Eşler arasında kavgalar kaçınılmaz mı? 2
Eşler, ayrı görüş ve düşünce içinde olduklarını kabullenerek evlenmelidirler. Bu nedenle zaman zaman olabilecek ‘farklılıkları’ kabullenmek zorundadırlar. Hayat, hiçbir zaman güllük gülistanlık değildir. Evlilikler de öyledir.
* Tartışmalarda kişiliğinizi değil, problemleri tartışın. Ses tonunuzu alçaltarak konuşun.
* Telefonda tartışmaya kalkmayın. Yüz yüze olmadığınızdan telefon kavgayı körükler.
* Tartışırken birbirinizin sözünü kesmeyin. Karşılık verme yerine soru sorarak karşınızdakinden açıklama bekleyin.
* Dürüst, seviyeli ve bilinçli tartışmaların size yararlar sağlayacağını bilin.
* Asıl korkulması gerekenin, iletişimsizlik olduğunu hiçbir zaman unutmayın.
* Eşiniz kızgınken, siz sakin olun. Biriniz ateşken diğeriniz su olun.
* Tartışmalarda ne denli ısrarcı olursanız, eşiniz de o denli ısrar eder ve size karşı çıkar.
Mizahın birçok evliliği kurtardığını bilin!
* Her konuda savunmaya geçmeyin. Hayatî olmayan sorunları kabul edin.
* Karı-koca ilişkilerinde ‘mizah’ın birçok evliliği kurtardığını bilin. Gülümseten sözler, işi kavgadan çıkarır; tartışmanıza yapıcı yaklaşım sağlar.
* Evliliğinize ve normal tartışmalarınıza ailelerinizi karıştırmayın.
* Karı-koca ilişkilerinde sorunlar tek taraflı olmaz. Sorunlar tartışılırken kimse kendini haklı görmesin.
* Tartışmalarınızı, öfkenizi tatmin edip üstünlük sağlamak için değil, sorunlarınızı çözmek için yapın.
* Sorunlarınızı kendiniz çözemiyorsanız; sözü dinlenir, objektif, ehil birinden yardım isteyin.
Sorunlarınızı biriktirmeyin!
* Sorunlarınızı içinize atıp biriktirmeyin. Sakin zamanda çay ve meşrubat gibi ikramlardan sonra konuşun. Çözümlenmeyen sorunlar, zamanın geçmesiyle beslenerek büyürler.
* Her tartışmanın altında bastırılmış bir istek vardır. Bu gizli duygunun ne olduğunu öğrenin.
* En ciddi problemin konuşmamak ve sorunları devamlı içe atmak olduğunu bilin.
* Konuşabilmek ve seviyeli tartışabilmek için özel bir çaba gösterin.
* Kendinizi eşinizin yerine koyarak “empati” yapın. Birbirinizi yargılayıp suçlamadan önce, anlaşmazlık konusuna bir de eşinizin penceresinden bakmayı deneyin.
* Tartışırken kelimeler üzerinde durmayın. Konunun dışına çıkmayın, genelleme yapmayın. Tartışmalarınız münakaşaya dönüşüyorsa, bir bahane bulup kesin.
* Eşinizin yerine konuşmayın. Bırakın, kendi düşüncesini kendisi söylesin.
* Duygularınızı, kızgınlıklarınızı konuşarak dile getirin; ters davranışlarda bulunmayın. Davranışlarınızı kaş çatarak, surat asarak, elinizdekini atarak, kapı çarparak sergilemeyin.
Yalnız erkeklerin dikkat edeceği ilkeler
* Hanımınızın en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında, dertleşme ve paylaşmanın geldiğini unutmayın.
* İş yerinizdeki sorunlarınızı evinize getirmeyin. Ancak, normal olayları ve güncel meseleleri eşinizle konuşun.
* Yanlış bir söz ve davranış sergilediğinizde “özür dilemeyi” gurur meselesi yapmayın.
* Sorunlarınızı tartışmak için güzel mekânlar seçin ve dışarıda yemek yemeyi deneyin.
* Sürekli kaba kuvvet kullanmanın bir ‘kişilik bozukluğu’ olduğunu bilin.
* Talimat vermeyin. ‘Dediğim dedik, çaldığım düdük’ anlayışına girmeyin.
* İsteklerinizi ‘lütfen ve rica’ ile yapın. Alçakgönüllülük, kimseyi alçaltmaz.
- Kadınlara karşı anlayışlı ve hoşgörülü olmanın, tartışmaları asgariye indirdiğini bilin.
* Hakarete uğramak istemiyorsanız, siz de hakaret etmeyin. Kibar ve nazik davranışlardan kimse zarar görmemiştir.
* Asla, “ben söylemiştim” cümlesini kullanmayın.
* Hanımınızı, annenizle kıyaslamayın.
Özellikle hanımların dikkat edeceği ilkeler
* Çiftler arasında, ’saygı ve sevgi’ anlayışı karşılıklıdır. Ancak uygulamada “kadın sevginin, erkek de saygının timsali” olduğundan, kadın saygısını, erkek de sevgisini göstermeli. Bu ilkeye riayet eden eşler gerçek sevgi ve saygıyı yakalamış olurlar.
* Ev ortamında erkekler, içlerine kapanıktırlar. Dışarıdan geldiklerinde de sessiz ve gerilim içinde olurlar. Bu durumu hanımlar kabullenmeli ve ona göre ne yapacaklarını bilmeli, zaman geçtikçe yavaş yavaş kendi alanına çekmesini başarmalıdır.
* Eşinizin davranışlarını abartmayın, hoşlanmadığınız davranışların üzerine gitmeyin. Üstüne gittikçe daha fazlasını yapacağını bilip alttan almayı deneyin.
* Eşinizin bir sözü veya davranışı sizi yaralamışsa sabredin. Yarayı kaşımakla, hiçbir yara iyileşmez. Yaptığını uygun zamanını bulduğunuzda, hatırlatın.
* Eşinize karşı güler yüzlü ve sakin halinizi gösterin. Bu tavrınızla istediğinizi her zaman elde edebilirsiniz. İnatlaşmakla hiçbir şey kazanamazsınız. Sonunda iki taraf da kaybeder ama en çok zararı kadın görür.
* Tartışmalarda, ‘babamın evine giderim’ sözünü hiçbir zaman söylemeyin.
* Sürekli eleştiren, söylenen, tüketen ve başkalarıyla kendini mukayese eden biri olmayın.
* Beyiniz, bir şeye sıkıldığında ona hak verin ve ondan yana olun.
* Kocanızı, babanızla mukayese edip karşılaştırmayın.
Öfkeliyken tartışmayın!
* Çok öfkelendiğiniz zaman tartışmayın, yüzünüzü yıkayın, aynanın karşısına geçip yüzünüzün aldığı şekle dikkatle bakın.
* Ufak tefek sorunlar yüzünden tartışmayın. Sabırlı ve rahat olun. Küçük tartışmaların, büyük kavgalara yol açtığını bilin.
* Kendinizi sürekli haklı görme ve zeytinyağı gibi üste çıkma kompleksinde olmayın.
* Tartışmanız münakaşaya dönüşüp gerilim oluşturuyorsa “bu durumun, birbirinizi kırmaya değer olup olmadığını” kendinize sorun.
Milli Gazete


.jpg)
