Bu sınav adil değil

11 Nisan 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Türkiye İstatistik Kurumu’nun, lise ve üzeri eğitim almış kişiler arasında yaptığı araştırmaya göre, vatandaşlar üniversiteye giriş sisteminden memnun değil.

bu-sinav-adil-degil-medium-0

TÜİK’in araştırmasına göre, Türkiye gelinde vatandaşların yüzde 82,4′ü üniversiteye giriş sınav sisteminin, öğrencileri yeteneklerine uygun mesleklere yerleştirmediğine inanıyor. Yüzde 11,6’sı konuya ilişkin olumlu görüş bildirirken, yüzde 6’sı herhangi bir fikri olmadığını ifade etti. Lise ve üzeri eğitimli bireyler arasında yapılan araştırma sonucuna göre vatandaşların yüzde 82,6’sı üniversite giriş sisteminin “dershanelere gitmeyi ya da özel ders almayı zorunlu kıldığını” düşünüyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), lise ve üzeri eğitim almış kişiler arasında yaptığı araştırmaya göre, vatandaşlar üniversiteye giriş sisteminden pek memnun değil. TÜİK’in “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” kapsamında “üniversiteye giriş sistemiyle ilgili bireylerin görüşleri” de incelendi. Araştırmada, konu, kır ve kent ayrımı açısından da ele alındı. Türkiye gelinde vatandaşların yüzde 82,4′ü üniversiteye giriş sınav sisteminin, öğrencileri yeteneklerine uygun mesleklere yerleştirmediğine inanıyor. Yüzde 11,6’sı konuya ilişkin olumlu görüş bildirirken, yüzde 6’sı herhangi bir fikri olmadığını ifade etti. Bu alanda kır ve kentteki vatandaşların görüşünde farklılık öne çıktı. Sistemin, öğrencileri yeteneklerine uygun mesleklere yerleştirmediğine inananların oranı kentte yüzde 83,8, kırda ise yüzde 74,5 olarak belirlendi.

Sistemin, eğitimde bölgeler ve iller arası nitelik farklılığını dikkate aldığını düşünenlerin oranı 28, nitelik farklılığının gözetilmediğini düşünenlerin oranı yüzde 60,6, fikri bulunmadığını belirtenlerin oranı da yüzde 11,4 olarak tespit edildi. Bu noktada da yine kırdaki vatandaşların daha olumlu yaklaştığı gözleniyor. Sistemin eğitimde bölgeler ve iller arası nitelik farklılığını gözettiğine inananların oranı kırda yüzde 33, kentte yüzde 27,2 oldu.

Sistem, dershaneyi zorunlu kılıyor

Lise ve üzeri eğitimli bireyler arasında yapılan araştırma sonucuna göre, vatandaşların yüzde 82,6’sı üniversite giriş sisteminin “dershanelere gitmeyi ya da özel ders almayı zorunlu kıldığını” düşünüyor. Zorunlu kılmadığına inananların oranı yüzde 13,5, fikri olmayanların oranı yüzde 3,9. Kır ve kent ayrımı açısından bakıldığında, dershane ve özel dersi üniversiteye girişte zorunlu görenlerin oranı kentte yüzde 83,3, kırda yüzde 79,2 olarak belirlendi.

İki basamaklı sisteme bakış

Araştırma kapsamında, üniversiteye girişte, bu yıl uygulamaya konulacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı ile Lisans Yerleştirme Sınavı olmak üzere iki basamaklı sisteme ilişkin de görüş soruldu. Buna göre, lise ve üzeri eğitimli bireylerin yüzde 54,6’sı sınavın iki aşamalı olmasını uygun buluyor. Söz konusu bireylerin yüzde 27’si yeni sistemi doğru bulmadığını, yüzde 18,4′ü de fikri olmadığını belirtti. İki basamaklı sistemle ilgili kır ve kenttekilerin görüşü arasında belirgin fark oluşmadı. Sisteme ilişkin olumlu düşünenlerin oranı kentte yüzde 54,9, kırda yüzde 53,1 oldu.

Sınav herşey değil

Acıbadem Adana Hastanesi Sağlıklı Yaşam Kulübü Sorumlu Hekimi – Aile Terapisti Dr. Obengül Ejder, hafta sonu üniversite sınavına girecek öğrenci ve ailelerine, stressiz bir sınav atlatabilmeleri için önerilerde bulundu.

Stresin tamamıyla olumsuz bir olay gibi algılanmasına rağmen, aslında karşılaşılan güç durumla başa çıkmak için bireyi harekete geçirebilecek bir olay olduğunu belirten Ejder, stresin kişinin sorumluluğunda olayın zamanında ve yeterince başarı ile sonuçlandırmasını sağladığını vurguladı.

Ancak aşırı stresin uykuya dalamama, kendini yorgun hissetme, karın ağrısı, kalp çarpıntısı, hazımsızlık, barsak faaliyetlerinde değişiklik ve kendini huzursuz hissetme ve hatta depresyona girmeye sebep olabileceğine işaret eden Ejder, sınava hazırlanan öğrencinin ailesine büyük görev düştüğünü vurguladı. Ejder, sınavdan önce öğrencilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini ise şöyle sıraladı:

“Kaygının asıl kaynağı karşılaşılan durum (sınav) değil, kişinin bu durum hakkındaki yorumudur. Her şeyden önce bu sınavı hayatınız boyunca karşılaşacağınız imtihanlardan sadece biri olarak kabul edin ve gözünüzde büyütmeyin. Sınavın her şey olmadığını, zekânızın ölçülmediğini, sınavı kazanmak kadar kaybetmenin de normal olduğunu bilin. Olumsuz düşüncelerle beklentilerinizi ve planlarınızı ilişkilendirmeyin.”

Sınava gireceğiniz okulu önceden mutlaka ziyaret edin

Açık havaya çıkmak gerginliği ve kaygıyı azalttığını, enerjiyi artırdığını, olumlu düşünceleri pekiştirdiğini anlatan Dr. Obengül Ejder, “Gündelik yaşantınızdaki gibi yeme içmeye devam edin. Her besin grubundan yeterince alarak vücut direncinizi koruyun. Sınav öncesinde rejim yapmayın. Bunun tam tersi, aşırı yeme isteği de zararlıdır. İnsanlar genellikle alışık olmadıkları ortamda rahat edemezler ve bu durum kaygı düzeyini artırabilir. Sınava gireceğiniz ortamı önceden görmeniz, sınav salonuna girmeniz, o havayı teneffüs etmeniz, sizi rahatlatacaktır. Kaygınızı arttıracak kişilerle sohbet etmeyin, Motivasyonunuzu artıracak kişilerle sohbet edin.”şeklinde konuştu.

Haber kaynağını Görüntüle

Ayşenur Tekdal’dan Kadınlar Günü mesajı

08 Mart 2010 Yazan kubra  
Kategori Gündem

Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşenur Tekdal, ” Kadınların toplumda hak ettiği şartlara sahip olup olmadığının sorgulanmasına dönüştürülmeli ve kadının maddi ve manevi gelişmişlik seviyesinin iyileştirilmesine çalışılmalıdır” dedi.

kadin-reklam-ve-somuru-araci-olmasin--medium-0

Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşenur Tekdal, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada bugünün uzun yıllardır dünyanın her yerinde kutlana gelen bir gün olduğuna işarete ederek, ” Kadınlar, insanlığın varlığı ve devamı için vazgeçilmez bir unsurdur. Ailenin, dolayısıyla toplumun temel taşıdır. Çocuklarına hakkı, hukuku, adaleti, dürüstlüğü, çalışkanlığı, sevgiyi, saygı ve hoşgörüyü öğütleyen ve onları bu doğrultuda yetiştiren annelerin bulunduğu toplumlar, büyük medeniyetler inşa etmiştir” dedi. Tekdal, bu perspektiften bakıldığında, toplumun maddi ve manevi açıdan ilerlemesi, dünya hayatının istikrarlı ve adil bir düzene girmesinin kadınların katkıları ile mümkün olduğunu vurguladı.

 8 Martlar’ın, sadece bir kutlama günü olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ayşenur Tekdal, ” Kadınların toplumda hak ettiği şartlara sahip olup olmadığının sorgulanmasına dönüştürülmeli ve kadının maddi ve manevi gelişmişlik seviyesinin iyileştirilmesine çalışılmalıdır. Ne yazık ki bu gün hâlâla kadınlar reklâm ve sömürü aracı olarak kullanılmakta, sosyal hayatta hak ettiği şartlara sahip olamamakta, manevi açıdan bir boşluğa sürüklenmektedir. Aile mefhumunun zaafa uğraması ve tüketim çılgınlığı sebebiyle de bu boşluk derinleşmektedir. Bu durum kadının ailesinde ve toplumda derin yaralar açmaktadır” dedi.

Gelişmekte olan ya da gelişmemiş toplumlarda kadının geçim sıkıntısı çektiğini, hak ve adaletten uzak, ağır koşullarda çalışmaya mecbur bırakıldığını, adeta bir ticari meta olarak görülüp, sömürüldüğünü söyleyen Tekdal, ” Ayrıca yörelerin törelerinden kaynaklanan ağır baskılara maruz bırakılan kadın büyük acılar çekmektedir. Kadınların aile ve toplum üzerindeki rolü hakkıyla idrak edilerek buna uygun şartların oluşturulması, öncelikli meselemizdir” şeklinde konuştu.

Dünyanın hiçbir yerinde kadınların zulüm ve işkenceye maruz kalmaması gerektiğine işaret eden Tekdal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Savaşta ve barışta, her türlü ortamda, onur ve saygınlıkları zedelenmemeli, yaratılıştan özlerinde bulunan letafete uygun bir yaşama kavuşturulmalıdır. Aydınlık bir gelecek için kendilerinden, milli ve manevi değerlerine sahip ahlaklı ve bilinçli nesiller yetiştirmesini beklediğimiz kadınlarımızı, örtüsü ve giysisinden dolayı aşağılamayı ve sahip oldukları ihlali marifet sayan zihniyetleri kınıyor, hakkı üstün tutan anlayışa sahip vefakâr ve fedakâr tüm kadınlarımızın hak ettikleri huzur ve saadete kavuşmaları için çalışmayı vazife sayan Saadet Partisinin saflarında, haksızlığa ve ezilmeye karşı birlikte mücadeleye ve işbirliğine katılmaya davet ediyorum”

Haber kaynağını görüntüle