Güngören İlçemizden Kermes
31 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori Güngören, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Güngören İlçe Kadın Kolları yoğun bir hazırlık sonrasında kermes çalışması yapmıştır. 21 Mayıs Cuma günü Güngören İlçe Başkanı Köksal ŞENEL’in katılımıyla Akıncılar Mahallesi’nde kermesin açılışı gerçekleştirilirken,İlçe Yönetimi ve Mahalle Yönetimlerinin gayretleri ve desteğiyle, halkın da yoğun ilgisiyle yaklaşık bir hafta süren kermes 27 Mayısta sona ermiştir.
Not: Fotoğraf makinasının tarih ayarı yapılmamıştır.
Avcılar İlçemiz Yiyecek kermesi yaptı
31 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori Avcılar, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Avcılar İlçe Kadın Kolları İnönüdeki fetih kutlamasın da yiyecek kermesi yaptı.
Miting’e Hazırlanıyoruz
31 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori İstanbul, Teşkilat Haberleri
Genel Başkanımız Numan Kurtulmuş, Gazze’ye yardım konvoyuna yapılan İsrail saldırısı ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi.
Genel Başkanımız basın toplantısına yardım gemisinde bulunan İstanbul İl Başkan Yardımcımız Türker Saltabaş’ın oğlu Mehmet Serdar Saltabaş ve İl Gençlik Kolları Eski Başkanımız Yavuz Baysan’ın kardeşi Fatih Baysan’ı yanına alarak başladı.
Kurutlmuş sözü IHH Genel Başkan Yardımcısı Veysel Başar’a verdi.
Başar: Kardeşliğimize katkısı olması vesileysiyle yola çıkan kardeşlerimiz siyonist İsrail Rejiminin gaddarca düzenlediği bir operasyonla şehid olmuşlar, gemilerine el konmuştur. Mevla onların şefaatine hepimizi nail eylesin.
Bu yardım gemilerinde bırakın herhangi bir salfdırı aletini savunma amaçlı bir teçhizat bile yoktu. İsrail istediği limana bu limana çekip götürebilir ve herhengi bir kimsenin burnu kanamazan bu yardımı engellerdi.
Ancak unutmayalım ki siyenist İsrail elli yıldan fazladır hep ve daime şiddetten yana olmuştur. İsrail hiçbir müdahale hakkının olmadığı uluslararası karasularında ve yine uluslararası hukuka aykırı olarak müdahale etmiştir.
İsrail bu alçaklığı gösterdikten sonra bizler de elimizden gelen tepkiyi göstermeli ve her halukarda Allah’ın izniyle kazananlardan olacağımıza inanıyoruz.
Kurtulmuş’un konuşmasından satırbaşları…
İsrail’in bugüne kadar attığı her hukuksuz adımın hesabının sorulacağı günlere gelindiğini görüyoruz. Allah mekanlarını cennet etsin ki o kardeşlerimizin kanları bereketi hürmetine dünyanın dört bir yanındaki masum insanların çekmiş oldukmları ızdıraplar son bulacaktır.
İlginç ve manidar bir tesadüftür ki Türk Deniz Kuvvetlerinin en önemli üslerinden birisi olan İskenderundaki komutanlığımıza yapılan hain saldırıdan sadece birkaç dakika sonra İsrail’in saldırı gelmiştir. Bu bir tesadüf müdür bilemiyoruz ama allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin bu altı çocuğumuzu da bağrımıza gömüyoruz.
Bu saldırsanlık hayallerin ötesindedir. İsrail ve Ortadoğu tarihinden yeni bir sayfanın başlangıcı olacaktır. Bu saldırı insanlıktan zerre miktar tasvip edilemez.
İsrail uluslararası alanda yalnızlaşacak, hiçbir güç İsrail’i savunamayacaktır. Bundan sonra dünyanın dört bir yanında bir hakkaniyet cephesi açılmıştır.
Biz azınlıklara karşı fevkalade hoşgörü gösteren bir milletin evlatlarıyız ki benim milletimizin tüm fertlerinden beklediğim de yahudi vatandaşlarımıza karşı en ufak bir suistimal ve tacizinm gerçekleştirilmemesidir. Unutmayalım ki Mavi Marmara gemisinde de Yahudi inancında olan barışseverler vardı.
Bu saldırganlık yeni döneme işaret ediyor çünkü İsrail artık gayretulllaha dokunmuştur. İsrail yöneticilerinin yaptıkları nemrut, firavun ve hitlerin tavırlarına rahmet okutur ancak dönsünler hitlerin, firavunun tarihine baksınlar. O en büyük güçleri yerle yekdsan olmuştur. İsrail de gücüyle birlikte hak ile yeksan olacaktır.
Holokost müzelerini yapanlar bugün en büyük insanlık suçunu işliyorlar. Onlar o gemileri batırsalar da o gemiler de yarının holokost müzeleri olarak kalacaktır.
Bu gemiler bütünüyle barış ve insani yardım adına hazırlanmış ve mileltimizin desteğini aldığı gibi birçok ülkeden vatandaşından da destek almıştır.
Saldırı uluslararası sularda gerçekleşmiştir. Gazze topları İsrail’e ait olmamakla birlikte saldırı ve sonrası da uluslararası sularda gerçekleşmiştir.
İsrail dünyanın hiçbir yerinde hiçbir meşru devletin hiçbir sivile karşı göstermeyeceği bir orantısız güç ortaya koymuştur.
Bu saldırı açık bir korsanlıktır. İsrail’in somali’dekii baldırı çıplak korsanlardan farkı yoktur. O korsan gemilerini önlemek için bütün savaş gemilerini oraya gönderen ülkeler, İsrail bu korsanlığı devlet gücüyle yapınca niçin sessiz kalmaktadırlar.
Oradaki gemiler Türk Bayrağı taşımakta ve içinde Türk vatandaşı bulunmaktadır. İsrail doğrudan doğruya türkiye’ye açık bir saldırıda bulunmuş ve ülkemizi hedef almıştır.
Bize yakışan bir mehabet yani hem güç hem oldunlukla milletimiz bu krizi en doğru şekilde sonlandıracaktır.
Yapılması gerekenler:
1-İsrail’e karşı diplomatik bir cephenin oluşturulması: İsrail’in evet askeri teknolojik gücü vardır ancak İsrail’in en büyük gübü son elli yılda saldırganlığını önlkeyecek uluslararası bir mekanizma hayata geçirilememiştir. Şimdi vaktidir…
2-BM Güvenlik Konseyi şimdiye kadar toplanıp kararını almalıydı. BM Güvenlik Konseyi, Avrupa Parlamentosu, İKÖ, NAto, Kızılhaç, Arap Birliği ve diğer beynelmilel kurumlar harekete geçmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümeti ivedilikle harekete geçmelidir. Türkiyte bu süreçte öncü rol oynamalıdır
3- Bu mesele sadece bir grubuni bir parti mensuplarının dğeil artık milletin tüm fertlerinin meselesidir. Bütün siyesi partiler ortak bir deklarasyon hazırlamalı ve Türkiye’nin tek yumruk olduğu haykırmalıdırlar. Biz bütün partilerle ortak çalışmaya hazırız
4- Büyükelçimiz geri çekilmelidir. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması yerinde olmakla birlikte olayın vehametinin göz önüne alrak bunu bir deklarasyonlar geçiştirmemelidir.
5- İsrail Büyükelçisi persona non grata İstanmeyen Adam ilan edilmeli ve ülkesine gönderilmeilidir.
6- Bu olay bir savaş suçu olarak soruşturulmalıdır
7-Gemide şehid edilen kardeşlerimiz nasıl şehid edildi. Delillerin karartılması önlenmeli, hükümetimiz harekete geçetrek gemilerin tarafsız ülkeye çekilerek mesela araştırılmadırı
8-Mesele askeri boyutlara taşınmıştır. Doğu akdeniz’de sular ısınmıştır. Türkiye askeri koruma tedbirlerini en ileri derecede almalıdır. TSK alarm durumunda olmalı ve hassasiyetini muhafaza etmelidir.
9-Gemide bulunan hiç kimseden haber alınamamaktadır. Bilişim çağında yaşıyoruz ancak burnumuzun dibinde neler oluyor, haber alamıyoruz. Uluslararası camianın haber alma özgürlüğünü sağlaması gerekmektedir.
Bu adımların takipçisi oalcağız. Bu sorun önemi artırarak devam ederken şehid olan kardeşlerimize gani gani rahmet diliyorum. Gerida kalan yakınlarına hem sabır diliyor hem tebrik ediyorum.
Biz şimdi bir miting hazırlığına başladık. Önümüzdeki günlerde bunu kamuoyu ile paylaşacağız…
Başkonsolosluk önünde gerilim tırmandı
Gazze’ye gitmeye çalışan Özgürlük Filosu’na İsrail askerlerinin müdahale etttiği yönündeki haberlerin gelmesi üzerine, İsrail Başkonsolosluğu önünde eylem yapan vatandaşları kızdırdı. Çok sayıda eylemci polis barikatını aşarak İsrail Başkonsolosluğu’na girmeye çalıştı. Bunun üzerine polis gruba müdahale etti.
Özgürlük Filosu’nun İsrail ordusuna ait gemilerce taciz edildiği haberi üzerine binlerce vatandaş Levent’teki İsrail Başkonsolosluğu önünde toplandı. İsrail’i ve insani yardım taşıyan gemiye müdahale edilmesini protesto etmek isteyen vatandaşlar, dualar okuyarak sabaha kadar bekledi. Sabah 05.00 sıralarında İsrail askerlerinin gemiye girdiği ve müdahale ettiği haberi geldi. Bunun üzerine eylemciler polisin kurduğu barikatı aşarak konsolosluğa girmeye çalıştı. Barikatların aşılması üzerine çevik kuvvet polisi gruba müdahale etti. Su sıkarak grubu uzaklaştırmaya çalışan polisle eylemciler arasında arbede yaşandı.
DİLİPAK TESKİN ETMEYE ÇALIŞIYOR
Gruptakiler, İsrail’in, Gazze’ye yardım için giden gemilere müdahale ettiği haberini aldıktan sonra ellerinde Filistin bayraklarıyla ”İsrail şaşırma sabrımızı taşırma” sloganı attı.
Başkonsolosluk önüne gelen gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, grubu teskin etmeye çalıştı.
Başka bir grup ise konsolosluğun bulunduğu binanın korkuluk demirlerinden içeri girmeye çalıştı. Polis bu gruba da müdahale etti. Yaşanan arbedede binanın camları kırıldı. Eylemin konuşmacıları öfkeli vatandaşları sükunete ve sabra çağırdı. Eylemin provoke edilmeye çalışıldığını anlatan konuşmacılar, şiddet içeren eylemlerden kaçınılmasını istedi.
Çok sayıda polisin güvenlik önlemi aldığı başkonsolosluk çevresinde grubun bekleyişi sürüyor
İsrail askerleri yardım gemisine saldırdı
05:06 Mavi Marmara gemisini hedef alan saldırı devam ediyor.
05:06 Şehid sayısı 2′ye yükseldi.
05:05 Osman Atalay, beyaz bayrak kaldırılmasına rağmen saldırının devam ettiğini, bir şehit ve 30 kişinin yaralandığını bildirdi.
05:05 İstanbul’ada konsolosluğun camları kırılıyor.
05:04 Savaş feribotları gemilerin etrafında görülüyor.
05:00 Mavi Marmara gemisinde çatışma devam ediyor. Çok sayıda yaralı var. Ümit Sönmez şehidlerin de olabileceğini bildirdi.
04:54 Mavi Marmara gemisinde çatışmalar devam ediyor.
04:49: İstanbul’da İsrail konsolosluk basılıyor.
04:46 Mavi Marmara gemisinde yaralananlar var.
04:45 Gemi kaptanları, şuana kadar herhangi bir müdahale olmadığını sadece karartmanın uygulandığını bundan ötürü de uydu üzerinden yapılan telefon görüşmelerinin kesildiğini bildirdi. Böylece İsrail, “Gök Rüzgarları” operasyonunun birinci aşamasını tamamlamış oldu.
04:40 İsrail Mavi Marmara gemisine karartma uyguluyor. Bundan ötürü bir irtibat sağlanamıyor.
04:30 Gemiyle irtibat hala kurulamadı. Uydu bağlantısı hala kesik. İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Gazze sularına yaklaşıldıktan sonra uydu bağlantısında bir kesintinin yaşanması halinde, operasyonun başlamış olarak kabul edilmesini ve Türkiye’deki müslümanların gereken yanıtı vermesi çağrısında bulunmuştu.
04:24 Savaş gemilerinin öncelikle yük gemilerine sonra da yüzlerce yolculunun içerisinde bulunduğu Mavi Marmara gemisine yöneliyor.
04:22 İsrail, Özgürlük filosundaki tüm uydu ve telefon bağlantılarını engelliyor.
04:20 Savaş feribotlarının insani yardım gemilerini kuşatma altına alması sonrasında yayınlar da kesildi. Böylece İsrail’in aylar öncesinden hazırladığı “Gök Rüzgarları” operasyonu başladı. Özgürlük Filosu’ndaki gönüllülerin, İsrail askerlerine direniş göstermesi bekleniyor.
04:17 Özgürlük filosuyla irtibat sadece internet üzerinden sağlanabiliyor. Bölgeden son gelen haberler, gemilerin savaş gemileri tarafından kuşatıldığı yönündeydi.
04:15 İHH Kriz masasından elde ettiğimiz son dakika gelişmesine göre, özgürlük filosuyla irtibat tamamen kesildi.
04:13 14 savaş gemisinin aynı anda özgürlük filosuna yaklaşması, İsrail savaş feribotlarının operasyona başladığı yorumlarına neden oldu.
04:10 İHH’nın gemileriyle irtibat kesildi. Canlı yayın bağlantısı ilk defa bu şekilde kesintiye uğradı. İsrail savaş feribotlarının operasyona başlamış olabileceği öngörülüyor.
03:55 İHH Başkanı Bülent Yıldırım, savaş feribotlarının yük gemilerine yaklaştığını bildirmesinden sonra gemilerden yapılan canlı yayın kesildi.
03:50 İHH Naşkanı Bülent Yıldırım: Özgürlük filosu, 2-3 mil uzaklığında 4 tane büyük savaş gemisi, 10 tane de küçük savaş gemisi var. Üzerimizde savaş gemileri var. İsrail, muhtemelen yük gemilerine yöneliyor. Fakat oralarda da onlara karşı koyabilecek arkadaşlarımız var. Onlar bilmiyor.
Savaş feribotları gemilere yöneldi. Sanırım orada bir kavga gürültü kopacak. Bunlar korsan. Korsanlık yapıyor.
03:45 İsrail donanmasına ait üç tane hücum botu, İHH’ya ait yük gemisine doğru yaklaşıyor.
ZİNCİRLER KIRILSIN, AYASOFYA AÇILSIN
29 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori İstanbul, Manşet, Teşkilat Haberleri
ZİNCİRLER KIRILSIN, AYASOFYA AÇILSIN
Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları, İstanbul’un fethinin 557. Yıldönümünde Ayasofya Camii önünde bir araya gelerek, fethin sembolü Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması istedi.
AYASOFYA “KİLİSE MÜZE” HÜVİYETİ KAZANDI
Çok sayıda vatandaşın da destek verdiği eylemde bir basın açıklaması yapan Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması için geçen yıl düzenledikleri imza kampanyasında 1 milyon imza topladıklarını söyledi. “Namluyu kendi öz canına çevirmiş nadanlar durumuna düşmeyelim!’ diye haykırıyoruz. Bize emanetler bırakan ecdadımızı hayırla yâd ederken, yediden yetmişe herkesi, İstanbul’a, Ayasofya’ya, Türkiye’ye, Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya, mazlum coğrafyalara ve insanlığın geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz” diyen Asiltürk, Ayasofya’nın ibadete kapatıldığı günden itibaren “cami müze” hüviyetiyle bilindiğini, ancak son yıllarda yapılan tadilat çalışmalarıyla “kilise müze” hüviyetine büründürüldüğünü vurguladı.
NAGEHAN GÜL ASİLTÜRK’ÜN AÇIKLAMASI ŞÖYLE:
Dünya, altın harflerle hafızasına bir tarih kaydetti… BİN DÖRT YÜZ ELLİ ÜÇ.
O tarih ki; ortaçağın karanlıkları üzerine adalet, merhamet, barış güneşinin doğduğu gün…
O ortaçağ ki; doğuda Cengiz’in katliamları, batıda Engizisyon işkenceleri ve kana susamış örnekleri ile cehaleti ile insanlığı şaşkına çeviren bir zaman dilimi…
Ve imdada can havliyle yetişen bir fetih ve fethettiği şehre girerken güllerle, sevinç çığlıkları ile karşılanan, övgüyle en layık olan tarafından övülen, komutan, mücahit, âlim, fazıl Fatih Sultan Muhammed Han…
O Fatih ki; dünyayı aydınlatmaya ve insanlığın topyekûn kurtuluşuna muktedir bir medeniyetin temsilcisi…
O Fatih ki; Yaradan’a tazim, yaratılana merhamet anlayışına sahip koca sultan…
O şehir ki; sokaklarında kardinal şapkası yerine Osmanlı sarığı görmenin tercih edildiği Constantinople…
Medeniyetler beşiği dediğimiz İstanbul, fetih ve Fatihle bir hakikat çağı başlatmış, insanlık tarihine yön vermiş, belli bir bölgenin başkenti değil dünya başkenti olma vasfına bürünmüştür. Bu vasfı ebediyen korumak, Fatih’in neslinin birinci vazifesidir.
Ey mutluluk vaadi ile dünyayı ağlatan! Ey Özgürlük vaadi ile insan haklarını insan onurunu çiğneyen, haksızlıkları zulümleri barış sloganları atarak ustaca gizlemeye çalışan! Ey zehirli hançerlerini mazlum coğrafyaların bağrına çiçekler arasında saplayan! Ey Dünyayı yakıp kavuran ateş medeniyetinin, yeni dünya düzenin sahipleri size sesleniyoruz:
Yirmi dört milyon kilometre karelik bir sahada, yetmiş iki buçuk milleti ve iki yüz elli altı ayrı inancı, altı yüz küsur sene sükûnet, barış ve huzurla yaşatma ve tüm zamanların en ideal ve orijinal “birlikte yaşama modeli”ni sunma başarısını çarpık sistemlerinizle asla elde edemeyeceksiniz.
Size soruyoruz:
Yer kürenin bir milyar insanının aç olduğu utanç yılında Bir Trilyon Dolarlık silah yatırımlarınızla mı dünyaya nizam vereceksiniz?
Sizce Osmanlı hâkimiyetinin sona erişinden yüz elli yıl sonra bir Yugoslav tarihçisine “imparatorluğumuz yıkılmadan önce, ne kadar mesut ve haysiyetliydik” dedirten kuvvet nedir?
“Bizi bıraktığınız için kabahat sizdedir” diyen Yunan ataşesine bu sözü kim söyletiyor?
Yunanistan’la mübadele edilen Anadolu Rumları “bizi niçin gâvur elince bıraktınız” diye şikâyet ediyorlar?
Gül Baba Türbesi önünde milletin kaderinin ağlayan Macar tarihçisi, “Arap birliği sadece Türkler zamanında vardı” diyen Lübnanlı tarihçi, “Türklerle birlikte huzur ve bereket gitti” diyen Yemenli, Osmanlı valilerini evliya mertebesine çıkaran Bağdatlı, “Türkler geliyor” diye evine Türk bayrağı çeken Suriyeli hangi hasreti dile getiriyor?
Beş yüz elli yedi yıl sonra, Fatih’in İstanbul’unda, Fatih’in Anadolu’sunda ve Osmanlı coğrafyasında görülen manzara yürek parçalayıcıdır. Balkanlar, Ortadoğu, Uzakdoğu, Afrika ve Kafkaslarda gelişen her hadise üzerimize düşen tarihi görevimizi hatırlatıyor.
Ecdadımızın eseri olan camiler, sebiller, türbeler taş taş dökülmekte, çaresizlere çare olmuş vakıflar, darüşşifalar, hanlar-hamamlar çökmektedir. O muazzam hazineleri çağımızın “silip süpüren elleri”ne teslim etmek suçların en büyüğüdür. Kısır menfaatler, sığ hedefler için Fener Rum Patrikhanesi’nin ekümenikliğinin avukatlığına soyunanlar, Ruhban okullarının açılması için her şeyi göze alanlar, Fatih’in vakfiyelerinden ve onun ideallerinden vazgeçme hakkına sahip değildir. Ayasofya’nın gerçek hükmü şahsiyetine ulaştırılması, Fatih’e vefa ve geleceğimizin bekası için şarttır.
Avrupa Parlamentosu üyesi bir grup milletvekili tarafından son yıllarda Ayasofya’nın yeniden kilise yapılması için çalışma yürütülüyor. İsviçre Zürih Üniversitesi’nde akademisyen olduğu belirtilen Angelika Papagika tarafından internette başlatılan bir kampanyada Ayasofya’nın kilise haline dönüştürülmeden Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmaması gerektiği savunuluyor, “Ayasofya ikinci Kudüs’tür” deniliyor. Bazı Ortodokslar Ayasofya’nın Yunanistan’a verilmesi gerektiğini, bazıları Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı olması gerektiğini savunuyor.
Geçtiğimiz yıllarda gelişen bu üzücü olaylara kayıtsız kalmayan biz, Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları, fethin sembolü “Ayasofya’ya sahip çıkma” imza kampanyasını halkımızın büyük bir teveccühü ile kısa zamanda bir milyon kişinin destek imzasıyla tamamladık.
Madem ki biz hazırız, halkımız hazır, İstanbul hazır, Türkiye hazır ve gözünü bize çevirmiş bir buçuk milyar İslam âlemi hazır, manen ve maddeten çökmüş sistemlerinden yakınan altı milyar insanlık hazır, o halde “namluyu kendi öz canına çevirmiş nadanlar durumuna düşmeyelim!” diye haykırıyoruz. Bize emanetler bırakan ecdadımızı hayırla yâd ederken, yediden yetmişe herkesi, Ebu Eyyub el-Ensariler’in, Fatihler’in ruhuyla, Milli Görüş ruhuyla, aynı ruhla emanetleri ehline teslim ederek, İstanbul’a, Ayasofya’ya, Türkiye’ye, Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya, mazlum coğrafyalara ve insanlığın geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.
SAADET PARTİSİ
İSTANBUL KADIN KOLLARI BAŞKANI
NAGEHAN GÜL ASİLTÜRK
Üsküdar Gençliğimizden Fetih Sergisi
28 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri, Üsküdar
Saadet Partisi Üsküdar Kadın Kolları Gençlik Komisyonu olarak düzenlediğimiz ”İSTANBULUN FETHİNİN 557.YIL DÖNÜMÜ” resim sergimiz halkın yoğun ilgisiyle gerçekleşmiştir.
Maltepe İlçemiz aylık divan programlarını gerçekleştirdi
28 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori Maltepe, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Maltepe İlçe Kadın Kolları 22 mayıs cumartesi günü İlçe binalarında divanlarını yaptı. Eğitimci olarak il Eğitim komisyonu 1. bölge Başkanı Ali Emin Aslan bey gelip, Siyasi gündem ve Milli Görüş ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Ümraniye İlçemiz Mahalle divanlarını gerçekleştirdi
28 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori Manşet, Teşkilat Haberleri, Ümraniye
Saadet Partisi Ümraniye Kadın Kolları Ihlamurkuyu, Cemil Meriç ve Tepeüstü Mahalle Divanları gerçekleştirdi. Cemil Meriç Mahalle Başkanı Nazan Maral ve Saadet Partisi Kadın Kolları Ümraniye İlçe Başkanı Hatice Taştan Hanımın açılış konuşmalarıyla başlayan, Saadet Partisi Genel Merkez Bölge Sorumlusu Zehra Öz Hanımın Divan Eğitim ile devam eden program 27 Mayıs 2010 tarihinde 45 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Not: Fotoğraf makinasının tarih ayarı yapılmamıştır.
Avcılar İlçemizden “Hayırlı Olsun” ziyareti
27 Mayıs 2010 Yazan kubra
Kategori Avcılar, Manşet, Teşkilat Haberleri
Saadet Partisi Avcılar İlçe Kadın Kolları 26 mayıs çarşamba günü Chp Avcılar İlçe Teşkilatı yeni Genel Başkanları için hayırlı olsun ziyaretinde bulunuldu.
Daha sonra Saadetli Hanımlar Üniverisite Mahallesinde ki Süleyman Hilmi Tunahan hocaefendinin tabele yurdunda yapılan yardım kermesi ziyaret edildi.


.jpg)





