287

Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Kamalak, düzenlenen basın toplantısıyla İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi’ne katılacak olan 57 İslam ülkesi liderine seslendi.

Basın açıklmasının tam metni şöyle;

 

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI…

Haftalık olağan basın toplantımıza hoş geldiniz.

Hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyor, katılımınızdan dolayı teşekkür ediyorum.

Bu toplantının, ülkemiz,  İslam Âlemi ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Her gün 3-5’ini mezara gönderdiğimiz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum, mekânları Cennet, ruhları şad olsun. Kederli ailelerine Rabb’im sabr-ı cemil ihsan eylesin.

Milletimizin başı sağ olsun.

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI…

Hepinizin bildiği gibi Türkiye yarın çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak.

57 İslam ülkesinin üye olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi 14-15 Nisan tarihleri itibariyle İstanbul’da yapılacaktır.

Bu yıl ki zirvenin ana teması; “Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma”olarak açıklandı.

Hayırlı uğurlu olsun.

Biz Milli Görüşün tek temsilcisi olan, Saadet Partisi olarak bütün iyi niyetimizle, bütün samimiyetimizle,  bu zirvenin hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyoruz.

Bu zirvede alınacak kararların;

-İslam ülkelerinin gerçekten birlik ve beraberliğine,

 

-Gerçekten huzur ve güvenine,

-Gerçekten barış ve kardeşliğine

hizmet etmesini temenni ediyoruz.

Ancak geçmişte yaşadığımız tecrübelerden ve bugün içinde bulunduğumuz acı tablodan dolayı bu konuda pek ümitvar olamıyoruz.

Neden mi?

Çünkü:

İslam İşbirliği Teşkilatı, 1969 yılında,  yani bundan tam 47 yıl önce,Mescid-i Aksa’nın yakılma girişimi üzerine kurulmuştu.

-Ama Mescidi Aksa bugün tarihinin en dramatik günlerini yaşıyor. İlk kıblegahımız bugün İsrail askerlerinin postallarıyla pervasızca çiğneniyor, kirletiliyor.

-İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce, İslam ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışmayı arttırmak için kurulmuştu.

-Ama bugün, tam tersine,  İslam dünyası tarihin en dağınık, en parçalanmış dönemlerinden birini yaşıyor.

-İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve kültürel işbirliğiniarttırmak için kurulmuştu.

-Ama bugün İslam ülkeleri bırakın işbirliğini, tarihin en kanlı ırk ve mezhep fitneleriyle boğuşuyor.

-İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce, İslam ülkelerinde huzur ve güveni sağlamak için kurulmuştu.

-Ama bugün, İslam ülkelerinin her biri, kaosun, anarşinin, terörün kol gezdiği bir coğrafyaya dönüşüyor.

 

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Daha net söyleyeyim;

Bu zirvenin üzerinde, yıllardır zulme ve ambargoya maruz kalan Filistinli masumların vebali ve sorumluluğu vardır.

Bu zirvenin üzerinde, Suriye’de hayatını kaybeden 470 bin insanın, 14 milyon mültecinin vebali ve sorumluluğu vardır.

Bu zirvenin üzerinde, daha 2 yaşında iken masum bedeni sahillere vuran Aylan bebeğin vebali ve sorumluluğu vardır.

Bu zirvenin üzerinde, emeği sömürülen, kaynakları yağmalanan, ülkeleri parçalanan 2 milyar Müslümanınvebali ve sorumluluğu vardır.

 

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

İşte bu tablo yarım asırdır faaliyette bulunan ve yarın İstanbul’da 13. zirvesini gerçekleştirecek olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın varlığını ve çalışmalarını sorgulanır hale getirmektedir.

İslam dünyasının artık,  görkemli, şatafatlı zirvelere değil, şahsiyetli bir duruşa ihtiyacı vardır.

Süslü laflara, ağdalı bildirilere değil, İslam dünyasını aydınlık bir geleceğe taşıyacak kararlı bir tutumaihtiyacı vardır.

Çünkü bugün yaşadığımız problemin temelini,  ırkçı emperyalizmin sahip olduğu güç değil, maalesef,İslam ülkelerinin içine düştüğü acziyet oluşturmaktadır.

İslam ülkeleri yöneticileri kısır çekişmelerden kurtulup, ümmetin geleceğini düşünerek hareket etmelidir.

Daha acı ama daha açık bir ifadeyle,İslam ülkelerinin yöneticileri siyonizmin sinsi oyunlarına alet olmamak için çok titiz davranmalıdır.

Üzerine basarak bir kez daha söylüyorum, Irkçı Siyonizm ve Küresel Emperyalizm ile işbirliği yaparak, çareyi-çözümü Amerika’da arayarak İslam dünyasına hizmet edilemez.

 

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Bildiğiniz gibi, İstanbul’da gerçekleşecek bu zirve ile İslam İşbirliği Teşkilatı başkanlığını Türkiye devralacaktır.

Bu durum hem Türkiye hem de İslam dünyası için yeni bir fırsat oluşturmalıdır.

Türkiye,  mevcut durumun tekrarı ve mevcut düzenin devamı yerine,  yeni bir anlayışla, yeni bir vizyona öncülük etmelidir.

Türkiye ihtilafların değil ittifakların, ayrılıkların değil birliklerin ön plana çıkacağı yeni bir başlangıcın mimarı olmalıdır.

Çünkü biz biliyoruz ki, Müslümanlar Cenab-ı Allah’ın kendilerine bahşettiği imkânları birleştirdikleri takdirdemuazzam bir güç oluştururlar.

İnsanlığa yön verirler.

Adalet ve barış üzerine kurulu Yeni Bir Dünya’yı inşa edebilirler.

Bu yüzden, biz Milli Görüşçüler olarak zirveye katılan bütün İslam ülkeleri liderlerine sesleniyoruz;

Geliniz, Mevcut dünya düzenine teslim olmak yerine YENİ BİR DÜNYA’YI kuracak kararlara imza atın.

Bu Yeni Dünya’da;

– Savaş değil, barış olsun.

– Çatışma değil, diyalog olsun.

– Çifte standart değil, adalet esas alınsın.

– Üstünlük değil, eşitlik benimsensin.

– Sömürü değil, hakça paylaşıma rıza gösterilsin.

– Baskı ve zulüm değil, demokrasi ve insan haklarına riayet edilsin.

 

Bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz.

İnandığımız gerçekleri tarihi bir sorumluluk olarak aziz milletimize arz ediyoruz.

Şüphesiz ki güç ve kudret sahibi yalnız ve yalnız Cenab-ı Allah’dır.

Allah (cc) Ülkemizin, Milletimizin ve İslam Âleminin yardımcısı olsun.

Saygılarımla.