Erbakan Hatıra Ormanı Büyüyor

Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ebediyete irtihalinin birinci yılı münasebeti ile tüm dünyada gerçekleştirilen “Erbakan Haftası” programları çerçevesinde Saadet Partisi Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı Arnavutköy yolu üzerinde “Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hatıra Ormanı” kurdu.

Kısa bir süre önce açılışı gerçekleşen Hatıra Ormanına 30 adet çam fidanı alan Kadın Kolu üyeleri  ağaçların dikimini yaparak cansuyu oldular.

 

 

 

 

 

 

 

Kadıköylüler de Pembe Metrobüs İstiyor

25 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Kadıköy, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından “Kadınlar İçin Pozitif Ayrımcılık İstiyoruz” sloganı ile startı verilen Pembe Metrobüs talebi halkın yoğun ilgisini görmeye devam ediyor. Kadıköy İlçe Kadın Kolları standlar açarak imza kampanyasını yürütüyor.

 

 

 

Beylikdüzü İlçemiz Kutlu Doğum Haftasını Andı

Saadet Partisi Beylikdüzü Kadın Kolları pozitif ayrımcılık istiyoruz diyerek Pembe Metrobüs imza kampanyası için stand açtı.

Kadınların maddi ve manevi her sıkıntıdan uzak kalması için birçok çalışmanın yürütüldüğünü biliyor ve yetkililerin bu talebi dikkate alacaklarına inandıklarını belirten Saadet Partili Hanımlar, Kutlu Doğum haftası münasebetiyle de vatandaşlara ve esnafa gül dağıtımı yaptı.

 

Diyabet ve Obezite Konulu Sağlık Semineri Düzenlendi

 

Saadet Partisi Küçükçekmece Kadın Kolları “Diyabet ve Obezite” konulu sağlık semineri düzenledi. İlçe Merkezi’nde gerçekleşen seminere Aile Hekimi Dr. Cemil Uca katıldı.

Toplumun beslenme konusunda bilinçsiz olduğunu, bu nedenle kalp ve damar sistemi, sindirim bozuklukları gibi birçok hastalıkla karşı karşıya kalındığını belirten Uca, kaçınılması gereken bazı gıdalardan ve yağlardan bahsetti. Sağlıklı beslenme konusunda katılımcıları bilgilendirirken de son günlerde birçok insanın karşı karşıya kaldığı şeker hastalığı hakkında paylaşımlarda bulundu.

İstanbul Kadın Kolları Divan Toplantısını Gerçekleştirdi

12 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları 109. İl Divan Toplantısını yoğun katılımla gerçekleştirdi. İl Yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, müşahitler,hatibelerin ve gençlik komisyonların hazır bulunduğu toplantıya İl Başkanı Selman Esmerer, Kadın Kolları Sorumlusu Köksal Şenel ve Eğitim Birim Başkanı Ahmet Küçükağa katıldı

Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk, gündemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirirken 18 mart’ı şerefle yad ettik bu çerçeveden bakınca günümüze ibretle görüyoruz ki Başbakan, ABD Başkanı Obama için kardeşim ifadelerini kullanabiliyor dedi. Suriyede yaşananlarıda bu çerçevede değerlendirmemiz gerekiyor. 11.147 kişi Suriye de bir yılda katledildi. Yaşananların bir an önce çözülmesi lazım diyen Asiltürk, fakat bunu kim çözecek? Türkiye mi? D-8 mi? Annan Planı mı? Niye Annan Planı ile Suriye’yi kurtarmaya bu kadar hevesliyiz. Kardeşlerimizle sorunu silahla çözmeyiz ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin dış politikadaki acziyeti bütün coğrafyamızı olumsuz etkiliyor. Nato, barışın teminatı olmadığını bir kere daha gösterdi. Türkiye üyeliğini gözden geçirmeli ve sonlandırmalıdır. Eğitim sistemindeki değişikliği şekli bulan Asiltürk, müfredatın değişimi kesinlikle şarttır dedi.

Siyasi Konuşmalar Gündem Maddesi’nde söz alan İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer, Suriyede yaşanan gelişmelerle ilgili olarak üzüntü ve endişe ile bakıyoruz ki gelinen nokta ABD ve müttefiklerinin istediği doğrultuda ilerliyor. İran Şia taassubu ile hareket ediyor, zulmü destekliyor. Stratejik ve coğrafi konumunu ile olaylara yaklaşıyor dedi. Akan kan durdurulmalı ama emperyalistlerin güdümünde olmamalı ifadelerini kullandı. Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nın halkla buluşma programlarını da değerlendiren Esmerer, gittiğimiz ilçelerde stklarla, yerel basınla, etkili fertlerle ve en önemlisi halkımızla kucaklaşıyor, çalışmalarımızı aktarıyoruz dedi.

Saadet Partisi İl Eğitim Birim Başkanı Ahmet Küçükağa, İstanbul genelinde yürütülen eğitim programları ve ders halkalarının amacı ve uygulamada dikkat edilecek hususlarla alakalı katılımcıları bilgilendirirken, Milli Görüş mensuplarının önce kendisine, daha sonra ailesine, ülkesine, bütün insanlığa rehberlik edecek bireyler olmalıdır dedi.

Gaziosmanpaşa da Pembe Metrobüs İçin Meydanlarda

Saadet Partisi Gaziosmanpaşa Kadın Kolları “Pembe Metrobüs İstiyoruz” sloganıyla başlatılan kadınların kullanımına yönelik metrobüs imza kampanyası için stand açtı. Gaziosmanpaşa Meydanı’na kurulan standa hanımların ilgisi yoğundu.

 

Bahçelievler de Pozitif Ayrımcılık İstiyor

 

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından “Kadınlar İçin Pozitif Ayrımcılık İstiyoruz” sloganı ile startı verilen Pembe Metrobüs talebi halkın yoğun ilgisini görmeye devam ediyor. Bahçelievler İlçe Kadın Kolları Şirinevler Ulu Camii yanında stand açarak imza kampanyasını yürütüyor.

 

 

 

Füze Kalkanı’na Hayır! İmzaları TBMM Dilekçe Komisyonu’na Gönderildi

04 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet

 

Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları 4 Nisan 2012 Çarşamba, NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü) 63. kuruluş yıldönümünde Türk Milletini ve hükümet yetkililerini Natô’nun yetkileri konusunda uyarmak üzere bir araya geldi.

Taksim Ptt önünde bir basın açıklaması yapan İstanbul Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk, 1949 yılında kurulan NATO ana kuruluş gayesinden bir hayli uzaklaşmış bulunduğuna dikakt çekerek ırkçı Emperyalistler’in hedeflerini gerçekleştirmesi yolunda hareket etmekttiğini belirtti. Türkiye’nin NATO üyeliği sorgulanmalıdır, hatta derhal sonlandırılmalıdır diyten Asiltür, Nato bünyesinde atılan tehlikeli bir adımda Malatya Kürecik’te kurulan ve aktif olarak faaliyete başlayan Füze Kalkanı’dır dedi.

Füze Kalkanı Projesi adeta düşmanlarımızın elini güçlendirecek ve kendi ülke ve halkımızı yok yere tehlikeye atacak bir projedir.

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak “bu projenin uygulamasının durdurulması yönünde halkımızdan gelen talep üzerine bir imza kampanyası yürüttük”, vatandaşlarımızdan topladığımız bu imzaları TBMM’ye gönderiyoruz. Biz üzerimize düşeni yapmış olmanın huzuruyla yetkilileri kendi üzerlerine düşeni yapmaya davet ediyoruz dedi.

Uydu Ülke değil, Lider Ülke Türkiye için çalışan Saadet Partisi Teşkilatı aziz milletimizin desteğiyle hedefine ulaşacak ve Saadet Dünyası’nı kuracaktır diyen Kadın Kolları Başkanı Asiltürk, basın açıklmasının ardından PTT şubesine “Füze Kalkanı’na Hayır!” başlıklı imza sirkülerini TBMM Dilekçe Komisyonu’na göndermek üzere teslim etti.

Basın Açıklamasının Tam Metni:

Bugün 4 Nisan 2012 Çarşamba, NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü) 63. kuruluş yıldönümü. Bu vesile ile aziz milletimizi ve hükümet yetkililerini NATO’nun uygulamaları konusunda uyarmak için burada toplanmış bulunmaktayız.

1949 yılında kurulan NATO ana kuruluş gayesinden bir hayli uzaklaşmış bulunmaktadır. 1990’lı yılların başında Komünizm’in yıkılışından sonra kuruluş gayesini tamamlamış olup, adeta hedefini kaybederek, yeni arayışlar içine girmiştir. İşte bu süreçte, o zamana kadar ana hedefi olan “Kızıl Tehlike’yi yok etme misyonu” yerine “Yeşil Tehlike’yi (İslam’ı) yok etme misyonu”nu oturtmaya başlamıştır. Bunu yaparken de “Fundamentalist! İslami terör ile mücadele edildiğini” öne sürerek, değişik İslam coğrafyalarında savaşçı güç olarak boy göstermeye başlamıştır. İslam ülkelerinde büyük tahribatlara yol açmıştır. NATO’nun İslam ülkelerine karşı bozuk sicili oldukça kabarık ve karanlıktır.

New York’taki İkiz Kuleler’in vuruluşundan itibaren ABD, askeri ve siyasi dikkatini ve gücünü, Orta Asya ve Ortadoğu’da yoğunlaştırmıştır. Terörle mücadele bahanesiyle Afganistan’ı işgal etmiş, Saddam diktatöründen Iraklılar’ı kurtarmak ve gizli kitle imha silahlarından arındırmak bahanesiyle Irak’ı işgal etmiştir. Libya’da halk ayaklanmaları başladığında, umulmadık bir şekilde, isyancılara yardım bahanesi ile Fransızlar, İngilizler ve ABD hemen işe karışmış, bombardımana başlamışlardır. Bütün bu ülkelerde NATO kısa bir süre sonra devreye sokulmuş ve fiilen savaşa katılmıştır. Sivil halk katledilmiş, sivil hedefler vurulmuştur. Türkiye bir NATO üyesi olarak görev aldığı Afganistan ve Libya’da kontrolsüz saldırıların önüne geçememiştir. NATO bu ülkeler resmen “savaşta olmadıkları” halde bu ülkelere saldırmış ve onları defalarca bombalamıştır. Yani bu olaylar, bağımsız ülkelere uygulanan operasyonlardır. Olayların en vahim ve en endişe verici yönü de budur. Uygulamalarıyla NATO ABD’nin ve Batı’nın yükünü hafifletmekte ve onlara uluslararası “meşruiyet” kazandırmaktadır.

Öte yandan ABD’nin 5. filosunun dinlenme yeri olan Bahreyn’in emiri ve idarecileri, buradaki halk ayaklanmasını en sert şekilde bastırırlarken, Batı bu olaylar karşısında herhangi bir insan hakları ihlali veya yaptırımlardan bahsetmemiştir.

Orta Asya’da Afganistan tam 10 yıldır savaş alanıdır. 12 askerimizin bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybettiği Kabil’de askerlerimizin durumu bize Çanakkale’deki Anzak Müslümanları’nı hatırlatmaktadır. Müslümanın müslümana kırdırıldığı bu savaşta işbirlikçi olmanın bedelini Anzaklar o gün nasıl ödedilerse bugün de acaba biz mi ödemekteyiz?

Aynı NATO 9 şehit verdiğimiz Mavi Marmara’ya İsrail saldırırken neredeydi?

Milletimiz asırlardır zalimin karşısında mazlumun yanında olmuş ve bunu yaparken ne din, ne dil, ne de ırk ayrımı gözetmiştir. Hükümetin şu anki uygulamaları ve güttüğü politika asla ve asla şanlı tarihimizle ve milletimizin “Hak ve adaleti üstün tutma” misyonuyla bağdaşmamaktadır.

Sevr Antlaşması’yla topraklarımızı aralarında bölme planları yapan ülkelerle stratejik birlikler kurmak Kurtuluş Savaşı’nda ve özellikle Çanakkale’de şehit düşen ecdadımızın kemiklerini sızlatmaktadır.

NATO Irkçı Emperyalistler’in hedeflerini gerçekleştirmesi yolunda hareket etmektedir. Türkiye’nin NATO üyeliği sorgulanmalıdır. Hatta derhal sonlandırılmalıdır

NATO bünyesinde atılan tehlikeli bir adım da Malatya Kürecik’te kurulan ve aktif olarak faaliyete başlayan Füze Kalkanı’dır. Tam tatil dönemine rastlayan bir zamanda, Ramazan Bayramı dolayısı ile Ankara’da pek kimsenin bulunmadığı bir ortamda bu antlaşma imzalanmıştır. The Wall Street Journal Gazetesi’ndeki bir beyanatta ABD Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili tarafından bu erken uyarı radarının İran’a karşı ABD tarafından NATO’ya tahsis edildiği belirtilmiştir. Bu radarların ABD donanması ile entegre olacağı da açıklanmıştır.

Daha çok tek yönü tarayan bu radarlar, İran ve Doğu yönünde yoğunlaşmaktadır. Bu sebeple, İran ve Rusya bu radarların varlığından ve yerleştirilme yerlerinden fevkalade rahatsız olup, protesto etmektedirler. Bu adeta “soğuk savaş” gerginliği oluşturacak ve tırmandıracak bir politika uygulamasının önünü açmaktır.

Yeni radarların yerinde kullanılan önceki radarlar her yönü görebilen dönen radarlardı. Bunlar iptal edilmiştir. Mevcut yeni radarlar baktıkları yönün dışındaki faaliyetlerin kimden kaynaklandığını tespit edemeyeceklerdir. Örneğin, PKK veya İsrail veya başka bir grup, Türkiye’ye ve İran’a yönelik bir füze atışı yaparsa yeni radarlar bunun kimden geldiğini tespit edemeyecektir. Ama bu saldırıya karşılık bir savunma atışı yapılırsa, bunu hemen tespit edecek ve ABD gemilerindeki füzelerini harekete geçirecektir.

Komuta ise tamamen ABD’nin elinde olacak ve karar merkezi Brüksel’de bulunacaktır. Radar ve rampalar neden Türkiye’ye yerleştirilmiştir? Daha önce Çek Cumhuriyeti ve Romanya’da olması düşünülmüşse de, Rusya’nın büyük itirazı ve bu ülkelerin de karşı çıkmaları sonucunda karar değiştirilmiştir. NATO Genel Sekreteri Rasmussen’in ifadesiyle Türkiye Füze Kalkanı’nın topraklarında kurulmasını bizzat kendisi talep etmiştir.

Nükleer başlık taşıyan koruyucular veya atılan füzelerin birbirleri ile havada karşılaştıkları noktada olacak patlamalar sonucunda ortaya çıkacak olan çoğu nükleer serpintiler, hemen alttaki topraklara, bizim topraklarımıza, dökülecektir. İnsanımızın ve bitki örtümüzün üstüne serpilecektir. Biz savaşın bir parçası olmasak bile, savaşın ağırlığı ve tahribatı Türkiye ve insanımızın üstüne çökecektir.

Türkiye’nin İran’la bir düşmanlığı veya problemi mevcut değildir. 1639 yılından beri de İran’la yapılan anlaşma ve barış geçerlidir ve devamlılığını korumaktadır. Son dönemlerde bütün dünyayı derinden etkileyen ekonomik krizler sırasında, İran’la olan ticaret veya enerji anlaşmaları, Türkiye için olumlu bir ortam oluşturmuştur.

Türkiye’ye yerleştirilen bu rampalar ABD veya İsrail’in her hangi bir bahane ile İran’ı vurmasını kolaylaştırmış olacaktır. Böyle bir durumda, Türkiye yukarıda anlatılan tüm avantajlarını kaybedecektir. Türkiye, Orta Doğu’da ve bölgede yalnızlaştırılacaktır. Kendini, ABD ve İsrail saldırılarına karşı korumak isteyen İran da, ilk etapta bu rampalardan kurtulmak isteyecek ve bu hedeflere kendi füzelerini yollamak isteyecektir. Diğerleri kazanırken, tek kaybeden Türkiye olacaktır. Türkiye bu dış etkenler sebebiyle ekonomi, enerji ve diğer konularda zor duruma düşmüş olacaktır. Türkiye’nin acaba bunca riski neden ve kimin için almak istediğinin hesabı detaylı olarak yapılmış mıdır?

Bu Füze Kalkanı Projesi adeta düşmanlarımızın elini güçlendirecek ve kendi ülke ve halkımızı yok yere tehlikeye atacak bir projedir.

Bu proje Türkiye için hayırlı ve yararlı hiçbir şey getirmeyecektir. O halde neden ısrarla uygulanmak istenmektedir.

Alman hayranı İttihat ve Terakki Partisi yöneticilerinin iki Alman donanma gemisinin Marmara Denizi’ne girmelerine izin vermesiyle I. Dünya Savaşı’na itilen milletimiz, şimdi de Batı ve ABD hayranı Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticileri tarafından yeni bir savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmıştır.

Daha önce yaptığımız uyarıları tekrarlamakta fayda görerek diyoruz ki: ‘Ey AKP yöneticileri! Bu hatadan geri dönün. Bu antlaşmayı feshedin. Milletimizi tehlikeye atmayın.’

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak bu projenin uygulamasının durdurulması yönünde halkımızdan gelen talep üzerine bir imza kampanyası yürüttük. Vatandaşlarımızdan topladığımız bu imzaları TBMM’ye gönderiyoruz. Biz üzerimize düşeni yapmış olmanın huzuruyla yetkilileri kendi üzerlerine düşeni yapmaya davet ediyoruz.

Tam bağımsız ve milli, yani şahsiyetli dış politikaya hasret milletimiz bu özlemini Saadet İktidarı’nda en yakın zamanda yaşayacaktır.

Uydu Ülke değil, Lider Ülke Türkiye için çalışan Saadet Partisi Teşkilatı aziz milletimizin desteğiyle hedefine ulaşacak ve Saadet Dünyası’nı kuracaktır.

Basın açıklamamıza katılımınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Saadet Partisi İl Kadın Kolları

 

 

Gaziosmanpaşa Kadın Kollarından Okul Aile Birliği Ziyareti

Saadet Partisi Gaziosmanpaşa Kadın Kolları Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu okul aile birliğini ziyaret etti. İlçe Kadın Kolları Başkanı ve yardımcılarından oluşan heyeti birliğe üye hanımlar karşıladı.

Okul içerisinde yürütülen faaliyetlerden bahseden üyeler, Saadet Partisi ile ortak çalışmalar yürütebeilceklerini belirttiler. Yeni eğitim modelininde konuşulduğu görüşmede Saadet Partisi’nin beklentileri de aktarılmıştır.

Kadın Kolu üyeleri tarafından hazırlanan kırtasiye malzemeleri, ihtiyaç sahibi öğrencilere verilmek üzere teslim edilmiştir.

 

Fatih Gençliği Hoca Üveys Kütüphanesinde

02 Nisan 2012 Yazan  
Kategori Fatih, İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Fatih Kadın Kolları Gençlik Komisyonu “Kütüphaneler Haftası” Münasebetiyle Hoca Üveys Kütüphanesini ziyaret etti. Kütüphane sorumlusu Rabia Hanımla sohbet eden gençlik kolu üyeleri, kütüphanede bulunanlara kitap ayracı hediye etti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

« Önceki YazılarSonraki yazılar »