Türkiye güne kara haberle uyandı
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinin Gediktepe mevkiinde karakola saldırı düzenleyen teröristler 8 askeri şehit etti. 14 asker yaralandı…
Karakola dün gece, aynı andan çok sayıda mevziden yapılan baskın sonrası çıkan çatışmada 9 asker şehit oldu, 17 yaralı var.
Gediktepe mevkiindeki karakol, Irak, İran Tükiye üçgeninde bulunuyor.
Saldırının ardından çıkan çatışmalar zaman zaman devam ediyor.
Kaçan teröristlerin takibi için bölgeye özel birlikler gönderildi.
Genelkurmay Başkanlığı dün yaptığı açıklamada terör örgütü PKK’nın saldırılarını artırmasının beklendiği belirtilmişti.
Yaralı askerlerin, Şemdinli Devlet Hastanesi ile Hakkari Asker Hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındığı bildirildi.
GENELKURMAY’DAN YAPILAN AÇIKLAMA ŞÖYLE:
1. Hakkâri / Şemdinli bölgesinde, Türkiye / Irak hudut hattında görevli bir sınır bölüğüne; bir grup terörist tarafından 19 Haziran 2010 günü saat 02:00′de saldırıda bulunulmuştur.
2. Çatışmada sekiz asker şehit olmuş, ondört asker de yaralanmıştır. Yaralılar hastanelere tahliye edilmiştir.
3. Bölge takviye edilmiş ve gece süresince çatışma bölgesine, silahlı helikopter ve topçu ateş desteği sağlanmıştır. Ayrıca, Irak’ın kuzeyi bölgesinde tespit edilen hedefler de Hava Kuvvetleri tarafından ateş altına alınmıştır.
4. İlk tespitlere göre; çatışmada oniki terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Mayın patladı 2 askerimiz daha şehit oldu
Öte yandan Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki saldırının ardından güvenlik güçlerinin, terör örgütü PKK üyelerine yönelik sürdürdüğü operasyonda, araziye döşenen patlayıcının infılak etmesi sonucu ilk bilgilere göre 2 asker şehit oldu, 2 asker de yaralandı.
Kurtulmuş Kılıçdaroğlu’na seslendi
11 Haziran 2010 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Genel Başkanımız Porf. Dr. Numan Kurtulmuş “Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğine ilişkin kanunun iptal edilmesi yönünde bir karar vermesi halinde, bunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçerli anayasası bakımından kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye’nin mevcut anayasası çerçevesinde görevleri belirlenmiş anayasal bir kuruluşu olduğunu anımsattı. Yüksek mahkemenin, Anayasaya göre sadece şekil yönünden Anayasa değişiklilerini denetleyebileceğini ifade eden Kurtulmuş, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun, Anayasada ifade edilen şartlarına, aldığı oylar ve oylama şeklinin uygun olduğunu savundu.
Kurtulmuş, “Ancak, Anayasa Mahkemesi bu çerçevede kalmayıp, hukuku arkadan dolanarak, değişikliği şekil bakımından değil de esasa dönük bir incelemeye dönüştürürse büyük sıkıntı olur” dedi.
BIRAKIN MİLLET KARAR VERSİN
Kurtulmuş, CHP’deki yönetim değişikliği ile birlikte söylemdeki olumlu gelişmeye de dikkat çekerek, ‘Cumhuriyet elden gidiyor, çünkü 6 milyon işsiz var’ ve ‘Halkın avukatıyız’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da şu çağrıyı yaptı: “Eğer Sayın Kılıçdaroğlu halkın avukatlığını yapan bir parti başkanıysa, avukatlıkta temelde asıl-vekil ilişkisidir.
Siz demek ki, vekil olduğunuzu kabul ediyorsunuz. O zaman Sayın Kılıçdaroğlu’na dostça, şu tavsiyede bulunuyorum: Yeni dönemin siyaset tarzının test edilmesi bakımından da, bırakın nasılsa bir müddet sonra asıl olan millete referandumda sorulacak bu değişikliği, derhal bugün Anayasa Mahkemesi’ne dilekçe vererek, başvurunuzu geri çekin. Ve milletin gerçekten vekili olduğunuzu ortaya koyun”
300 STK ile Türkiye’nin en büyük mitingi
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, Akdeniz’de yaşanan İsrail vahşetine karşı, 300 Sivil Toplum Kuruluşu’nun desteğiyle Türkiye tarihinin en büyük mitingini gerçekleştireceklerini söyledi.
Partisinin il merkezinde, Mavi Marmara gemisinde İsrail vahşetine maruz kalan Saadet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı Türker Saltabaş, İHH Genel Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz ve İHH Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Kutluay ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Erol Erdoğan, Çağlayan Meydanı’nda düzenlenecek mitinge her kesimden, her görüşten, zulme karşı duran herkesi bekledikleri söyledi.
Türkiye’nin mitingi
Saadet, AK Parti, CHP, MHP, BBP, BDP, DSP ve diğer siyasi parti mensuplarını… Sağcıları, solcuları, liberalleri, milliyetçileri, İslamcıları… Dernekleri, vakıfları, yazarları, basın mensuplarını, sanatçıları, işçileri… Kadınları, erkekleri, gençleri, yaşlıları… Şehitlerimizin hemşerileri; Siirtlileri, Adıyamanlıları, Diyarbakırlıları, Malatyalıları, Kayserilileri, Adanalıları, İzmirlileri, Hataylıları… Kısaca Zulme karşı duran, barıştan ve adaletten yana tavır alan herkesi mitinge bekliyoruz” diyen Erol Erdoğan, şu ana kadar 148 çatı kuruluş olmak üzere 300 STK’nın mitinge destek verdiğini açıkladı.
Talep halktan geldi
Miting talebinin İsrail saldırısının hemen akabinde toplumun her kesiminden geldiğini söyleyen Erol Erdoğan, “Saldırının ilk saatlerinden itibaren İstanbul’dan ve Anadolu’dan çok sayıda mesaj aldık. Mail, telefon veya doğrudan iletilen bu mesajlarda, acilen bir miting düzenlememiz ısrarla talep ediliyordu. Bu talepler sadece teşkilatlarımızdan değil sivil toplum kuruluşlarından, değişik siyasi parti mensuplarından ve gönüllü yakınlarından gelmişti” dedi.
Şehitlerimizle onur duyuyoruz
Şehitlerin arasında iki parti yöneticisinin olmasının kendileri için bir onur vesilesi olduğuna da değinen Erol Erdoğan, İsrail katliamının dehşet boyutunun gittikçe büyüdüğüne dikkat çekerek şöyle konuştu: “İsrailli askeri tedavi ederken öldürülen Endonezyalı doktor… Beyaz bayrağa rağmen delik deşik edilen insanlar… Ve 19 yaşında, lise son sınıf öğrencisi olan Furkan’ın alnındaki sadece 1 metreden atıldığı kesinleşen 4 kurşun… Yine bu vesileyle cenaze namazlarını İstanbul’da kıldığımız Mavi Marmara şehitlerimize de tekrar Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyor; şehitlerin yol arkadaşlarına, ailelerine, dostlarına sabırlar niyaz ediyorum.”
Filistin, Mavi Marmara ve İsrail konuşulacak
Mitingi Saadet Partisi’nin koordine ettiğini ancak içerik ve destek açısından bakıldığı zaman mitingin sivil bir miting şeklinde icra edileceğine vurgu yapan Erol Erdoğan, konuşmaların sadece Filistin, İsrail ve Mavi Marmara katliamı üzerine yapılacağını ifade etti.
Erol Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Mitingimizi ‘Sustukça ölüyoruz! İsrail vahşetine isyan mitingi’ adıyla gerçekleştireceğiz. Miting 5 Haziran 2010 Cumartesi günü Saat 16.00′da Çağlayan meydanında başlayacak ve 19.30′da sona erecektir. Mitingimizde Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım ile Mavi Marmara Gemisi’nde bulunan bazı aktivistler, gönüllüler katılarak konuşmalarını yapacaklar. Gönüllüler arasında Türkiye’den olduğu gibi yurtdışından da isimler yer alıyor.
Mitingle hedeflenen
* Mavi Marmara Gemisine yapılan saldırıyı kınamak, bu konuda milletimizin, ailelerin, sivil toplumun duyarlılığına zemin olmak.
*Dünya kamuoyunda vahşete karşı oluşan duyarlılığın süreklileşerek konunun çözümüne yardımcı olmasını sağlamak.
*Yeni katliamların olmaması için dünyayı yönetenlerin tedbir almasını sağlamak, bu konuda diplomatik bir konsensüse gidilmesini zorlamak.
*Gazze’ye üç yıldır insafsızca uygulanan ambargonun kalkması için inisiyatif oluşmasına destek vermek, bu konuda halkların mazlumdan yana olduğunu açıkça göstermek.”
İsrail, Rachel Corrie gemisine müdahale etti
Reuters ajansı, İsrail donanmasının Gazze’ye insani yardım götüren İrlanda gemisi Rachel Corrie’ye müdahale ettiğini duyurdu. İsrail radyosu, takibi yapan 3 İsrail gemisinin, Rachel Corrie’yi çatışma olmadan durdurduğunu, yaralı olmadığını bildirdi.
BU KEZ KOMANDOLAR ÇIKMADI
Gazze’ye yardım götüren İrlanda gemisine İsrail askeri gemilerinin el koymadığı, ”yol kestiği” bildirildi.
”Özgür Gazze Hareketi” örgütünden Greta Berlin, şu açıklamada bulundu:
”Rachel Corrie gemisi mürettebatı ve yardım gönüllüleriyle telsiz irtibatımız, İsrail devlet radyosundan gelen bilgiyle yanlış verildi. Güverteye komandolar çıkmadı. Sadece İsrail askeri gemilerince Rachel Corrie’nin yolu kesildi.”
Akdeniz’de karaya 35 mil açıkta İsrail ordusunun üç askeri gemisince takip edilen Rachel Corrie gemisi, adını 2003′te İsrail buldozerleri altında can veren Amerikalı Filistin dostundan alıyor.
”Rachel Corrie” gemisinde bulunan 1976 Nobel Barış Ödülü sahibi Mairead Maguire, BM’den ya da bağımsız bir uluslararası kuruluştan yetkililerin, Gazze’ye ulaşmadan önce gemideki yardım malzemesini kontrol etmesine açık olduklarını bildirmişti.
İsrail hükümeti de geminin Aşdod Limanı’na çekilmesini istedi.
Haber Kaynağını görüntüle
Başkonsolosluk önünde gerilim tırmandı
Gazze’ye gitmeye çalışan Özgürlük Filosu’na İsrail askerlerinin müdahale etttiği yönündeki haberlerin gelmesi üzerine, İsrail Başkonsolosluğu önünde eylem yapan vatandaşları kızdırdı. Çok sayıda eylemci polis barikatını aşarak İsrail Başkonsolosluğu’na girmeye çalıştı. Bunun üzerine polis gruba müdahale etti.
Özgürlük Filosu’nun İsrail ordusuna ait gemilerce taciz edildiği haberi üzerine binlerce vatandaş Levent’teki İsrail Başkonsolosluğu önünde toplandı. İsrail’i ve insani yardım taşıyan gemiye müdahale edilmesini protesto etmek isteyen vatandaşlar, dualar okuyarak sabaha kadar bekledi. Sabah 05.00 sıralarında İsrail askerlerinin gemiye girdiği ve müdahale ettiği haberi geldi. Bunun üzerine eylemciler polisin kurduğu barikatı aşarak konsolosluğa girmeye çalıştı. Barikatların aşılması üzerine çevik kuvvet polisi gruba müdahale etti. Su sıkarak grubu uzaklaştırmaya çalışan polisle eylemciler arasında arbede yaşandı.
DİLİPAK TESKİN ETMEYE ÇALIŞIYOR
Gruptakiler, İsrail’in, Gazze’ye yardım için giden gemilere müdahale ettiği haberini aldıktan sonra ellerinde Filistin bayraklarıyla ”İsrail şaşırma sabrımızı taşırma” sloganı attı.
Başkonsolosluk önüne gelen gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, grubu teskin etmeye çalıştı.
Başka bir grup ise konsolosluğun bulunduğu binanın korkuluk demirlerinden içeri girmeye çalıştı. Polis bu gruba da müdahale etti. Yaşanan arbedede binanın camları kırıldı. Eylemin konuşmacıları öfkeli vatandaşları sükunete ve sabra çağırdı. Eylemin provoke edilmeye çalışıldığını anlatan konuşmacılar, şiddet içeren eylemlerden kaçınılmasını istedi.
Çok sayıda polisin güvenlik önlemi aldığı başkonsolosluk çevresinde grubun bekleyişi sürüyor
İsrail askerleri yardım gemisine saldırdı
05:06 Mavi Marmara gemisini hedef alan saldırı devam ediyor.
05:06 Şehid sayısı 2′ye yükseldi.
05:05 Osman Atalay, beyaz bayrak kaldırılmasına rağmen saldırının devam ettiğini, bir şehit ve 30 kişinin yaralandığını bildirdi.
05:05 İstanbul’ada konsolosluğun camları kırılıyor.
05:04 Savaş feribotları gemilerin etrafında görülüyor.
05:00 Mavi Marmara gemisinde çatışma devam ediyor. Çok sayıda yaralı var. Ümit Sönmez şehidlerin de olabileceğini bildirdi.
04:54 Mavi Marmara gemisinde çatışmalar devam ediyor.
04:49: İstanbul’da İsrail konsolosluk basılıyor.
04:46 Mavi Marmara gemisinde yaralananlar var.
04:45 Gemi kaptanları, şuana kadar herhangi bir müdahale olmadığını sadece karartmanın uygulandığını bundan ötürü de uydu üzerinden yapılan telefon görüşmelerinin kesildiğini bildirdi. Böylece İsrail, “Gök Rüzgarları” operasyonunun birinci aşamasını tamamlamış oldu.
04:40 İsrail Mavi Marmara gemisine karartma uyguluyor. Bundan ötürü bir irtibat sağlanamıyor.
04:30 Gemiyle irtibat hala kurulamadı. Uydu bağlantısı hala kesik. İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Gazze sularına yaklaşıldıktan sonra uydu bağlantısında bir kesintinin yaşanması halinde, operasyonun başlamış olarak kabul edilmesini ve Türkiye’deki müslümanların gereken yanıtı vermesi çağrısında bulunmuştu.
04:24 Savaş gemilerinin öncelikle yük gemilerine sonra da yüzlerce yolculunun içerisinde bulunduğu Mavi Marmara gemisine yöneliyor.
04:22 İsrail, Özgürlük filosundaki tüm uydu ve telefon bağlantılarını engelliyor.
04:20 Savaş feribotlarının insani yardım gemilerini kuşatma altına alması sonrasında yayınlar da kesildi. Böylece İsrail’in aylar öncesinden hazırladığı “Gök Rüzgarları” operasyonu başladı. Özgürlük Filosu’ndaki gönüllülerin, İsrail askerlerine direniş göstermesi bekleniyor.
04:17 Özgürlük filosuyla irtibat sadece internet üzerinden sağlanabiliyor. Bölgeden son gelen haberler, gemilerin savaş gemileri tarafından kuşatıldığı yönündeydi.
04:15 İHH Kriz masasından elde ettiğimiz son dakika gelişmesine göre, özgürlük filosuyla irtibat tamamen kesildi.
04:13 14 savaş gemisinin aynı anda özgürlük filosuna yaklaşması, İsrail savaş feribotlarının operasyona başladığı yorumlarına neden oldu.
04:10 İHH’nın gemileriyle irtibat kesildi. Canlı yayın bağlantısı ilk defa bu şekilde kesintiye uğradı. İsrail savaş feribotlarının operasyona başlamış olabileceği öngörülüyor.
03:55 İHH Başkanı Bülent Yıldırım, savaş feribotlarının yük gemilerine yaklaştığını bildirmesinden sonra gemilerden yapılan canlı yayın kesildi.
03:50 İHH Naşkanı Bülent Yıldırım: Özgürlük filosu, 2-3 mil uzaklığında 4 tane büyük savaş gemisi, 10 tane de küçük savaş gemisi var. Üzerimizde savaş gemileri var. İsrail, muhtemelen yük gemilerine yöneliyor. Fakat oralarda da onlara karşı koyabilecek arkadaşlarımız var. Onlar bilmiyor.
Savaş feribotları gemilere yöneldi. Sanırım orada bir kavga gürültü kopacak. Bunlar korsan. Korsanlık yapıyor.
03:45 İsrail donanmasına ait üç tane hücum botu, İHH’ya ait yük gemisine doğru yaklaşıyor.
İnsani yardıma tehdit
Terör devleti İsrail, içinde inşaat çivisi dahi bulunmayan, tamamen gıda ve ilaç gibi insani yardım malzemelerini Gazze’ye ulaştırmak isteyen gemileri, vurmakla tehdit etti.
Uluslararası hukuku çiğniyor
İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Filistin’e insani yardım götürecek gemilerle ilgili, “İsrail, ‘askeri müdahale yapacağız’ diyor, ancak gemideki insanlar gitmekte kararlı. Açıkladığımız güzergahta İsrail tatbikat yapma kararı aldı. Uluslararası hukuku çiğniyorlar. İsrail yönetimi bize saldırırsa en az 50 ülkeye de saldırmış olacak” diye konuştu.
Gazze’ye Yardım Filosu yolda
Aralarında Türkiye’den İnsani Yardım Vakfının Mavi Marmara ve diğer iki gemisinin de yer aldığı, Gazze’ye İsrail ablukasını kırmak için yola çıkan 9 gemi, 800 yolcusu ve taşıdığı 10 bin ton dolayında yardım malzemesiyle Perşembe günü Gazze’ye varma hedefiyle yolculuğunu sürdürüyor. İsrail ise gemileri engelleme planları yapıyor. İsrail ordusu, diğer güvenlikle ilgili kuruluşlarla birlikte, Gazze yakınlarındaki Aşdod Limanı’na çekilecek gemiler ve yolcuları için hazırlarken, Aşdod’da bir tutuklama tesisi kuruldu, gemilerin durdurulması operasyonuna da “Gök Rüzgarları” adı verildi. İsrail’de yayımlanan Yedioth Ahranot gazetesi, konvoyun Gazze’ye gelmesini ve gemideki eylemcilerle İsrail askerlerinin karşı karşıya kalmasını önlemek için İsrail’in konvoyu ilk aşamada destekleyen bazı ülkelerle müzakereler yaptığını ve bu ülkelerin katılmaktan vazgeçtiğini yazdı.
“Gök Rüzgarları”
Yedioth Ahranot’a göre, İsrail donanması yardım gemileri için hazırlıklı. Gemilerin engellenmesi operasyonunu İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Eliezer Merom yönetecek. Operasyonun adı da “Gök Rüzgarları” olarak belirlendi.
Haberde, İsrail ordusunun gemilerdeki eylemcilerin İsrail askerleriyle çatışmaya girişeceklerinden ve olayları belgeleyerek İsrail’i zor durumda bırakmaya çalışacaklarından endişelendiği kaydedildi.
Hamas: “Filoyu tehdit devlet terörüdür”
Öte yandan, Gazze Şeridi’nde iktidarı elinde bulunduran Hamas hareketinin sözcülerinden Sami Ebu Zühri, Gazze’ye insani yardım ulaştıracak “Özgürlük Filosu”nun amacına ulaşacağına inandıklarını belirtti, İsrail’in filoya yönelik tehditlerini “devlet terörü” olarak değerlendirdi. Ebu Zühri, yazılı açıklamasında, “Terör devletinin dünyanın dört bir yanından gelen insanların oluşturduğu, yardımları Gazze’ye ulaştırmak için yola çıkan Özgürlük Filosuna yaptığı tehditlerin amacına ulaşmayacağına inanıyoruz” dedi.
”Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” Kampanyası
İsrail uluslararası hukuku çiğniyor
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Filistin’e insani yardım götürecek gemilerle ilgili, ”İsrail, ‘askeri müdahale yapacağız’ diyor, ancak gemideki insanlar gitmekte kararlı. Açıkladığımız güzergahta İsrail tatbikat yapma kararı aldı” dedi.
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Filistin’e insani yardım götürecek gemilerle ilgili, ”İsrail, ‘askeri müdahale yapacağız’ diyor, ancak gemideki insanlar gitmekte kararlı. Onlar bize ‘dur’ diyecekler, ama biz durmayacağız, yolumuza devam edeceğiz” dedi.
AA muhabirine açıklama yapan Yıldırım, Gazze’ye gidecek olan 9 gemide doktorların, siyasetçilerin, aydınların ve gazetecilerin yer aldığını belirtti.
Türkiye’den yola çıkan gemilerin hazır olduğunu söyleyen Yıldırım, Avrupa’dan gelen gemilerin ulaşmasını beklediklerini, şu anda 5 geminin Yunanistan’da olduğunu, bu gemilerde 40′a yakın Avrupalı milletvekilinin de yer aldığını kaydetti. Yıldırım, Avrupa’dan gelen gemilerle Akdeniz açıklarında buluşacaklarını ifade ederek, gemilerde 50′den fazla ülkeden bine yakın kişinin olacağını ve Mavi Marmara gemisinde de 600 civarında kişi bulunduğunu söyledi. Gemilerin 27 Mayıs Perşembe günü Antalya’dan hareket edeceğini aktaran Yıldırım, ”İsrail, bizi engellemeye çalışacaklarını söylüyor. Fakat biz durmak zorunda değiliz” diye konuştu.
Bülent Yıldırım, şöyle devam etti: ”İsrail, ‘askeri müdahale yapacağız’ diyor, ancak gemideki insanlar gitmekte kararlı. Onlar bize ‘dur’ diyecekler, ama biz durmayacağız, yolumuza devam edeceğiz. Açıkladığımız güzergahta İsrail tatbikat yapma kararı aldı.
Uluslararası hukuku çiğniyorlar. İsrail içinde de İsrail hükümetinin yaptıklarına muhalefet eden gruplar var. Şu andaki yönetim bizi vurmaya kalkarsa, İsrail içindeki muhalefet daha da güçlenecek. İsrail akıllı davranıp, konvoyun geçmesine izin verirse kamuoyunda oluşan olumsuz düşünceleri engeller. Ama şu ana kadar gördüğümüz kadarıyla İsrail krizi yönetemiyor.”
İsrail’den yola çıkan tekne ve yatların da eylem yapacaklarını söyleyen Yıldırım, ”Onlar sivil görünümlü askerler. Onlar müdahale ederse en az 50 ülkeye müdahale etmiş olurlar. İsrailli siviller bize saldırmaya kalkarsa 50 ülkede protesto gösterileri yapılacak” şeklinde konuştu.
Bu gemilerin tek rotası Filistin
İHH İnsani Yardım Vakfı ile Free Gazze ve Ship to Gazze gibi uluslararası insani yardım kuruluşlarının birlikte organize ettiği yardım filosu bugün yola çıkıyor.
Saat 11.00′da demir alacak gemiler için Sarayburnu limanında uğurlama töreni düzenlenecek. Uğurlama törenine büyük bir katılımın olması bekleniyor. Sanatçılar, aydınlar, siyasetçiler, gazeteciler, yazarlar, aktivistler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve binlerce insanın uğurlamaya katılması bekleniyor.
Gemiler için düzenlenecek uğurlama törenine bazı vatandaşlar tekne kiralayarak denizden katılacak. 50 ülkenin destek verdiği gemiler içerisinde ilaç, tıbbi malzeme, çimento, demir, prefabrik çocuk bahçeleri olmak üzere toplam 10 bin ton malzeme bulunacak. Gemilerde farklı ülkelerden yaklaşık 750 yolcu olacak.
Bülent Yıldırım: 24 saat içerisinde Gazze’ye ulaşacak
Gerçekleştirilecek uğurlama törenine herkesi davet eden İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, bütün tehditlere rağmen gemilerin Gazze’ye ulaşacağını söyledi. Yıldırım, Sarayburnu ve Eminönü’nde tarihin en büyük kalabalığını oluşturacaklarını belirtti. Yardım filosunda Türkiye’den 3, Yunanistan’dan 1, İrlanda’dan 1, İngiltere’den 2, Cezayir’den 1 ve Kuveyt’ten 1 olmak üzere toplam 9 gemi bulunuyor. Türkiye’den ayrılacak olan gemiler, diğer ülkelerden gelecek gemiler ile uluslararası sularda birleşecek. Gemiler eğer İsrail tarafından engellenmez ise 24 saat içerisinde Gazze’ye ulaşacak.
Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Viyana’da konuştu
Saadet Partisi’nin derdinin tüm dünyadaki Müslümanların barış, adalet ve özgürlüğünü sağlamak olduğunu dile getiren Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: “Bunu gerçekleştirmek için bütün gücümüzle mücadele etmek zorundayız” dedi.
Medeniyet siyaseti
Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Viyana İslam Federasyonu yöneticileriyle kahvaltılı bir toplantıda buluştu. Saadet Partisi’nin medeniyet siyaseti yaptığını dile getiren Kurtulmuş, “Biz bir şahsın, bir partinin, bir cemiyetin bir toplumun seçilmiş bir sınıfın elit tabakaların siyasal sözcülüğünü yapmıyoruz. Bizim derdimiz bütün insanlığın özgürlük ve adaletini sağlayacak yeni bir medeniyetin oluşması için gayret etmektir” dedi.
Saadet Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Viyana İslam Federasyonu yöneticileriyle kahvaltıda buluştu. Saadet Partisi’nin medeniyet siyaseti yaptığını belirten Kurtulmuş, “Biz bir şahsın, bir partinin, bir cemiyetin, bir toplumun, bir seçilmiş sınıfın elit tabakaların siyasal sözcülüğünü yapmıyoruz. Bizim derdimizi bütün insanlığı özgürlük adaleti sağlayacak yeni bir medeniyetin oluşmasını sağlamak ve gayret etmektir” dedi.
Dünyanın karanlık bir dönemden geçtiğini dile getiren Kurtulmuş: “Sayıları birkaç milyonu geçmeyen seçkinler sınıfının dışında insanların giderek yoksullaştığı, giderek gelir dağılımındaki adaletsizliğe maruz kaldığı, gelirinin azaldığı, alım gücünün azaldığı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Dünyanın ekonomik devi ABD’de 48 milyon insan açlık sınırında yaşıyor. Türkiye’de de maalesef, 2000 yılından itibaren uygulanan yanlış politikalarıyla insanlar yoksullaştırıldı. Gelir dağılımındaki adalet fevkalade bozuldu. Fabrikalar kapanıyor, esnaf dükkânı kapatıyor ve insanlar işsiz hale geliyor. Başkalarının yardımı olmadan yaşayamayacak olan 19 milyon 200 bin vatandaş, sınıf altı vatandaş haline geldi.” diye konuştu.
Su akıyor, ovalar duruyor
Kurtulmuş, “Bu kadar çok kaynaklara sahip bir ülke imkânlarını kullanamıyor, su kaynaklarını, ovalarını kullanamıyor. Neden? Çünkü IMF denilen beyefendiler sizin bütçenizde bu alanlarda bir yatırım yapmanıza müsaade etmiyor da ondan. ‘Su akar Türk bakar’ diye bir söz vardı önceden. Şimdi su akıyor, ovalar duruyor ve Türk bakıyor. Ülkemizde düne kadar 690 bin tütün işçisi vardı. 10 yıl içerisinde bu sayı 90 bine düşürüldü. Niçin? Bitlis’te Adıyaman’da Samsun’da Terme’de bizim Ahmetlerimiz Mehmetlerimiz tütün ekmesinler diye! Hani liberallik ve serbestlik vardı. Peki, ne olacak? ABD’deki George’ler, Michel’ler kazanacak. Sen tütün ekmeyeceksin Phlips Morris gelecek ve Türkiye’nin en ücra köşesinde tütün satacak. Anadolu’yu dolaşıyoruz her yerde maalesef 2 minibüs var birisi Coca-Cola minibüsü diğeri Pihilps Morris’in minibüsü” ifadelerini kullandı.
Bu, Allah’tan reva değildir
Dünyadaki hâkimiyetlerini sürdürmeye çalışan kesimlerin can havliyle insanların üzerine abandığını vurgulayan Kurtulmuş, “Bunun için de dünyanın her yerinde bombalar patlıyor, savaşlar oluyor, insanlar ölüyor, maalesef insanlar ölürken de insanlık ölüyor. Çünkü eski savaşlara baktığımızda bir ahlakı olduğunu görüyoruz. Şimdi hiçbir ahlakı olmayan ya da vicdanı olmayan bir savaş hüküm sürüyor. Sadece Irak’ta 7 yıl içerisinde 1,5 milyondan fazla insan öldürüldü. Daha dün 100 tane insan bir bombayla öldürüldü. Başka tarafta da 40 tane insan öldürüldü. Camilerin içerisinde kimsesiz ve yaşlı insanlar kurşuna dizildi. Kadınlara tecavüz edildi. 300 bine yakın Iraklı kadın dünya fuhuş piyasasına sürüldü. İyi de bu savaş neden çıktı. Biri çıkıp bunu izah edebilir mi? Hangi haklı sebebi var? Bir tek hedefleri var. Biz büyük Ortadoğu projesini kuracağız. Dünyanın dört bir tarafına hâkim olacağız. Bunu yaparken de İsrail, Büyük İsrail’i kursun, silah tüccarları ve petrol şirketleri de işlerin ortağı olsun. Beyler paralarına para katacak, petrole hâkim olacak diye 1,5 milyon Iraklı katlediliyor. Bu Allah’tan reva değildir” diye konuştu.
Afrika’daki insanlar açlıktan ölüyor
“40 sene evvel Afrika’da kimse açlıktan ölmüyordu ama bugün Afrika açlıktan kırılıyor” diyen Kurtulmuş, “Her bir dakikada bir insan açlıktan ölüyor. Sadece her yıl 5 milyon çocuk aşılanamadığı için çok basit hastalıklardan ölüyor. Sadece Avrupa piyasasında dondurma piyasası 13 milyar dolara çıkmış. Avrupalı 13 milyar doları dondurmaya öderken sadece 15 milyar dolar çocukları açlıktan kurtarmaya yetiyor. Lakin bunu sağlayamıyoruz. Firavunlar zamanında dahi bu kadar büyük zulüm ve yoksulluk ve kölelik yoktu. Bu krizi yapanlar aynı zamanda insanların uyanmaması için insan toplulukların içini boşaltıyor. Akrabalığı ve ahbaplığı yok ediyor. Ve sonunda toplumların ortak hedeflerde buluşmasının önüne geçiliyor. Bunu yaparken de toplumları yönlendirecek araçları ortaya koyuyorlar. Artık Viyana’daki, Bitlis’teki, Katmandu’daki çocuğu da aileleri eğitmiyor. Çocukları eğiten internettir. İnternet üzerinde bir takım küresel şebekeler var. Diğer taraftan Hollywood vasıtasıyla, filmler vasıtasıyla aynı kültür dünyanın çocuklarına verilmeye çalışılıyor. Bizim Ahmet de Muhammet de Asya’daki bir çocuk da aynı idolleri, kahramanları görerek duyarak onlar gibi olmaya gayret ediyor. Teletabiler, Pokemonlar çocukların örnekleri bunlar. Bu örneklerin ortak konusu ne? Kim güçlüyse o ayakta kalır. 3 yaşından itibaren çocuk bunları görüyor. Sonuç olarak aile yok. Boşanma olayları artmış, evlilik dışı ilişkiler ve bu ilişkilerden doğan çocuklar artıyor” şeklinde konuştu.
Ak Parti İsrail’i Veto etmedi
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İsrail’in OECD üyeliğine karşı çıkmayan Ak Parti Hükümeti’ni sert bir dille eleştirdi. Kurtulmuş, üyeliğin kabul edilmesini büyük bir tutarsızlık ve çelişki olarak niteleyerek, “Ne kendilerine, ne millete, ne tarihe, ne de İslam dünyasına izah edebilirler. O zaman niye ‘one minute’ çıkışını yaptınız. Esas marifet otel lobilerinde ‘one minute’ demek değil, BM salonlarında, OECD salonlarında ‘one minute’ demektir” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İsrail’in OECD üyeliğinin Türkiye tarafından veto edilmesi için temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Avrupalı heyeti Parti Genel Merkezi’nde kabul etti. Kurtulmuş, Avrupa’da belli çevrelerce İslamafobiya’nın pompalandığını vurgulayarak, bunun bütün Müslümanları zan altında bıraktığını ifade etti. Kurtulmuş, “Gelişen İslamofobya’ya karşı Müslümanların üzerine nasıl bir görev düşüyorsa, aynı şekilde demokratik ve insan haklarına uygun davranışları geliştirmek de bütün Avrupalı siyasetçilere düşmektedir. Müslüman dünyasının siyasi hassasiyetlerinin en başında Filistin sorunu gelmektedir. Filistin sorunu sadece Müslümanların değil, demokrasiden bahseden bütün Batı dünyasının da en temel sınavıdır” dedi.
İSRAİL’İN KARŞISINDA DİPLOMATİK GÜÇ YOK
Filistin sorunun belli yerlerde dile getirilmesinin çözümü için katkı sağlamadığını da vurgulayan Kurtulmuş, “Filistin sorununu belli platformlarda dile getirmek, haksızlıkları söylemek meselenin çözümü için kafi değildir. Yapılması gereken husus İsrail’in bu saldırgan tavırlarının Filistin halkı üzerine yoğunlaşan baskılarını diplomatik yollardan önleyecek çabanın ortaya konması gerekir. İsrail’in en büyük gücü sanıldığı gibi askeri gücü değil, karşısında uluslar arası bir diplomatik bariyerin çıkartılamaması olduğunu her zaman dile getiriyoruz” dedi.
BU DAVOS’UN GERİ ADIMIDIR
Kurtulmuş, yapılacak diplomatik çabaların en önemlilerinden birinin İsrail’in OECD üyeliğine karşı gelinmesi olduğunu söyleyerek, “Maalesef bu gün geç kalındı. Çünkü dün OECD tarafından yapılan açıklamada, 1961 yılından itibaren OECD üyesi olan Türkiye’nin İsrail’in OECD üyeliğini kabul ettiği açıklanmıştır. OECD kurallarına göre herhangi bir üye eğer aday üyeyi veto ederse bu ülke üye olamamaktadır. Türkiye hükümeti 3 yıl öncede İsrail’in aday olması halinde bir çekince koymayacağını deklare etmiştir. 26 Mayıs tarihinde Paris’te yapılacak olan toplantıda Türkiye hükümetinin onayıyla ve oluruyla İsrail OECD üyeliğine kabul edilecektir” diye eleştirdi.
BU VEBALİ ÖDEYEMEZSİNİZ
Hükümetin almış olduğu bu kararla tarihi bir vebal altına girdiğini de vurgulayan Saadet Lideri, “Bütün İslam dünyasının meselesi olan İsrail’in saldırganlığının durdurulması konusunda Türkiye tarihi bir vebal altına girmiştir. Hükümet bu kararla millet ve tarih karşısında, Allah indinde asla hesabını veremeyeceği bir büyük sorumluluğa imza atmıştır. Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki çıkışı bütün Müslümanların gönlüne su serpmiştir. Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’na karşı ‘one minute’ diyenler, İsrail’in nükleer faaliyetleri konusunda BM’de çekimser kalanlar, şimdi de İsrail’in OECD üyeliği konusunda olur vermiştir. Davos’ta gösterilen ‘one minute’ tavrını fiili olarak diplomatik olarak tamamiyle geri aldığımızı icraatlarımızla ortaya koyduk. Böylesine büyük bir çıkıştan sonra tamamen İsrail’in lehine olacak bir mekanizmaya onay vermek, Davos’ta söylenen sözlerin tamamının geri aldım demektir” açıklamasında bulundu.
Ak Parti Hükümeti’nin İsrail konusunda çelişkili davranmasını da eleştiren Kurtulmuş, “Davos sonrası Türkiye’nin bu adımı atmış olması karşısında İsrail yöneticileri ellerini ovuşturuyorlar. Ve diyorlar ki, ‘Bize İslam dünyasının yöneticileri ne söylerlerse söylesinler. Biz bildiğimiz yoldan gidiyoruz. Her türlü tavizi alıyoruz’ diye bir sevincin içerisindedirler” dedi.
KİŞİSEL KARARIDIR, SAYGI DUYUYORUZ
Bir basın mensubunun ‘CHP Lideri Baykal’ın istifasını nasıl değerlendiriyorsunuz’ sorusuna da yanıt veren Kurtulmuş, “Baykal’ın tamamen kendi şahsi tercihidir. Yakın çevresiyle danışarak bu tercihi yaptı. Tercihine saygı duyarız. Bütün Türkiye’nin de bu tercihe saygı duyması gerekir. Böyle bir atmosferde kendisini ve partisini sıkıntıya sokmadan istifa etmek erdemini göstermesi olumlu ve sorumlu bir davranıştır” dedi.
Avrupa İnsan Hakları örgütü olan IHRC adına açıklamayı örgütün genel başkanı yaptı. IHRC Genel Başkanı Massoud Shadjareh, Avrupalı Müslümanların Türkiye ile olan ilişkilerinin gelişmesinden yana olduklarını ifade ederek, “Türkiye geçtiğimiz döneme göre ekonomik ve insan hakları adına büyük gelişmeler kaydetti. Avrupa’daki Müslümanların sorunlarının çözülmesi için Türkiye ile ilişkilerin sağlıklı olarak gelişmesinden yanayız. Bu işbirliği sonrası Müslümanların en önemli sorunu olan Filistin sorununun çözümünün sağlanması gerektiğine inanıyoruz” dedi.




