89. İl Divan Toplantımız Gerçekleştirildi

13 Mart 2010 Yazan kubra  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri, İstanbul

Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları 89. İl divan toplantısı yapıldı.

89.İl Kadın Kolları Divanımız il Başkanımız Nagehan Gül Asiltürk’ün açılış konuşması ile başladı. Açılış konuşmasında gündeme ilişkin bir çok konuya değinen Asiltürk , “sözde soykırım” yasa tasarısının Abd senatosundan geçmesinin önemine dikkat çekerek mevcut Hükumetin “Stratejik” ortağı Abd ’den bu davranışı beklemediğini Abd’nin her zamanki politikasında hiçbir değişikliğin olmadığını belirti. Ermeni meselesi Türkiye’ye karşı her zaman Abd tarafından baskı ve yaptırım aracı olarak kullanmıştır dedi. Fakat maalesef Hükümetimiz bu davranışı görememiş gereken tedbirleri almamıştır. “Stratejik ortak”, “ model ortak” dediği Türkiye’yi Abd, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda sıkıştırmaktadır. Aynı davranış AKP Hükümetinin girmek için çaba sarfettiği AB içinde geçerlidir. AB üyesi 18 ülke “sözde soykırımı” tanımış durumda, ifadelerini kullandı. Seçimlere bir yıl kala Anayasa değişikliğinin tekrar gündeme alındığını , bu meselenin seçim yılı içerisinde aceleye getirilebilecek bir konu olamayacağını, bunu Hükumetinde bildiğini, fakat muhalefetin yardımıyla bu konunun bir seçim malzemesi haline geleceğinden korktuğunu ifade eden Asiltürk, AKP Hükümetinin önemli memleket meseleleri üzerindeki gayri ciddi tutumularının ülkemize çok pahalıya malolduğunu hatırlattı ve Amerikan senatosunda yaşanan” sözde soykırım” yasa tasarısının kabulünün bunun en son örneği olduğunu söyledi. İl kadın Kolları divanımızda İl Başkanı Erol Erdoğan’a vekâleten bir konuşma yapan İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Gürsel Demir Saadet Partisi İstanbul Teşkilatının üye atağı yapacağını ve bu atağa en büyük katkıyı Kadın Kolları Teşkilatlarımızın yapacağına inandığını ifade etti.

Genel merkez Kadın Kolları sorumlumuz Elif Erbakan Altınöz ise konuşmasında İstanbul Kadın Kolları Teşkilatlarımızın mahalle divanları sayısındaki artışını sevindirici olduğunu fakat asıl hedefin sandık divanları olduğunu, kadın kollarımızın bu hedefi de gerçekleştirerek gücüne güç katacağını söyledi.

İl divanımızın “Siyasi Konuşmalar” gündeminin konuğu olarak divan toplantımıza katılan SP Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç, “Sivil Anayasa Hazırlıkları” konusunda bir konuşma gerçekleştirdi. Sivil Anayasa çalışmalarını gündeme alan il Kadın Kollarımızı tebrik ederek konuşmasına başlayan Malkoç, batıda ilk Anayasa metinlerinin 200 yıl önce 30 yıl savaşları ve Fransız ihtilali sonunda oluşmaya başladığı, uzun yüzyıllardır birbirleri ile savaşmaktan yorulan Avrupa’nın zorunluluklar sonucunda bu metinleri oluşturduğunu dile getirdi. Ülkemizin ve medeniyetimizin varoluşundan beri hukuk metinlerine bağlı olarak yaşadığını ifade etti. Modern hukuk tarihi ile ilgili bilgi veren Malkoç, ülkemizde bu gün itibari ile, hiçbir gurubun ve ideolojinin beğenmediği 82 Anayasasının uygulandığını ve 82 Ayasasının bütün Hükümetlerce sağının solunun parça parça değiştirilerek Nasrettin Hocanın” leyleği kuşa çevirdiği hadiseye benzetildiğini ifade etti. 82 Anayasasının tümü ile değişmesi konusunda toplumun tüm kesimlerinin mutabık olduğunu fakat hükümetin bu konuda samimi davranmadığını söyledi. Sekiz yıldır bunu gerçekleştirmemiş olmak bunun göstergesidir. Yapılacak Anayasanın AB’nin , Abd’nin isteği doğrultusunda değil milletin değerleri doğrultusunda olması gerektiğini söyleyerek aksi faaliyetlerin ülkemize bir deli gömleğini çıkarıp diğerini giydirmek olacağını vurguladı. Saadet Partisi’nin yapılacak her türlü faydalı çalışmaya önceden olduğu gibi şimdide destek olacağını sözlerine ekledi.

89.il Kadın Kolları divanımızda farklı siyasi partilerden partimize iltihakların olması divanımızı güzelleştiren önemli gündemlerden birini oluşturdu. Şubat ayı itibariyle yapılan iltihaklar;

* Bağcılar ilçesinde AKP’den 1 kişi

* Beylikdüzü ilçesinde AKP’den 5 kişi

* Beyoğlu ilçesinde AKP’den 2 kişi

* Beykoz ilçesinde CHP’den 1 kişi

* Kâğıthane ilçesinde AKP’den 2 kişi

* Sultanbeyli ilçesinde AKP’den 2 kişi

* Sultangazi ilçesinde AKP’den 4 kişi

* Ümraniye ilçesinde AKP’den 4 kişi

* Üsküdar ilçesinde AKP’den 1 kişi

Şeklinde gerçekleşti.

89. İl Kadın Kolları divanımız İl Başkanımız Nagehan Gül Asiltürk’ün, teşkilatlarımızın üye atılımı hedefini başarıyla sonuçlandıracağına olan inancını belirttiği kapanış konuşması ile sona erdi.

 

 

İftiralarla dolu ’soykırım’ programı

02 Mart 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Amerikan CBS televizyonu, Kongre’de oylanacak soykırım tasarısı öncesi Ermeni iddialarına destek veren bir program yayınlandı.

iftiralarla-dolu-soykirim-programi-medium-0

Daha önce Fener Rum Patriği’nin iddiaları doğrultusunda Türkiye’de Hıristiyanların baskı gördüğünü öne süren CBS televizyonu bu kez de Ermeni propagandası yaptı. Yine Bob Simon’ın hazırladığı programda Ermeni soykırımı iddialarına destek verildi. 60 dakika adlı programdaki 3 bölüm arasında yer alan tartışmalı yapım, “Tarih yüzünden savaş” başlığı ile sunuldu. Programda Türkler ve Ermeniler arasında ‘bir milyondan fazla Hıristiyan Ermeni’nin büyük sürgün ve katliamının’ nasıl isimlendirileceği konusunda bir savaş yaşandığı belirtilerek, “Ermeniler ve tarihçilerin ezici çoğunluğu, Türk yöneticilerinin soykırım yaptığını ve bunun Hitler’in Yahudilere yaptığı şeye örnek olduğunu söylüyor. Öte yandan Türkler, atalarının böyle bir suç işlemediğini ve Türklerin de savaşın kurbanlarından olduğunu söylüyor.” deniliyor.
450 bin kişilik toplu mezar iddiası
Bu savaşın sadece iki ulus arasında kalmadığı, Beyaz Saray ve Kongre’nin de dahil olduğu, hatta ’soykırımı’ resmen tanıyan tasarının şu anda Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senato’ya sunulduğunu vurgulanan programda, Suriye topraklarındaki Deyrizor çölünde ‘450 bin’ Ermeni’nin toplu olarak gömüldüğü iddia ediliyor. Bölgedeki bir tepeciği elleriyle kazak kemik parçaları bulan Ermeni kökenli yazar Peter Balakyan’ın “Burası Ermeni soykırımının en büyük mezarlığıdır.” iddiasını dile getiriyor.

Deyrizor’un Ermeniler için Yahudilerin toplama kampı Auschwitz’e eş değerde olduğu savunularak, “Bu yer hakkındaki en korkunç şey, 95 yıl sonra bile katliamın kanıtlarının yer yerde olması. Fırat Nehri yakınlarında bir tepelik var. Burası aynı zamanda bir toplu mezarlık. Hiçbir zaman kazılmadı. Burada ne olduğunu gösteren kanıtları toplamak için yapmamız gereken tek şey yüzeyi biraz eşelemekti. Binlerce insanın gömüldüğü bu tepelikte durmak oldukça sıra dışı. Kim olduklarına ve nereli olduklarına dair bir kayıt yok.” ifadesine yer veriliyor.

1915 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın şiddetini artırdığı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmakta olduğu kaydedilerek, “Beşinci kol olarak görülen yani düşmanla işbirliği yapmakla suçlanan Ermeniler, Müslüman idareciler tarafından hain olarak değerlendiriliyordu.” deniliyor.
“Hitler, Osmanlı’dan ilham aldı” iddiası
1915′te başlayan Ermeni tehcirinden bahsedilen program yayına hazırlandığında Türkiye’nin Washington Büyükelçisi olarak görev yapan Nabi Şensoy’la bir röportaja da yer veriliyor. Şensoy, Bob Simon’un Suriye’de bulduğu kemiklerle ilgili sorusuna “Türkiye’de de her yerde kemik bulabilirsiniz. Bu topraklarda birçok trajedi yaşandı.” cevap veriyor.

Şensoy, Deyrizor’un Auschwitz’le karşılaştırılmasına ve Ermenilere yönelik katliam iddialarını reddedederek, “Ölüm yürüyüşü diye bir şey yoktur. Sürgün vardı ve bazı trajik olaylar yaşandı. Birinci Dünya Savaşı’ndaki yokluk sırasında birçok olay oldu… En önemli şey, niyet. Bu ölümler başka bir şey. Her iki tarafta da oldu.” diyor. Şensoy, Osmanlı Devleti’nin tehcir kararıyla Ermeni nüfusu yok etmek gibi bir niyetinin olmadığını vurguluyor.

Programda bir mağara gösterilerek buraya sayısız kadın ve çocuğun atıldığı, mağaranın ağzında ateş yakılarak içerdekilerin nefes almasının engellediği iddiasına da yer veriliyor. Ayrıca Hitler’in Polonya’yı işgalinden önce “Bugünlerde kim, Ermenilerin yok edilmesinden bahsediyor?” dediği iddiaları da yinelenerek, Nazi liderinin sözde Ermeni soykırımından ilham aldığı öne sürülüyor.

Anılar silindi, kayıtlar yok edildi
Türklerin, Hitler’in bu sözleri söylediği iddiasına karşı çıktığı ifade edilerek, “Osmanlı yıkıldığı zaman modern Türk devleti kuruldu. Ermenilere ne olduğu ile ilgili anılar silindi, kayıtlar yok edildi. Yeni alfabe kabul edildi. Ama katliam hiç okullarda öğretilmedi.” ifadelerine yer veriliyor. Soykırım sözcüğünü kullanmanın Türklüğe hakaret olarak değerlendirildiği ve hapisle cezalandırıldığı anlatılarak, Ermeni yazar Hrant Dink’in de bu suçtan üç kez yargılandığı ifade ediliyor. Dink’in binlerce ölüm tehdidi aldığı ama buna rağmen yazmaya devam ettiği vurgulanarak, ancak Dink’in bir cinayete kurban gittiği kaydediliyor. Dink’in artık bir şehit olarak kabul edildiği, her yıl Nisan ayında Ermenistan’da yapılan anma törenlerinde de Dink’in de anıldığının altı çiziliyor.

İki yıl önce Temsilciler Meclisi’nde soykırımı tanıyan bir tasarının oylandığı ve Türkiye’nin de tepki olarak büyükelçisini geri çağırdığı hatırlatılarak, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın uyarılarda bulunduğu bunun üzerine de Bush yönetiminin ve sekiz eski dışişleri bakanının tasarının yasalaşmasını engellediği belirtiliyor.

Programda Türkiye’nin Amerika için öneminden bahsedilerek, hiçbir Amerikan Başkanı’nın soykırımı tanıyamadığı ifade ediliyor. Obama’nın adaylığı sırasında soykırımın varlığını kabul ettiği; ancak Türkiye’yi ziyaretinde bu kelimeye hiç değinmediği kaydediliyor.

Programın sonunda iki ülke arasındaki savaşın bitmekten çok uzak olduğu iddiasına yer veriliyor.