Tarihi Yarımadanın Manzarası Eşliğinde Gençlik Kahvaltısı
24 Ocak 2012 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Gençlik Komisyonu teşkilat çalışanı ve gönül dostlarıyla biraraya geldi. Çemberlitaş Rast Otel de tarihi yarımadanın muhteşem manzarısı eşliğinde kahvaltı yapan gençlerin buluşmaya katılım heyecan vericiydi.
Samimi ve sıcak sohbetlerin yapıldığı ortamda bulunan gençlere kısa bir selamlama konuşması yapan Gençlik Başkanı Kübra Koyun, katılımcıları burda birleştiren hassas noktalardan bahsederek, yapılan çalışmaların önemi ve gerekliliği üzerinde durmuştur. Kahvaltı programının sonunda yapılan çekiliş ile Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın “İslam ve İlim” kitabı konuklara hediye edilmiştir.
Ödüllü Makale Yarışması
15 Ocak 2012 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Konu: Hayalimin İstanbul Silueti
Hedef Kitle: 18 Yaş üstü tüm halkımız
Amaç: İstanbul’da yaşayan halkın taleplerini hizmete dönüştürmek
İçerik: Saadet Partisi her zaman ve her ortamda; kültür ve düşüncesiyle halkın yanında ve hizmetinde bir siyasi düşünce hareketi olmuştur. İnsanlarımız belediyecilik hizmetlerini Milli Görüş belediyeleri ile tanıdı. Milli Görüş Türkiye’de belediye hizmetlerini en mükemmel şekilde insanlara sundu. Bizler bu noktada İstanbul’da hızlı bir şekilde yaygınlaşan çarpık yapılaşmaya; kültürel dokunun yok olmaya doğru gittiğine şahit olmaktayız. Bu olumsuzluklara dikkat çekmek, halkın nasıl bir İstanbul isteğini hizmete dönüştürmek ve İstanbul’un tarihi dokusunu ve siluetini nasıl koruyabiliriz sorusuna cevap aramak için “HAYALİMİN İSTANBUL SİLUETİ” konulu bu makale yarışmasını düzenlemeyi zorunlu ve gerekli gördük. Bu yarışma ile Saadet Partisi gelen çalışmaları hizmete dönüştürmeyi hedeflemektedir.
Katılım ve yarışma şartları:
- Saadet Partisi İstanbul İl ve İlçe Teşkilatlarında görevli olmamak
- 18 yaş üstü herkes katılabilir
- Yarışmaya sadece bir eserle katılmak
- Eserin daha önce herhangi bir yarışmaya katılmamış olması ve bir yayın organında yayınlanmamış olması
- Yarışmaya katılan eserlerde aranacak şartlar
a) Eserler A4 sayfa boyutunda, 12 punto, Time New Roman karakteri ile 3 sayfayı geçmeyecek şekilde hazırlanacak 3 nüsha halinde teslim edilecektir.
b) Anlatım tekniği serbesttir.
c) Eserler özgün olmalı, başka bir eserden kopya olmamalıdır.
d) Eserlerin üzerinde, katılanın ismi ve imzası kesinlikle bulunmamalı, ancak katılım formunda istenen bilgiler veya çalışmanın son sayfası arka kısmının sağ alt köşesine, yarışmacının adı, soyadı, yaşı, gördüğü eğitimler, okuduğu bölüm, ulaşılabilecek telefon numaraları, adresi yarışmaya katıldığı ilçe ve il açık bir şekilde yazılmalıdır.
Diğer Hükümler:
- Dereceye girsin veya girmesin yarışmaya katılan eserin tüm imtiyazı “Saadet Partisi”ne ait olacak, eserler üzerinde yarışmacılar hak talep edemeyeceklerdir.
- Saadet Partisi, ödül olan ve sergilenmeye değer bulunan eserleri, afiş, katalog, broşür, kitapçık vb. her türlü tanıtım malzemesi olarak kullanma hakkına sahip olacaktır.
- Dereceye giren katılımcılara ödülleri Saadet Partisi İl Kadın Kolları tarafından verilecektir.
- Dereceye giren eserlere verilecek ödüller 15 mayıs2012 tarihine kadar alınmadığı takdirde yarışmacılar tarafından herhangi bir hak talep edilemeyecektir.
- Yarışmaya katılanlar, yukarıdaki şartların tümünü kabul etmiş sayılırlar.
Ödüller:
İstanbul genelinde yapılan kompozisyon yarışmasında ilk üç dereceye giren yarışmacılara aşağıdaki ödüller verilecektir.
Diz üstü bilgisayar
Tablet
Fotoğraf makinesi
Yarışmaya katılan tüm yarışmacılara teşekkür belgesi verilecektir.
Juri Üyeleri
Sn: Ali Haydar Haksal (Edebiyatçı,Yazar)
Sn: Durali Yılmaz (Akademisyen, Yazar)
Sn: İsmail Kıllıoğlu (Araştırmacı,Yazar)
Sn: Mustafa Armağan ( Araştırmacı,Yazar)
Sn: Nejat Çavuş (Yazar Şair)
BAŞVURU
Eserlerin katılım formu ile birlikte bir zarfa konularak 21 ocak-15 mart 2012 tarihleri arasında Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığına; elden, kargo ,@-posta veya posta ile gönderilmesi gerekmektedir.
Başvuru adresi: Merkez Efendi Mah. Yılanlı Ayazma Cad. No: 23 Cevizlibağ Zeytinburnu İstanbul
Başvuru formu www.saadetkadin.org internet adresinden temin edilebilir.
Sonuçların açıklanması: Sonuçlar www.saadetkadin.org internet adresinden öğrenilebilecektir.
Ödüller, 05 mayıs 2012 tarihinde tertip edilen program ile takdim edilecektir.
BAŞVURU FORMU
http://bit.ly/BasvuruFormu
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları
Mahalli İdareler Birim Başkanlığı
Mahalli İdareler Başkanları Toplandı
29 Aralık 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Manşet
Genel Başkan Yardımcısı ve Mahalli İdareler Başkanı İlyas TONGÜÇ’ün başkanlığında Mahalli İdareler komisyon üyeleri ve İl Mahalli idareler Başkanlığının katıldığı toplantıda; Saadet partisinin Mahalli idareler teşkilat çalışma programı ele alınarak, çalışmaların sonunda mahalli idareler başkanlarının yaptıkları çalışmalara ilişkin düzenli raporlar hazırlayarak sonuçlarının genel merkez mahalli idareler başkanlığına ulaştırılması ve bu raporlar doğrultusunda Mahalli idareler müdahale programının hazırlanacağını söylendi.
Toplantının açılışında konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mahalli İdareler Başkanı İlyas Tongüç, uzun bir aradan sonra gerçekleştirilen toplantının çok verimli ve faydalı neticeler vereceğine inandığını belirterek, ‘’ Mahalli idareler halka hizmet sunulmasında en önemli birimlerdir. Milli Görüş, uyguladığı efsane belediyecilik hizmetleriyle halkımızın gönlünde taht kurmuştur. Milli Görüş Belediyeciliğinden önce halkımız 3 Ç diye ifade ettiğimiz çöp, çamur ve çukur gibi sorunlarla boğuşuyordu. Milli görüş İktidara gelince bu sorunlar çok kısa sürede halledildiği gibi büyük projelerle kentlerimiz yaşanabilir hale getirildi. Biz yerel yönetimlerde halka hizmet hakka hizmettir düsturunu esas alarak ibadet aşkıyla çalıştık. Milli görüş dışındaki zihniyetler ise, birçok projelerinde hizmetten çok rantı esas aldılar. Bu rant hesapları yüzünden İstanbul başta olmak üzere bir çok kentimizin silueti bozulmaya başlamıştır.” dedi.
Mahalli İdareler Başkanları toplantısında Saadet Partisinin çalışma programının yanı sıra yerel yönetimlerde milli görüş belediyeciliğine ilişkin yeni bir vizyon oluşturulacağını belirten Tongüç, ‘’ Hazırlayacağımız vizyon projeleriyle 2014 yerel yönetim seçimlerinde halkımıza en iyi ve layık olduğu hizmetleri sunarak yeniden efsane milli görüş belediyeciliğini hakim kılacağız inşallah. Mahalli idareler başkanlığı olarak oluşturduğumuz komisyondaki arkadaşlarımızla uyum içerisinde bir ve bütün olarak çalışmaya gayret ediyoruz. Bu çalışmayı tüm saadet partili mahalli idareler başkanları ve komisyonlarından bekliyoruz” dedi.
Saadet Partisi Mahalli İdareler Başkanları toplantısında Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç’ün konuşmasından sonra komisyon üyelerince çalışma programı, 1989-2009 yılları arasındaki seçimlerin analizleri ve milli görüşün vizyon projelerine ilişkin sunumlar yapıldı.
Toplantının son bölümünde ise, Mahalli idareler Başkanlarına söz verilerek görüş ve önerileri ele alındı. Kapanış konuşmasını yapan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mahalli İdareler Başkanı İlyas Tongüç bundan sonra çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını ve 29 Mayıs tarihinde Saadet Partili Belediyelerin hizmetlerinin tanıtılacağı ‘’Yerel Yönetimler Bayramı’’nı gerçekleştireceklerini belirtti.
Basın Bildirisi: Sadece Fransa Mı Bize Fransız Kaldı!
22 Aralık 2011 Yazan kubra
Kategori Genel Haberler, Manşet
Gelir Dağılımı Adaletsizliği Dayanılmaz Boyutlarda!
19 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Arif Ersoy, Hükümetin ekonomi politikalarına eleştiriler getirdi.
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI PROF. DR. ARİF ERSOY, HÜKÜMETİN EKONOMİ POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ…GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ DAYANILMAZ BOYUTLARA ULAŞTI
HOCAMIZIN SAĞLIK DURUMU GAYET İYİ
TÜRKİYE’YE İNSAN HAKLARI DERSİ VERMEYE KALKAN ABD ÖNCE KENDİNE BAKSIN
Felakete tedbirsizlik mi neden oldu?
Bir kısım insan Karun gibi zengin oldu
Ülkede basın özgürlüğü kısıtlanmamalı
HOCAMIZ ÇOK İYİ
Arif Ersoy bir gazetecinin sorusu üzerine Genel Başkan Necmettin Erbakan’ın sağlık durumunun gayet iyi olduğunu ve istirahat amaçlı hastanede tutulduğunu söyledi. Ersoy; “Tedavisi yapıldı. İnanıyorum ki bir iki gün içerisinde taburcu olacaktır. Ama tabii Hocamızı çalışmaktan alıkoyamıyoruz. Hastane dışına çıkınca yoğun çalışıyor. Hastane’de de çalışmalarına devam ediyor. Dışarıda daha yoğun çalıştığı için doktorlar, ailesi tedbir amaçlı hastanede kalmasının daha uygun olacağını düşünüyorlar” dedi.
İl Kadın Kollarından Eczacılar Odası Ziyareti
19 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Eczacılar Birliği Kuruluş Günü münasebetiyle İl Kadın Kolları tarafından Eczacılar Odası ziyaret edildi.
Ziyarette eczacıların sıkıntıları, hükümetin sağlık projeleri değerlendirildi. Yönetim kurulu üyeleri Eczacılar ve Oda Başkanı Semih Güngör, aile hekimliği uygulamasının, eczanelerin kapanmasına neden olduğunu dile getirdiler. “Aile Hekimi tek olacak daha sonra başka hekim seçme şansın olmayacak, bunun dezavantajları mutlaka var” görüşü paylaşıldı.
“Ekonomik sıkıntı ve dengesizlik hastaya, doktorun ilaç vermesi yerine eczacının vermesine itiyor” diyen Güngör “ Bu meslek örgütü 25 senedir ilaç pahalı diyor, bunu diyen eczacılar o günde aynı durumdaydı, bugünde aynı durumda. Kimse mutlu değil herkesin mutsuz olduğu bir ortamda seçime giriyoruz” cümlelerini ekledi.
“Bir siyasi parti geliyor, bizi ziyaret ediyor, sıkıntıları görüşüyor, farkında benim eczacım görüyor bunu bizimle paylaşıyor, herkes hem fikir. O zaman gerçekte kamuoyuna lanse edildiği gibi pembe bir tablo yok” ifadelerini kullanan Başkan Güngör halkı mağdur etmeyen bir iktidar gelmesini temenni ettiklerini de vurguladı.
İstanbul kadroları seçime hazır
24 Ocak 2011 Yazan Saadet Kadın
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Miting gibi divan toplantısı Esenler Hakkı Başar Spor Salonu’nda icra edildi…
Seçimlere kısa bir süre kala Saadet Partisi Teşkilâtları, seçimlere en hazır parti olarak miting gibi divan toplantıları organize ediyor. Dün Türkiye’nin bütün illerinde gerçekleştirilen toplantılara katılan Saadet kadrolarında çelikleşmiş bir ruhla iktidara yürüyüş heyecanı yaşandı.
Toplantının açılış konuşmasını İl SKM Başkanı olarak atanan İl Başkan Yardımcısı Ali İhsan Gündoğdu yaptı. Gündoğdu konuşmasında, milletvekili seçimlerine 4.5 ay gibi çok kısa bir sürenin kaldığını, var güçleriyle İstanbul’un en ücra mahallesindeki kişilere kadar ulaşarak, seçimin mutlaka kazanılması için çalıştıklarını söyledi. Gündoğdu, İstanbul’un tüm sandıklarında 4′ü müşahit 1′i Baş müşahit olmak üzere 5′er kişiyi görevlendireceklerini kaydetti.
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer de Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’na iştirak eden 39 ilçe ve gençlik kollarını tek tek anons ederek yoklama yaptı. Yoklamanın sonucundan gayet memnun olduğunu belirten Esmerer, “Hocamızın yıllar önce ifade ettiği bir söz bu salonda gerçekleşiyor. Hocamız, “spor salonları ve stadları dolduran insanlar “gol” yerine “inşaallah ol” diye bağırırlarsa, bilin ki orada her şey olacaktır inşaallah” demişti. İşte bugün bu salon bize bunu söylüyor, bu salonu hınca hınç doldunduğunuz için tüm kardeşlerime can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Fakat bu salonun dolması yetmez, hepiniz ilçelerinize döndüğünüzde mahallelerinize dağılacaksınız, çalınmadık kapı, girilmedik dükkan bırakmayacaksınız” diye konuştu.
Daha sonra söz alan Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardimcısı Atik Ağdağ da, “Bizler hesap için değil Allah rızası için hakiki çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarımızda Rabbim sağanak halinde kapıları bize açacak. İnşaallah bu kapılar açıldıktan sonra MSPve RP döneminden daha müthiş çalışmalarımızı yeni iktidarımızda gerçekleştireceğiz” dedi.
Saadet Partisi Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, “4.5 ay sonra Türkiye’de bir seçim gerçekleştirilecek. Saadet Partisi olarak biz de bu seçimlerde çok iddialıyız. Nasip olursa iktidara gelmeyi planlıyoruz. Saadet Partisi olarak 62 partiden biri değiliz Türkiye’deki. 61 parti bir tarafa Saadet Partisi bir tarafa. Bu millet bizim efsane hizmetlerimizi unutmadı. Hocamızı ve bizi efsane hizmetlerimizi devam ettirmek için yeniden iktidarda görmek istiyor. Fakat küçük bir menfaat grubu, bizim iktidara gelmememiz için her türlü entrikayı çeviriyor” dedi.
Özellikle dış odaklı Siyonizmin, Milli Görüş’ün iktidara gelmemesi için “van münit” söyleminden sonra Tayyip Erdoğan’ın iktidarda kalması için çalıştığını kaydeden Karamollaoğlu şöyle konuştu: “Mavi Marmara gemisinde şehid edilenler için değil tazminat, özür bile dilemediler. Bütün çabaları yeter ki, bu millet aslına dönüp yeniden Milli Görüş’ü iktidara getirmesin. Bu Mavi Marmara sürecinde herkes Türkiye ile İsrail ilişkilerinin kötü gittiğini zannederken, tam aksine ticari ilişkiler yüzde 30 civarında arttı. Hatta İsrail, Türkiye “hayır” dese idi OECD’ye üye olamayacaktı. Türkiye “evet” diyerek İsrail’in üye olmasını sağladı. Milletimiz bu gerçekleri bilmiyor. Bu gerçekleri millete anlatmak bizim vazifemiz. Biz Allah rızası için çalışıyoruz.”
Geçmişte Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın TOBB seçimlerinde Başkan seçildikten sonra Demirel’in o seçimleri iptal ettiğini hatırlatan Karamollaoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “O zaman Erbakan Hoca “ben sizinle mecliste hesaplaşacağım” diyerek, Konya’dan bağımsız milletvekili adayı oldu ve seçildi. Hemen akabinde de Milli Nizam Partisi’ni kurdu. Fakat Milli Nizam Partisi’ne 7 ay bile dayanamadılar ve kapattılar. Erbakan Hoca, Milli Nizam Partisi Genel Başkanı olarak Mecliste yaptığı konuşmada bu millete iki mesajını verdi. Bugüne kadar millet selamlaşmayı bilmezken ve bundan korkarken Errbakan konuşmasına “Esselamü aleyküm” diye başladı. Bu muhteşem bir mesajdı. İkinci mesajı da o güne kadar Abdülhamid Han millete Kızıl sultan diye tanıtılırken, Erbakan hoca Abdülhamid Han’a “cennet mekan” diyerek ikinci büyük ve müthiş mesajını vermiş oldu. İşte bizim böyle bir liderimiz var. İşte dünya Siyonizmi bu liderden tirtir titriyor ve korkuyor. Ama korkunun ecele faydası yok. Milli Görüş iktidar olacak ve Siyonizmin bütün entrika ve oyunlarını bitirecek inşallah!”
Prof. Mustafa Kamalak yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin bizi beklediği gibi 7 milyarlık insanlık da bizi bekliyor. Sandığa atılacak her bir oy cephede atılan mermiden daha etkili. Çünkü savaşta bile sonuçlar masada kazanılıyor. İşte bu yüzden de Haziran’daki seçimler masada sonuçlanacaktır. Onun için sandıkları patlatmanızı istiyoruz.”
Öte yandan, GİK üyeleri adına konuşan ve aynı zamanda Saadet Partisi İstanbul İl sorumlusu olan Sadrettin Karadamun da, “Kim ne derse desin insanlık akın akın Millî Görüş’e gelmek ve burada toplanmak zorundadır. Gelecek ve toplanacaktır. Bunun için davamızı duymamış hiç bir kimse kalmamalıdır. Bu görev de size düşüyor.”
İstanbul Gençlik Kolları milletimizin hislerine tercüman oldu
19 Ocak 2011 Yazan kubra
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi (SP) İstanbul İl Gençlik Kolları üyeleri, ‘Muhteşem Yüzyıl’ adlı dizinin yayından kaldırılması için topladıkları 12 bin 500 imzalı dilekçeyi Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) İstanbul Bölge Müdürlüğü’ne teslim etti.
SPİstanbul İl Gençlik Kolları üyesi bir grup, Muhteşem Yüzyıl dizisinin yayından kaldırılması için topladıkları imzaları teslim etmek üzere Şişli’de bulunan RTÜK İstanbul Bölge Müdürlüğü önünde toplandı. Yanlarında getirdikleri 12 bin 500 şikayet dilekçesi ile RTÜK binası önünde basın açıklaması yapan İl Gençlik Kolları Başkanı İsmail Acar, 5 Ocak’ta ilk bölümü yayına giren Muhteşem Yüzyıl dizisiyle alakalı yayınlandığı günden bugüne kamuoyunda müthiş rahatsızlıkların gündeme geldiğini söyledi.
Bununla ilgili siyasetçilerden, tarihçilerden akademisyenlere kadar farklı kesimlerden konuyla alakalı açıklamalar yapıldığını hatırlatan Acar, “Bizler de 5 Ocak tarihi itibariyle dizinin yayınlanmasının ardından Saadet Partisi İstanbul Gençlik Kolları olarak milletimizin hislerine tercüman olma adına 9 Ocak tarihinde İstanbul Gençlik kolları olarak SHOV TV’nin önünde o gün mehteran eşliğinde bir takım tiyatral canlandırmalar eşliğinde basın açıklamasıyla tepkimizi ifade etmiştik. Ve akabinde 15-16 Ocak Cumartesi-Pazar günleri ilçelerimizde açmış olduğumuz stantlarda şikayet dilekçeleri topladık. Şu anda 12 bin 500 adet şikayet dilekçesini RTÜK yetkililerine teslim edeceğiz. Bununla ilgili bir üst yazıyla şikayetimizi yetkililere ifade edeceğiz. Takdir yetkililerindir, milletimizindir.” şeklinde konuştu.
RTÜK’e teslim edecekleri 8 maddeden oluşan üst yazıyı okuyan Acar konuşmasını şöyle bitirdi: “Söz konusu Muhteşem Yüzyıl adlı dizinin başta kamu düzeninin ciddi şekilde bozması kuvvetle ihtimal dahilinde olduğundan ayrıca Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kanunun 4. maddesinin Medya Etik Konseyi Yüksek Kurulu’nun okur ve izleyici hakları bildirisinin ilgili maddelerinde geçen haklarımıza dayanarak yayından kaldırılması ve yayınlanan kuruma ilgili cezayı müeyyidenin uygulanması konusunda gereğinin yapılmasını kamuoyumuz adına bekliyoruz.”
Saadetli gençler, daha sonra içeri girerek yanlarında getirdikleri dilekçeleri RTÜK yetkililerine teslim etti.
Tunus’ta Yaşananlar İbret Tablosudur
19 Ocak 2011 Yazan kubra
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu Tunus ve Sudan’da yaşanan gelişmelerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Temel Karamollaoğlu, Tunus’ta yaşanan gelişmeleri ve Devlet Başkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin ülkesini terk etmek zorunda kalmasını, “Üzerinde düşünülmesi ve ibret alınması gereken” bir olay olarak nitelendirdi. Bin Ali’nin 23 yıllık iktidarı boyunca acımasız, antidemokratik ve baskıcı bir yönetim ortaya koyduğunu hatırlatan Karamollaoğlu; “Devrik Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali iktidarı boyunca sokakta bile başörtüsünü yasaklamaya kalkacak kadar baskıcı bir tutum sergilemiştir. Bu baskılara ilave olarak Tunus dış borç batağına saplanmış, işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk içinde kıvranan bir ülke durumuna sürüklemiştir. Tunus’da yaşanan sosyal patlama, yoksulluğa, yolsuzluğa, baskı ve dayatmaya karşı bir isyandır. Bu isyan yılların birikiminin bir sonucudur. Üniversite mezunu seyyar satıcı Muhammed Buazizi’nin kendisini yakması bu toplumsal patlamayı ateşleyen bir fitil olmuştur ” dedi.
TUNUS’TA YAŞANANLAR İBRET TABLOSUDUR
Tunus’taki halk isyanının Batı yanlısı politikaların iflasının bir göstergesi olduğunu da vurgulayan Temel Karamollaoğlu; “Zeynel Abidin’in baskıcı rejiminin en büyük destekçisi basta Fransa olmak üzere Batı âlemi olmuştur. Her fırsatta demokrasiyi ve insan haklarını dillerinden düşürmeyen bu ülkeler, baskıcı politikalarına rağmen Zeynel Abidin Bin Ali’yi desteklemişlerdir.
Ancak ne dramatiktir ki; aynı Batı Âlemi ülkesini terk etmek zorunda kaldığında, yıllarca zalimane yönetimine destek verdiği Bin Ali’ye kapılarını kapatmış, ona sırt çevirmiştir. Bu durum Batı’nın umursamazlığının ve çifte standardının en somut göstergesidir. Bundan ders alınmalı, bu ülkelerin ipiyle kuyuya inilmeyeceği artık anlaşılmalıdır. Nitekim Batı’nın desteği ile yıllarca kendi insanlarına zulmeden, hatta başörtüsünü sokakta bile yasaklayacak kadar ileri giden bin Ali’nin, canını kurtarabilmek için bir İslam ülkesine, Suudi Arabistan’a sığınması oldukça anlamlıdır’’ dedi.
ZULM İLE ABAD OLUNMAZ
Demokrasi görüntüsü altında halka zulmetmenin ne o ülkeye ne de o zulmü yapanlara bir fayda sağlamayacağını, bunun en açık örneğinin Tunus olduğunu kaydeden Temel Karamollaoğlu; “Tunus’ta yaşananlar bir kez daha göstermiştir ki; önemli olan iktidarların milletleriyle barışık ve adil bir yönetim oluşturabilmeleri, onların dertlerine derman olabilmeleridir. Bu nedenle dost ve kardeş ülke Tunus’ta bir an evvel sükûnet ve güvenlik ortamının sağlanması, halkın inancı, tarihi ve değerleriyle barışık Adil bir yönetimin kısa bir sürede oluşturulması en büyük temennimizdir. Oluşturulacak yeni yönetimin halkın beklentilerini karşılayacak bir yapıda olması, ülkenin ihtiyacı olan ekonomik ve sosyal adımları ivedilikle hayata geçirmesi şarttır” değerlendirmesinde bulundu.
BATI KIBRIS’TA BAŞKA SUDAN’DA BAŞKA OYNUYOR
Basın açıklamasında Sudan’da yaşanan gelişmelere de değinen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu; Sudan’da gerçekleştirilen Plebisit’in, Sudan’ı bölme girişimlerinin arkasında ABD ve Batı ülkelerinin olduğunu söyledi. ABD eski başkanlarından Carter’ın, referandum arifesinde güney Sudan’ı ziyaretinin bu müdahalenin açık bir delili olduğunu ve Sudan’ın bölünmesi için yoğun çaba harcadığını hatırlatan Karamollaoğlu şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kendisine uygulanan dış baskılara rağmen Sudan Hükümeti’nin bu süreçte ortaya sağduyulu bir tavır koyduğu anlaşılmaktadır. Sudan yönetimi hem güneyde hem de Darfur bölgesinde dış etkilerle meydana gelen olayların önlenmesi için caba sarf ederken bu mihraklar tam tersine Sudanı karıştırmak için her yola başvurmaktadırlar.
Batı ülkelerinin bu tavrı bir başka çifte standardı daha açıkça ortaya koymuştur.
Son elli yıldır gösterilen bütün çabalara rağmen Kıbrıs’da birbiriyle uyuşması mümkün olmayan iki ayrı devleti zorla birleştirmeye kalkan Batı dünyası, asırlardır birlikte yaşayan ve mevcut durumda bütünlüğünü koruyan Sudan’ı çeşitli bahanelerle ikiye bölmeye çalışması büyük bir çelişkidir.
Aynı güçlerin, maalesef Türkiye’nin de içinde bulunduğu Mısır, Irak, Pakistan, Nijerya gibi birçok İslam ülkesini bölmek için yıllardır çalıştığı, proje ürettiği, strateji geliştirdiği de bilinmektedir.
Sudan’ı bölme girişiminin arkasında son yıllarda bu ülkede çıkarılan zengin petrol kaynaklarını kontrol etme isteği yanında, “Arz-ı Mev’ud” un bir parçası olan ‘Yukarı Nil’ havzasını da kontrolü altına almak olduğu konusunda ciddi endişelerimiz vardır. Bu karanlık güçler Sudan’daki asırlardır süregelen kabileler arası mevzi ihtilafları çözecek girişimler yerine, kabilelere silah dağıtarak Sudan’ın bir iç savaşa sürüklenmesini sağlamışlardır.
Kendi menfaatleri için binlerce insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuşlar ve bu çatışmaları ileri sürerek de Sudan yönetimini itham etmişlerdir. Üzülerek ve endişe ederek gözlemliyoruz ki, hangi gerekçe ile olursa olsun Bati ülkeleri bir ülkeye müdahale ettiklerinde, o ülkeyi kana ve gözyaşına boğmakta ve müdahil oldukları ülkeleri sadece felakete sürüklemektedirler.”
Heykeli Bırak Yoksulluğa Bak; Asıl Ucubelik Ekonomide!
13 Ocak 2011 Yazan kubra
Kategori Genel Haberler, Gündem, Manşet
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy, günlerdir gündemi meşgul eden heykel tartışmalarını sert bir dille eleştirdi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy, günlerdir gündemi meşgul eden heykel tartışmalarını sert bir dille eleştirerek, “ülkenin temel sorunu olan yoksulluk ve fakirlikle ilgili tek bir kelime edilmezken günlerdir heykeli tartışıyoruz” dedi. Başbakan Erdoğan’ın da heykel tartışmalarının içinde yer almasını doğru bulmadıklarını ifade eden Ersoy, “kentteki sanat kentlileri ilgilendirir. Kitlelerin temel sorunu olan yoksulluk ve fakirlikle mücadele dururken Başbakan Erdoğan’ın heykelle uğraşmasını fevkalade yanlış buluyoruz” eleştirisinde bulundu.
Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarına ve gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy, gündemdeki heykel tartışmalarına dikkat çekti. “Günlerdir Türkiye heykel tartışmaları ile meşgul ediliyor. Oysa ülkenin tartışılması gereken çok büyük sorunları var. Yoksulluk ve fakirlik bunların başında geliyor” diye konuşan Ersoy, hükümetin uyguladı ekonomik politikaların kitleleri yoksullaştırdığını vurguladı.
AKP’nin ekonomisi rantiyeciyi zenginleştiriyor, kitleleri fakirleştiriyor
Bir ülkenin ekonomisinin doğru yolda olup olmadığını istihdam verileri ile paylaşımdaki adaletten anlaşılabileceğini dile getiren Ersoy, şöyle konuştu: “Bir ülkede işsizlik düşüyor, üretim artıyor ve paylaşım adilse o ekonomi iyiye gidiyor demektir. Ancak Türkiye’de durum hiç de iç açıcı değildir. İşsizlik ülkemizde kronikleşmiş bir sorun olmaya devam ediyor. Gelir paylaşımındaki adaletsizlikten dolayı bir avuç rantiyeci zenginleşirken kitleler yoksullaşıyor”
Her 5 kişiden 1’i yoksul
Türkiye’de uygulanan yanlış ekonomi politikalardan dolayı kitlelerin yoksullaştırılma sürecinin devam ettiğini vurgulayan Ersoy, TÜİK verilerine göre 2009 yılında ülkedeki yoksulların sayısının 0.97 puan artarak yüzde 18.08’e çıktığını belirterek, “Bu oran 2008 yılında yüzde 17.11 dolayındaydı. Başka bir ifade ile mutlak anlamda yoksul olan insanımızın sayısı 12,7 milyon dolayındadır. Yaklaşık her beş kişiden biri yoksul durumdadır” dedi.
Kentlerdeki ve kırsal yörelerdeki yoksul nüfus verilerine de işaret eden Arif Ersoy, şunları kaydetti: “kentlerde yaşayan insanlarımızın yaklaşık yüzde 10’u yoksul durumdadır. Hane halkı nüfusunun artışına bağlı olarak yoksulluk da artmaktadır. 2-4 kişiden oluşan hane halkının yüzde 9.65 yoksul olmasına karşı, hane halkı sayısı 7 ve daha fazla olanlardan yoksul olanların oranı yüzde 40.05 dolayında seyrediyor. Kırsal yörelerde ise 2008 yılında yüzde 34.62’si yoksuldu. Bu oran 2009 yılında yüzde 38.69’a yükselmiştir”
Türkiye, kasten fakirleştirilmiş zengin bir ülkedir
Türkiye’nin aslında yoksul bir ülke olmadığını, kasten veya gafletle fakirleştirilmiş zengin bir ülke olduğunun altını çizen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersoy, ekonomi büyürken kitleleri fakirleştiren temel unsurun, 2001 krizinin ardından uygulanmaya konulan ve AKP hükümeti tarafından da harfiyen uygulanan IMF patentli Fischer-Derviş ekonomi modeli olduğunu kaydetti. “Bu model sorun çözme kapasitesini yitirdi. Demode oldu. Artık sorun üretmektedir” diye konuşan Ersoy, geniş kitleleri yoksullaştıran bu sistemden biran önce vazgeçilerek yerine adil ekonomik düzen temel esas alınarak ortaklık ekonomisine geçilmesini istedi.
Adil bir dünya ‘Adil Ekonomik Düzen’ ile kurulabilir
Saadet Partisi’nin milletin dünya görüşü, değer ölçüsü ve tarihi birikiminden hareketle geliştirdiği Adil Ekonomik Düzen’in üretimi artırarak ve paylaşımda adaleti sağlayarak halkı yoksulluk ve sefaletten kurtaracak tek sistem olduğunu anlatan Arif Ersoy, üretimi teşvik eden gelir paylaşımında adaleti ön gören ‘Ortaklık Ekonomisinden’ örnekler verdi. Ersoy, şöyle konuştu: “Saadet Partisi iktidarında uygulayacağımız Ortaklık Ekonomisi’nde; kamu kaynakları israf edilmeyecektir. Devletin geliri ile gideri denkleştirilecektir. Haksız vergi olmayacaktır. Üreticiye ve çalışana faizsiz kredi verilecektir. Ortaklık Ekonomisi devlet tekeline dayanan baskıcı sosyalizm ve sermaye tekeline dayanan faizci kapitalizmin alternatifi olan ilmi ve fıtri bir düzendir. Bu düzenle Türkiye on sene içinde Japonya ve Almanya’nın seviyesine gelecektir”
Kaynak : http://www.saadet.org.tr/haber/heykeli-birak-yoksulluga-bak-asil-ucubelik-ekonomide#ixzz1Avb4NLkH


.jpg)







