Türkiye’nin Dış Borç Yükünü Artıran Dış Ticaret Rejimi: İTHALATA BAĞIMLI İHRACAT

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi Ekonomik ve Sosyal İşler Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif ERSOY’un 24 Şubat 2011 Perşembe günü basın açıklaması yaptı.

aRİFerSOY

 

Türkiye 1980’lı yılların başından itibaren dışa açık ekonomi politikası izlemeye başladı. Bu politikaya bağlı olarak ihracatımız arttı. Milli bir ihracat stratejisi geliştirilemediği için ihracatımızın artması, ithalatı da artırdı. İthalatın ihracattan daha hızlı olması, dış ticaret açığı sorunun gündeme getirdi.

Türkiye’de son on yılda kamu ve özel sektörün dış borcunun artması, ülkemizde üretilen hâsılanın önemli bir bölümünün dış borç taksit ve faizi olarak ülke dışına aktarılması, halkımızın milli hâsıladaki payının artırılmasına mani olmuştur. Üretimin yükünü taşıyan kitlelerin milli gelirindeki payı, dış borç yükünün artmasına bağlı olarak azalmıştır. Mevcut çarpık ekonomi yapının ürettiği sorun ekonomimiz büyürken halkımızın üçte ikisini göreceli olarak yoksullaşmasına yol açtı. Paylaşımdaki adaletsizliği derinleştirdi. 

 

MEVCUT ÇARPIK EKONOMİK YAPI SORUN ÇÖZEMİYOR, SORUN ÜRETİYOR!

Bundan on yıl önce meydana gelen Şubat 2001 Bunalımı’nın yol açtığı ekonomik sorunlara çözüm üretmek amacıyla ülkemize bir kurtarıcı olarak davet edilen Kemal Derviş ile bugün İsrail Merkez Bankası Başkanı olan Stanley Fischer İMF ve Dünya Bankası patentli “Fischer-Derviş Modeli” diye anılan Dışa Bağımlı Ekonomi Modeli uygulamaya koydular.

Bu modelin oluşturduğu iktisadi yapı;

  1.  
    1. Tarımsal üretim kapasitesinin daraltılmasını,
    2. Alım gücü düşürülerek enflasyon denetim altına alınmasını,
    3. Özelleştirme politikası ile küresel sermayeye karlı alanların oluşturmasını,
    4. Bankacılık- Finans kesimini yabancılaştırılmasını,
    5. İç piyasada tekelleşme alanının genişletilmesini ve
    6. Düşük kur ve yüksek faiz politikası ile Türkiye’de uluslararası finans kapitalistlerin sıcak para hareketi yoluyla en yüksek kar elde etmelerine ortam hazırlanmasını amaçlamaktaydı.

Fisher- Derviş Modeli AKP iktidarı döneminde başarılı şekilde uygulanarak yukarıda belirtilen hedefleri gerçekleştirilmiştir. Daha önceki iktidarlar İMF ile yapılan 17 stand-bay anlaşmalarını bu ölçüde başarılı şekilde uygulayamamışlardır. Tek parti iktidarı en çok küresel sermaye baronlarının işine yaramıştır. Onları zenginleştirmiş, halkımızın göreli olarak fakirleştirilmiştir. Onların serveti artarken ülkemizde yardıma muhtaçların sayısı yükselmiştir.

İTHALATA BAĞIMLI İHRACAT ÜLKEMİZİN BORÇ YÜKÜNÜ ARTIRMAKTADIR

Mevcut AKP iktidarının Fischer- Derviş Modeli’nin değiştirilmeden uygulanması, uzun yıllardan beri ithalatın ihracattan daha fazla armasına yol açtı. Dış ticaret açığının cari açığı tetiklemesi, ülkemizin dış borç stokunu artırdı.

2009 yılında ihracatın ithalatı karşıla oranın %72,5 iken bu oran, 2010 yılında %61,4’e düşmüştür. Bu oran, 2010 Aralık ayında %57,8’e geriledi. İhracattan elde ettiğimiz gelir, ithalatımızın yaklaşık %60’nı karşılamaktadır. Ekonominin çarkını döndürmek için her sene borçlanmak zorunda bırakıldık.

Mevcut ithalat- ihracat rejimi ithalat merkezlidir. İhracatımızı artırmaya çalışırken ithalatımız daha fazla artmaktadır. Bu sorun yapısal bir sorundur. Mevcut yapı değiştirilmez ise, Türkiye’nin dış ticaret açığı ve dolayısıyla cari açığı ve dış borç stoku artmaya devam eder.

Ülkemizin ara mallar ithalatı devamlı artmaktadır. Ara malları ithalatı 2009 yılında 99,5 dolar iken 2010 yılında bu miktar 131,3 milyar dolara yükselmiştir. Ara malların toplam ithalat içindeki payı %70,8 dolayındadır.


Bunun anlamı 100 liralık mal üretip ihraç edebilmek için yaklaşık 70 Türk liralık değerinde aramalı ithal edilmesi gerekir.

 

 

Uygulanan ucuz kur ve yüksek faiz politikaları, Türk Lirasının aşırı değerlenmesine yol açmaktadır. Kuru politikasına bağlı olarak Türkiye’de üretilen yerli ürünler pahalılaştığı için ithalat cazip hale gelmektedir. Ülkemizde üretim maliyeti yüksek olduğundan ucuz ithal ürünlerle rekabet edemeyen üreticiler işyerlerini kapatmakta ve işsizlere katılmaktadır.

İhraç edilecek ürünlerin üretimi için gereken ara mallarının ithali daha cazip hale gelmektedir. Artan cari açığın ülkeye spekülatif kazanç için gelen sıcak para hacminin büyümesi ekonomimizi daha kırılgan hale getirmektedir. Bu hususta gerekli düzenlemeler yapılmaz ise, gelecekte beklenmedik sorunlarla karşılaşılabilir.

Düşük kur politikası, ihracatın ithalata bağımlılığını artırmak suretiyle dış ticaret açığını sürekli artırmaktadır. Son iki yılda ithalat ihracattan daha hızlı artmış ve dış ticaret açığı hacim olarak büyümüştür. Nitekim TÜİK verilerine göre 2010 yılı Ocak-Aralık ihracat 113,9 milyar dolar ve aynı dönemde toplam ithalât 185,4 milyar dolar olmuştur. 2010 yılında dış ticaret açığı 71,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2009 yılında dış ticaret açığı 38,8 milyar dolar iken 2010 yılında yaklaşık iki kat artarak 71,5 milyar dolara çıkmıştır.  

Modası geçmiş ve köhnemiş Fischer- Derviş Modeli artık sorun çözmüyor sorun üretiyor. AKP iktidarının büyük bir sadakatle uyguladığı bu model ülke ekonomimizi dışa bağımlı hale getirdi. Ülkemizde üretilen hâsılanın büyük bir bölümünü küresel rantiyeci çevrelerine aktararak halkımızı yoksullaştırmaktadır. Ülkemiz makro ekonomik dengeleri alt üst edecek yeni bir bunalıma doğru sürüklenmektedir. İktidarı uyarıyoruz. Cari açık, 2010 yılında 48,5 milyar dolar olmuştur. 2009 yılında 13,9 milyar dolar idi. 2010 yılı sonu itibarıyla cari açık yaklaşık dört kat artmıştır.

 Ekonominin iyiye gittiğini anlatan yöneticiler, tablonun sadece bir yönünü kitlelere anlatmaktadırlar. Kötü gidişatı durdurmaya yönelik çözüm üretmemektedirler. Muhalefetle anlamsız kayıkçı kavgasına devam ederek gelmekte olan ekonomik ve sosyal bunalımı önleyecek önlemlerin alınmasını ihmal etmektedir.

Saadet Partisi olarak tekelci basın sesimizi kitlelere duyurmaz ise, de olanca gücümüzle haykırıyoruz! Bırakın kayıkçı kavgasını! “Attan düştün. Merdiveni ters bindin” gibi polemiklerle vakit geçirmeyin. Tehlike çanları çalıyor. Ufukta sosyal patlamanın emareleri görülmektedir. 

CARE VE ÇÖZÜM MİLLİ GÖRÜŞÜN İKTİDAR OLMASIDIR

Saadet Partisi iktidarında post modern sömürgeci politikaları içeren “Fisher Derviş Modelini” kaldıracağız. Yerine rant değil, üretim merkezli “Ortaklık Ekonomisi Modelini” uygulamaya koyacağız.

Her çeşit israf ve yolsuzluklar kaldırılarak ulusal kaynaklar harekete geçirilecek ve Kamu Bütçesi denk bütçe olacaktır. Devletin iç borçlanmaya ihtiyacı kalmayacaktır.

Geliştirilecek “Milli Bir Sanayi Stratejisi” ile katma değeri yüksek ve ithal ara mallarına ihtiyacı olmayan ürünler araştırmalarla belirlenecek; kredi ve teşviklerle bu tür malların üretimi özendirilecektir.

Milli Paralarla karşılıklı Kredileşme Modeli” ikili anlaşmalarla uygulanacaktır. Bu modelin uygulanması ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türk Lirasını ülkemizden mal ithal eden ülkeye kredi olarak verecektir. Bu ülkenin girişimcileri kendi merkez bankasındaki Türk lirasını kredisini alacak ve Türkiye’den istediği malı ithal edecektir. Sözü edilen ülke de kendi parasını, Türkiye’den aldığı kredinin Türk lirası değeri kadar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na kredi olarak verilecektir. Türk tüccarları da Merkez Bankamızdan söz konusu ülkenin parasını kredi olarak alacak ve o ülkeden istediği malı ithal edecektir. Böylece yabancı dövize bağımlılık azalacak ve ülkeler arası mal akışı hızlanacak ve kolaylaşacaktır. Bu model dış ticaret açığını azaltacak ve dış borcumuzun zaman içinde azalmasına ortam hazırlayacaktır.

Ülkemizde uygulanan mevcut ekonomi yapı sorun üretmektedir. Mevcut politikalarla ekonomimiz büyüse de, halkımız borç düzenekleriyle yoksullaştırılmaktadır. Bu tezgâh bozuktur. Bozuk tezgâhla iyi mal üretilemez. Tezgâhtar şahsının iyi olması veya olmaması neticeyi değiştirmemektedir.

Mevcut iktidar ve muhalefet bu bozuk tezgâhta ırkçı-tekelci sermayeye daha iyi hizmet etmek için yarışındalar. Onlar halktan aldıklarını tekelci sermayeye aktarma maharetlerini sergilemeye çalışıyorlar. Tekelci sermayeye daha fazla kaynak aktarabilmek için halktan oy istiyorlar.

Saadet Partisi İktidarın bu bozuk tezgâh değiştirecektir. “Yaşanabilir bir Türkiye” ve “Yeniden Büyük Türkiye’nin” inşası ancak Saadet Partisi’nin iktidarıyla inşa edilebilir.


Ara malları ve hammadde ithali için ödediğimiz değer, toplam ihracatımızdan 17,9 milyar dolardan fazladır. Bu durum ülke ekonomimizin içinde düştüğü çelişkiyi ortaya koymaktadır.
 

Saadetli Partisi İstanbul Gençlik Kolları üniversite harçlarını protesto etti.

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Gündem, Manşet

Saadet Partisi İstanbul Gençlik Kollarının düzenlemiş olduğu Üniversite Harçlarını Protesto eylemi yoğun bir katılım ile gerçekleşti. 

İl Gençlik

Beyazıt Meydanında, İstanbul Üniversitesi Kampüsü önünde Cuma namazı çıkışında gerçekleşen eylemde, İstanbul Gençlik Kolları adına İl Gençlik Kolları Başkan yardımcı Veysel İpekçi tarafından birde basın açıklaması yapıldı.

Yapılan basın açıklamasında “Üniversite öğrencilerinin, insafsızca maddi zorluklara itilmesini, hayatlarının en önemli evrelerinden biri olan eğitim sürecinde sıkıntılarla ve yokluklarla boğuşmalarını içimize sindiremediğimiz için ve bunu da bu tarihi meydan da haykırmak için sizlerin huzurundayız.” denildi.

İdarecilere seslenerek “ Asgari ücret ile çalışan bir babanın her türlü imkânlarını zorlayarak okutmak istediği oğlunu hiç görmüyor musunuz? Okulların duvarları, harçlarını ödeyemediği için üniversite ile ilişiği kesilen öğrencilerin adları ile doludur” diyen Saadet Gençliği, bu mağduriyetin biran evvel son bulmasını istedi.

Ya düzeltin ya da millet sandıkta gereğini yapacak!

 Yağış altında gerçekleşen eyleme, cami cemaatinin, esnafın ve özellikle dersten çıkan öğrencilerinde destek verdiği ve hatta İstanbul’un diğer üniversitelerinden de protestoya katılım sağlandığı görüldü. Ellerinde dövizlerle “öss taban puanı + ortaöğretim puanı + 5 yıllık harç = İŞSİZLİK” “har(a)ç vermiYÖK!” “Üniversite harçları kaldırılsın. Çünkü; Öğrenci müşteri değildir! Üniversite ticarethane değildir! Eğitim, temel bir insani haktır!” yazılı olan Saadetli Gençler, İstanbul Gençlik Kolları olarak bu konunun her zaman takipçisi, üniversite gençliğinin de her zaman destekçisi olacağız denildi.

Öğrencinin menüsü yumurta nostalji değil

Saadet Partisi İstanbul Gençlik Kolları adına konuşma yapan Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, “Bireyin en doğal insan haklarından biri olan eğitime ulaşmasının yüksek miktarlardaki harçlarla zorlaştırılmasını, hükümetin öğrencileri ve ailelerini zor durumda bırakarak mağdur etmesini kabul etmiyoruz. Hükümetin, ekonomik başarısızlıklarının cezasını, eğitimde, üniversite öğrencilerine fatura etmesini, iş hayatında işçilere, memurlara ve esnafa fatura etmesini doğru bir yönetim tarzı olarak görmüyoruz.” dedi.

“Üniversite harç miktarlarının yüksek tutulmasıyla, adeta milletimizin gelir durumu düşük evlatlarına, devlet üniversitelerinin yolu kesilmek istenmektedir.” şeklinde konuşan İpekçi, devlet yöneticilerine öğrenci sofralarındaki yumurtanın lüks değil zorunluluk olduğunu hatırlattı.

Saadet Partisi’nden korktular indirim yaptılar

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Açık öğretim lisesi harçlarında indirim yapacağını açıkladığını bildiren İpekçi, hükümetin Saadet Partisi’nin protestolarından çekindiği için bu açıklamayı yaptığını söyledi.

Harçlar kalkacak, üniversite ücretsiz olacak

Basın açıklamasının sonunda hükümete de seslenen Saadet Partisi Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, “Ey hükümet! Bu söylediklerimiz Saadet Partimizin size baba ocağı nasihatidir. Bu meydanlar nice haksızlıkları bertaraf etmiştir. Eğer siz düzeltmezseniz biliniz ki bu millet gereğini yapacaktır. Buradan açıkça ilan ediyor ve öğrenci kardeşlerimize müjdeliyoruz ki; Saadet iktidarında harçlar tamamen kaldırılacak ve üniversite kapıları milletimizin evlatlarına sonuna kadar açılacaktır. Tarihin en şerefli milletini üç kuruşa muhtaç etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.” dedi.

İlginç birde tiyatral gösterinin sunulduğu protestoda, üniversite öğrencilerinin müşteri gibi sınıf kapılarında pos cihazlarıyla karşılanıp, müşteri muamelesi gördüğü canlandırıldı. Üniversite öğrencilerinin cebindeki harçlığa göz diken bir eğitim sisteminin olduğu vurgusu izleyenler tarafından beğeniyle izlendi.

Protesto olaysız olarak sona ererken, destek olan halktan ve öğrencilerden bir grup Saadet Partisi İstanbul Gençliğine teşekkür ettiği görüldü.

Sultanbeyli İlçesi Mahalle Divanını Gerçekleştirdir

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Manşet, Sultanbeyli, Teşkilat Haberleri

Sultanbeyli Kadın Kolları üç mahallenin birleştirilmiş mahalle divanını gerçekleştirdi. Divana ilçe başkanı Dicle Şit katıldı.

Sultanbeyli İlçesi

Sancaktepeli Hanımlardan Hayır Çarşısı

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Manşet, Sancaktepe, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Sancaktepe kadın kolları geliri hayır işlerinde kullanılmak üzere kermes düzenledi.

Sancaktepe İlçesi

Eyüp Sultan İlçesinde Eğitimler Devam Ediyor

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Eyüpsultan, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Eyüp İlçe Kadın Kolları Şubat ayı hatibe eğitim toplantısını ilçe merkezinde geniş katılımla gerçekleştirdi.

Eyüp Sultan İlçesi

Yardım Sevenler, Mağdur ailelerle Kahvaltıda Buluştu

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Eyüpsultan, Manşet, Teşkilat Haberleri

Saadet Partisi Eyüp İlçe Kadın Kolları Üyeleri Yardım Sevenler Haftası münasebeti nedeniyle İlçe Binasında mağdur ailelerle kahvaltıda buluştular ve erzak yardımında bulundular.

Kâğıthane İlçesi

Kâğıthane İlçe Divanını Gerçekleştirdi

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Kağıthane, Manşet, Teşkilat Haberleri

Kâğıthane ilçe Şubat ayı divanında mahallelerin çalışma motivasyon artırmak için çeşitli hediyeler verildi.

Kâğıthane İlçesi

Kâğıthane İlçesinden Seminer

27 Şubat 2011 Yazan Saadet Kadın  
Kategori Kağıthane, Manşet, Teşkilat Haberleri

Kâğıthane Sanayi mahallesinde düzenlenen İHH ‘dan Gülden Sönmez ve gemide bulunan gazetecininde katıldığı MAVİ MARMARADA NELER OLDU adlı seminere yoğun katılım oldu.

Kağıthane İlçesi

Kâğıthane İlçesinden Yerel Gazete Ziyareti

27 Şubat 2011 Yazan kubra  
Kategori Kağıthane, Manşet, Teşkilat Haberleri

Kâğıthane İlçesi Halkla İlişkiler Birimi Hedefi Doğrultusunda Kâğıthane’nin yerel Gazetesi Olan Sadabad gazetesini ziyaret etti.

Kağıthane İlçes

Küçükçekmece Gençlik Kollarından Anlamlı Çalışma

Küçükçekmece Gençlik Kolları yardım sevenler haftası münasebetı​yle yardıma muhtac bır aıleye erzak yardımı yaptı.

Küçükçekmece İlçe Gençlik

Sonraki yazılar »