönemde İstanbulda iki büyük sempozyum düzenlediğinin altını çizerek, “Balkanlar ve Kudüs ile ilgili yapılan uluslar arası sempozyumlar büyük ses getirdi” dedi.

Geçtiğimiz yaz ayında Çin’in Doğu Türkistan’a yaptığı baskıların ve zulümlerin unutulamaması için 20-21 Mart tarihlerinde İstanbul’da uluslar arası Doğu Türkistan Sempozyumu düzenleyeceklerini duyuran Sinan, “Bu Sempozyumumuzun sloganı ise Konfüçyus yapılanları görseydi; ‘Bu bir soykırımdır’ derdi. Bizde bu soykırımı gündemde tutmak için çaba sarf ediyoruz” dedi.

Nisan ayının 20′sinde ‘Rotamız Filistin Yükümüz Özgürlük’ sloganıyla bu sefer denizden İsrail’in Gazze ambargosunu delmeye çalışacaklarını duyuran Sinan, Türkiye’den 5 uluslar arası camiadan ise 15 gemi ile yola çıkacaklarını kaydetti. Sinan, Türkiye’de 3 geminin satın alma işleminin sona erdiğini söyleyerek, “Daha önce kiralama yöntemi ile girişimlerimiz oldu, ancak Yahudi lobisi baskılar yaparak gemi firmalarını zor duruma soktu. Onlarda yaptığımız sözleşmeleri fesh etti. Ancak bu sefer gemileri satın alarak Gazze ambargosunu deleceğiz” diye konuştu.

Rachel Corrie’nin Ailesine Mektup

15 Mart 2010 Yazan  
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri

 

 

 

 

 

 

 

 Barış gönüllüsü olarak Filistin halkına destek vermek için geldiği Gazze’de 16 Mart 2003 günü henüz 23 -24 yaşındayken İsrail buldozerinin ezerek öldürdüğü Rachel CORRIE’yi Saadet Partisi olarak unutmadık.

İstanbul İl Başkanımız Erol ERDOĞAN, CORRIE ailesine mektup göndererek onların duygularını paylaşacak, devam eden mahkemeye destek verecek ve aileyi Türkiye’ye davet edecek. Bu özel güne sizi de bekliyoruz.

Tarih: 15 Mart 2010 Pazartesi
Saat: 11.15
Yer: Taksim PTT

www.saadet-istanbul.org.tr

İsrail’in ölüye de saygısı yok

19 Ocak 2010 Yazan  
Kategori Gündem

İsrail’in, Yafa’da bulunan eski İslami Kışla mezarlıkları üzerinde beş yıldızlı oteller inşa etmeye hazırlandığı bildirildi.

israil-in-oluye-de-saygisi-yok-medium-0El Cezire televizyonunun internet sitesinde yer alan habere göre, İsrail, Kudüs’ten sonra ikinci tarihi kent olan Yafa’daki Müslüman mezarlığına ve Yafa’nın Ulu Cami bitişiğindeki alana otel inşa edecek.

Haberde, Memluk devleti dönemindeki tarihi mezarların yer aldığı alanda ve 1948 yılında Filistin’den göç eden Filistinlilere ait onlarca dönüm arazi üzerinde beş yıldızlı otellerin inşaata başlanacağı ifade edildi.

Söz konusu alanlarda vakıf arazilerinin de olduğunu söyleyen kent sakinleri, İsrail’in, Yafa Ulu Cami çevresindeki alanlarda otel inşa etme hakkını nereden aldığını merak ettiklerini belirtiyorlar.

El Kuds Vakfı yetkilisi Abdülmecid İğberiyet, Yafa’daki Hilton otelinin de yıllar önce Abd Nebi mezarlığının bulunduğu yerde kurulduğunu söyledi.

İğberiyet, İsrail’in Kudüs, Hayfa ve diğer kentlerin mezarlıkları üzerinde binalar ve otoparklar inşa ettiğini belirtti.

İsrail’in başkenti Tel Aviv de bulunan Tel Aviv Üniversitesi de bir Müslüman mezarlığı üzerinde kurulmuştu.

Haber kaynağını görüntüle

İsrail kana doymuyor

26 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

israil-kana-doymuyor-spot-0Batı Şeria’nın Nablus kentinde İsrail askerlerinin, El Fetih’e bağlı El Aksa Şehitleri Tugayı üyelerinden evlerini kuşattığı 2 Filistinliyi öldürdüğü açıklamasının ardından, Gazze’den de 3 Filistinlinin İsrail askerleri tarafından öldürüldüğü haberi geldi.

Bazı kaynaklara göre Nablus’ta öldürülen Filistinlileri sayısı 3′e çıkarken, Batı Şeria ve Gazze’de öldürülen Filistinlilerin sayısı 6 oldu.

İsrail ordusunun bir sözcüsü, Hamas’ın kontrolündeki Gazze’den sızmaya çalışan 3 Filistinlinin, İsrail askerleri tarafından vurularak öldürüldüğünü bildirdi.

Batı Şeria’da da 3 Filistinlinin İsrail askerleri tarafından vurularak öldürüldüğünü Filistinli sağlık görevlileri ve El Fetihli kaynaklar açıklamıştı.

Gazze’deki olayla ilgili olarak Filistin tarafından henüz açıklama yapılmazken, İsrail ordusu Batı Şeria’daki olayla ilgili bilgi vermedi. Gazze ve Batı Şeria’da son ayların en kanlı baskınlarının, İsrail’in geçen yıl Gazze’ye düzenlendiği ve 1400 Filistinlinin öldürüldüğü Gazze saldırısının yıldönümünün arifesine rastladığına dikkat çekiliyor.

Haber kaynağını görüntüle

Son durak gazze

20 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

son-durak-gazze-spot-0Sırada Suriye, Ürdün ve Mısır var. Son durak Gazze. “Filistin’e yola çık”, “Viva Palestina” sloganıyla hareket eden ekibi uzun ve yorucu bir yolculuk bekliyor. Ancak kimse bu durumdan şikâyetçi değil. Gidilen illerde spor salonlarında kalınıyor. İnsanlar yerlere uyku tulumlarını sererek sabahlıyorlar. Tamamen mütevazı şartlarda geçen bir yolculuk bu. Menzil ortak 200 araçlık konvoyda Türkiye’den, İngiltere’den, Amerika, Fransa ve İtalya’dan yani her renk ve dilden insan var. Ama menzil ortak: Gazze’ye ulaşmak ve ambargoyu delmek.

Konvoydaki kadın şoförlerin azmi dikkat çekiyor.  Gazeteci Rada Daniell (53) ve öğretmen Josephine (55) Gazze’ye 2 ambulans götürüyorlar. Bindikleri ambulansın şoförlüğünü Rada Daniell yapıyor. Londra’dan beri araç kullanan Rada, “Bu kadar yol araba kullandınız yorulmadınız mı?” sorusuna “Filistinliler 60 yıldır mücadele ediyor, yoruluyorlar. Benim yorgunluğum onların yorgunluğu yanında ne ki?” cevabını verdi.

Josephine ise “Ne yazık ki hükümetimiz çok sessiz. Onlar adına utanç verici bir durum. Biz hükümetimizde bir hareketlilik göremeyince kendimiz harekete geçtik. Arkadaşlarımızla kendi aramızda para toplayarak 2 ambulans aldık ve şimdi o ambulansları Filistin halkına götürüyoruz” dedi.

Tek yürekte buluşuyorlar

Filistin Konvoyu Adana’dan büyük bir ilgi gördü. Birçok vatandaş, Filistin halkına ulaştırılmak üzere altın ve para bağışında bulundu. Saadet Partili Hatay İl Başkanı Necmettin Çalışkan da konvoyu karşılayanlar arasındaydı. Konvoyu karşılayan Çalışkan, konvoya ev sahipliği yaptı ve Filistin’e giden ekibi en iyi şekilde ağırladı. Adana’daki program dolu dolu geçti. İHH Başkanı Bülent Yıldırım, “Filistin partiler üstü bir mesele haline geldi. Filistin söz konusu olunca tüm siyasi partiler, tüm STKlar tek yürekte buluşuyorlar” dedi.

Gazze’ye 5 gemi müjdesi

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, bur organizasyondan sonra Gazze’ye 5 yük gemisi dolu yardım malzemesi göndermeyi planladıklarını, tüm hayırsever Türkiye halkının yardımlarını beklediklerini ifade etti. Gazze konvoyu ile ilgili bilgiler için filistinkonvoyu.org, ihh.org.tr veya 0212 631 21 21 numaralı telefondan bilgi alınabilir.

Kadınlar parmaklarındaki yüzüklerini bağışladı

İnsani Yardım Vakfı’nın Gazze’ye girmek için deniz operasyonu için alınması planlanan gemiler için başlatılan yardım kampanyasına Saadet Partisi Adana İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Topal adlı anne parmağındaki yüzüğünü bağışlayarak katkıda bulundu. Topal, hangi din ve ırktan olursa olsun, zulme uğrayan insanların yanında olduğunu göstermek için bu davranışta bulunduğunu vurguladı. Ayşe Topal’dan sonra Filistin konvoyunu uğurlamaya gelen çok sayıda bayan ağlayarak altın küpe, yüzük ve bileziğini verdi. Filistin Konvoyu’nun Adana programına katılan çocuklar da duyarsız kalmadı. 8 yaşındaki Sude Nur Dursun, ‘Doğa’ adını verdiği oyuncak bez bebeğini Filistin’deki çocuklara gönderdi.

Ayağı kırıldı, tekerlekli sandalyede yola devam ediyor

Sara Jawhari (20) Konya’da kaza geçirdi, ayağı kırıldı. Ama o pes etmedi. Şimdi tekerlikle sandalyede Filistin’e yolculuğuna devam ediyor. Sara aslen Filistinli. Ancak kendisi Amerika doğumlu. Filistin’de akrabaları var. Filistin’e ilk defa gidiyor.  Konvoyun en genç yolcularından. Üniversitede gazetecilik okuyor. Amerikan medyasının sürekli İsrail’i haklı çıkaran haberler yaptığını ifade ediyor. Arkadaşlarıyla birlikte Amerikalıların bu önyargısını kırmak için şimdiden kolları sıvamış. Bu yolculuğa da bu amaçla katılmış. Amerika’ya döndükten sonra Gazze’de gördüklerini yayınlayacak. Çevresindeki insanlara anlatacak, seminer ve toplantılara katılacak.

www.milligazete.com.tr

Filistin’e aracınla destek ol

13 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

filistine-aracinla-destek-ol-medium-0Konvoyun 15 Aralık Salı günü Edirne’den Türkiye’ye giriş yapması bekleniyor. Konvoy Türkiye’deki programının ardından Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye girecek. Konvoy İsrail saldırılarının yıl dönümü olan 27 Aralık tarihinde Gazze’de olmayı hedefliyor. Konvoya katılımı artırmak için minibüs, otobüs, ambulans ve binek aracı olmak üzere araç bağışları alınmaya devam ediliyor. Bu araçlar Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden Gazze halkına ulaştırılacak. Bütün araçlar Filistin bayrağının renklerine boyanıyor. İsteyen hayırseverler, araç bağışlarıyla veya ayni ve nakdi bağışlarla bu harekete ve Filistin halkına destek olabilirler. Araç bağışları için son birkaç gün kaldı. Bu arada İHH İnsani Yardım Vakfı’na şu ana kadar 65 araç bağışı yapıldı Tıbbi malzeme, cihaz ve ilaç götürülecek Savaşın üzerinden 1 yıl geçti. Ancak devam eden ambargo sebebi ile Gazze halkı yaralarını saramadı. İsrail saldırılarında hastaneler büyük bir zarar gördü. Var olan tıbbı cihazlar kullanılamaz hale geldi. Gazze’deki bu açığı kapatmak için konvoyla giden araçlara tıbbi malzeme, cihaz ve ilaç yüklenecek. Konvoyla ilgili detaylı bilgi www.filistinkonvoyu.org adresinden ve ya 0212 631 21 21 numaralı telefondan alınabilir.

www.milligazete.com.tr

Filistin malları Yahudilere HELAL’mış

09 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

hahamlar“Bebekleri katletmek dini bir vecibe” diyen İzak Şapiro isimli hahamdan sonra bir başka haham da, “Filistinlilerin malları Yahudilere helal ve çalınması gerek” fetvasını verdi.

İşgal altında bulundurduğu Filistin topraklarında şiddet ve soykırım uygulayan İsrail’in Filistinlilere nasıl bir gözle baktığı hahamların yayınladığı fetvalarla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Gazze katliamı sırasında askerlere ‘Sivilleri öldürmek sevaptır” emri veren ordu hahamı General Avi Ronzki ve geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir kitapta ‘Bebekleri katletmek vaciptir” fetvası veren haham İzak Şapiro’dan sonra bir başka haham da ‘Filistinlilerin mallarını çalmanın helal olduğu” fetvasını verdi.

“FİLİSTİNLİLERİN MALLARI YAHUDİLERE HELAL”

İşgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Haham Murdakhai Elyaho, Yahudilerin Filistinlilerin zeytinlerini çalması gerektiğini belirterek, “Filistinlilerin zeytinlerini çalmak mübah. Çünkü bu zeytin bahçeleri bizim topraklarımız üzerinde kurulmuş” dedi. Elyaho, İsrail’deki en büyük dini otoritelerden Başhaham Yusef Melmid’in Yahudilerin Filistinlilerin mallarına el koymasının helal olduğuna dair bir fetva verdiğini de söyledi.

14 BİN ZEYTİN AĞACI YOK EDİLDİ

İşgal altındaki Filistin topraklarında Yahudi yerleşimcilerinin Filistinlilerin zeytin ağaçlarına nasıl zarar verdiğine dair bir rapor hazırlayan Filistinli Toprak Araştırma Merkezi, 2009 yılında Filistinlilere ait 14 bin zeytin ağacının yok edildiğini bunun da Yahudi hahamların verdiği fetvalar doğrultusunda gerçekleştiğini bildirdi. Yahudilere yeni yerleşim birimi açmak zeytin ağaçlarının kesildiğini açıklayan Toprak Araştırma Merkezi’nin araştırmasına göre, İsrail işgal güçleri bin 455 zeytin ağacını yakarken, 7 bin ağaç Yahudi yerleşim birimleri için ortadan kaldırıldı, 5 bin 500 ağacın ise Yahudi yerleşim birimlerince saldırıya uğradı.

SİYONİST ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ…

Araştırma merkezi, Yahudilerin Filistinlilere ait ağaçlara saldırmasının yanı sıra, Filistinli çiftçilerin zeytinlerini toplamasına da izin vermediğini belirterek, Yahudilere dağıtılan broşürlerde Filistinlilere ait zeytin ağaçlarının kesilmesi ve zeytinlerinin toplanması çağrısı yapıldığını bildirdi. Araştırma merkezi, Filistinlilere ait zeytin ağaçlarının yok edilmesinin arkasında Siyonist zihniyetli hahamların fetvalarının bulunduğunu belirterek, Haham Murdakhai Elyaho’nun bu konuyla ilgili sözlerini hatırlattı.

HAHAMIN FETVASI…

Haham Murdakhai Elyaho fetvasında, Filistinlilere ait zeytinlerin Yahudilere helal olduğu ve bunların çalınması gerektiğini belirterek, “Filistinlilerin zeytinlerini çalmak mübah. Çünkü bu zeytin bahçeleri bizim topraklarımız üzerinde kurulmuş” dedi. Elyaho, İsrail’deki en büyük dini otoritelerden Başhaham Yusef Melmid’in Yahudilerin Filistinlilerin mallarına el koymasının helal olduğuna dair bir fetva verdiğini de söyledi.

(habervaktim / haber5)

İsrail bayram dinlemedi

27 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

Filistinli kaynaklar, Cebaliye’nin doğusunda Ebu Safiye bölgesinde bir mezarlığın yakınının hedef alındığını ve bombalanan yerde ambulansların 4 kişiyi yaralı halde bularak hastaneye götürdüğünü bildirdi. Yaralılardan ikisinin durumunun ciddi olduğu belirtilirken, yaralıların sivil olup olmadığına ilişkin bilgi verilmedi.

Sabah saatlerinde güneydeki Refah kentinin doğusunda bir binanın daha hedef alındığı, ancak burada yaralanan olmadığı kaydedildi.

İsrail ordu sözcülüğü de saldırıyı doğruladı ve İsrail’e roket atma hazırlığındakilerin hedef alındığını bildirdi. Gazze Şeridi’nden dün İsrail tarafına 5 havan saldırısı düzenlenmişti. Bombardımanda yaralanan olmadığı ve hasar meydana gelmediği belirtilmişti.

www.milligazete.com.tr

« Önceki YazılarSonraki Yazılar »