SP İstanbul Kadın Milletvekili Adaylarından AK-DER Ziyareti

29 Mayıs 2011 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi Kadın Milletvekili Adayları AK-DER ‘e ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette dernek üyeleri Havva Kaplan, Hatice Köse, Neslihan Akbulut ve Burçin Koç ile bir araya gelindi.

Kadın haklarının konuşulduğu ve genel siyasi gündemin değerlendirildiği toplantıda Saadet Partisi Milletvekili Adayları meclise girdikleri takdirde, başörtü yasağıyla geçmişte gasp edilen hakların, kaybettirilen zamanın çeşitli yollarla ödenmesi noktasında bir takım plan ve projelerini hayata geçirebileceklerini aktardılar. Başörtü yasağındaki haksız tutumu dış çevrelere kabul ettirmeye çalışırken bugün içimizdeki insanlar bu zulmü kanıksamış ve şahsına ait çözüm yolları bularak onunla yaşamayı kabul eder hale gelmiş diyen Akbulut, ne olursa olsun Hakkın bir tane olduğunun altını çizdi.

akderziyaret yeni 011

Milletvekili Adayı Zeynep Şule Rıdvanoğlu, siyasetteki kadın çalışmalarını ilk başlatan ve örgütleyenin Milli Görüş hareketi olduğunu hatırlattı. Başörtüsünün tek başına siyasi ehliyet vermeye yeterli olmadığını belirten Milletvekili Adayı Pakizen Yüzbaşıoğlu ” siyasette sisteme eklemlenmiş bir yol izliyorsanız, burnunuza kadar da örtünseniz farketmez” cümlelerini ekledi. Ailelerin artık okul için, meslek hayatı için kendi çocuklarına başörtülerini açmayı telkin ettiklerini ifade eden dernek yetkilileri, başörtüsünün kırılma noktasının, yasağın ilk başladığı yıllarda bir takım hocaların fatvalarıyla oluştuğunu hatırlattı.

akder yeni 012

Milletvekili Adayı Fatma Nevin Gökçe ise hatta o dönemde görev yapan Nur Serter gibi simge isimlerin direncin, umduklarından daha çabuk kırıldığı noktasında itiraflarının bulunduğunu belirtti. Bedel ödenmeyen hiçbir nimetin elde edilemeyeceğini dile getiren Milletvekili Adayları Saadet Partisi’nin geçmişteki partilerinde bir takım bedeller ödediğini ve her alandaki haklar için bugün de bedel ödemekten asla çekinmeyeceğini ifade ettiler. Dernek yetkililerinin “geçmişte Merve Kavakçı’ya mecliste segilenen tutumun bugünde yaşanacağını düşünüyor musunuz sorusuna cevap veren adaylar, “bugün Türkiye’nin geldiği nokta da CHP çarşaflı bir hanımefendiye rozet takarak siyasi rant elde etmek peşindeyken, AKP muhafazakar bir yapıyla yola çıkmış fakat beklentilere cevap verememiş bir partiyken benzer bir tutum yaşayacağımızı beklemiyoruz” şeklinde konuştu.

Siyasi partilerdeki kadın adaylarla zaten tanışmak istediklerini belirten dernek yetkilileri ziyaretten çok memnun olduklarını, Partiye ve Milletvekili Adaylarına başarı dilekleriyle birlikte ortak çalışma taleplerini de ilettiler.

Bu afiş istifa getirdi

07 Eylül 2010 Yazan  
Kategori Gündem

 Bu afiş istifa getirdi

Avcılar Belediyesi`nin CHP`li meclis üyesi Ömer Zengin, `rahibe` benzetmeli afiş nedeniyle partisinden istifa etti. Ancak konu bununla sınırlı değil; afişten CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in haberinin olduğu söyleniyor.

Avcılar Belediyesi`nin CHP`li meclis üyesi Ömer Zengin, `rahibe` benzetmeli afiş nedeniyle partisinden istifa etti.

Öte yandan CHP’ye yakınlığı ile bilinen www.gercekgundem.com sitesinde Barış Yarkadaş, söz konusu afişlerin CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in bilgisi dahilinde hazırlandığı ve Şimşek’in, olayı inkar edip Başbakan Erdoğan’a ağır ifadeler kullanan Kemal Kılıçdaroğlu’na bilerek yanlış bilgi verdiğini iddia etti.
İşte o yazı

Barış Yarkadaş-gerçekgündem

Kılıçdaroğlu’na ‘çelme’ takılıyor

İstanbul’un Avcılar İlçesi’ne asılan ve büyük gürültü koparan CHP imzalı afiş, Berhan Şimşek’in deyimiyle ‘’bir işgüzarın işi” denilerek geçiştirilecek bir mesele değil. Şimşek, Star Gazetesi’ne yaptığı açıklamayla, meseleyi basite indirgeyip sorumluluktan sıyrılmaya çalışıyor. Oysa; Şimşek bu skandalın tam da göbeğinde yer alıyor.

Nasıl mı?

Cumartesi günü saat 16.00 sularında Sakarya’da CHP mitingini izliyor, bir yandan da gazeteci arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Tam o sırada, Avcılar CHP’de siyaset yapan haber kaynaklarımdan biri aradı. Hayli tedirgindi. Söze “Rezaleti biliyor musun?” diyerek başladı. Ardından da devam etti: “Avcılar’daki afişleri parti astırdı.”

SADECE AFİŞ DEĞİL…

Kaynağım, tartışma yaratan afişlerin, aynı zamanda broşür haline getirildiğini de belirterek, “Biz bunlardan on bin tane dağıttık. Hala da elimizde ve standlarımızda var” dedi. “İyi ama nasıl olur, Kemal Kılıçdaroğlu bizimle ilgisi yok diyor. Ve bu bilgiyi İl Başkanı Berhan Şimşek’ten aldığını söylüyor” deyince, kaynağım derin bir “ahhh” çekti. Hemen ardından “Bizim üzüntümüz de bu zaten” diyerek devam etti. CHP’li kaynağım şunları dile getirdi:

“Sizi aramamızın sebebi de bu zaten. Kemal Bey’in Gerçek Gündem’i takip ettiğini biliyoruz. Kol kırılıp yen içinde kalmasın. Bu afişleri CHP Avcılar İlçe Başkanı Bayram Acar, Meclis Üyesi Ali Oral ve Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci yaptırdı. İl Başkanı Berhan Şimşek’in de bilgisi vardı. Çünkü, on bin adet de broşürü yaptırılmıştı. Ama basın üzerine gidince, herkes bilmiyor numarasına yattı. Kemal Bey’in bunu bilmesi lazım. Sayın genel başkanı yanıltıyor, kamuoyu önünde zor durumda bırakıyorlar.’’

KILIÇDAROĞLU KÜRSÜDEYKEN

CHP’li kaynağımın anlattıkları gerçekten de ilginçti. Sakarya’da yıllar sonra on binler ilk kez CHP mitingine geliyor, Kılıçdaroğlu ile aynı havayı solumanın coşkusunu yaşıyordu. Avcılar’da ise, İstanbul İl Başkanlığı’nın da içinde olduğu bir dizi skandal yaşanıyordu. Kemal Kılıçdaroğlu kürsüden, Berhan Şimşek’in sözlerine itimat ederek konuşuyor ve AKP’ye “Afişlerin sorumlusu sizsiniz” diyordu. O an telefondaki kaynağım ise bambaşka şeyler anlatıyordu.

POLİS DE DOĞRULADI

Bir yandan Kılıçdaroğlu’nu, bir yandan ise telefondaki kaynağımı dinlerken, skandalın ayak seslerinin yaklaştığını hissediyordum. Çünkü; kaynağım beni bugüne dek hiç yanıltmamış, verdiği tüm bilgiler doğru çıkmıştı. Ancak buna rağmen, bilgileri yine de “check” etmek gerekiyordu. Bu yüzden, kaynağıma “Anlattıklarınız çok ciddi şeyler. Elinizde somut bir kanıt var mı?” demek zorunda kaldım. Kaynağım, “Kanıtlar şu an karakolda. Meclis Üyemiz Ali Oral polise ifade veriyor. Afişleri basan matbaa sahibi olan biten her şeyi polise anlatmış. Belediye Başkanı Değirmenci Bulgaristan’da olduğu için bir tek o kısmı eksik kaldı. Yarın her şey ortaya dökülür” dedi.

‘BERHAN ŞİMŞEK HEPSİNİ BİLİYOR’

CHP’li kaynağım bu sırada bir de kritik bilgi verdi: “İl Başkanımız Sayın Şimşek, en başından beri afişlerin bizim olmadığını söylüyor. Bu doğru değil. Avcılar İlçe Yönetim Kurulu Üyesi – İlçe Sekreteri bu afişler basına yansıdığında kendisine iyi niyetle bilgi verdi ve afişlerin bizim olduğunu söylediler. Sayın Şimşek buna rağmen Kemal Bey’i yanılttı. Kemal Bey de Berhan Şimşek’in söylediklerine inandı. CNN Türk’te kendisini bağlayan ağır sözler etti. İlçe yönetimi de Sayın Şimşek de yaşıyor. Çıkıp bunlara yalan desinler.’’

MUHABİR ARKADAŞIM DA MERAK ETTİ

Doğrusunu söylemek gerekirse, kaynağımın anlattıkları karşısında ne diyeceğimi şaşırmıştım. Yanımda bulunan bir muhabir arkadaşım halimi görünce, “Ne oluyor, kötü bir şey mi var?” diye sordu. “Olmaz mı, hem de rezalet…Çok önemli bir bilgi geldi. Doğrulatmaya çalışıyorum” dedim.

Miting alanının kalabalığından biraz uzaklaşarak Avcılar’da tanıdığım birkaç polisi aradım. Polisler, afişle ilgili bilgilere ulaştıklarını, afişi yaptıranların CHP’li olduklarının “kesinleştiği’’ni söyledi. Hatta bir polis, afişi basan Alp Reklam’ın sahiplerinin verdiği ifadeler doğrultusunda, CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ali Oral’ın ifadesine başvurulduğunu teyit etti. Böylece kaynağımın verdiği bilgilerin doğru olduğu da ortaya çıktı.

Şimdi gelelim meselenin diğer boyutlarına:

CHP’nin Avcılar’da yaptırdığı afişte hiçbir SUÇ UNSURU YOK. Zaten savcılık da soruşturmada “suç” aramıyor. Şüphelilere “suç isnat edilmiyor.” Kamuoyunu meşgul eden bir konunun açığa çıkarılması için soruşturma yürütülüyor. Burada önemli olan CHP’nin tavrı. Tartışma yaratan da zaten bu…

KILIÇDAROĞLU’NA KOMPLO MU?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da daha bir hafta önce “Türbanı özgür kılacağız’’ diye açıklama yapmasına rağmen, birileri bu politikaya direnç gösteriyor. Kılıçdaroğlu’na ‘’açıkça itiraz etme yürekliliği gösteremeyenler’’ arkadan dolanıyor. Kılık – kıyafet üzerinden tartışma yaratacak bir afiş yaptırılıyor. Türban ‘’rahibe kıyafeti’’ne benzetiliyor. Sanki; CHP’nin inançlı insanlarla arasının açılması için özel bir çaba sarfediliyor. Bu rezalet ortaya çıktığında ise, kamuoyunun büyük sempatisini kazanmış olan Kemal Kılıçdaroğlu’na RESMEN yalan söyleniyor. “Bizim bir ilgimiz yok’’ deniliyor. Titizliğiyle tanınan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin isteği üzerine İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’i otobüsten tekrar arıyor. Bir gazetenin muhabirinin telefonundan aranan Şimşek, tavrını sürdürüyor. “Bizimle bir ilgisi yok” dedikten sonra da ekliyor: “Bugün suç duyurusunda bulundum. Savcılığın gerekli araştırmayı yapmasını istedim.’’

KILIÇDAROĞLU KİME İNANSIN?

Şimdi biraz nefes alın ve düşünün: Karşınızda İstanbul’u emanet ettiğiniz il başkanınız var. Size onlarca gazetecinin yanında, “Bu meseleyle ilgimiz yok” diyor. Ne yaparsınız, ona mı inanır, yoksa bir de kendiniz mi araştırma yaptırırsınız? Kemal Kılıçdaroğlu, herkesi kendisi gibi sandığı için, araştırma yapma ihtiyacı duymuyor. Otobüsteki gazetecilere dönerek, “Bakın sizin yanınızda konuştum. Bizimle ilgisi yokmuş’’ diyor. Aynı gece, CNN Türk’te canlı yayına çıkan CHP Genel Başkanı, sözlerini tekrar ediyor.

Çok değil, 12 – 13 saat sonra ise skandal patlıyor. Kılıçdaroğlu Sakarya Meydanı’nda AKP’ye afiş konusunda meydan okurken, CHP’li Meclis Üyesi karakolda “Afişler bizim” diyor. Kılıçdaroğlu’na en büyük darbe, inandığı insanlardan geliyor.

BU BEDELİ ÖDEMEK ZORUNDA MI?

Kamuoyunun “sonsuz kredi” açtığı Kılıçdaroğlu, bu büyük yalanın sorumluluğunu ödemek zorunda bırakılıyor. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, “Kılıçdaroğlu ve Şimşek Başbakan’dan özür dilesin’’ diyor.

Şimdi söyler misiniz?

Birkaç aklı evvelin bir araya gelip yaptığı o saçma afişin kime ne faydası oldu?

“Hayır” oyları “Evet”i geçmek üzereyken, bu afişi Avcılar’a kim astırdı? İl Başkanı Berhan Şimşek, Kılıçdaroğlu’na doğruyu neden söylemedi? “İçinde suç unsuru olmayan” bir afiş, neden skandala dönüştü? Kimler bu skandaldan hangi faydayı sağlamayı umdu?

BU DÜPEDÜZ ÇELME TAKMADIR

Ben burada bir ‘’iyi niyet’’ değil, “kasıt” arıyorum. Kılıçdaroğlu, “Türban sorunu çözeceğim” dedikten bir iki gün sonra bu afişin sokaklara astırılması yükselen CHP’ye “çelme takmak”tır. “Hayır” oylarına “komplo düzenlemek”tir. Kılıçdaroğlu’nun “başarısız olmasını” istemektir.

Bu hesapların, 12 Eylül sonrasına göre yapıldığı da gün gibi aşikardır. İstanbul’da bugüne dek bir tek afiş bile yapıştırtmamış olan Berhan Şimşek, neden son bir hafta kala bu gayrete girişti acaba? Bu afişin yapıştırtılması için kimden talimat aldı? Şimşek ve önderleri, yoksa, sandıktan “Hayır” çıkmasından mı çekiniyor? “Genel Başkanlık hesapları”nın suya düştüğünü görünce paniklediler mi?

Sözcü Gazetesi’nde rakibi gördüğü partililerin aleyhine yazı yazdırtıp, sonra da partinin imkanlarını kullanarak “Bu yazıyı mutlaka okuyun” SMS’leri yollayan Şimşek, bu skandalın ardından istifa etmenin onurunu yaşamayı ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir lideri yanıltmanın bir bedelinin olduğunu düşünüyor mu?

KILIÇDAROĞLU’NA İTİBARSIZLAŞTIRMA KOROSU

Sorun kuşkusuz sadece Berhan Şimşek’le sınırlı değil. CHP’ye bir haller olduğu ortada. Kemal Kılıçdaroğlu ne zaman kamuoyunun desteğini alan bir çıkış yapsa, birileri hemen “çıtayı aşağı çekmeye” çalışıyor. Kılıçdaroğlu “genel af” diyor, bir koro aynı ağızdan sesini yükseltmeye başlıyor: “Genel Başkan öyle demedi, siz yanlış anladınız.”

Kılıçdaroğlu “Türbanı biz çözeceğiz” diyor, aynı koro hemen devreye giriyor: “Hayır olmaz öyle şey, partimizin programı belli.”

Anlaşılıyor ki; birileri CHP’nin “iktidar”a odaklanmasından rahatsızlık duyuyor. Derin bir “iktidar olma” korkusu yaşıyor. Kılıçdaroğlu’na karşı parti içinde muhalefet örgütlenmek isteniyor. Bu da Kılıçdaroğlu’’itibarsızlaştırılarak” yapılmaya çalışılıyor. Kılıçdaroğlu, söylediklerinin arkasında durmasına rağmen, birileri “Hayır öyle demedi” diyerek, genel başkana karşı bayrak açıyor. Bir adım daha ileri giderek, “Evet çıkarsa, bu genel af söylemi yüzündendir” deniliyor ve Kılıçdaroğlu’na fatura kesilmeye hazırlanılıyor.

CHP BUNLARI DA YENECEKTİR

Bunların CHP içindeki statükonun temsilcileri olduğu belli. Dün Baykal’a aynı tezgah sergileniyordu, bugün Kılıçdaroğlu’na… Saçma sapan bir afişle, Kılıçdaroğlu’nu zor durumda bırakanlar, CHP’nin iktidar olmasından çekinenlerdir.

Bu yüzden, İstanbul İl Örgütü’nün içindeki bazı isimler, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ağza alınmayacak sözler etme cüretini kendisinde görebiliyor. Bir milletvekili “Kemal Bey haddini bilecek” diyebiliyor. CHP İstanbul’un bir yöneticisi ise, Ataşehir, Büyük Çekmece, Kağıthane, Ümraniye, Esenyurt, Sultanbeyli gibi çalışkan ilçe başkanlarını “darbe” yaparak yönetimden uzaklaştırmaya çalışıyor. Kendisi de “darbe” yoluyla geldiği için, darbeciliği meşru görüyor. Bu arada, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, hem de Önder Sav’ı idare etiğini sanan ve “Alevicilikten” başka hiçbir sermayesi olmayan bu yönetici, Berhan Şimşek’in “Alternatif örgüt mu kuruyorsun” azarıyla karşılaşınca, soluğu Şavşat’ta genel başkanın yanında alıyor. Anlayacağınız, Şimşek, Kılıçdaroğlu’na bile bile yanlış bilgi verirken, İstanbul’a hakim olamadığı da ortaya çıkıyor.

İşte somut ve basit bir örnek:

CHP’de çalışan dört emekçi, Şimşek’in itirazına rağmen, “İl Başkanı olmak için çaba gösteren” kişi tarafından işten çıkartılıyor. Yerine Önder Sav’ın kızının sınıf arkadaşı aldırtılıyor. Böylece, Önder Sav’a ”şirin gözükmeye” çalışılıyor. Bunun adı da ”siyaset” oluyor. Şimşek ise bunlar gündeme getirildiğinde, “Bu yönetim benim değil zaten. İçinde istemediğim kişiler var” diyerek topu taca atıyor.

TÜRKİYE’YE YAZIK OLUYOR

Birileri Kılıçdaroğlu’nun eteğinden yapışıp aşağıya çekmeye çalışırken, o’na, doğrusu hepimize, yani Türkiye’ye en büyük kötülük yapılıyor. AKP’den kurtulma şansımız, kişisel çıkarlar ve koltuk sevdası yüzünden heba ediliyor. Kılıçdaroğlu’na, CHP’ye, Türkiye’ye yazık oluyor…

***

NOT: Avcılar’da çok girift ilişkilerin olduğu açık. CHP İlçe Başkanı Bayram Acar, Belediye Başkanı Değirmenci’den ihale alıyor sık sık… Ve aynı Acar, Şimşek üzerinde de etkili. Şimşek’in kadrosuna almak istediği Tuncer Meriç, Bayram Acar’ın ‘’rest çekmesi’’ yüzünden CHP İl Yönetimi’ne giremedi. Acar, Berhan Şimşek’e “Tuncer yönetime girerse, senden desteğimizi çekeriz” dedi. Şimşek bu yüzden geri adım attı. Aynı durum, Kadıköy’de de yaşandı. Kemal Yılmaz’ı yönetime almak isteyen Şimşek, Kadıköy Örgütü’nün rest çekmesi sonucu, bu isteğinden vazgeçti. Acaba Avcılar ve Kadıköy’ün hem Şimşek hem de genel merkez üzerindeki bu gücü nereden geliyor? Şimşek, Avcılar ve Kadıköy’ün desteğiyle il başkanlığı koltuğuna oturtulmanın diyetini böyle mi ödüyor?

2. NOT: Berhan Şimşek, kendisinden önceki il yöneticilerinin istifa ettirilmesi üzerine – İL YÖNETİMİ DÜŞMEDİĞİ HALDE- o koltuğa oturtuldu. Şimdi aynı yöntem kendisi için de izleniyor. Çünkü; yol bir kez açıldı. İstifa etmese bile, önümüzdeki süreçte işi zor gözüküyor. “Anti – demokratik yöntem” kendi eliyle meşrulaştırıldığı için, aynı sürprizle karşı karşıya kalması, yakın görünüyor. Gazete yöneticilerine gidip “Enkaz devraldım” edebiyatı yapması, Sözcü Gazetesi’ni kullanarak rakiplerine saldırtmasının da kendisini kurtaramayacağı görülüyor. Yüzde 38′le devraldığı İstanbul’u yüzde 32′ye düşürmüş olması, fazla söze gerek bırakmıyor.

Bu yazıya dair Berhan Şimşek’in açıklaması

CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, “Ben kendime çelme takarım, Kemal Kılıçdaroğlu’na çelme takmam. CHP’nin çıkarları, benim çıkarlarımdan üsttedir” dedi. Şimşek, “Avcılar’daki afişin yapılmasından bilgim yok. Şerefim üzerine and içiyorum” ifadesini de kullandı.

Gerçek Gündem.com Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş’ın bugün köşesinde yer verdiği yoruma, CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’ten jet yanıt geldi. Şimşek, yazının sayfaya koyulmasından 15 dakika sonra Genel Yayın Yönetmenimiz Barış Yarkadaş’ı aradı. CHP İstanbul İl Başkanı Şimşek, “Avcılar’daki afişin yapılmasından haberim yok. Şerefim üzerine and içiyorum. Samimiyetimle söylüyorum ki; afişi biz yaptırmadık” dedi.

Afişlerin Avcılar’da asıldığını medyadan öğrendiğini söyleyen Şimşek, “Duyar duymaz savcılığa suç duyurusunda bulundum. Avukat Mahmut Tanal savcılığa giderek işlemleri yaptırdı. Medyaya da açıklama yaptım. Sorumlusu kimse bulunsun dedim. Bu broşürler, afişler bizim değil” ifadesini kullandı.

CHP’nin referanduma ilişkin afişlerinin kurumsal düzeyde yapıldığını da hatırlatan Şimşek, “Bizim flamalarımız, afişlerimiz, bilboardlarımız bellidir. Yoğun bir emek veriyoruz. Emeğimizi yok saymayın” dedi. Partisinin afişleriyle bilboardlarının “renkleri ve ifadeleri’nin tek bir merkezden belirlendiğini de anlatan Şimşek şöyle konuştu: “Parti disiplinini uygulamaya çalışıyorum. Gece gündüz koşturuyorum. Bu afişler bizim ifadelerimize uygun değil. Biz hiçbir afişimizde “Evet” sözcüğünü kullanmadık. “Hayır”ın negatif mesaj taşıdığını bildiğimiz için “Doğrusu…” kelimesinde karar kıldım. Bunlarla ilgili tek tek çalıştım.”

Avcılar İlçe Örgütü’nden afişlerle ilgili kendisini arayan hiç kimsenin olmadığını da belirten Şimşek, “Yazınızda İlçe Sekreteri’nin beni aradığını söylemişsiniz. İlçe Sekreteri’nin adını bile bilmiyorum. Afişten de basında çıkınca haberim oldu. Gerekli açıklamaları da yaptım” dedi.

Polise ve savcıya başvurduğunu ve sorumluların bulunmasını istediğini anlatan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gece – gündüz çalışan bir il başkanıyım. Yazınızda beni skandalın göbeğine oturtmuşsunuz. Bu kadar çalışan bir insan skandalın göbeğinde olabilir mi? Söylediklerimi yazıp yazmamak sizin tercihiniz. Sizin vicdanınıza bırakıyorum. Ben bu işin göbeğinde de değilim, herhangi bir yerinde de…”

Kemal Kılıçdaroğlu’na “çelme takmak” ifadesinin doğru olmadığını da ileri süren Şimşek, “Ben parti terbiyesiyle büyüdüm. Ben kendime çelme takarım, Kemal Kılıçdaroğlu’na çelme takmam” dedi. CHP’de ortak aklın hakim olduğunu belirten Şimşek, “Sorumluları disipline sevk edeceğiz” ifadesini de kullandı.

Haber  kaynağını görüntüle

Bahçelievler İlçemiz CHP’yi ziyaret etti

17 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Bahçelievler, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Bahcelievler İlçe Kadın Kolları Yönetim olarak,  15 Haziran Salı günü CHP Bahçelievler Kadın Kollarını ziyaret etti. Yönetimdeki hanimlarla görüsme sohbet ortamında gecti. Siyasi görüsleriyle ilgili bilgiler alındı.

 

 

Kurtulmuş Kılıçdaroğlu’na seslendi

11 Haziran 2010 Yazan  
Kategori Gündem, Manşet

numan kurtulmusGenel Başkanımız Porf. Dr. Numan Kurtulmuş “Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğine ilişkin kanunun iptal edilmesi yönünde bir karar vermesi halinde, bunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçerli anayasası bakımından kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye’nin mevcut anayasası çerçevesinde görevleri belirlenmiş anayasal bir kuruluşu olduğunu anımsattı. Yüksek mahkemenin, Anayasaya göre sadece şekil yönünden Anayasa değişiklilerini denetleyebileceğini ifade eden Kurtulmuş, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun, Anayasada ifade edilen şartlarına, aldığı oylar ve oylama şeklinin uygun olduğunu savundu.

Kurtulmuş, “Ancak, Anayasa Mahkemesi bu çerçevede kalmayıp, hukuku arkadan dolanarak, değişikliği şekil bakımından değil de esasa dönük bir incelemeye dönüştürürse büyük sıkıntı olur” dedi.

BIRAKIN MİLLET KARAR VERSİN

Kurtulmuş, CHP’deki yönetim değişikliği ile birlikte söylemdeki olumlu gelişmeye de dikkat çekerek, ‘Cumhuriyet elden gidiyor, çünkü 6 milyon işsiz var’ ve ‘Halkın avukatıyız’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da şu çağrıyı yaptı: “Eğer Sayın Kılıçdaroğlu halkın avukatlığını yapan bir parti başkanıysa, avukatlıkta temelde asıl-vekil ilişkisidir.

Siz demek ki, vekil olduğunuzu kabul ediyorsunuz. O zaman Sayın Kılıçdaroğlu’na dostça, şu tavsiyede bulunuyorum: Yeni dönemin siyaset tarzının test edilmesi bakımından da, bırakın nasılsa bir müddet sonra asıl olan millete referandumda sorulacak bu değişikliği, derhal bugün Anayasa Mahkemesi’ne dilekçe vererek, başvurunuzu geri çekin. Ve milletin gerçekten vekili olduğunuzu ortaya koyun”

Avcılar İlçemizden “Hayırlı Olsun” ziyareti

27 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Avcılar, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Avcılar İlçe Kadın Kolları 26 mayıs çarşamba günü Chp Avcılar İlçe Teşkilatı yeni Genel Başkanları için hayırlı olsun ziyaretinde bulunuldu.

Daha sonra Saadetli Hanımlar Üniverisite Mahallesinde ki Süleyman Hilmi Tunahan hocaefendinin tabele yurdunda yapılan yardım kermesi ziyaret edildi.

 

 

Ümraniye İlçemiz Chp Kadın Kollarını ziyaret etti

26 Mayıs 2010 Yazan  
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri, Ümraniye

Saadet Partisi Ümraniye Kadın Kolları tarafından 26 Mayıs 2010 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Ümraniye Kadın Kolları ziyareti gerçekleştirildi.

 

 

Sultanbeyli İlçemiz Chp Kadın Kollarını ziyaret etti

25 Nisan 2010 Yazan  
Kategori Manşet, Sultanbeyli, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Sultanbeyli İlçe Kadın Kolları 19 nisan 2010 pazartesi günü Chp Sultanbeyli Kadın Kollarını ziyaret etti.
Yapılan ziyaretten dolayı memnun olduklarını dile getiren Chp’li hanımlar güncel konular ile ilgili fikir alışverişinde bulundular.
Ziyarete İlçe Başkanı Dicle Şit, Teşkilatlanma Başkanı İlknur Değer, Siyasi İşler Başkanı Ayşe Alp,Tanıtma Birim Başkanı Yıldız Akarsu ve ilçe yönetiminden Hatice Cerit katıldı.

CHP’li Kocaoğlu zulümde direniyor

11 Nisan 2010 Yazan  
Kategori Gündem

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) İzmir Şubesi’ne bağlı bir grup kadın ve öğrenci, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, toplu ulaşım indirimli kartlarında başörtülü fotoğraf kabul etmemesi protesto etti.

chpli-kocaoglu-zulumde-direniyor-medium-0

CHP İzmir İl Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında Özgür-Der adına konuşan Özlem Öz, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın çarşaf açılımı yapmasına dikkat çekerek, parti içinde bu uygulamanın tam tersinin olduğunu, bunun da ikiyüzlülük olarak ortaya çıktığını savundu. Belediyenin tamamen ideolojik davrandığını, böyle devam ederse yakında otobüslerde başörtülülerin koltuklarının da ayrılacağını söyleyen Öz, “CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öğrenci ve öğretmenlerin belediye otobüslerinden indirimli yararlanması için düzenlenlediği ulaşım kartlarında başörtülü fotoğraf kabul etmemekteki ısrarını, tüm tepkilere rağmen sürdürmektedir. Çarşaf açılımından bahseden bir partinin, bu uygulamayla ne denli ikiyüzlü olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ne zamandan beri belediyeler, Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerinin uygulayıcısı konumuna gelmiştir? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır ki vatandaşların ortak alanlarından olan otobüsleri eğitim alanları haline getirmiştir?” dedi.

CHP’nin ideolojik yönetim anlayışı
BaŞkan Kocaoğlu’nun başörtüsü yasağını savunan sözlerini de eleştiren Özlem Öz, “Kocaoğlu’nun sözleri, CHP’nin sergilediği ideolojik yönetim anlayışı ve halka bakış açışını açıkca gözler önüne sermektedir. Belediye yetkililerine sormak istiyoruz: İmamlardan cübbeli, hemşirelerden kepli, asker ve polislerden de üniformalı fotoğraf mı istiyorsunuz? Büyükşehir Belediyesi’nin bir sonraki uygulaması. otobüslerde başörtülüler için ayrı koltuklar mı olacak?” şeklinde konuştu. Kocaoğlu, “Üniversite ve lise öğrencileri zaten fotoğraflarını açık çektiriyor, kimliklerini alıyor. Sadece Açık Lise’de okuyan üç dört öğrenci bu tepkiyi gösteriyor. Lisede başlığını çıkarıp fotoğraf çektiren kadın, dışarıdan lise bitirmede de bunu uygularsa problem kalmayacaktır” demişti.

Kaynağı Görüntüle

5.000 Kişi Saadet’te

18 Mart 2010 Yazan  
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri

5.000 kisi saadette

Saadet Partisi’nde hareketli günler yaşanıyor. “Saadet sizi dinliyor” ve “Farklı Çözüm; Ekonomi” konferanslarıyla halkla buluşan Saadet Partisi, İstanbul’da büyük bir katılım törenine hazırlanıyor.

Saadet Partisi İstanbul İl Teşkilatı, cumartesi günü Ataköy Ahmet Cömert Spor Salonu’nda düzenleyeceği katılım programı 5 bin kişiye parti rozeti takacak.

Başta AK Parti olmak üzere, MHP ve CHP’den istifa eden çok sayıda seçmenin yanı sıra ilk kez siyasete giren gençlerin de Saadet’e geçeceği iltihak şölenine Saadet lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş da katılacak.

İltihak şöleniyle ilgili olarak bir açıklama yapan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, “Muktedir muhalefeti, yapıcı üslubu ve birleştirici siyasetiyle Saadet Partisi bir kez daha çözüm adresi olduğunu göstermiştir. Halkımız da Saadet’in ortaya koyduğu performansa kayıtsız kalmayarak partimize büyük bir teveccüh göstermeye başladı. Bu teveccühün ilk somut örneğini cumartesi günü Ahmet Cömert Spor Salonu’nda gerçekleşecek 5 bin kişilik katılım töreniyle ortaya koymuş olacağız” dedi.

Erdoğan, katılım şöleninde sanatçıların konser vereceğini de açıkladı.

Bakırköy İlçemiz Chp Kadın Kollarını ziyaret etti

25 Şubat 2010 Yazan  
Kategori Bakırköy, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Bakırköy İlçe Kadın Kolları, Bakırköy Chp Kadın Kollarını ziyaret etti .

Chp’ li hanımlarla Parti tüzükleri ve Siyaset konuşulup, gündem değerlendirildi.