411

Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği haftalık basın toplantısında, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karamollaoğlu, İslam dünyasının, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bölündüğünü belirterek, “Daha da vahimi düşmanlarından medet umar hale gelmiştir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin kozmetik tedbirlere değil, köklü değişikliklere ihtiyacı vardır. Karşı karşıya bulunduğumuz tehlike ve tehditleri idrak ederek, bunları savuşturacak yeni bir bir program ve vizyona ihtiyaç olduğu açıktır.” dedi.

Yeni Şafak gazetesi yazarı Akif Emre’nin vefatının kendilerini çok üzdüğünü aktaran Karamollaoğlu, İngiltere’de meydana gelen patlamaya da değinerek, “Hepimizi çok üzdü, endişeleniyoruz. Son yıllarda meydana gelen bütün terör olayları Müslümanlarla ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Bu hadiseleri meydana getirenler kim olursa olsun, biz terörü lanetliyoruz.” diye konuştu.
Karamollaoğlu, Türkiye’nin tarihi bir dönemeçte olduğunu, toplumun kutuplaştığını ve gerildiğini, bu nedenle sağduyu için Türkiye’nin yeni bir vizyona ihtiyacı olduğunu belirtti.

İSLAM DÜNYASI BÖLÜNMÜŞTÜR
Ortadoğu’daki gelişmeler ve Türkiye’nin izlediği dış politikaya ilişkin görüşlerini de aktaran Karamollaoğlu, şöyle devam etti:
“İslam dünyası tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bölünmüş, daha da vahimi düşmanlarından medet umar hale gelmiştir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin kozmetik tedbirlere değil, köklü değişikliklere ihtiyacı vardır. Karşı karşıya bulunduğumuz tehlike ve tehditleri idrak ederek, bunları savuşturacak yeni bir bir program ve vizyona ihtiyaç olduğu açıktır. Ülkemizin en önemli meselesi dış politikada savaş değil, barış dili kullanılması gerekiyor. Çatışma ve gerilim değil, sağduyu ve diyalog esas alınmalıdır. Unutmamalıyız ki çevremiz ateş çemberi içindedir. Muhtemel tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilebilmesi için ivedilikle harekete geçilmelidir. Yerli ve bağımsız bir savunma sanayii için bütün imkanların seferber edilmesi gerekir. Aynı zamanda iç politikada öfkeyle değil, merhametle, adaletle hareket edilmelidir.”
Karamollaoğlu, Anadolu’nun şu anda en büyük problemlerinden birinin iç göç olduğunu, Anadolu’ya yatırım yapmadan iç göçün önlenemeyeceğini vurguladı.

Geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi’nin de yer aldığı bir çalıştayın ardından hazırlanan raporda ilginç sonuçların ortaya çıktığını dile getiren Karamollaoğlu, “Son 2 yılda, 2 milyon insan Doğu Anadolu’dan batıya göç etmiş. Fakat enteresan olan başka bir husus, hala Doğu Anadolu’da yaşayan insanlarımızın yüzde 75’i batıya göç etme eğiliminde. Yani her 4 kişiden 3’ü bulduğu ilk fırsatta batıya göç etmeyi düşünüyor. Göç etme isteğinin sebeplerinin ilk sırasında ise işsizlik ve geçim zorluğu var. Yani bu insanlar doğdukları yerde karınlarını doyuramıyorlar. Göçün temel sebebi bu. Eğer siz Anadolu’ya yatırım yapmazsanız, bu insanlara bulundukları yerde iş ve istihdam sağlayacak fabrikaları kurmazsanız bu göç önlenemez.” dedi.

MÜSLÜMANLARI SİLAHLI ÇATIŞMAYA SEVKEDİYOR
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretine de değinen Karamollaoğlu, şunları anlattı:
“Bu ziyarette İslam NATO’su gündeme gelmiştir. Aynı zamanda ABD ile Suudi Arabistan arasında ilk aşamada 100 milyar dolarlık, geniş çerçevede bakıldığında 550 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandığına şahit oluyoruz. Bu ziyaret ve bu ziyarete bağlı olarak yapılan anlaşma bizi biraz endişeye sevk ediyor. Bu kurulacak olan İslam NATO’su, milli görüş tarihi boyunca bizim dile getirdiğimiz İslam NATO’su mu olacaktır? Yoksa başka bir görev mi üstlenecek? Şunu unutmamamız lazım, biz İslam NATO’sunu gündeme getirirken, İslam ülkelerini dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumayı esas almıştık. Ama öyle bir adım, Müslümanları silahlı çatışmaya sevk etmek için atılıyorsa, bu bizi endişelendiriyor. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra geçen 30 yılda dünyanın neresinde kan ve gözyaşı varsa, oranın bir İslam toprağı olduğunu görüyoruz. İran devriminin hemen arkasından Irak ile İran’ın çarpıştırılması, aslında bu yolda atılan en tehlikeli adımlardan biridir. Yaklaşık 8 yıl devam eden bu savaşın kimseye fayda getirmediği ortaya çıkınca, çatışma bitti. Maalesef bundan sonra Batı, yeni arayışların içine girdi ve Irak, Suriye, Mısır, Libya, Yemen, dünyanın neresine bakarsanız bakın, İslam topraklarında üzücü çatışmalar meydana geldi.”

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE İNANIYORUZ
Basın mensuplarının sorusu üzerine Sözcü gazetesinin bazı çalışanlarının gözaltına alınmasına ilişkin görüşlerini de açıklayan Karamollaoğlu, şöyle konuştu:
“Çok karışık bir dönemden geçiyoruz. Bir ihtilal denemesinin arkasından bu ihtilale teşebbüs edenlerle daha ciddi mücadele edebilmek için bir olağanüstü hâl ilanına ihtiyaç vardı. Ancak olağanüstü hâl, olağan hale gelirse o zaman bir problem var demektir. Biz, basın özgürlüğüne inanıyoruz. Basın elbette üzerine düşen vazifeyi yapacak. Demokratik bir ülke olma iddiasındaysak, basının, devlet yöneticilerinin canını sıkacak, hatta acıtacak tenkitlerine imkân verilmesi gerekir.”

AK PARTİ SÖYLEMLERİMİZDEN BELKİ FAYDALANIR AMA KİMSEYİ ALIP GÖTÜREMEZ
Ak Parti’nin partisinin bazı önemli isimlerini transfer edeceğiyle ilgili iddialara yanıt veren Karamollaoğlu, “Ak Partinin bu teşebbüsü beni memnun etti. Bu bir diyaloğun kurulması manasına gelir. Arkadaşlarımızın söylemlerinden belki faydalanırlar. Bizden kimseyi alıp götürebileceklerine ihtimal vermiyorum.” dedi.

AK PARTİ CAMİASI DA İYİ BİLİR
Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin kurucu üyesi olan ve Kayseri’de uzun süre il başkanlığı yapan Avukat Mustafa Akkaş’ın dün FETÖ operasyonunda gözaltına alındığını hatırlatarak, “Yani bütün Kayseri de bilir ve ben eminim, AK Parti camiası da bilir ki bu arkadaşımızın FETÖ ile hiçbir alakası yoktur, olması da mümkün değildir. Ama böyle bilinen bir insanın bile aniden bir baskınla gözaltına alınması… O zaman biz ciddi manada endişeleniyoruz. Bu konuda daha titiz ve adil davranılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.