Avcılar İlçemiz kasım ayı divanını gerçekleştirdi
30 Kasım 2010 Yazan kubra
Kategori Avcılar, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi İlçe Kadın Kolları 17 kişi ve İL yönetimi Üyesi Nihal Tiryaki hanımın katılımıyla kasım ayı divanını gerçekleştirmiştir.
Avcılar İlçemizden ziyaret
30 Kasım 2010 Yazan kubra
Kategori Avcılar, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Avcılar İlçe Hanım kolları EBADD REHABİLATASYON MERKEZİ’nin engelliler yararına düzenlediği kermese katılmıştır.
Avcılar ilçemiz eski çalışanlarıyla bir araya geldi
30 Kasım 2010 Yazan kubra
Kategori Avcılar, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Avcılar İlçe Kadın Kolları daha önceden parti içerisinde faal hanımlarla bir araya gelerek çay düzenlemiştir. 8 kişinin katıldığı çay da İl Yönetiminden Nihal Tiryaki hanım güncel konulardan bahsetmiştir.
Beyoğlu İlçemiz çocukları sevindirdi
30 Kasım 2010 Yazan kubra
Kategori Beyoğlu, Manşet, Teşkilat Haberleri
Beyoğlu ilçe kadın kolları 11.sini düzenlediği “Çocuk Giydirme” programıyla bu yılda ihtiyaçlı ailelerin çocuklarının yüzünü güldürdü…
her yıl olduğu gibi yine mahalle temsilcilerinin mahallelerindeki okul idaresi , muhtarları ve köy derneği yetkilileriyle irtibatlı olarak tespit ettiği 400 çocuk evlerinde ziyaret edilerek yaşları ve ayakkabı numaraları belirlendi…
belirlenen liste üzerinden alışverişler yapılarak yönetim kurulu üyeleri tarafından ilçe binasında , her biri çocukların adına hazırlanmış ve içinde bayram kıyafeti ve botların yer aldığı paketler özenle hazırlandı…
her çocuk için programda hediyelerin dağıtımı esnasında sorun olmaması için hazırlanan davetiyeler , tekrar aileler ziyaret edilerek ellerine ulaştırıldı…
program günü çocuklarımızın hediyelerini alırken aynı zamanda hatıralarında da yer alacak güzel bir gün geçirmeleri için bir eğlence düzenlendi.
İlçe başkanı Z.Şule RIDVANOĞLU’nun açılış konuşmasıyla başlayan programda İl sorumlusu Özlem GEREK SERENLİde İl kadın kollarını temsilen kısa bir selamlama konuşması yaptı…
Daha sonra sahne çocukların eğlenmesi için Hacivat ve Karagöze bırakıldı…
Hacivat ve Karagöz hem eğlendiren hem eğiten kısa skeçlerinden sonra , sahneye çocukları davet ederek onlarla eğlenceli oyunlar ve yarışmalar yaparak güzel bir gün geçirmelerini sağladılar…
program sonunda hediyeleri dağıtılan çocuklar ve aileleri salondan son derece memnun olarak ayrıldı…
Saadet Partili Hanımlardan Anlamlı Ziyaret
30 Kasım 2010 Yazan Saadet Kadın
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları, Öğretmenler günü dolayısıyla Şuurlu Öğretmenler Derneği ÖĞDER’i ziyaret etti. Derneğin İl Başkanı Celal Çoban ve Bşk. Yardımıcısı İsmail Temur bu anlamlı günde hatırlanmaktan dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdiler.

Dernek mensuplarını tebrik eden hanımlar öğretmenliğin ulvi bir meslek olduğunu söylerken, nesillerin şekillenmesinde öğretmenlerin büyük paylarının olduğunu vurguladılar. Karşılıklı paylaşılan düşüncelerde, günümüzde bilinci, şuuru, idealleri, yüksek olan nesiller yerine, sistemli bir şekilde içi boşaltılmaya çalışılan bir neslin olduğu yer aldı. Bununla beraber “Milli Eğitimin içi boşalmıştır” diyen Çoban “Türkiye’nin sadece öğretmen problemi yok, eğitim problemi var. Problemin bütününü görmemiz lazım. Bu sistemde öğrencilerin de, velilerin de problemleri var. Öğretmenler milyonlarca çocuğu idare eden gardiyanlara döndü, oysa öğrenciler velilerden emanettir bizlere” cümlelerini de ekledi.
Ayrıca batı hayranlığı hakkında, batının sanal bir güç olduğunu, aslında şehirlerinin de okullarının da iflas ettiğini savunan dernek başkanı “Türk Devleti, nasıl bir Türk Genci yetiştirmeli bunun tanımını yapmalı. Okullar insan yetiştiren fabrikalar gibidir. Çocuklarımızın kalbi boş. Beden gücü, beyin gücü, gönül gücü, ilim, kültür, doğru bilgi, hikmet, ahlak, haya değerleriyle donanımlı olmalılar. Bir araba düşünün, beden gücü kaportası, beyin gücü motoru, gönül gücü ise direksiyonudur. Gönül gücü haya, ahlak, maneviyattır. Kaportası ve motoru düzgün olsa da arabanın direksiyonu sağlam değilse araba kontrolden çıkar.
Öğretmenlerin ekonomik sıkıntıdan dolayı şuurlu gençlik yetiştirme ideallerinden asla vazgeçmemeleri gerektiğini de” söyledi. Partili hanımlar ziyaretin sonunda Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın İslam ve İlim kitabını hediye ederken günün anlam ve önemine istinaden, bu milletin iki kişiye hoca sıfatını verdiğini hatırlatan dernek mensupları, “biri Hoca Ahmet Yesevi diğer ise Erbakan Hocamız’dır” dediler. Çağın bize en büyük hediyesinin Milli Görüş olduğunu da vurguladılar.
Güngören İlçemiz Öğretmenler gününü kutladı
27 Kasım 2010 Yazan kubra
Kategori Güngören, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Güngören İlçe Kadın Kolları 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle, Güngören Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür ve Müdür Yardımcıları Tahir UYGUR ve Turgut UYSAL beyi ziyaret etmişlerdir. Ayrıca Abdi İpekçi İlköğretim Okulu sınıf öğretmeninin de Öğretmenler gününü kutlamışlardır.
3. Şahlanış Başladı
26 Kasım 2010 Yazan Saadet Kadın
Kategori Gündem, Manşet
Genel Başkanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan 2011 seçimlerinin startını Eyüp Sultan’dan verdi.
Binlerce kişinin katılımıyla dualarla başlayan seçim süreci için Prof. Dr. Necmettin Erbakan önemli açıklamalarda bulundu. Sık sık “Başbakan Erbakan” sloganlarıyla bölünen konuşmasında Erbakan güncel yanılgılara ve çözüm yollarına değindi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, partisinin seçim startını İstanbul’da vererek, ”Bu seçimde bütün insanlığın kurtuluş savaşını yapacağız. Yok ortanın solu, yok sol muhafazakar gibi taklitçi görüşlerle insanlığa saadet getirilemez” dedi.
Genel Başkanımızın konuşmasının tam metni:
Esselamü Aleyküm
Hepinizi hürmetle muhabbetle selamlıyorum, alınlarınızdan öpüp bağrıma basıyorum. Türkiye’nin ve bütün insanlığı kurtarıcıları olarak saygıyla sizlere en büyük sevgiyi gösteriyorum ve hepinizden Allah razı olsun duasıyla sözlerime başlıyorum.
Çok aziz ve muhterem İstanbullu kardeşlerim. Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Sözlerime başlarken önce cenab-ı hakka sonsuz teşekkürler ederek sözlerime başlıyorum. Bizleri insan olarak yarattı. Eşref-i mahlûkat olarak yarattı. En doğru ve en güzel inançla nasibedar eyledi ve bizlere birkaç gün önce kurban bayramınızı kutlamak nasip etti. Şimdi bu bayramın arkasından inanan insanlar olarak, Dünyanın başşehri İstanbul’umuzun, gözbebeği, pırlantası Eyüp Sultan’ımızda bir aradayız. Bütün bu nimetlerin hepsine ayrı ayrı ne kadar şükretsek, şükürden aciz olduğumuz nimetlerdir. Allah’a tekrar şükürler ediyorum, Elhamdülillah.
Çok aziz ve muhterem kardeşlerim. Sizlere teşrifinizden dolayı teşekkür, imanla çalışmalarınızdan dolayı sizleri tebrikten sonra, rabbime bütün bu nimetleri verdiği için şükrettikten sonra, şu bulunduğumuz noktanın önemi üzerinde durmak istiyorum.
Neredeyiz? Niçin önümüzdeki 12 Haziran 2011 günü muhtemelen yapılacak olan genel seçimlerin, üçüncü şahlanış çalışmalarını buradan başlatıyoruz. Bugün neden buradayız. Her şeyden evvel bunları sizlere açıklamak istiyorum. Burası Ebu Eyyub El-ensar hazretlerinin dizinin dibidir. Kimdir bu Ebu Eyyub El-Ensari hazretleri? Medine-i Münevvere’den gelip efendimize ilk biat eden Müslüman. Allah onun şefaatinden bizleri ayırmasın. Bundan başka efendimizin hayatı esnasında bütün muharebelerde İslam sancağını taşıyan bayraktar. Bu ordu ki; kumandanı Allah’ın sevgilisi, askerleri Ashabı Kiram. Hadis-i şerifte ; “ benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir” diye buyrulmuştur. Bu sebepten dolayı her bir askeri bir peygamber, başında da Allah’ın sevgilisi. Bu ordunun ne demek olduğunu düşünün, bu ordunun bayrağını taşıyan insanın şerefini düşünün. İşte Ebu Eyyub Hazretleri budur. Ne zaman bu bayrağı taşımış?
Bütün muharebelerde. Bu saydığım nimetlerden herhangi bir tanesi bir insana nasip olsa, o insan binlerce kişiye şefaat etme hakkına sahip olur. Bu kadar büyük şereflere sahip olan bir mübarek zatın dizinin dibindeyiz. Bu mübarek zat sadece bu şereflerle müşerref değil. Hicrette efendimizin devesi bu zatın evinin önünde çöktü. Oraya misafir oldu. 27 gün misafir oldu. O zaman ilk İslam devleti kuruldu. Nerede Bu zatın evinde. İşte böyle bir zatın huzurundayız. İslam kendine ev olarak Ebu Eyyub hazretlerinin evini seçmiştir. Ebu Eyyub hazretleri ise kendine ev olarak burayı seçmiş. Bu ne büyük şereftir Elhamdülillah, bu ne büyük nimettir. Bu meydanda toplanmış olmamızdan dolayı bu fırsatı veren rabbimize tekrar sonsuz şükrediyorum. Teşriflerinizden dolayı hepinize ayrı ayrı bir kez daha tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Çok aziz ve muhterem kardeşlerim. İşte böyle muhterem bir zatın dizinin dibindeyiz. Bu zat ev olarak kendisine burayı seçtiği için İstanbul dünyanın baş şehri olmuş ve 7 asır dünyanın hilafet merkezi olmuştur. Dünya buradan idare edilmiş. Bugün de dünyanın merkezi İstanbul’dur ve siyaset merkezi İstanbul’dur. İnsanlık bütün zulümlerden kurtuluşu İstanbul’dan Türkiye’den, Milli Görüş’ten ve sizlerden beklemektedir. Bu zatın yüzü suyu hürmetine burası baş şehir olmuş ve bu fırsat, bu imkân bizlere bahşedilmiştir. Allah Ebu Eyyub hazretlerinden razı olsun ve bizi onun şefaatinden ayırmasın.
http://www.ajans5.com/detay/2010/11/26/saadet-lideri-erbakan-in-eyup-sultan-konusmasi-video.html
Kendisi burada şu surlara karşı Bizans’a atılmak üzere, çıktı sefere geldi. Biz neden burada toplanıyoruz? Bu muhterem zatın şerefi üzerimizden eksik olmasın. Ama muhterem zatsın şerefleri bunlardan ibaret değil. Buraya 96 yaşında geldi. 6 tane oğluyla birlikte. Bu kadar büyük sevaplar kazandığı içindir ki, çocukları İstanbul seferine çıkarken; “Babacım, bu sefer sen otur Medine’de. Bize dua et, bırak senin yerine biz sefere gidelim” dedikleri zaman, onlara ayet-i kerimeyi gösterdi; “sefere çıktığınız zaman hafiflerinizle ve ağırlarınızla çıkınız” buyuruyor Cenab-ı hakk. Hafifler gençler, ağırlar yaşlılardır. Cenab-ı Hakk yaşlılarda sefere derken, ben O’nun emri dururken sizin sözünüze uyarak burada kalamam. Ben de sefere çıkacağım” diyerek buraya geldi. Beyaz atının üstünde. Şurada surlara karşı, üç oğlu bir tarafta, üç oğlu bir tarafta. Elinde kılıç, şahlanmış Ebu Eyyub hazretlerinin fotoğrafına bakarsanız, işte İslam budur, işte örnek insan budur, işte saadet budur. O zaman Elhamdülillah Müslüman’ız, mensup olduğumuz dinin mahiyet ve manasının ne olduğunu çok daha güzel anlarız.
Burada yapılan muharebede, gençlerden daha fazla düşmana atılıyor, düşmanın oklarına ve greguar ateşlerine karşı savaşıyordu. Ordunun genç kumandanı kendisine “Ya Ebu Eyyub hazretleri; sen bize efendimizin hediyesisin. Neden kendini tehlikeye atıyorsun. Geride dur. Biz atılalım. Sana bir şey olursa biz ne yaparız. Senin acına biz dayanamayız. Tekrar tekrar rica etmesine rağmen, O durmuyordu. Gençlerden daha fazla atılıyordu.” Onu durdurmak için kendinizi tehlikeye atmayınız” ayet-i kerimesini okudu. Onu okuyunca genç kumandanın yanına geldi, ensesini ve sırtını okşadı. Evladım sen kaç yaşındasın dedi. Gördün mü? O ayet-i kerime geldiği zaman sen daha doğmamıştın bile. Biz hep efendimizin dizinin dibindeydik. O ayet ne zaman geldi biliyor musun? Biz bir seferden geldik. Zırhlarımızı dahi çıkartmadan, efendimiz ikinci bir seferi buyurdular. Bunun üzerine bir grup huzura çıktılar. Dediler ki; “Ya Rasulullah, zırhlarımız üzerimizde duruyor. Bir seferden yeni geldik. Çıkartmadan yeni sefer emrettiniz. Emriniz başımız üstüne. Ancak şu hurmaları görüyor musunuz? Biz bu hurmaların dilinden anlarız. Eğer şu bulunduğumuz mevsimde, 15 gün içerisinde bunların topraklarını havalandırmaz, yapraklarını budamadan sefere çıkarsak, dönüşümüzde bunların hiçbiri meyve vermez, hepimiz aç kalırız. Bunu bildirmek bizim iktisas vazifemiz. Ama siz hakk peygambersiniz. Emir sizindir. Buna rağmen emrediyorsanız hay hay, sefere gidelim. Emriniz nedir?” dedikleri anda ayet-i kerime geldi ve cenab-ı hakk buyuruyor ki; Ey Mü’minler. Hurmaların topraklarını havalandıracağız, yapraklarını budayacağız gibi dünyalık işlere dalarak, cihattan geri durmak suretiyle kendinizi tehlikeye atmayın.” Bu ayetin manası budur. “Bu sebepten dolayı benim burada Bizans’ın oklarına ve greguar ateşlerine karşı atılmış olmam tehlikeye atılmak değil. Eğer senin dediğin gibi korkakça geride durursam kendimi tehlikeye atmış olurum dedi ve genç kumandana gereken dersi verdi. İşte Ebu Eyyub hazretleri budur. Allah şefaatlerinden ayırmasın. Onun bereketini himmetinizi üzerimizden eksiltmesin.
Bu saydığım sebepler, bugün neden burada olduğumuzu açıklayan sebeplerdir. Çünkü takriben 6,5 ay sonra 12 Haziran tarihinde 2011’de çok önemli bir seçim var. Bu seçimde yok olmayı mı tercih edeceğiz, köle olup, sömürülüp İsrail’e vilayet olmayı mı tercih edeceğiz, yoksa tarihteki şerefli yerimizi mi alacağız. Bu kadar önemli tarihi bir seçim yaklaşırken, 6 ay önceden seferberlik ilan ediyoruz, 3. şahlanışımızı başlatıyoruz, bu başlangıcı Ebu Eyyub hazretlerinin huzurunda başlatmak bir vazifemiz olduğu için buradayız. 6 ay hep beraber gece gündüz Allah’ın yardımıyla çalışacağız. İktidar olacağız, en büyük zaferi kazanacağız ve bu meydanda gelip seçimden sonra şükranlarımızı sunacağız. Rabbimize şükredeceğiz, hamt edeceğiz ve Eyyub Sultan hazretlerine de tekrar rahmet okuyup, şefaat dileyeceğiz. İşte yaşadığımız bugün böyle tarihi bir gündür. Ve ondan dolayıdır ki biz bu toplantıyı burada, bu tarihi meydanda yapıyoruz.
Bu tespitleri yaptıktan sonra en önemli tespite geçiyorum. Önce bir defa insanlık 622’de İslam’ın doğuşuyla saadet dünyasına kavuştu. 1683 yılında 2.Viyana kuşatmasına kadar ecdadımız maddi gücü elinde bulundurdu, yeryüzünde hakkı hakim kıldı ve bütün dünya saadet dünyasını yaşadı. Bunun arkasından 2. Viyana kuşatması gayesine ulaşamayınca maddi güç ne yazık ki ırkçı emperyalizmin, Siyonizm’in eline geçti. 350 seneden beri Siyonizm, dünya kuruluşlarıyla, dolar denen parasıyla ve işbirlikçiler teşkilatlarıyla maddi gücü ele geçirdi ve dünyayı bugünkü gözyaşı, ateş, kan ve savaşın içine getirdi soktu. Şimdi bu seçimle bütün insanlığın kurtuluş savaşını yapmış bulunuyoruz. O sebepten dolayıdır ki büyük bir gayretle çalışmak mecburiyetindeyiz.
Hiç unutmayalım ki bir saadet dünyası geçtiğimiz tarih boyunca olduğu gibi ancak Milli Görüş’le kurulabilir. Milli Görüşün dışındaki diğer taklitçi ve işbirlikçi görüşler, yok ortanın sağıymış, soluymuş, muhafazakârmış, şuymuş, buymuş gibi taklitçi görüşlerle insanlığa saadet getirilemez. Bunun temel sebepleri vardır. Zira milli görüş diğer uydurma görüşlere benzemez. Onlardan bir tanesi değildir. Milli Görüş’ün onlardan temelde 7 tane farkı var. Bir; Bizler maneviyatçıyız. Onlar maneviyata önem vermezler. Hâlbuki maneviyatsız saadet olmaz. Ahret olmazsa, şehitlik olmaz. Şehitlik olmazsa vatan olmaz. Bu sebepten dolayı saadetin temelinde önce maneviyatçı olmak, ahrete inanmak vardır. Bunu temsil eden milli görüştür. Diğer görüşlere bu görüşe sahip olmadıkları için, gözümüzün önünde, hiçbiri saadet getirememişlerdir.
İkinci önemli nokta; diğer görüşlerin hepsi Siyonizmin, insanlığı köle yapmak için kullandığı faizci sistemin bekçisidirler. Milli Görüş, ‘Hayır bu haksız sistemi değiştireceğiz, adil düzen kuracağız dediği için öbürlerinden farklıdır. Saadet getirir. Çünkü faizle saadet gelmez. Faizle kölelik gelir, fakirlik gelir, açlık gelir.
Üçüncü olarak onlar batıyı bizden üstün görürler. Hâlbuki insanlık her şeyini İslam’a borçludur. Bizim medeniyetimiz batıdan üstündür. Çünkü onlar yüzünü yıkamayı bilmez, akarsuyu bilmez, af edersiniz tuvalete girdiği gibi çıkar. Bu adamların arkasından gideceksiniz de hangi saadete ereceksiniz. Şimdiye kadar gittiniz de hangi saadete erdiniz. Saadet İslam’ın ulvi prensiplerindedir. Bu sebepten dolayıdır ki bunların görüşlerinden hayır gelmez, batıyı üstün gördükler için, biz AB’ye gireceğiz dedikleri için. Hangisi söylüyor bunu, hepsi. Hepsi birbirinin ikizidir. Bu yüzden Saadet Partisi, Milli Görüş bir tarafa, 61 tane ikiz kardeş bir tarafa. 61 tane çürük yumurta bir sağlam yumurtanın yerini tutmaz.
Bundan başka, siz bu diğer partilerin hiçbirisinden ‘biz yeni bir dünya kuracağız’ diye bir söz işittiniz mi? Yeni bir dünya kurulmadan, saadet olmaz. Bugünkü Yahudi’nin dünyasıyla saadete erişilemez. Bu sebepten dolayıdır ki onlar saadet getiremezler ancak Milli görüş saadet getirebilir. Diğer yandan bugünkü zulüm dünyası yerine saadet dünyası kurmaktan başka, onlar sonuç itibari ile adım adım Avrupa Birliğine gireceğiz, İsrail’e vilayet olacağız gayesini gütmektedirler. Milli Görüş tarihinde şerefli yeri alma gayesini güdüyoruz. Ondan dolayı saadet anca Milli Görüşle elde edilir. Diğer yandan onlar, müstemleke tipi kalkınma yaparlar. Taklitçi oldukları için. Lider ülke kalkınması yapamazlar. Lider ülke, öncü ülke olmak ancak Milli Görüşle mümkündür. Diğer yandan onlar hepsi narkozlanmıştır. Bugünkü gibi adım adım Türkiye’yi İsrail’e vilayet yapmanın uyuşukluğu içindedirler. Milli görüşçüler uyanıktır. Bize saadeti ancak milli görüş getirebilir. Temeldeki bu sebeplerin yanında, aynı zamanda Adem as.’dan beri bütün insanlık tarihine baktığımız zaman, yine peygamberlerin arasına gidenlerin saadet bulduğunu, firavunların arkasından gidenlerin zulüm bulduğunu görüyoruz. Bu sebepten dolayı saadete ancak milli görüşle erişilebilir.
Diğer yandan Milli Görüş’le saadete erişilebileceği, 54. Hükümetin bir yıllık icraatı en açık delillerinden biridir. Tüm gerçekler önümüzdedir. Bu gerçekleri önümüzdeki 6 ay boyunca milletimize anlatacağız. Böylece sadece Türkiye’yi değil bütün insanlığı kurtaracağız inşallah.
Bizim bu çalışmamızla yeniden iktidar oluşumuz Mimar Sinan’ın hayatına benzemektedir. Mimar Sinan’ın meşhur sözünü biliyorsunuz; “Ben Şehzade camii’ni çıraklık döneminde, Süleymaniye Camii’ni kalfalık döneminde, Selimiye’yi ise ustalık azmanımda yaptım” diyor.
Bizde Milli Görüş’ün 41 senelik tarihine baktığımız zaman, Milli Görüş’ün 69’dan 96’ya kadar ki döneminde çıraklık dönemini yaptık. MC hükümetleri ve diğer iktidarlar zamanında, ağır sanayi hamlelerini ve çeşitli hizmetler yaptık. Fakat bu hizmetler çıraklık dönemi hizmetiydi. 96-97 döneminde kendi hükümetimizi kurduk ve bu hükümetle çeşitli hizmetlerde bulunduk. Bu da kalfalık hizmetleridir. 96 senesinde adil düzen’in kokusunu kokladık. Şimdi Adil Düzenin kendisi geliyor 12 Haziran’dan sonra.
Şimdi Selimiye’yi yapmaya geliyor Allah’ın izniyle.
Siz inan kardeşlerimizin 41 yıldan beri Milli görüşçüler olarak yapmış olduğunuz çok büyük hizmetleri herkesin bilmesi gerekir. Bunu tanıtmak vazifesi de bizlere düşüyor.
Bugüne kadar 5 tane muazzam hizmeti başardınız. Ne hizmeti yaptık biz? 5 tane hizmetin birincisi, Milleti temsil ettiniz. Çünkü siz milletin inancısınız, tarihisiniz, özüsünüz, kendisisiniz. Siz varsanız millet vardır.
Hastalıklı onların mevcudiyetiyle bu aziz millet temsil edilemez. Bundan başka siz bu milletin ve bütün insanlığın kurtuluş ilacını içinde saklayan bir tohumsunuz sizden çıkacak olan büyük çınar ağacı bütün insanlığa saadet getirecek. O sebepten dolayı siz insanlığın en kıymetli varlığısınız diğer yandan uygulamadaki gayri milli tahribatı siz önlüyorsunuz şimdi son olarak bir kalkan oyunu oynanıyor bu oyun tamamen Türkiye’yi parçalamak bölmek ve İsrail’e riayet yapmak için oynanan bir oyundur.
Bunu kendileri biliyor ve Saadet Partisi’nin milli görüşten korktukları için önce efendim düğme bizim elimizde olacak kumanda bizim elimizde olacak sonra hep beraber yavaş yavaş kumanda edeceğiz sonra esir ve köle olacağız diye gidip imzayı attılar.
Neden ilk gün imzayı atamıyor sizden korkuyor 15 gün 20 gün yavaş yavaş alıştırayım arkadan sessizce kılıfını hazırladıktan sonra bu işi yapayım diyor. Siz böylece tatbikattaki bütün gayri milli tahribatı engelleyen milletin asıl varlığısınız diğer yandan Türkiye’nin Haym Naum vasıtasıyla İsrail’e vilayet yapmasını engelleyen sizsiniz. En önemli hizmetiniz bir römorkör gibi bu milleti aslına özüne çekiyorsunuz.
- Eğer bugün başörtülü bir hanımın beyi Cumhurbaşkanı olabiliyorsa bu hanımın ve o beyin değil sizin hizmetlerinizin sonucudur.
- Siz bugüne kadar bu beş tane muazzam hizmeti yaptıktan başka çağ açan büyük hizmetler yaptınız.
- Büyük Kıbrıs zaferi sizin eserinizdir manevi kalkınmanın plana bağlanması sizin eserinizdir.
- Biz 3 defa iktidara geldik. Her gelişimizde imam hatip okulları kapanmıştı yeniden açtık 600 tane imam hatip okulu açtık. 600 bin evladımızı burada okuttuk.
- 5 bin Kuran kursu açtık. 1 milyon evladımızı burada okuttuk.
- Bütün okullara din ve ahlak dersini biz koyduk.
- Türkiye’nin İslam konferansına üye olmasını biz emrettik.
- İslam bankasına kurucu ortak olduk.
- Böylece Türkiye’yi aslına çekip özüne çekip asıl yerine oturtmak için önemli adımlar attık.
- Bunların yanında yeni bir dünya kurmak için D8’leri kurduk ve Türkiye ile İran arasında alışverişte doları kaldırdık bunlar çağ açan çağ atlatan adımlardır.
- Müslüman ülkelerle ticari münasebetleri geliştirdik.
- İran’la petrol anlaşmasını imzaladık Irak boru hattını yeniden açtık.
- Bundan başka Amerika’nın çekiş gücünü Türkiye’den dışarıya biz çıkarttık.
- Irak boru hattını biz tekrar açtık.
- iş başına geldiğimiz zaman ve biz hepinizin bildiği gibi efsane hükümet olma vasfını kazandık neyle?
- Yüz alan memura 250 vererek, 100 alan işçiye 230 vererek, yüz alan köylüye 312 vererek, yüz alan BAĞKUR emeklisine 1000 vermek suretiyle akılları durduracak hamleleri yaptık.
Bendeniz 26 Haziran tarihinde başbakan sandalyesine oturdum ……
Maneviyatçı bir Türkiye istiyorsa, Hakkı üstün tutan bir Türkiye İstiyorsa, Barışı koruyan bir Türkiye istiyorsa, Milletiyle Vatanıyla bütünlük içinde bir Türkiye İstiyorsa, Tarihteki şerefli yerini almak istiyorsa, bağımsız,hür müreffeh, öncü, lider ülke Türkiye istiyorsa, işte Saadet Partisi işte Milli Görüş., işte 12 Haziran seçimleri. İşin özeti budur.
Şimdi kollarımızı sıvayacağız. Bütün Türkiye sathında insanlarımızı şuurlandıracağız.
Gerçekleri anlatacağız. Çelikleşeceğiz. Saadet Partisi teşkilatımızda eksik noksan kalmayacak. Hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. Üyelerimiz, aidat verenler, gazete aboneleri, toplantılar bunların raporları bunlarda hiçbir eksik ve noksan olmayacak. Bugün ilan ettiğimiz seferberlik bu seferberliktir. 3. Şahlanış dediğimiz budur. Canla Başla çalışacağız. 75 milyona gerçeği anlatacağız ve tatlı bir şekilde, şefkatle bu işi beceremeyenlerin elinden devletin ve milletin idaresini milli görüş’e intikal ettirmek suretiyle tarihteki şerefli yerimizi alacağız. Buna nasıl İstiklal savaşını yaptıysak bugünde ihtiyacımız var, çünkü Türkiye bir tehlikeye doğru gidiyor.
Kendisini AKP’ye kaptıran kardeşlerimiz geliyor bize, ‘Yahu hocam sizin zorunuz nedir? Bunlar sizin talebeleriniz, bunları siz yetiştirdiniz. Şimdi bunların hareketlerini tenkit ediyorsunuz. Sizin sözünüzü dinlemedikleri için mi? Bunlar bakan başbakan olduğu için mi bunları yapıyorsunuz yoksa ortada bir gerçek var mı? İyi kötü idare ediyorlar, bütün dünya bunlara selam duruyor. Zorunuz nedir diyorlar?’ Bak bizim zorumuzun ne olduğunu ve bütün dünyanın selam durduğunu birkaç cümleyle özetleyerek bu tarihi toplantımızı asıl hedefine ulaştırmış olalım.
Bizim zorumuz bir tarihin en şerefli milletiyiz. Yeniden tarihteki şerefli yerimizi alacağız. Adil düzen kuracağız. Çünkü biz Müslümanız iyilik isteriz, herkesin saadetini isteriz. Afrika’da ki bir insanın bile aç kalmasına gönlümüz razı olmaz. Bu vaziyefi tarihimiz boyunca yaptığımız gibi onun torunu olarak bugünde bu vazifeyi yapmak bize düşüyor. Nedir sizin telaşınız dedikleri zaman bak cevabımız şudur:
İstiklal savaşının ardından anlaşma yapılmak istendi. Fakat batılılar Lozan anlaşmasını yapmak istemediler. Bunun üzerine İnönü Mısır Haham’ı Haym Nahumu anlaşma yapmak üzere onlara gönderdi. Müzakereler kesilmişti. Ne yap yap bunları ikna et bu iş yürüsün dedi.
http://www.ajans5.com/detay/2010/11/26/saadet-lideri-erbakan-in-eyup-sultan-konusmasi-video.html
Haym Nahum Fransa Başbakan’ı Clamenso, İngiltere Başbakan’ı loird George’ye gitti.
Onlara dedi ki bana bakın benim Türk delegesi olarak geldiğime bakmayın. Ben aslında Hahamlar Meclisi mürşitlerinin temsilcisi olarak geldim. Önce şunu diyeyim ki siz Lozan’ı imzalamıyorsunuz ben size hayranım. Diyorsunuz ki biz savaşları büyük İsrail için yaptık.
Neden küçük kurayım. Mademki kazandık büyük kurarız. Bir haham olarak size hayranım.
Yine diyorsunuz ki İsrail’i büyük kurmak marifet değil. Bu Türkiye olduğu müddetçe nasıl 19 haçlı seferini püskürttüyse, kurduğumuz İsrail’i de denize döker. O sebepten dolayıdır ki Türkiye’nin varlığına müsaade edemeyiz. Bu sebepten dolayı da size bayılıyorum.
Ancak bizim hahamlar meclisi toplandı ve dedi ki kalbimizin yanında aklımızı da kullanalım. Böyle diyoruz ama bunları gerçekleştirmek için savaşı seçtik 1000 yıl harp ettik. E ne oldu büyük İsrail’in topraklarını kurtaramadık. Neden? Çünkü bu Türk milletinde iman var. Bu Türk milletinde ulu batlı Hasan var, Sütçü İmam var, Seyyid Çavuş var. Bunları harple yenemiyoruz. Öyleyse stratejimizi değiştirdik. Ne yapacağız. Yumuşak lokma metodu kullanacağız. Bunları yok etmeden biz başımızı yastığa rahat koyamayız. Neymiş bu yumuşak lokma metodu. Harp yapmayacağız ya?
1 Türkiye’yi fakirleştireceğiz
2 Türkiye’yi işsiz bırakacağız.
3 Borca esir edeceğiz.
4 Dinini değiştireceğiz
5 Böleceğiz Türk, Kürt, Alevi, Sünni diye.
6 Böldüğümüz parçaları birbiriyle savaştıracağız
7 Savaşla yorulmuş parçaları İsrail’e vilayet yapacağız.
Bu yedimedde ye Haym Nahum doktrini denir. Bu kararı aldık size tebliğ ediyorum. Siz Lozan’ı yalancıktan imzalayın. Ve böylece yumuşak lokma taktiği için zaman kazanın. Aslolan sevr olsun. Biraz gecikecek ama böylece Büyük İsrail’i daha kolay kuracaksınız. Dedi onlara ve onlardan ABD ve İngiltere hariç büyük oranda onları ikna etti. Lozan bunun üzerine devam etti. 80 seneden beri üzerimizde ırkçı emperyalizm bu doktrini uyguluyor. Şimdi 8 senedir AKP dönemini elimize mezura alıp ölçüp değerlendirelim.
8 yıl önce Türkiye’nin 3’te 1’i fakirdi şimdi 3’te ikisi fakir. Haym Nahum’un birinci doktrini tatbik ediliyor. İşsizlik %20’yi aşmıştır. Efendim eskiden de vardı. Vardı ama böyle değildi. Şimdi bütün millet işsiz. Bu faizleiş göremezsin. Sen aldığın bütün parayı götürüp Siyonizm’e veriyorsun. Millet yatırım yapamıyor iş yapamıyor. Millete bir şey kalmıyor. Onların emrine girdiğin için.
Bunu isteyerek yapmıyorsun. Siyonizm bu sözümü unutmayın tarihi bir söz söylüyorum. Siyonizm, ‘Kim ben mi? Ben Siyonizm’e hizmet edebilir miyim? Marşını söylete söylete kendi ordusuna seni asker gibi kullanır. Sen böyle zannedersin hâlbuki o seni kullanıyor. İşte kullandı, fakirleştirdi, işsizliği artırdı, borca esir etti, her şey borca gidiyor. Ve Türkiye’de İslam dini değiştirilmek suretiyle yok etmek için yoğun faaliyetler yapılıyor. İslam dinini ortadan kaldırmak Allah muhafaza etsin. Birincisi yasaklarsın, ikincisi dinin şeklini değiştirirsin. Bunlar dini değiştirerek yok etmeye çalışıyorlar. Diğer yandan bölücülük için her türlü tahriki yapıyorlar. Ve tedbirleri alıyorlar. Böldükleri parçaları savaştırmak için tedbirler alıyorlar. Bu kalkanları bile bölücülük için yapıyorlar haberiniz oldun. Bu parçalar birbiriyle çarpıştırıldıktan sonra yumuşak lokma olarak sizi AB’nin kapısına bağlayacağız. AB’ye almıyoruz ama özel ortak yapacağız. Ertesi günde İsrail AB’ye girecek. Tek devlet olacaksın İsrail’le. AB çok büyüdü bunu ayıralım Ortadoğu kısmı ayrı olsun diyecek, İsrail’le tek devlet olacaksın. Bu Türkiye’nin yok olması demek. Allah muhafaza buyursun.
Efendim zorunuz ne iyi kötü idare ediyorlar. Nasıl idare bu yav. Toprak kayıyor toprak, toprak toprak… Biz tarihin en şerefli milleti olmamız lazım gelirken, neden gidipte onlar emretti diye kalkan anlaşmasını imzalıyoruz? Neden onlara uşak oluyoruz. Hayır, Hayır Hayır demek zorundayız. İşte Milletimiz bunu söylüyor. Gözümüzün önünde Türkiye yok olurken, bunu seyredemeyiz. Mutlaka bunu düzelteceğiz. Şefkatle, okşayarak kardeşlikle düzelteceğiz. Anlatarak, ellerinden idare yetkisini alacağız, çünkü bu idarenin istediği şartlar onlarda yok. Onlar bunun farkında değil. Bende bunun fazlası var zanneder. Şu sözümü unutmayın. ‘Bilmemek bilmemek değildir. Bilmediğini bilmemektir.’ Bir daha söylüyorum. Bilmemek bilmek değildir. Bilmediğini bilmemektir. O sebepten dolayı ben bu işi çok iyi yapıyorum zannedersin, hâlbuki sen bilmediğin için öyle zannediyorsun. O iş öyle yapılmaz. Tarihe bak milletini tanı. Nasıl olması icap ettiğini, dinle, öğren ve onu yapmaya çalış.
Çok aziz ve muhterem kardeşlerim işte bu sebepten dolayıdır ki 12 Haziran seçimleri çok mühimdir, ülkemizin, vatanımızın, bu şehitler diyarının yok olmasına, uşak olmasına müsaade edemeyiz. Yeniden bir milli kalkınma hareketi yapıyoruz. Ve bu harekâtı Eyüp Sultan Hazretlerinin dizinin dibinden başlatıyoruz. Cenab-ı Allah 12 Haziran seçimlerinde Saadet Partimizin iktidar olmasını nasip buyursun. Bu yolda çalışan kardeşlerimize iki cihan saadeti nasip buyursun. Bu meydan da 12 Haziran takriben en büyük zaferi kazanmış olarak kucaklaşalım.
Bu dualarla sizi Allah’a emanet ederken, şimdi bu çalışmalarımızın duasını yapmak üzere muhterem hocamıza sözü bırakıyorum. Buyursunlar:
Mustafa Çelik Hoca’nın duası:
Amin. Euzubillahimineşşeytannirracim Bismillahirrahmanirrahim. Ham ve Salâvat. İlahi Ya Rabbi günahlarımızı affeyle. Tövbelerimizi kabul eyle. Şu mübarek Cuma günü kılmış olduğumuz Cuma namazlarımızı da kabul eyle. Şu mübarek Cuma gününde Eyüp Sultan Hazretlerinin huzurunda yapmış olduğumuz bu şahlanış harekâtını hayırlara vesile eyle. Ümmeti Muhammed’e dirlik ve birlik ihsan eyle. Bütün İnananların Kuran-ı Kerim etrafında birleşmesini nasip eyle. Hocamıza sıhhat ve afiyet ihsan eyle. Hayırlı uzun ömürler nasip eyle. Hocamızın önderliğinde nizamımızı hayata hâkim kılmayı nasip eyle. İlahi Ya Rabbi bizleri ve bütün ümmeti Muhammed’i düşman şerrinden, Şeytan şerrinden, insan şeytanının şerrinden, her türlü tehlike kaza, bela ve musibetten muhafaza eyle. İlahi Ya Rabbi önümüzdeki seçimlerde Saadet Partimizi muzaffer eyle. İlahi Ya Rabbi senin rızana uygun Salih ameller işlemeyi bizlere nasip eyle. İlahi Ya Rabbi bizleri istikametten ayırma. Aramızdaki fitneye son ver. İlahi Ya Rabbi ölçümüz Kuran ve Sünnettir. Kuran ve Sünnet ölçüsünden bizleri ayırma. İlahi Ya Rabbi Bizleri Muzaffer eyle. Hasta kullanıra şifalar, Borçlu kullarına edalar ihsan eyle. Ümmeti Muhammed’e huzur nasip eyle, feraset nasip eyle, dirayet nasip eyle, günahlarımızı affeyle. Müslümanları istikametten ayırma. Ya Rabbi Tarihteki şeref ve haysiyetimize kavuşmayı nasip eyle. Müslümanları muzaffer eyle. İslam düşmanlarını yer ile yeksan eyle. Kahr-u perişan eyle. El Fatiha
Erbakan konuşmasının ardından ayağa kalkarak alanı dolduranlarla birlikte yemin ettirdi.
Hep beraber ellerini havaya kaldırarak canla başla çalışacağınıza söz vermeye davet ediyorum.
Milletimizin ve bütün insanlığın, Saadet ve Selameti için, 12 Haziran seçimlerin en büyük zaferlerin kazanılması için, bütün gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz. Gazanız mübarek olsun Allah’a emanet olun. Esselamualeykum.
95. il divanımızı coşkuyla gerçekleştirdik
25 Kasım 2010 Yazan Saadet Kadın
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları her ay olduğu gibi, mensuplarının yoğun katılımı ve değerli protokol konuklarının iştiraki ile 95. il divan toplantısını gerçekleştirdi. Coşkusuyla seçim çalışmalarına hazır olduğunu gösteren Saadet Partili Hanımlar, partinin yeni sloganı “şuurlandık, çelikleştik, geliyoruz” söylemini vurgular nitelikteydi.

“Kurtuluş sadece Saadet iktidarındadır”
Toplantının yoğun gündem maddelerinde birbirinden önemli protokol konuşmaları yer aldı. İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk teşkilatlara seslenerek, “ülkemizin ve dünyanın siyasi gündemindeki kötü gidişatı görüyoruz, kurtuluş sadece Saadet iktidarındadır” dedi.
“Bugün NATO’nun füze kalkanları Türkiye’ ye yerleştirilmeye çalışılıyor. Böylelikle istediği zaman istediği ülkeye müdahale etmek için, askerimizin ve üslerimizin kullanılması konusunda Türkiye’ye tekrar dayatma yapılacak. Öte yandan Abdullah Öcalan’la diyalog süreci bitmiş, müzakere dönemi başlamıştır. Siyasette hayati öneme haiz bu gelişmeler yaşanırken, vatandaşımız geçim derdiyle başbaşa bırakılmıştır. Milli Görüş iktidarında emeklinin zammı %300 iken, bugün hükümet tarafından %12’ye mahkum ediliyor. Ekonomide gelinen noktada 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 860 TL, yoksulluk sınırı 2800 TL gibi rakamlara yükselmiştir” sözlerini kaydetti.
Hakça paylaşımın olduğu bir dünya
İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ ın genel başkan seçildiği kongredeki tarihi katılımı ifade ederken, her süreçte olduğu gibi bugünde özellikle kadın ve gençlik kollarının dik duruşuna vurgu yaptı. Seçim atmosferine girildiği ülkemizde, seçmenin zihnindeki “AKP Milli Görüş uzantısıdır” şeklindeki yanlış algıyı düzeltmek maksadıyla aradaki farkı net bir şekilde anlatmamız gerektiğini belirtti. “Bugün AKP ile içi boşaltılmış bir islam sunuluyor. Müslümanların canının, malının çok ucuz olduğu bir dönemde yaşıyoruz” diyen Esmerer, 54. Erbakan Hükümeti’nin başarılarını aktardı. Diğer hükümetlerinse siyonistlerin ve emperyalistlerin tahsildarları olduğunu vurguladı. Hakça paylaşımın olduğu bir dünya için yola çıktıklarını belirtti.
“Niye Erbakan? Siyonizm bunu çok iyi bilir”
Trabzon Araklı Belediyesi Eski Başkanı ve Genel Merkez GİK Üyesi Ümit Çebi toplantıya katılarak eğitim konuşması yaptı. Samimiyeti ve coşkusuyla kadın kollarına adeta enerji depolayan Çebi, tarihe bakıldığında ecdadımızın hedef ve yaşantılarının günümüz insanından çok çok önde olduğunu belirterek, özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın tehlike altında bulunduğunu söyledi.

“Esrar ilkokul çağına indi, çocuklarımız sokaklardan kaçırılıp organ mafyasına satılıyor. Burası Osmanlı toprağı… Ecdadımız gayri müslimin dahi namusunu korurdu. Eşşeğe yüklenecek yükün sınırı için ferman çıkartacak kadar hassas düşünen bir ecdadın torunlarıyız. Leyleklerin göç zamanı onlara yuva yapmış, bir bahçeden üzüm kopardığında yerine ağaca altın bağlamış.
Ecdadımız vatanı savunma yolunda çile çekmiş, ızdırap çekmiş, hainlik yok, vatan satmak yok. Haçlı zihniyeti beni Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda geçemezken, şimdi AB ile Bop Eş Başkanlığı ile, ılımlı islam, dinler arası diyalog safsataları ile truva atlarıyla içeriden yıkmaya çalışıyor.
Niye Erbakan? Siyonizm bunu çok iyi bilir. Lider feraset duygusu güçlü bir insandır. Olayları iyi tahlil eder, ufku geniştir. Lider kullanılamaz, onun bir davası vardır. Ona kilitlenir, ezilir, ipe götürülür, sürünür ama hiçbir zaman davasından geri gelmez. Lider sonradan olunmaz, lider doğulur.
Partilerimiz haksızlık, yolsuzluk, namussuzluk yaptığı için kapatılmadı. Bu milletin hakkını, hukukunu savunduğu için kapatıldı. Biz zihniyet mücadelesi veriyoruz. “Yeni Dünya” dediği için siyonizm Erbakan’la uğraşıyor. Bizim mücadelemiz sadece birtakım azınlığın menfaati için yada Saadet Partisi’nin menfaati için değil. Tüm insanlık kurtulsun çalışması yapıyoruz. Hakkı korunacak, namusu korunacak, alın teri sömürülmeyecek, toprağı işgal edilmeyecek bir medeniyetin kurulması çalışmasını yürütüyoruz.
Belediyeciliği bu millete biz öğrettik. Belediye başkanları kralken, halka hizmet etmeyi biz öğrettik. Milli ekonomi nedir biz öğrettik, faizsiz ekonomi nedir biz öğrettik, İMF’yi biz sürdük bu ülkeden. AB’ye karşı D-8’in temellerini attık. Bu destanları yazdığımız için onur duyuoruz” cümlelerini kaydetti.
www. saadetkadin.com
Bakırköy İlçesi Kaymakam Ziyareti
25 Kasım 2010 Yazan Saadet Kadın
Kategori Bakırköy, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Bakırköy Kadın Kolları,09.11.2010 Tarihinde, İlçe Kadın Kolları Başkanı Serpil Kuşak, Gülizar Çakmakçı, Hayriye Kösedağ ve İl Kadın Kollarından Nazmiye Gülbaş’ın da Katılımları ile birlikte Bakırköy Kaymakamı Yakup Vatan’ı Makamında Ziyaret etti.
Göreve üç ay öncesi atanan Yakup Vatan, Saadetli Hanımların Ziyaretinden Dolayı Duyduğu Memnuniyeti belirtti.
Büyükçekmece İlçemizden Öğretmenler Günü kutlaması
24 Kasım 2010 Yazan Saadet Kadın
Kategori Büyükçekmece, Manşet, Teşkilat Haberleri
Büyükçekmece ilçesi Öğretmenler günü münasebetiyle okul ziyaretinde bulunarak öğretmenelere gül hediye ederek öğretmenler gününü kutladılar.


.jpg)



























